Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

arkadaşlık

Ab-ı Hayat icinde arkadaşlık konusu , Arkadaşlık . -------------------------------------------------------------------------------- Arkadaşlık ya'ni bir kimseyle arkadaş olabilmek, güzel huyun meyvesidir. İnsanlarla dostluk kuramamak, onlarla iyi münasebette bulunmamak ise, kötü huyun neticesidir. Güzel ahlak, insanların birbirini sevmesini, kötü ahlak ...

  1. #1
    Sadece huzur!
    Status : Nidaa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Mar 2009
    Bulunduğu yer: ist
    Mesajlar: 2.223
    Nidaa yakında ünlü olacak Nidaa yakında ünlü olacak
    Tecrübe Puanı
    9

    arkadaşlık



    Arkadaşlık.

    --------------------------------------------------------------------------------

    Arkadaşlık ya'ni bir kimseyle arkadaş olabilmek, güzel huyun meyvesidir. İnsanlarla dostluk kuramamak, onlarla iyi münasebette bulunmamak ise, kötü huyun neticesidir. Güzel ahlak, insanların birbirini sevmesini, kötü ahlak ise insanlar arasında düşmanlığı icabettirir. Bu sebeple güzel ahlakın dinimizde çok önemli bir yeri vardır. Hadis-i şerifde:

    (İnsanları Cennete sokan Allah korkusu ve güzel ahlaktır.) buyuruldu.

    Güzel huy, insanın süsü, zinetidir. Bir insanda bulunması gereken en güzel şey, güzel ahlak sahibi olmaktadır. Peygamber efendimiz:

    (İnsanlara verilen en güzel şey, güzel ahlaktır.) buyurmuşlardır.

    Herkes kendisini, güzel huylu zanneder ve kendine göre güzel huyun, ahlakın bir tarifini de yapar. Halbuki, güzel ahlak, herkese göre değişen bir şey değildir. Elbette bunun da bir ölçüsü vardır. Peygamber efendimiz:

    (Güzel ahlak, gelmeyene gitmek, kötülük edeni bağışlamak, vermeyene vermektir.) buyurarak, güzel ahlakın ta'rifini yapmışlardır.

    Peygamber efendimizin buyurduğu şekilde hareket eden, ahlakını güzelleştiren ve iman ile ölen bir kimseyi Cehennem ateşi yakmaz, ya'ni bu kimse Cehenneme girmez. Nitekim hadis-i şerifte:

    (Ahlakı güzel olanı Cehennem ateşi yakmaz.) buyurulmuştur.

    Başka bir hadis-i şerifte:

    (Bana en yakın olanınız, ahlakça en güzel olan ve etrafındakilerle hoş geçinenlerdir. Bunları herkes sever, bunlar da herkesi sever.) buyurulmuştur.

    Peygamber efendimiz mü'minin vasfını bildirirken de:

    (Mü'min, ünsiyet eder ve kendisiyle ünsiyet edilir. Yani, sevilip kendisiyle iyi geçinilir. İyi geçinmeyen ve kendisiyle geçinilmeyen kimsede hayır yoktur.) buyurmuştur.

    Resulullah efendimiz, arkadaşlık, dostluk hakkında da:

    (Allah için dost olan iki arkadaş, buluştukları zaman, biri diğerini yıkayan iki el gibi, biri diğerinden istifade eder.) buyurmuşlardır.

    Peygamber efendimiz, Allah için dost, arkadaş edinme hakkında ve onları ziyaret hususunda da:

    (Allah için dost olan kimseyi, Allahü teala, onu Cennette hiç bir ameli ile ulaşamıyacağı yüksek dereceye yükseltir.)

    (Birbirini Allah için seven iki kişinin Allah katında en sevimlisi, arkadaşını daha çok sevendir.)

    (Kıyamet günü Arş'ın etrafında, yüzleri ayın ondördü gibi parlayan insanlar için kürsüler kurulur. Herkes feryat ve figan ederken onlar sakindir. Herkes korku ve dehşet içinde iken onlar üzülmezler. Onlar, Allah için birbirini seven kimselerdir.)

    (Arş'ın etrafında nurdan kürsüler vardır. Burada nur gibi parlayan insanlar bulunur. Peygamberler ve şehidler bunlara gıpta ederler. Bu kimseler, Allah için birbirini seven, Allah için buluşan, Allah için birbirini ziyaret edenlerdir.)

    (Allahü teala buyurur ki: Benim için birbirini ziyaret eden benim sevgimi kazanmıştır. Benim için birbirini sevenler benim sevgime mazhar olmuştur. Benim için verenler, benim sevgimi hak etmiştir. Benim için birbirine yardım erenler, muhabbetimi kazanmıştır.) buyurmuşlardır.

    Cenab-ı Hak, İsa aleyhisselama vahyederek:

    (Eğer yer ve gökte bulunan bütün mahlukatın ibadetlerini yapsan, dostlarımı sevmedikçe ve düşmanlarıma düşmanlık etmedikçe, hiç faidesi olmaz.) buyurmuştur.

    Allahü teala Musa aleyhisselama da vahyederek:

    (Kendine dost ara! Herhangi bir arkadaşın, seni benim sevgime teşvik etmezse, o senin düşmanındır.) buyurmuştur.

    Davud aleyhisselama da:

    (Kendine dost ara! Beni sevmekte sana uymayanlarla arkadaşlık etme! Çünkü onlar senin düşmanındır, kalbini karartır ve seni benden uzaklaştırmaya çalışır.) buyurmuştur.

    Peygamber efendimiz:

    (Allah katında en sevgiliniz, ülfet edip, kendisiyle ülfet edilendir. Yani kendisiyle iyi geçinilendir. En kötünüz de koğuculuk eden, dostları birbirinden ayıranınızdır.) buyurmuşlardır.

    İyilerle arkadaşlık çok mühimdir. Hadis-i şerifte:

    (Kişi sevdiği ile beraberdir.) buyurulmuştur. İnsan dünyada kiminle beraberse, ahirette de onunla beraber olacaktır. Hazret-i Ali:

    (Dost edinin! Onlar sizin için dünya ve ahiret sermayesidir.) buyurdu.

    Arkadaş seçerken de çok dikkatli olmak lazımdır, sevgili dinleyiciler. Zira atalarımız:

    (Kiminle gezdiğini söyle, senin kim olduğunu söyleyeyim.) demişlerdir. Ancak ortak vasıfları olanlar birbirleriyle arkadaşlık yaparlar. Bir iyi ile bir kötü arkadaş olamaz. Eğer arkadaşlığa devam ederlerse ya kötü iyi olur veya iyi kötü olur. Eğer kötü kötülüğünde, iyi de iyiliğinde diretirse arkadaşlıkları uzun sürmez. Bu bakımdan arkadaş seçerken şunlara dikkat etmelidir:

    1-Arkadaş akıllı olmalıdır. Akıllı olmayana ahmak denir. Hazret-i Ali:

    (Ahmak ve cahil ile arkadaşlık etme! Ondan kendini koru! Nice ahmaklar var ki, arkadaş oldukları akıllı kimseleri helak ederler. Kişi arkadaşı ile ölçülür. Kalbler buluştuğu zaman birinin diğerine te'siri vardır.) buyurmuştur.

    Ahmak insan, iyilik yapacağım derken kötülük yapar. Onun için atalarımız:

    (Ahmak dost, akıllı düşmandan kötüdür.) demişlerdir. Akıllı kimse, İslam ahlakı ile süslenmiş kimsedir. Hakikatı kabul eden kimsedir.

    2-Arkadaş güzel ahlaklı olmalıdır. Güzel ahlaklı olmayan kimsede hayır yoktur. Hadis-i şerifte:

    (Güzel ahlaklı olan mutlu olur.) buyurulmuştur.

    Güzel ahlakın en azı, meşakkatlere göğüs germek, yaptığı iyiliklerden karşılık beklememek, bütün insanlara karşı şefkatli olmaktır.

    3-Arkadaş, fasık olmamalıdır. Fasık, açıktan günah işleyen kimsedir. Allahü tealadan korkan kimse, büyük günahlarda ısrar etmez. Allahü tealadan korkmayana ise i'timat olunmaz.

    4-Arkadaş edineceğimiz kimse, bid'at sahibi olmamalıdır. Bid'at ehliyle arkadaşlık, gayr-i müslimlerle arkadaşlık etmekten daha kötüdür. İnanışı bozuk kimselerden uzak durmalıdır. İmam-ı Rabbani hazretleri:

    (Bid'at sahibine kıymet veren, İslamiyyeti yıkmaya yardım etmiş olur.) buyurmuştur.

    5-Seçmek istediğimiz arkadaş dünyaya düşkün olmamalıdır.

    Ancak sevgili dinleyiciler, İlk önce bu saydığımız vasıflara kendimiz sahip olmalıyız. Ondan sonra da arkadaşımızda aramalıyız. Dünyanın faidesiz şeyleri peşinde koşan kimselerle arkadaşlık öldürücü zehirdir. İnsanın tabiatı, beraber yaşadığı insanlara uymaya meyyaldir. Hazret-i Ali:

    (Kendilerinden haya edilen kimselerle arkadaşlık etmek suretiyle amellerinizi güzelleştiriniz!) buyurmuştur. Din büyüklerinden ba'zıları:

    "Dost, arkadaş edineceğin kimseye, onun mühim zannettiği bazı şeyler söyle! Bir bahane ile onu kızdır! Sonra buna bir adam gönder! Ona senden sual etsin! Şayet senin iyiliğini söyler ve sırrını gizlerse, o kimsenin sadık olduğu anlaşılır. Onunla dostluk kurabilirsin! Kerem sahibi insanlarla aran açılsa bile, yine iyiliğini söyler ve kötülüğünü gizler. Kötü insanla dostluğun sona erince, iyiliğini gizler ve aleyhinde konuşurlar." buyurmuşlardır.

    Fudayl bin İyad hazretleri de:

    (Ahirette salihlerle beraber olmayı istiyorsun ama, buna karşılık ne amel işledin? Gazabını Allah için yendin mi? Sana gelmeyen akrabana gittin mi? Arkadaşının hangi kusurlarını bağışladın? Allah için hangi yakınından uzaklaştın ve Allah için kime yaklaştın?) buyurmuştur.

    İmam-ı Mücahid hazretleri:

    (Allah için arkadaşlık edenler, bir araya geldikleri zaman birbirlerine güleryüz gösterirlerse, sonbahar yaprakları gibi günahları dökülür.) buyurmuştur.

    Yine Fudayl bin İyad hazretleri:

    (Kişinin dostunun, arkadaşının yüzüne şefkat ve sevgi ile bakması ibadettir.) buyurmuştur.

    Alimlerden bir zat da dua ederken:

    (Ya Rabbi, günahlarımı biliyorsun. Sana karşı kusurlarım çoktur. Fakat seni seven salih kimseleri seviyorum. Onların hürmetine beni affet!) diye dua etmiştir.

    Demek ki salihleri sevmek, onlarla arkadaş olmak çok büyük bir nimettir. Bunun için daima salihlerle beraber olmaya çalışmalıdır.

    Arkadaşlık, dostluk çok mühimdir. Bu sebeple herkesle arkadaş olmak uygun değildir. Hadis-i şerifte:

    (Kişinin dini arkadaşının dini gibidir. O halde kiminle arkadaşlık edeceğinize çok dikkat edin) buyuruldu.

    Şeytan, insana, kötü arkadaşı vasıtası ile günah işletir. Akıllı, ilim sahibi, iyi ahlaklı, doğru sözlü, cömert olan, fasık olmayan kimselerle arkadaş olmalıdır.

    Herkesle iyi geçinmeli, çok kimselerle dost olmaya çalışmalıdır. Hadis-i şeriflerde:

    (Çok dostunuz olsun! Çünkü Rabbiniz haya sahibidir, kerimdir. Kıyamette dostları arasında, din kardeşlerinin içinde bulunan kuluna azap etmekten haya eder.)

    (Çok tanıdığınız olsun! Çünkü kıyamette her biri için şefaat vardır.)

    (Allah yolunda bir din kardeşi edinene, Allahü teala Cennette bir derece verir.) buyurulmuştur.

    Kişi, dünyada da, ahirette de sevdikleri ile beraber olur. Onun için iyilerle arkadaşlık etmeye çalışmalıdır. Allahü teala çoğu zaman, bir sevgili kulunun kalbinde, bir kimseye muhabbet görür de, onun hürmetine bu kimseye merhamet ederek sevdiği kullar arasına dahil eder.

    İyi arkadaşlar bulunca, bunların kıymetini bilmeli, edeblerine dikkat etmelidir. Ona saygılı davranmalı, canını ve malını kendi canından ve malından üstün tutmalıdır. Ayıbını, kusurunu görmemeli ve hiç kimseye söylememeli, hatta unutmalıdır. Tekliflerini reddetmemeli, tartışmaya girişmemeli, asla kalbini kırmamalı, arkadaşının aleyhinde konuşan olursa susturmalı, alınacağı sözleri yüzüne karşı veya arkasından söylememelidir. Emr-i ma'rufu gerektirecek hususlar varsa yalnızken söylemelidir. Sen bunu bilmiyorsun der gibi değil de, umumi şekilde söylemelidir. Su'i zan etmemeli, yaptığı uygunsuz şeyleri dalgınlığına, unutkanlığına havale ederek ma'zur görmelidir. Sevdiklerini sevmeli, sevmediklerinden, düşmanlarından uzak durmalıdır. Ona karşı alçak gönüllü ve tevazu sahibi olmalıdır. Babasının, sülalesinin, çocuklarının memleketinin isimlerini öğrenip unutmamaya çalışmalıdır. Böyle şeyler sevgiyi kuvvetlendirir. Alakasız gibi durmak, sen nereliydin, adın neydi gibi sözler uygun değildir. Sevgide ve nefrette aşırı gitmemelidir. Hadis-i şerifte:

    (Sevdiğini aşırı sevme, olur ki bir gün sevmediğin kimse olur.) buyurulmuştur.

    Arkadaşa karşı daima güleryüzlü, tatlı dilli, açık gönüllü, açık elli, sabırlı ve kibirsiz olmalıdır. Her özrünü kabul etmelidir. Hediye sevgiyi arttırdığı için az da olsa hediye vermelidir. Külfet olacak kadar ve utandırıcak kadar kıymetli hediye vermemelidir. Hazret-i Ali:

    (Arkadaşların en kötüsü, sana tekellüf eden, kendisinin idare edilmesine seni mecbur kılan, seni özür dilemeye zorlayıcı işlere iten kimsedir.) buyurmuştur. Hadis-i şerifte de:

    (Ben ve ümmetimin salihleri tekellüften uzağız.) buyurulmuştur.

    Tekellüf yapılınca, yani hazırda olanı vermeyip çarşıdan masraf ederek pahalı ve kıymetli şeyler alınınca, arkadaş bir daha masraf ettirmemek için gelmeyebilir. Gelmeyince de soğukluk başlar. Onun için hazırda ne varsa vermeli, külfete girmemelidir.

    Arkadaşın evine oturmaya gidildiği zaman bir mazeret göstererek içeri almazsa, mazeretini kabul edip hiç üzülmeden geri dönülmelidir. Çünkü mazereti kabul etmek güzel ahlaktan ileri gelir. Hadis-i şerifte:

    (Kişi güzel ahlakı sebebiyle, gündüzleri oruç tutanın, geceleri namaz kılanın sevabına kavuşur.) buyuruldu.

    Arkadaş üç çeşittir sevgili dinleyiciler.

    Birincisi gıda gibidir, devamlı ihtiyacımız olur.

    İkincisi ilaç gibidir, bazan ihtiyaç hissedilir.

    Üçüncüsü ise, hastalık gibidir, istemediğimiz halde o bizi bulur. Geçinmek icab eder, şerrinden kurtulmak için idare edilir.

    Bize her zaman lazım olan hakiki dostun, gerçek arkadaşın hakkına riayet etmeliyiz. İki arkadaş iki ele benzer. Biri diğerini nasıl yıkayıp temizler, nasıl ki el, ayak ve bütün uzuvlarımız bize yük olmayıp, bir hususta yardımcı ise, biz de arkadaşımıza yük değil, yardımcı olmaya çalışmalıyız! Karşılık beklemeden yardımına koşmalıyız! Daima onu kendimize

    _________________

    haksız bir davada ZİRVE olmaktansa,

    haklı bir davada ZERRE olmayı tercih ederim.

  2. #2
    Status : BAZGEYLANİ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Feb 2009
    Bulunduğu yer: İstanbul
    Mesajlar: 2.910
    BAZGEYLANİ yakında ünlü olacak BAZGEYLANİ yakında ünlü olacak
    Tecrübe Puanı
    0



    (Ahmak ve cahil ile arkadaşlık etme! Ondan kendini koru! Nice ahmaklar var ki, arkadaş oldukları akıllı kimseleri helak ederler. Kişi arkadaşı ile ölçülür. Kalbler buluştuğu zaman birinin diğerine te'siri vardır.) buyurmuştur.

    Emeğinize sağlık,Hz Mevla CC cümlemizi iyilerle olmayı nasip vede daim eylesin.
    Yaradılanı Severiz Yaradandan Ötürü

    Hadimin Müslümin

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok



SEO by vBSEO 3.6.0 ©2011, Crawlability, Inc.