Hatırda kalma(ma)sı gereken şeyler vardır. Unutmak isten(me)sede… “Nerden nereye…” diyordu derin bir ahh çekerek. “Yaşı küçük ama yaşadıkları büyük!” diye söylendim. Bir şey sormadan anlatıverdi. Oysa lisan sormadan sima sorarmış suali, çok sonra anladım…
Hayat her zaman bir numara büyüktü benim için dedi. O yüzden bir türlü giyemedim ayakkabılarımı ve yalın ayak gezdim bu dünya çölünde. Çıplak ayaklarımla çektim acıyı. İlk ızdırap oradan başladı ve tırnaktan yükseldi tepeye doğru. Çok değildi aslında sadece bir numara. Ama yinede düşmelerim oldu fazlasıyla, yürüyemedim… Bir çakıl taşı misali düştüm bir kenara. Kimi zaman yürümekten vazgeçtim, kimi zamanda umut dedim umut dedim direndim…
Umut benim heybemdi ve ben her yorulduğumda bakıp bakıp tebessüm ediyordum. Umut neydi? Niçindi? Umut ayaklarıma uygun ayakkabı bulmaktı beklide! Bilmiyorum…
Hayat hep bir numara büyüktü benim için ve ben hiç büyümedim. Doğrusu büyümek istemedim. Yaşanmamış yıllara inat, özgürlüğü yok edenlere inat ve insanlığı yok sayarak masumlara kıyanlara inat büyümedim. Büyümek istemedim. Çünkü çocuk olmadan büyünmezdi ki! Oyuncaklarla oynamadan, uçurtma uçurtmadan ve yaşıtlarında tatlı kavgalar olmadan çocuk olduğun, çocukluğunu yaşadığın anlaşılmazdı ki! Ben büyümedim çocukluğumu çalanlara inat büyümek istemedim…
Hayallerim, umutlarım, suskunluğum, hırçınlığım hep aynı. Aynı olmayan yalnızca gözyaşım. Ben büyüyemedim. Çünkü elimi tutan şefkat perim yoktu. Büyüyemedim çünkü arkamda duran yürekli bir muhafızım yoktu benim. Düşünce kaldıracak, ağlayınca susturacak, bazen nazlandıracak, yaramazlık yapınca kızacak, gülmelerime gülecek olanlar yok… Yapayalnızım hayat çölünde. Ne şefkat perisi annem nede yürekli muhafız babam var yanımda. Daha çocukluğum çalınmadan evvel onlar çalınmıştı benden. Ben onlar olmadan yaşamaya mahkûm edildim. İşte bu yüzden hayat bir numara büyük benim için ve ben bu yüzden yalın ayak geziyorum… Hani umut benim heybem dedim ya, ben onu hiç kaybetmedim ve etmeyeceğim. Hani dedim ya benden çalınan çok şey var diye çalınanlar asıl sahibinde. Öyle ki görebiliyorum annemin ve babamın şuan oldukları köşkten bana selam vermelerini. Öyle ki hissediyorum beni müjdelediklerini. Bu yüzden korkutmuyor yapılan zulümler beni. Ve ben diyorum ki "Siz bizde iki güzelliğin (Zafer veya şehitliğin) birinden başkasını mı gözetirsiniz? Biz ise size Allah'ın kendi katından veya bizim elimizle bir azap indirmesini gözetiyoruz. Haydi, siz gözetedurun, biz de sizinle beraber gözetmekteyiz. (Tevbe/52)"… Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.(Bakara/153)
İslamiForum.info Bir Forum Sistemidir.ve siteye gönderilen tüm mesajlar onaydan geçmeksizin anında paylaşılmaktadır. İslamiForum.info Yönetimi yazılan mesajlardan sorumlu değildir. Tüm sorumluluk mesajı yazan kişilere aittir. Yasalara aykırı bulduğunuz mesajları linkleriyle beraber bizlere info@islamiforum.info adresinden bildirebilirsiniz. Şikayetiniz en kısa sürede incelemeye alınacaktır. For English Please let us know any illegal activity to info@islamiforum.info
İslamiyet, Güneş gibidir, üflemekle sönmez; gündüz gibidir, göz yummakla gece olmaz. Gözünü Kapayan Yalnız Kendine Gece Yapar Evet Ümitvar olunuz. Şu istikbal inkılabatı içerisinde en yüksek gür sada İslamın sadası olacaktır.