
| ||||||||
| Ab-ı Hayat İslam,islamiyet hakkında yazılar,yorumlar. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Herşeyden önce insandı.
Temizdi, paktı. Ap-ak giyinirdi. Saçı düzenli, temiz ve taranmış olurdu. Her şeyin güzelini sevdiği gibi, kokunun güzelini de severdi. Dünya, diş temizliğinin önemini ondan öğrendi. “Size zor gelmeyeceğini bilseydim, günde beş defa dişlerinizi temizlemenizi isterdim.” buyurdu. Çok güzel konuşurdu. Asla kırıcı, hakaret edici, küçümseyici olmazdı.Bu tür davranışlardan da hoşlanmazdı. Bütün büyüklüğüne rağmen, büyüklük taslamazdı. Yanında sıkılan ve heyecanlanan birine, şöyle demişti: - “Ben kurutulmuş et yiyen bir kadının oğluyum. Yanımda rahat ol… ” Kendisi girdiği zaman, oturanların ayağa kalkmasını istemezdi. Cemaat içinde öyle otururdu ki, insanlar onu ancak sorarak öğrenirlerdi. Tahtı, tacı, özel ve ihtişamlı elbisesi yoktu. *** İnsanlarla selamlaşırdı. - “Selamı yayınız. Çünkü selam aranızda muhabbeti artırır.” buyururdu. Verilen selamı, ya aynen, ya da daha iyi dilekler ekleyerek almamızı tavsiye ederdi. Kendisine, ”Esselamü aleyküm- Selam üzerinize olsun “ yerine, ”Essa’mü aleyküm-Bela ve musibet üzerinize olsun” diyen Yahudilere - “Ve aleyküm- sizin de üzerinize olsun…” cevabını vermiş, onların bu beddualarını yüzlerine vurmamıştır. “Bela, musibet üzerinize olsun.” diyen bu adamlara, neden hakettikleri karşılığı vermiyorsunuz diyen Hz. Aişe validemize, O GÜZELLER GÜZELİ, “Aynen iade ediyorum, sizin de üzerinize olsun diyorum ya…” demişti. İnsanlarla tokalaşır, hal hatır sorardı. Uzaktan gelenlere sarılırdı. Tokalaşırken, karşısındaki kişi elini çekmedikçe, kendisi de onun elini bırakmazdı. *** Bir savaşta, Hz. Ali (ra) epeyce zorlandığı bir rakibini, nihayet, sırtüstü yere düşürür. Kılıcını kaldırır ve tam indirmek üzereyken, adam yattığı yerden ona tükürür. Hz. Ali, kılıcını indiremez. Adama kalkmasını söyler. Büyük bir şaşkınlık içinde yerden kalkan adam, Hz. Ali’ye bu tavrının sebebini sorar. Aldığı cevap, altın harflerle yazılmaya layık güzelliktedir: - “Ben seni Allah için, savaş durumu sebebiyle öldürecektim. Fakat şimdi sen bana tükürünce, işin içine nefsim karıştı. Bu duygularımla seni öldürürsem, Allah için değil, kendim için öldürmüş olurum. Bu da bana helal olmaz.” Bir kan ve can pazarında seslendirilmiş olan bu derin tefekkür, o kişinin Müslüman olmasına sebeb olmuş… *** Bir başka savaş manzarası da şu ilginç ve ibretli tabloyu gözlerimizin önüne seriyor: Sahabeden bir zat, savaş içinde kendisini bir hayli zorlayan rakibini güç hal ile, yere indirmiş ve kılıcını kaldırmış… Tam bu sırada, yerdeki adam, şehadet getirmeye başlamış. Sahabe’nin yüreği bir an onu durdurmuş ama, aklı kılıcı indirmesine izin vermiş. Çünkü, bu adamın ölüm korkusuyla şehadet çektiğini, aslında samimi bir duyguyla o sırada Müslüman olamayacağını düşünmüş… Evet, kılıcını indirmiş ve adamı öldürmüş. . . Bu vaziyeti görenler, durumu Rasûlullah (sav)’a arzedip, doğrusunun ne olduğunu öğrenmek istemişler. Rasûlullah durumu bir de failinin ağzından dinlemiş. O GÜZELLER GÜZELİ, niçin şehadet çekip Müslüman olduğunu açıklayan birini öldürdüğünü sormuş… O mübarek zat da, - “Ey Allah’ın Rasûlü! Bir an ben de tereddüt ettim ama, bu adamın korkudan iman etmiş olduğuna kanaat getirdim. Bu sebeble de öldürdüm.” demiş. O GÜZELLER GÜZELİ, O HİÇ KIZMAYAN ADAM, kızmış ve tam üç kere şu cümleyi tekrarlamış - “Kalbini yarıp baktın mı?” Bu tavır, insana ve onun ifadesine verilen değeri gösteriyor. Dolayısıyla Müslüman, kimsenin kalbini okumakla vazifeli değildir. Zahire göre, yani dışarıdan görünene, söze ve yaşayışa göre hüküm vermek zorundadır. **** Kimse, kimsenin derûnunu, kalbini okumak ve anlamak zorunda değildir. Çünkü insanlar asıl hesabı Allah’a vereceklerdir. Ancak bu ölçüyü savaşta bile uygulayabilmek, ancak Gerçek Efendi’nin candan bağlılarına nasip olmuştur. Dünya yeniden barış ve huzur bulacaksa, O’na muhtaçtır. Zira O’nun getirip bin dört yüz senedir yerleştirdiği ölçüler, barışın ve mutluluğun ölçüleridir. İnsan haklarını arayan, sevgiyi, şefkati arayan, dostluk ve kardeşlik arayışında samimi olan, önünde sonunda O’nu bulacaktır. vehbi vakkasoğlu |
|
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
![]() |
İnsan haklarını arayan, sevgiyi, şefkati arayan, dostluk ve kardeşlik arayışında samimi olan, önünde sonunda O’nu bulacaktır.
rabbim efendimizin (sav) şefaatine nail eylesin bizleri rabbim razı olsun ![]()
İnsan yıkılırken bİle "Lamelif" gibi devrilmeli bükülmeden. ( لا ) İnsan sevdiğine atılan kurşunları "Cim" gibi alabilmeli bağrına. ( ج ) İnsan sırtına dağlar yüklendiğinde "Elif" gibi dimdik durabilmeli. ( ا ). İnsan bir ömür "Kef" gibi sevdiğini kucağında taşıyabilmeli. (ك) İnsan sevdiğine ölürken bile "Te" gibi tebe .ssüm edebilmeli. (ت ) İnsan bir tek RABB karşısında "Mim" gibi secdeye koymalı başını . (م ). |
|
|
|
| Bu mesaj için ilahi aşk kullanıcısına teşekkür edenler: | turangida (07-28-2010) |
|
|
#3 (permalink) |
BİR GARİP AŞIK
![]() |
Allah razı olsun kardeşim. Allah bizi O'nun herşeyini bilip hayatında uygulayabilenlerden eylesin.
Bülbül besledim aşkı öğretsin diye, Gül'ü gördü benden sordu var mı başka bir güzellik böyle. Gül ektim büyüsün sevdam olsun diye, Bülbül'ü gördü benden sordu bu bana aşık mıdır diye. |
|
|
|
| Bu mesaj için doktorsalih kullanıcısına teşekkür edenler: | turangida (07-29-2010) |
|
|
#4 (permalink) |
Site Admin
![]() |
Allah Teala, onun buyruklarına itaat ve hareketlerinde kendisinin izinden gitmeye bizleri muvaffak kılsın amin.
Lillahi: Allah için !! Allah için burdayız! |
|
|
|
| Bu mesaj için inci kullanıcısına teşekkür edenler: | turangida (07-29-2010) |
|
|
#5 (permalink) |
![]() |
razı olsun ve bizi de onun ışığında yürüyenlerden eylesin
[Linki Görebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.Üye Olmak İçin Tıklayın]...
. Sesini değil,sözünü yükselt! Yağmurlardır yaprakları büyüten,gökgürültüleri değil ..MEVLANA |
|
|
|
| Bu mesaj için calikusu kullanıcısına teşekkür edenler: | turangida (07-29-2010) |
|
|
#6 (permalink) |
///bir grup yolcu\\\
![]() |
Allah razı olsun kardeşim ellerin dert görmesin
Avare gibi çöllerde yanmak değildi Sevda Her yerde Onu görmekti Leyla’da de ğildi Sevda Heryerde Onunla Olmakt ı Ve as ıl Sevda… Bu yolda ilerlerken Mevla’y ı bulmaktı… Bir sa ça; bir cemale kanmak değil; O güzelli ğin sahibine yanmaktı… Ona kavu şma pahasına; ömrü Can’a sunmaktı Leyla bir sembol… As ıl Mecnûn içimizde… |
|
|
|
| Bu mesaj için msb kullanıcısına teşekkür edenler: | turangida (07-29-2010) |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ey güzeller güzeli Sevgili gel.... | _ilahiAşk_ | Hasbihal | 5 | 06-07-2010 12:46 |
| Ey güzeller güzeli, Rabbimin sevgilisi | konyevi. | Naat'lar Ve Şiirler | 3 | 03-15-2010 18:44 |
| Güzeller güzeli de yardıma geldi (sav) | inci | Peygamber Efendimiz (S.A.V) | 0 | 06-20-2009 23:41 |