Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6

Hoşgörünün Güzelliği...

Düşünce Parkı icinde Hoşgörünün Güzelliği... konusu , İSLÂM'DA HOŞGÖRÜ Allah Teâlâ tarafından en şerefli varlık olarak yaratılan insanoğlunun dünyada huzurlu ve mutlu bir şekilde yaşayabilmesi için uyması gerekli davranışlardan biri de hoşgörüdür. Hoşgörü: Müsamahalı olmak, anlayışlı olmak ...

  1. #1
    Status : gül yüzlüm isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Jul 2008
    Mesajlar: 37
    gül yüzlüm seçkin bir yolda olduğunu belli
    Tecrübe Puanı
    0

    Hoşgörünün Güzelliği...



    İSLÂM'DA HOŞGÖRÜ


    Allah Teâlâ tarafından en şerefli varlık olarak yaratılan insanoğlunun dünyada huzurlu ve mutlu bir şekilde yaşayabilmesi için uyması gerekli davranışlardan biri de hoşgörüdür.
    Hoşgörü: Müsamahalı olmak, anlayışlı olmak ve basit hataları anlayışla karşılamak demektir.
    Hoşgörü, sağlıklı insan davranışıdır. Hoşgörü sağlıklı insan hayatının özüdür. Beşeri münasebetlerin temelidir.

    Hoşgörü bir vurdumduymazlık değildir. Hoşgörü görmezlikten gelmek hiç değildir. Hoşgörü kendini bilmektir. Hoşgörü haddini bilmektir. Hoşgörü bir anlayıştır, anlayışlı olmanın adıdır. Hoşgörü sevgi yoludur.
    Bugün her zamankinden daha fazla hoşgörüye ihtiyacımız olduğu aşikârdır. Olumsuz birçok davranışın sebebi, yeterince hoşgörülü olamamaktır. Evde, trafikte, sokakta, okulda, işyerinde, kısaca insanın olduğu her yerde eğer hoşgörü yoksa orada bencillik, anlaşmazlık, güvensizlik, tartışma, kavga ve olumsuzluk vardır.


    Her konuda olduğu gibi hoşgörü konusunda da en güzel örnek Peygamber Efendimizdir. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) “Muhakkak ki ben müsamahakâr bir Tevhit diniyle gönderildim.” buyurmuştur.
    İslâmiyet başkalarının ilmi kanaatlerine, fikrine tecavüz edilmesini, vicdanlarına baskı yapılmasını caiz görmez. Yüce Allah, her şeye gücü yettiği halde insanların pek çok kusur ve hatasını bağışlamaktadır. Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de:
    “(Ey Peygamberim!) Allah’ın merhameti sayesinde, onlara yumuşak davrandın! Şayet kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz etrafından dağılıp giderlerdi. Şu halde onları affet; bağışlanmaları için dua et” buyurmaktadır.


    İslâm tarihi Müslümanların başka inançtaki insanlara gösterdiği müsamaha örnekleri ile doludur. İslâm aleminde yaşayan gayri müslimler asırlarca Müslümanlarla yan yana yaşadılar. Herhangi bir zulüm ve işkenceye maruz bırakılmadılar. Müslümanlar hoşgörüyü böylece sözde değil, davranışlarıyla bütün dünyaya gösterdiler. Milletimizin dün olduğu gibi bu gün de böyle bir olgunluk içinde bulunduğuna inanıyoruz.
    Hz. Mevlana: “Ben insanların ayıplarını gören gözlerimi kör ettim. Sen de onlara benim gibi iyi gözle bak.” diyor ve ekliyor: “Ben bir pergel gibiyim bir ayağımla şeriat içre, öbür ayağımla yetmiş iki milleti dolaşırım.” İşte dünyanın muhtaç olduğu hoşgörü bu.

    Hoşgörü mimarı Hz. Mevlânalar, Yunus Emreler ve Hacı Bektaş Veliler insanları hoşgörüye davet etmiş ve yaşadıkları dönemde Anadolu’yu bir hoşgörü cennetine çevirmişlerdir. Ama bugün aynı Anadolu’da hoşgörü yerine daha çok hoşgörüsüzlük almış başını gidiyor.

    Toplumda hoşgörüye dönüşün, hoşgörüyü davranışa dönüştürmenin yolu; insanın sevgiyi yaşamasına, kendisine saygı duymasına, kendisi ile barışık olmasına bağlıdır.


    “Yıktığın varsa yapacaksın.
    Ağlattığın varsa güldüreceksin.
    Döktüğün varsa dolduracaksın.
    Çıplakları giydirecek, açları doyuracak. Ve en önemlisi :
    Eline, diline ve beline sahip olacaksın!” Hoşgörülü olacaksın.

    (alıntıdır.)

    Hoşgörünün eksik olduğu birey ve toplumlarda, yaşamın sürekli çatışma ve kargaşa içinde sürdüğünü görüyoruz. Hoşgörüyü kavramak, yaşamak ve yaşatmak için bilgi, sevgi ve çaba gerekir. Çünkü hoşgörü bireyin kendini psikolojik, sosyal ve felsefi olarak bilinçli bir şekilde kavrayabildiği oranda oluşabilir.

    Hoşgörü, karşımızda bulunan insan ya da topluluğun düşünce ve davranışlarındaki bizce görülen yanlışlığı, ilk baştan tepki göstermeyerek bunların nedenlerini düşünüp, çabuk ve kesin yargılardan ya da eylemlerden kaçınma bilincidir. Yani önyargılardan kurtulmak gerekir.


    Daha huzurlu mutlu ve payalaşımlı bir hayat istiyorsak hoşgörüyü hiç eksik etmeyelim yüreğimizden,kalbimizden ve vicdanımızdan.

    Sana diken uzatana sen gül uzat, sana laf söyleyeni sukutla karşıla, ayıbını açanlara ,sen örtmeyi öğret, öfke anında tebessüm vs hoşgörü heran bizle olsun inşALLAH.

  2. #2
    Status : Mütefekkir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Jun 2008
    Mesajlar: 2.008
    Mütefekkir yakında ünlü olacak Mütefekkir yakında ünlü olacak
    Tecrübe Puanı
    0

    razı olsun kardeşim

    emeğine sağlık
    .
    Dil'im Eleştirdi,Kalbim sus dedi.
    Kalb'im Eleştirdi Dil'im sus dedi
    Bilmem ki Mütefekkir;
    Nasıl edeceğiz ,İkisini Bir.
    .

  3. #3
    Emektar
    Status : Gül isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Jun 2008
    Bulunduğu yer: Yokluk Aleminden
    Mesajlar: 2.373
    Gül seçkin bir yolda olduğunu belli
    Tecrübe Puanı
    0

    Yunus ne güzel demiş:

    "Dövene elsiz gerek,
    Sövene dilsiz gerek,
    Derviş gönülsüz gerek,
    Sen derviş olamazsın
    Sen Hakk ı bulamazsın"

    Başka söze ne hacet.Allah razi olsun güzel kardeşim.

  4. #4
    Status : Şehidan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Jun 2008
    Mesajlar: 321
    Şehidan seçkin bir yolda olduğunu belli
    Tecrübe Puanı
    0

    mevla razı olsun,çok hoş ve gerekli bir paylasımdıTarihimizde iz bırakmış büyük insanlar hep hoşgörü abideleridir.
    Mevlana'lar, Yunus Emre'ler sevgi ile hoşgörüyü hayat tarzı haline getirmiş, ektikleri sevgi tohumları ile insanları kaynaştırıp örnek bir toplum kurmada büyük emekler vermişlerdir.
    farklı toplulukları sevgi ve inançla yoğurmuş, bütünleştirmişler, millet şuuruna erdirmişlerdir.
    "Hoşgörünün temeli sevgidir, sınırsız sevgi kaynağı ise Allah katındadır. Yunus Emre "Yaratılmışı hoş gördük" derken, bütün yaratıklara ve insanlara, yaratandan ötürü sevgi ile bak*mak esastır diyordu"
    "Ya Rabbi kavmimi affet, onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar" diyen Resulün inanç kaynağından besleniyordu.
    SABIR EĞER DİRENMEKSE,O İZZETLİ EYLEMDE BİZLERDE VARIZ!!!

  5. #5
    Emektar
    Status : Gül isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Jun 2008
    Bulunduğu yer: Yokluk Aleminden
    Mesajlar: 2.373
    Gül seçkin bir yolda olduğunu belli
    Tecrübe Puanı
    0

    Alıntı gül yüzlüm Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    İSLÂM'DA HOŞGÖRÜ


    Allah Teâlâ tarafından en şerefli varlık olarak yaratılan insanoğlunun dünyada huzurlu ve mutlu bir şekilde yaşayabilmesi için uyması gerekli davranışlardan biri de hoşgörüdür.
    Hoşgörü: Müsamahalı olmak, anlayışlı olmak ve basit hataları anlayışla karşılamak demektir.
    Hoşgörü, sağlıklı insan davranışıdır. Hoşgörü sağlıklı insan hayatının özüdür. Beşeri münasebetlerin temelidir.

    Hoşgörü bir vurdumduymazlık değildir. Hoşgörü görmezlikten gelmek hiç değildir. Hoşgörü kendini bilmektir. Hoşgörü haddini bilmektir. Hoşgörü bir anlayıştır, anlayışlı olmanın adıdır. Hoşgörü sevgi yoludur.

    Birdaha okunmasında yarar varGerçekten çok ihtiyacımız var

  6. #6
    Status : ed_dinu_nasiha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Oct 2008
    Bulunduğu yer: Bu da sorumu TÜRKİYE'nin her yeri bizim !(edirne'nin şemdinli ilçesindenim):)
    Mesajlar: 1.148
    ed_dinu_nasiha seçkin bir yolda olduğunu belli
    Tecrübe Puanı
    0




    Bir düşüncem var. Bir tür soyutlama, ancak ben gerçekte yokum.Sadece hayali bir varlıktan ibaretim.Soğuk Bakışlarımı gizlemeyi başarsamda, ve sizinle tokalaşırken siz elinizi sıkan eti hissetsenizde ve hatta yaşam tarzlarımızın birbirine benzer olduğunu zannetsenizde, ben aslında orda değilimdir.

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok



SEO by vBSEO 3.6.0 ©2011, Crawlability, Inc.