Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 7 ve 7

Tayyip Erdoğanın mehdi olasılığı ne kadardır.Tayyip Mehdi mi

Ölüm-Kıyamet-Ahiret icinde Tayyip Erdoğanın mehdi olasılığı ne kadardır.Tayyip Mehdi mi konusu , BU YAZI MÜNADİ_666 ADLI ÜYEDEN AYNEN İLETİLMİŞTİR. İNSAN İnançsız Allah yok. Ve kimse bana hesap sormaz der. Kendini beğenmiş Rab be yönelmez ve ondan dilemez Zorda kalınca dünyalık için halisane ...

  1. #1
    Status : nergisli isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Jan 2012
    Mesajlar: 16
    nergisli seçkin bir yolda olduğunu belli
    Tecrübe Puanı
    0

    Tayyip Erdoğanın mehdi olasılığı ne kadardır.Tayyip Mehdi mi



    BU YAZI MÜNADİ_666 ADLI ÜYEDEN AYNEN İLETİLMİŞTİR.
    İNSAN
    • İnançsız Allah yok. Ve kimse bana hesap sormaz der.
    • Kendini beğenmiş Rab be yönelmez ve ondan dilemez
    • Zorda kalınca dünyalık için halisane olarak Rab be dua eder.
    • Rab den dilekleri gelmeyince Allah unuttu der,
    • Kendisine verilince de gücü kendinden zanneder.
    • Dilimizle, aklımızla ve kuvvetimizle kazanırız. Kim bize efendilik edebilir? derler.
    • İçinden "Ben sarsılmam, hiçbir zaman sıkıntıya düşmem." Der.
    • Dünya yaşamını tercih edenler Ahreti reddederek ruhlarını şeytana sattılar.
    • Ölümden sonra hayat yok dediler. Ve iyiliklerden yüz çevirdiler.
    • Böylece Rabbe asi oldular. Yalan söylediler ve dik başlılık ettiler.
    • Rabbin yasalarını hor görüp kendi tasarılarını uyguladılar
    • Doğruluk yerine yalanı, adalet yerine haksızlığı barış yerine savaşı seçtiler.
    • Zulümle egemenliklerini kurdular. Mazlumları hor gördüler. Kibirlendiler.
    • Dünyayı arzulayan kötüler, sürekli artan arzularının kölesi oldular.
    • Fitne çıkardılar. Haset, kötülük ve gıybet yayıldı. Dalkavukluk, ikiyüzlülük ettiler.
    • Kötülerin ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, ısrarla taşkınlığı istediler.
    • Yalan, itibar gördü; saygısızlık ve günah gözde olunca iğrençlik aldı yürüdü.
    • Alçaklık rağbet görünce kötüler her yerde dolaşır oldu. İnsanlık bozuldu.
    • Kutsalları kirlettiler, Yasa'yı çarpıttılar. Söz dinlemediler, ders almadılar.
    • Tasarılarını RAB 'den gizleyenler "Bizi kim görecek, kim tanıyacak?" dedi.
    • Başkaldıran, yozlaşan, acımasız ve günahta ısrarcı insanların vay haline!
    • Suç işleyenler ve destekçileri, mazlumların hayalini boşa çıkarırdı.
    • Kötü tasarılarıyla bozgunculuk çıkartıp mazlumun üzerinden kazandılar.
    • Her yeri sömürdüler, yediler içtiler hiçbir yerde bir şey bırakmadılar.
    • Sapmış menfaatçiler, uydurma bahanelerle birbirlerini savaşa çağırdılar.
    • İnançsızların sahte Peygamberleri yalancı sorumsuz ve güvenilmezdi.
    • Sahte mimikli ve aldatmada usta George Bush ortaya çıktı.
    • Büyüklüğünden bütün uluslar ondan korkup çekindi. Gücünü yıkılmaz zannettiler.
    • Dilediğini öldürür, dilediğini yaşatırdı; dilediğini yüceltir, dilediğini alçaltırdı.
    • Gurur da, saygısızlıkta direnince krallık tahtından indirilip yüceliği kendisinden alındı.
    • Yapılan kötülükler doruğa varınca krallığının sonu yaklaştı ve Rab onları geri çevirdi.
    • Takipçisi Obama Rabbin kralına karşı mücadeleye kalkışıyor.
    • Doğrular karşısında küçülecek, insan eli değmeden yok edilecek.
    • Rab kötü insandan, aldatarak yönetenden, zorbalığı sevenden tiksinir.
    • Rab sahte peygamberleri, zulmün ardındakileri, kirli ruhu da yeryüzünden temizleyecek.
    • Egemenliği elinde tutmak için insanlara zulmedenlerin sonu elbette ki gelecek.
    • Hainler hainliklerini sürdürüyor. Rab her türlü doğal afetlerle uyarıyor onları.
    • Kentlerinin başına gelenleri görenler hala gerçekleri anlamıyorlar.
    • Zalimleri; servetleri, gelişmiş silahları ve güçlü devletleri de kurtaramayacak.
    • Acımasızlar, alaycılar, kötülüğe fırsat kollayanların hepsi yeryüzünden silinecek.
    • Yaşamı kirleten egemenler güçlerini yitirecek ve ceplerde metelik kalmayacak.
    • Rab küresel kaosla eskileri gönderip yenilerini getirirken yeni bir çağ açıyor.
    • Rab büyük değişimi gerçekleştirirken hiç görülmemiş sıkıntı dönemi yaşanıyor.
    • Rabbi öfkelendirenler geçmişte neler yaptıklarına ve neyi tasarladıklarına bir baksınlar.
    • Kötülüğü sevenler bozgunculuk çıkarttılar, savaşı yayarak İnsanlığa savaş açtılar.
    • Bir daha dehşet saçmasın ölümlü insan. Zulme destek verenler Rabbe hesap verecekler.
    • Göklerde ki Rab öfkeyle uyaracak onları ve insanları elekten geçirecek
    • İnsanların gözü RAB 'be çevrili, gücünü gösterecek ve büyük günü yaklaştı.
    • RAB 'bin öfke gününde en güçlüler bile acı acı feryat edecek.
    RABBİN SESLENİŞİ
    • Şükretmeyenler sürekli fazlasını isteyerek haram kazancı seçtiler.
    • İnsanların mallarına ve canlarına kastedenler zulümde haddi aştılar.
    • Bozguncuları sürekli uyardık. Doğru yola davet ettik. Ümitle bekledik.
    • Her doğrucu kulumuzu öldürdüler. Zulmü arttırdılar. Israrla taşkınlık ettiler.
    • Sözlerimiz inançsızlara masal, uydurma, yalan gibi gelmişti.
    • Onlar belayı gözleriyle görünce hemen secdeye kapanırlar. Onlara ‘Daha önce neredeydiniz.’ Denilir.
    • Nice kullarımı ve masum halkları öldürerek insanlığın düzenini bozdular.
    • Dünyaya sahip olanlar güçlerine güvenip halkımı katletmek istiyordu.
    • Rabbiniz benim, Gökten sesimi duyuruyorum ve İyilere özledikleri kurtuluşu vereceğim.
    • Her şeyi yeniliyorum. Şefkatimle iyileri kolluyor, vaadimi gerçekleştiriyorum.
    • Kulum Erdoğan seni bir melekle destekledim. Ve Münadiye ‘Yaz.’dedim.
    • Münadi, söyle onlara ‘Artık zalimlere mühlet verilmeyecek.’
    • Batıda korkulan, doğuda sevilen kulum, fermanımı ilan ediyor.
    • O müjdeci ki, esenlik duyuruyor. İyilik müjdesi getiriyor, kurtuluş haberi veriyor.
    • Yeryüzüne indim. Konutuma geldim. Tahtıma oturdum.
    • Şimdi harekete geçeceğim, Ne denli yüce ve üstün olduğumu göstereceğim.
    • Ey uzaktakiler, ne yaptığımı işitin, Ey yakındakiler, gücümü anlayın.
    • Zalimlere öfkem iyice alevlendi. Şimdi kalkacağım. Ansızın dehşete düşecekler,
    • Ey zalime kulluk edenler, ey zulme ses çıkarmayanlar sizi cezalandıracağım.
    • Bozgunculuğu isteyenlerin nesillerini ve onlara uyanların canlarını alacağım.
    • Gururlanmalarına, halkımı aşağılayıp alay etmelerine karşılık onlar hak ettikler.
    • Her yerde sıkıntı ve felaket, afetlerden şehirler boşaltılıyor, evlerinde oturamıyorlar
    • Geçmişte yaptıklarından ve yeni kötü tasarılarından dolayı onları ansızın yakalayıvereceğim.
    • Mazlumlar ve yoksullar inliyor. Kötüler, gururla iyileri ve mazlumları avlıyor.
    • İnanan halkım benden korkarlar, günahtan çekinirler, iyilik ederlerdi.
    • Deniz kıyısında yaşayan ulusların vay haline! Zulmü sevenlerin kentlerini yıkacağım,
    • Halkıma karşı yapılanlara intikamım Sodom ve Gomora gibi olacak
    • Şaşkınca ve korkuyla bakakalacaklar. Beni çağıracaklar ama yanıt vermeyeceğim.
    • Bunlara rağmen kötüler, uyarılarımı anlamıyorlar, Israrla da taşkınlıklarını arttırıyorlar.
    • Bozgunculuk çıkartıp inananları yeryüzünden kazımak isteyenlere artık fırsat vermeyeceğim.
    • Kötülük kalplerine işlemiş. Zalimler yeryüzünü sahiplenmişler. Benimle mücadele ediyorlar.
    • Ne mutlu bana sığınanlara, kötülükten uzak duranlara. Kayıracağım onları.
    • Sıkıntı içinde yakarıp beni yardıma çağıracaksınız. O anda geleceğim.
    • İnananlar yalvarıyor bana. ‘Kötülere artık fırsat verme. Yardım et bize. Egemenliğin gelsin.’
    • Sesinizi duyacak rahatına düşkün aymazları, zulmedenleri cezalandıracağım.
    • Dünya ve üzerindeki herkes, yeryüzü ve ondan türeyenlerin hepsi işitsin!
    • Zalimlerin güçlerini tümüyle kıracağım. İntikamım pek şiddetli olacak.
    • Savaş naralarının atıldığı gün İnsanları öyle bir felakete uğratacağım ki,
    • O zaman yeryüzü avucumun içinde. Emrederim, hemen olacak olan oluverir.
    • Mikail hızla düşmanları dağıtıyor, ulusları kılıçtan geçiriyor, İnsanlar gurup gurup yere yığılıyor.
    • Benden nefret edenler feryat edecekler ama onları kurtaran olmayacak
    • Günahkârlar dehşet içinde, inançsızları titreme aldı. Tüm uluslar acı feryatları görecekler.
    • Acı içinde çürüyen bedenlerini kaşıyacaklar. Ve onları korkunç bir sona uğratacağım.
    • Zalimleri ve onların kullarını alçaltacağım. Etlerini kuşlar, hayvanlar parça parça koparacaklar.
    • O gün yeryüzünde bir dehşet ve ölüler her yerde, pis kokan cesetlerini sellerle temizleyeceğim.
    • Yeryüzündeki kötüler için ulusları elekten geçirecek, değersizleri ayıracağım.
    • Gururlu ve küstah olanları, zulmedenleri ve kullarını yeryüzünden çıkaracağım.
    • Bana sığınan uysal ve alçakgönüllüleri, sakınanları bırakacağım.
    • Yeryüzüne egemen ilahların servetlerine ve yurtlarına mazlumlar sahip olacak.
    • Nuh’un soyu coşacak ve insanlara tek bir krallık vereceğim. Esenlikte kalacaklar.
    • Uluslar birlikte bana yakaracaklar ve yeryüzünün her yerinden bana ibadetler edecekler.
    • Artakalanlar yalan söylemeyecek, haksızlık etmeyecek, kimseyi aldatmayacaklar.
    RABBİN KRALI
    • Varlığın egemeni, mülkün sahibi, her şeye kadir Rabbinizden başka ilahınız yoktur.
    • Rabbe kulluk edin. Sadece o’nun hoşnutluğu için çalışın.
    • Aldatmaca yöntemlerle şeytanın düzenini ve gücü elinde tutan egemenleri bırakın.
    • Doğruluktan ayrılmayın, adaleti tutun ve kardeşçe yaşayın.
    • Dünyaya hırslananlar Rabbe asi oldular. Yasalarını çiğnediler, Ve O’nu reddettiler.
    • İnançsızlar, yalan söyledi, kötülük etti, bozgunculuk yaptı ve düzeni bozdu.
    • İnsanlar, yaşama ve esenliğe sahip olsunlar diye Rabbin kralı gönderildi.
    • Kitap ehli, Erdoğan’ı öz oğulları gibi tanırlar, Ve İnananlar gerçeği özüyle bilirler.
    • Ben Rab, Kulum Recep Tayyip Erdoğan, bana sığındın. Benden korktun. Ve rızamı aradın.
    • Benim yolumda yürüdün, doğruluktan ve adaletten ayrılmadın, yasalarıma bağlı kaldın.
    • Mazlumu, yoksulu gözettin, Kötülükten ve suç işlemekten sakındın.
    • Güçlü egemenlere direndin, canını hiçe saydın. Bana güvendin.
    • İnsanlığa hizmete koşanken mücadelenden hiç geri durmadın.
    • Sana kavrayış, sağduyu ve olağanüstü bilgelik verdim. Ruhumu üzerine koydum.
    • Razı olduğum seçme kulum, Doğruluğunun karşılığını verecek, Seni çalışmalarından ödüllendireceğim.
    • Kulum Erdoğan seni suçlamak için fırsat kolluyorlar. Yalan söylüyorlar. İftira atıyorlar.
    • Nice elçilerimize yalancı dediler. Kötü sözler söylediler. Tehditler savurdular. Ölüm tuzakları kurdular.
    • Kötü kazançlarına ortak yapmak istediler. Sana yaptıklarını geçmiş peygamberlere de yaptılar.
    • Erdoğan’da ne hata ne de utanç bulabildiler, Çünkü O güvenilir biriydi.
    • O’na uyanlara sahip çıkacağım Ve diğerleri izlediği yollarda mahvolacaklar.
    • Kulum, bozgunculukla ve terörle seni üzüyorlar. Uyarılarımı anlamayanlar sabrımı zorluyorlar.
    • Ayetlerimizi yalan sayanları, dünya için bozgunculuk yapanları, arzuları için zarar verenleri bırak.
    • Artık onlardan doğru yola gelecek yok. Bundan sonra taşkınlıkları iyice artacak.
    • Ey krallar, akıllı olun ve korkun benden. Menfaatleri için zulmü arzulayanları affetmeyeceğim.
    • İnançsızların önderleri ‘Erdoğan sıradan bir insandır. Sizin benzerinizdir. Rabbin kralı değildir.’
    • ‘O yalancıdır. Size karşı üstünlük istiyor. O ne yaptığını bilmeyen şaşırmış adamdır.’
    • ‘Erdoğan bizimle çekişip durdun. Sana sıradan, aşağı tabakadan insanlar uyuyor.’ diyecekler.
    • Davranışlarını, iyiliklerini, barış için çabalarını gördükleri halde onu reddettiler.
    • İnançsızlar söz dinlemez, laf anlamaz, zulümde ısrarcıydılar.
    • Kuluma karşı ölüm isteyenleri cezalandıracağım. Mazlumları esenliğe kavuşturacağım.
    • İnananları baskıyla engellendiklerinde ve zulmü artıracakları anda onları yakalayıvereceğiz.
    • Kulum Erdoğan senden güçlü olanlar birleşip felaket gününde karşına dikilecekler.
    • Yukarıdan elimi uzatıp sizi güçlü düşmanlarınızdan, bizden nefret edenlerden kurtaracağım.
    • O gün insanları büyük dehşete düşüreceğim. Daha sağken bedenleri, gözleri, dilleri çürüyecek.
    • Azap onlara varınca ‘Zalimler topluluğu yeryüzünden uzak olsun.’ denildi.,
    • Ey yüreği kaygılılar, güçlü olun ve korkmayın, Rabbiniz öç alacak ve sizi kurtaracak.
    • Azap inançsızlara varana dek ısrar edecekler. O gün zalimlerin tümünü cezalandıracağım.
    • Bana yakaranları koruyacağım ve halkımı kurtaracağım.
    • Zorbaların ve gururluların başını eğeceğim. Düşkünleri kurtaracak, sakınanları yücelteceğim.
    • Utanç içinde kaldıkları bütün uluslarda inananları yüceltip onurlandıracağım.
    • İnançsızlar; kör, sağır ve anlamaz bir kavimdi. Hakkı anlatsanız da gerçekleri göremezler.
    • Kulluğu bırakıp zulümde ileri gitmelerinden dolayı onları mühürledik. Artık inanmazlar.
    • Kuru inatlarıyla kendilerinin doğru yolda olduklarını sanadursunlar.
    • Onların ruhlarını bedenlerinden acıyla çekip aldığımda gerçeği anlayacaklar.
    • O zaman çok geç olacak. Ölenler bedenlerine bakarken yaptığı kötülükler etrafını saracak.
    • Kalplerinde kötülük olduğundan Onlara ancak günahlarını arttırmak için fırsat verdik.
    • Mazlumlardan pek çok kişiyi cennete kattık. Zalimler için de alçaltıcı azap hazırladık.
    • Kulum Erdoğan bana olan korkundan ve boyun eğişinin güzelliğinden seni üstün kılacağım.
    • Sana sevgimi göstereceğim. Düşmanlarından kurtaracağım. Halkları sana bağımlı kılacağım.
    • İnsanlık arasında seni öveceğim. Adın hep iyilikle anılacak. Sürekli dua alacaksın.
    • Dile benden, miras olarak sana ulusları, Mülk olarak yeryüzünün dört bucağını vereyim.
    • Doğrulukla, adaletle yöneteceksin. Rabbin maşası ve sevdiği kral olarak anılacaksın.
    • Sen yoluna devam et. Rahatına kavuşacak ve günlerin sonunda payına düşen mirası almak için uyanacaksın.
    • Yeryüzü toprağında uyuyanlar o gün uyanacak, Hesap gününden sonra kimisi sonsuz esenliğe, kimi sonsuz azaba gönderilecek.

    ESENLİK VE GERÇEKLEŞEN YARGI
    • Uluslar da sağ kalanlar sevinç çığlıkları atacaklar.
    • Mazlumlar ödüllendirilecek. Yoksullar coşacak. Düşkünlerin sevinci artacak,
    • Batıda yaşayanlar RAB 'bin büyüklüğü karşısında hayranlıkla bağıracak.
    • Doğudakiler RAB 'bi yüceltecek ve dünyanın her yerinden Rabbe övgüler işitilecek.
    • RAB bütün dünyanın kralı olacak. Yalnız RAB, yalnız O'nun adı kalacak.
    • Sağırlar kitabın sözlerini işitecek, körler görecek. Yer Rab bilgisiyle dolacak.
    • Kimse kötülük etmeyecek, düşmanlık yapmayacak. İnsanlar güvende yaşayacak.
    • Bir daha yıkım olmayacak. Müjde affedilenlere çünkü esenliği hak ettiler.
    • Rabbin yasaları baş üstünde taşınacak. İnsanlar Rabbe yönelip kulluk edecekler.
    • İnsanların üzerine ruh dökülecek, bilerek ve inanarak halis ibadet edecekler.
    • Bereket üstüne bereket yağacak, tok yatacaklar ve onları korkutan olmayacak.
    • Doğruluk ve adalet yeryüzünün uçlarına ulaşacak, esenlik serpilip saçılacak.
    • İnsanlar kardeşçe yaşayacaklar. Sürekli huzur ve güvende olacaklar.
    • Rab’ bin egemenliği kuşaklar boyunca sürecek. Krallığı sonsuza dek duracak.
    • Rabbin belirtileri ne büyük, şaşılası işleri ne yüce, isabetle dilediğini yapıveriyor.
    • Bilgelik ve güç; egemenlik ve krallık Rab’ be özgüdür. Kralları ve çağları değiştirir.
    • Antlaşmayı bozdular. Yasaları çiğnediler. İnsanlığa zulmettiler. Lanet dünyayı yiyip bitirdi.
    • Büyük temizlik, kötülüğün kralı şeytana kulluk edenler için geldi.
    • Rab, başkaldırıyı ortadan kaldırmak, günaha son vermek,
    • Suçu bağışlamak, sonsuza dek kalıcı doğruluğu sağlamak için geldi.
    • Görüm ve peygamberliği mühürledi ve Kutsallığını gösterdi.
    • Esenlik çağında insanın serveti dünya malı değil, RAB korkusu olacak.
    • Yerin ve göğün yaratılışında, yaşam senaryosunda Rabbin varlığına sayısız deliller görecekler.
    • Bilgi ve bilgelikle gerçekler bilinecek ve varlığın özü anlaşılacak.
    • Bilgeler ortalığı aydınlatan ışık gibi sonsuza dek parlayacaklar.
    • Rabbi tanıyacaklar, mükemmel ahlakını ve Ademoğluna şefkatini görecekler.
    • Tüm bu düzeni yaradan kudretli ve bilgin bir Rabden şüphe etmeyecekler.
    • O, Rab ki; sevilecek ve korkulacak olan, saygıyı hak eden ve hoşnutluğu için çabalanması gerekendir.
    • Rabbi, kudretini, varlığın nedenini, Rab’ bin neyi amaçladığını anlayacaklar.
    • İnsanlar arınıp temizlenecek, ıslah olacaklar ve Rabbe teslim olup olgunlaşacaklar.
    • Rabbimiz, sen mazlumları güçlü elinle kurtardın ve büyük ününü fark ettirdin.
    • Sözlerine kulak vermedik, Yasalarını çiğnedik, Kötülük yaptık ve günah işledik.
    • Sana başkaldırdık, Peygamberlerini dinlemedik. Yalanladık onları ve dik başlılık ettik.
    • Rabbimiz. Sadakatsizliğimizden utanç içindeyiz. Senden başka sığınağımız ve dayanağımız yok.
    • Doğruluğumuzdan değil, senin büyük merhametinden ötürü özür diliyor ve dilekte bulunuyoruz.
    • Rabbimiz biz insanları sadece sana yönelen, senden isteyen ve sana ibadet edenler kıl.
    • Bizleri dosdoğru bir yola sevk et. Bizleri doğruluktan adaletten ve barıştan ayırma.
    • Gökleri geren, yeryüzünün temelini atan, insanın içindeki ruha biçim veren RAB ne yücedir.
    • Biz münadiye insanları uyar gerçekleri bilsinler diye yazdırttık. Bunlar farklı şeyler değil.
    • Bu yazılanlar Rabden indirilen tüm kutsal metinlerin aynısıdır. Kutsal kitapları destekler ve tekrarıdır.
    • Yozlaşıp şeytana uyulmuşluğun ardından insanları doğru yola sevk etmek içindir.
    • Bu yazılanlar bir hidayet rehberidir ve şanı yüce kendi aziz. Büyük kral Rab tarafındandır.
    ----------------------------MÜNADİNİN YAZISI BURADA BİTİYOR.----------------------------
    KÖTÜ DÜZEN
    • Her şey İnsan içindi. Rab insanı kolladı. Yeryüzü tarihini yazdı. Çağları, yaşanacakları belirledi.
    • Rab yoktur deyip te türlü pisliği ve günahı yapanlar. ‘Bize hiçbir şey sorulmaz.’dedi.
    • İnsan her şeyi kendinden zannetti ve Rabbe asi oldu.
    • Şeytanın fitnesi insan, insanın fitnesi dünya yaşamıydı.
    • Şeytan, Dünya malı karşılığında İnsanın ruhunu satın aldı.
    • Şeytan dünya ya hırslandırdı; İnsan, kula kulluk etti. Ve kardeşlerine zulmetti.
    • Açgözlü sürekli fazlasını ister ve hiç doymaz. Lanet okur ve hor görür.
    • Kötü niyetliler gücü ele geçirince zalime dönüştü.
    • Yalancılar çelişen iradeleriyle dünya için mücadele ettiler.
    • Servet için birbirlerine saldırdılar. Güçlü olan zayıfı ezdi. Ve yağmaladılar.
    • Hakkı ve Rabbin hukukunu ayaklar altına aldılar. Adaleti çiğnediler.
    • Rabbin yasalarına uymayanlar asi oldular ve kazanmak için haddi aştılar.
    • Rabbin yasalarını engelledikleri gibi inanan halkına zulmettiler.
    • Doymadılar ve azgınlık ettiler. Sonunda felaket onların üzerine yazıldı.
    • Zalimler mazlumların yerinde olsalardı yeryüzünde tüm yapılanların sorgulanacağını anlarlardı.
    • Haksız yere malları ve canları alınanlar hesap gününün varlığından asla şüphe etmezler.
    • Doydukları ve türlü nimetlere sahip oldukları halde insanların mallarına ve canlarına göz diktiler.
    • Hesap gününde telaşlananlar yaptıklarından kaçamayacaklar. Ve azap onlara süratle gelecek.
    • Kalplerde olanı bilen Rab dilemedikçe onlar iman edemezler. İnananla inanmayanı ayırdı.
    • Doğru yolda olduğunu zanneden ve kendilerini iyilerden sananlar kimlere tabi olduklarına baksınlar.
    • Zalimler kötülüğü benimseyip dünya düzeninin kötülükle sürdüğünü kabullenmişler.
    • Kuru inatlarıyla öğütlerden yüz çeviriyorlar. Kötülük kalplerine işlemiş. İyiliği anlamıyorlar.
    • Kendi yalanlarına kendileri inanıyor. Öyle bir hal almışlar ki yalanı doğru olarak görüyorlar.
    • Kalpleri mühürlenmiş ve gözleri kör olmuş. Cahiller gerçekleri göremiyorlar.
    • Geçmişteki hatalarını yalanla bastırıyorlar. Menfaatleri için yalanlarının ardında duruyorlar.
    • Onlar Rabbi de insanlığı da aldatamayacaklar, sadece kendilerini kandırıyorlar.
    • İnançsızların egemenliğinde dünya için yarışıldı. Geçici arzu ve eğlenceler insanı oyaladı.
    • Uluslara savaş açarak, insanları öldürerek dünyayı kazanma çabasındaydılar.
    • Egemenlik mücadelesinde kötü tasarılarla Bozgunculuk ve kargaşa çıkarttılar.
    • Dünya malını arzulayanların işleri güçleri oyun düzen. Nerede mal varsa fitne de orada oldu.
    • Dünya da sosyal yaşam felç oldu, sistem çöktü ve düzen bozuldu.
    • Ahlaki değerlerini yitirmiş insanlar önüne çıkan herkesi karaladı. Dedikoducu ve ikiyüzlülerdi.
    • Dünya çabasındaki insan yalan söyledi. Gıybet etti, Mazlumu ezdi.
    • Haksız kazandılar ve cimrilik ettiler. Ve başkalarının kazanmasını istemediler.
    • Herkes birbirinin ayağına taş koydu. İnsanlar bencillik ettiler
    • Hasetten vazgeçip düşmanlığı reddedenler gerçekten inanmıştır ve doğru yoldadır.
    • Rabbin dinine tutunmayanlar ‘şunlar tehdit olur.’diye uluslara zulmettiler.
    • Dünya arzulandığından herkes birbirini düşman ve tehdit gördü. Kötülükler kötü ortam doğurdu.
    • Halbuki insanların, ulusların gelişmesi diğer ulusları sevindirmeliydi.
    • Şeytanın egemenliğinde ki kötü düzende kötülükle ayakta kalınıyordu.
    • Mazlumun üzerine basan zalim, dünyada esenliğin olacağını mı sandı.
    • Huzursuzluk. Savaşlar ve kötü planlar hep devam edecek. İnsanlar birbirlerini yiyip bitireceklerdi.
    • Şeytana tabi olan zalimlerin krallığında yeryüzünde düzen bozuldu.
    • Esenlik hızla geliyor. Yeter artık çektiğiz acılar. O lanet olası şeytan sürekli sizle uğraştı.
    • Kötülükleri ona ne kazandırdı. Rabbe asi olup mücadele etti. Kibri onu akılsızlaştırdı.
    KÖTÜ İNSAN
    • Rabbi reddeden, ahirete inanmayan; sadece dünya hayatı var zannetti.
    • Kötü güç (şeytan) insanlarla oldu ve yeryüzünü kötülükler düşmanlıklar kapladı.
    • İnançsızların egemenliğinde inananlara zulmedildi. Zalimler ve mazlumlar oluştu.
    • Yeryüzüne kötülük yayıldı. Kötü insan sevildi. Kötülüğe hizmet ettiler.
    • Çünkü şeytanın egemenliğinde iyilikten nefret edilirdi.
    • İnsanlar yalakalık, övgü ve ibadetleri güçlü egemenlere yaptılar.
    • İnançsızlık yayılırken günah her yeri kapladı. Utanç kaldırıldı ve saygısızlık aldı yürüdü.
    • Yeryüzünü kötülük kaplamıştı kaçsan kurtulamıyordun dursan günah sana geliyordu.
    • Sabah inanan akşama kafir oluyordu. Kötü düzen kötülükle yürüdü.
    • Yalan değer buldu, kötülük benimsendi ve alkışlandı. Zulmedenler kahkahayla güldüler.
    • İyilik sevilmedi, iyiler hor görüldü. Dürüstle dalga geçtiler.
    • Paranın amaç olduğu yaşam çok rezildi. İtibar da saygınlık da dünyaya sahip cahillereydi.
    • Egemenler arzularının ardına düşmüş her türlü eğlenceyi kovalıyorlardı.
    • İnsan inandım der. Rabbin yasalarından bahseder. Ancak gerçeklerden habersizdir.
    • Söyledikleriyle yaptıkları uyuşmaz. Münafıklar kalben inanmazlar. Sadece inandığını zannediyorlar.
    • İnsan onca yaptığı hasedin ve kötülüğün ardından birkaç iyilikle kendini iyilerden zannediyor.
    • Kendini iyilerden zanneden haset dolu insan, Başkalarını kötülerken nasıl kendini iyilerden sayıyorsun.
    • Mal sevgisi cimriliği doğurdu ve İnsanların arasına ayrılık koydu. Saygısızlık ve acımasızlık getirdi.
    • Ey insan dünya arzusu, mal sevgisi seni canileştirmiş. Mal sevgisi, haset kin ve nefret getirdi.
    • Amaç dünya olunca kimse kimsenin kazanmasını istemedi. Yakın akrabalıkları ve dostlukları yıktı.
    • İnanan, doğrunun ardından gider. İnançsız, doğru geldiği halde reddeder.
    • Sırf menfaatini gözetir. Dünyayı isteyip çıkarı için zulmeder.
    • Mal cesaretlendirdi. Güçlü hissettirdi. Mal sevgisi, aç kalırım korkusu insanı saptırdı.
    • İnsanlığın arasını bozup hasedi ve düşmanlığı yaydı.
    • Yalan söyleyen, hataları araştıran, gıybet eden, kendini üstün tutup dalga geçenler türedi.
    • Doğruluk atına binip insanlığı korumadılar. İyilik edip barışı getirmediler.
    • Yarını düşündüler, gelecek kaygısı yaşadılar. Doyumsuzlardı ve hep gözleri açtı.
    • İyiliği öğütlemediler ve kötülüğün yaygınlaşmasını istediler. Günah ve kötülük sevildi.
    • Kötülük üzerinden caka satanlar, şiddeti ve terörü ballandırarak anlatanlar,
    • Kuvvetliyi övenler, zinayı özendirenler sapıtmış cahillerdir.
    • Kötü kazançlarına sıkı sıkıya tutunanlar gerçekleri görseler dahi inatla ‘ben buna inanıyorum.’ diyorlar.
    • Zulmü iyiymiş gibi anlatanlar. Güçlü olanı yakınıymış gibi gösterenler.
    • Kaş göz işareti yapanlar. Arkadan gülenler. Zararı ve kötüyü öğütleyenler.
    • Bakıp durarak açığını arayan, caka satan, kendini öven sürekli günah yükleniyorlar.
    • Ne sabrederler ne de şükrederler. Sürekli şikayetlenirler.
    • Anlamadan düşünmeden ilk aklına geleni söylerler. Çok konuşurlar ve sürekli söyledikleri çelişir.
    • Sürekli başkalarını irdelerler. İrdeledikleri kişilere bakınca ne kadar küçük olduklarını görürsünüz.
    • Kötü kalpleri dillerini yalanla doldurmuş. Kötüler söylenenleri kendi kötü algılarıyla yorumluyorlar.
    • Yaşama nasıl bakıyorlar sa öyle görüyorlar.Menfaat mücadelesiyle zamanlarını bitiriyorlar.
    • Başkalarından bize zarar gelmeden biz zarar verelim düşüncesiyle zulmedenler şeytana uymuştur.
    • Ağızlarıyla şükredenlerin kalpleri onaylamıyor. Ardından da sürekli şikayet ediyorlar.
    • Şeytanın işi gücü kötülüğü öğütlemek, alay etmek, öfkelendirmek ve kışkırtmak.
    • İnsana mülkü de malı da Rab vermişken insan nasıl olur da Rabbine isyan içinde oluyor.
    • Ağızlarıyla kalplerinde olmayanı söylüyorlar. Sanırsın ki inananlardan.
    • İnsanın bedensel istekleri günahı doğuruyor. İsteklerini kısıtla ve arzularının kölesi olma.
    • İnsan sürekli arzularını tatmin etmek ister. İsteği artar ve süreklileşir. Günahında ısrarcı olur.
    • İnsan hep istiyor. Nankörlük ediyor. Sabretmiyor. Şükretmiyor ve paylaşmıyor.
    • Dünya hayatı rüyadır ve sadece aldatmacadır. İnsanlık doğrulukta esenlik bulacaktır.
    • Hayatın rüya olduğunu anlayanlar, bu rüyada uyanık olacaklar.
    • İşleri Allah a teslim ettikten sonra başarıları kendinden zanneden sapmıştır.
    • Rabbe ‘Bizleri dosdoğru yola hidayet et.’ Diyenler kurtulurlar.
    İYİ İNSAN
    • Yürekten gerçeği söyleyen, İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusunu karalamaz.
    • İyiler, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yoluna uymaz, Alaycıların arasında oturmaz.
    • Kendin için istediğini başkası için de ister. İnsanların iyi hali onları sevindirir.
    • Sürekli iyilik et. İyiliği öğütle. Hakkı ve sabrı tavsiye et. Yumuşak ol ve tatlı söz söyle.
    • Anne ve babana iyilik et, onlara şefkatli ol.
    • Anne ve babasına asi olmayan topluma ve insanlığa da asi olmaz.
    • Anne ve babanı sev ki insanları sevesin. İnsanları sev ki Rab de seni sevsin.
    • Kötüler gerçekleri anlayamaz. Çünkü onlara göre gerçek, yalan üzerine kurulmuştur.
    • RAB' be ilişkin kötü zanda bulunanlar yanlış sözler söylüyorlar.
    • RAB göklerden bakıyor. İnsanların çoğu sapmış, İyilik eden yok,
    • RAB' be yakarmıyorlar. Sadık insanlar yok oldu.
    • Dünya malı insan için fitneydi; İnançsız gücü ele geçirince zalimleşti.
    • İnançsız, yoksulu ve mazlumu haklı davasında yalanlarla yok etmek istedi.
    • Alçağın yöntemleri kötüdür; Kötü düzenler tasarlar.
    • Kötülerin egemenliği kısadır. Rabbimiz, kötünün yollarını kapatır, umudunu kırarsın.
    • Rab sıkıntı ve acı çekenleri görür. Mazlumların dileğini duyar.
    • Yüreklendirirsin onları, Öksüze, düşküne hakkını vermek için,
    • Mazlum ve yoksul Rabbe dayanır. Onların yardımcısı Rabdir.
    • İnandık deyip te iyilere yüz ekşitenler. Hakkı söyleyeni azarlayanlar.
    • Arkasından gıybet edip dalga geçenler kötülüğü sahiplendiklerinden günah üstüne günah işlediler.
    • Hesap gününde Yaptıkları kötülüklerden hiçbir şey eksik bırakılmaksızın sorulacak.
    • O gün herkese yalvarıp yakaran zalim, derin üzüntü ve utanç içinde rabbin huzuruna gelir.
    • Rabbin yasalarını beğenmemelerinden ve peygamberleri inkar ettiklerinden suçlular.
    • Her bölgede doğrucu bir kulumuz uyardı ancak uyarılarımıza sırtını döndüler.
    • Yaratılmışların neyi amaçladıklarını ve ne yapacaklarını da bilir.
    • Doğruluğu, adaleti ve barışı çarpıtanlar gerçekleri kendi inandıklarıyla yorumladılar.
    • Rabbin azabı keyfi gelmez. Zulümde ısrar edenler mazlumlara azabı iyice artınca bela başlarına geldi.
    • Rab her zaman iyilere yeri miras bıraktı. Sakınanlara, mazlumlara sevgiyle yaklaşanlara esenlik verdi.
    • Ne mutlu halim olanlara; çünkü onlar yeri miras alacaklar.
    RAB KRALINA DER Kİ
    • Rab münadiye gerçeğin özünü görme gücünü cebraille öğretti.
    • Münadi, uyarcıdır. Müjdecidir. Zulümde ısrar edenlerin başlarına geleceklerinden dolayı da korkutur.
    • Rab der ki: ‘Seni doğrulukla çağırdım, ve elini tutacağım, ve seni koruyacağım,
    • Kulum Tayyip Erdoğan, onların taşkınlıklarına aldırış etme. Rabbin senin yanındadır.
    • Karına söyle canın için tasalanmasın, senin yanı başındayım ve korumaktayım.
    • Ömrünü uzatacağım, yollarını açacağım, İstediğin esenlik krallığını vereceğim.
    • Adın hep iyilikle anılacak, şanın yüce ve duan bol olacak.
    • Bunlar sana olan sevgimdendir. Benim ve insanlık için canını hiçe saymandandır.
    • Gerçekler geldiğinde yalan ve hile yıkılır. Doğrular karşısında kimse dayanamaz.
    • Cahile ve kötülükten beslenen kuru inatçıya gerçekleri inandıramazsın. İmanı insan değil Rab verir.
    • Rabbin dilemedikçe kimse doğru yola gelemez. Siz sadece öğütlersiniz.
    • Kulum Erdoğan onların hasetleri ve türlü kötülükleri seni üzmesin.
    • Biz her peygambere düşmanlar kıldık. Onları ve iftiralarını bırak.
    • Gerçeklerden uzaklaşmış olanlar birbirlerine yaldızlı sözler söyleyerek aldanıyorlar.’
    • Rab kralıyla hükmedecek, ve kralına kuvvet verecek. Destekçilerini arttıracak.
    • Dürüst Kral güven verdi. Adaleti ve barışı tuttu. Doğruluğu, esenlik getirdi.
    • Kör gözleri açasın, iyileri ve mazlumları toplayasın.
    • Cezalandırılanları ve baskı görenleri kurtarasın diye seni kavme ahit, milletlere ışık olarak vereceğim.
    • Yoksulu, mazlumu haklı davasında yalanlarla yok etmek istediler.
    • Doğruyu konuşan öldürüldü, işkence gördü, zindanlara atıldı.
    • İyiler hor görüldü. Hakkı savunamaz, doğruları söyleyemez oldular.
    • Rab kötüleri ve onların günah tuzaklarını ve kurmaca kötü oyunlarını silip süpürecek.
    • Dehşet haberlerini alanlar korkudan titreyecek. Ardından çarçabuk bela onlara geliverecek.
    • O gün RAB yukarıdan gökteki güçlerini aşağıya göndererek yeryüzündeki kralları cezalandıracak.
    • Rab doğal afetlerle kötüleri uyarıyor. Ancak insanlar hala anlayamıyorlar.
    • Rab her şeyi değiştiriyor. İnançsız zorba yönetimlere karşı değişim rüzgarı yayılarak devam edecek.
    • Rab kıyı kentlerini vuracak. İki büyük vah görülecek. Ardından kaçınılmaz ve pek acıklı üçüncü vah.
    • Zalimler uyarıları anlamıyorlar. İllaki azap onlara gelince ve ölünce mi anlayacaklar.
    • Zalimler derler ki ‘Hadi o azap gelsin bize doğru söylüyorsanız getirin diyecekler.
    • Azabın onlara geldiğini gözleriyle gördüğünde özür dilemeye af dilemeye kalkarlar.
    • Onlara artık çok geç denilir.’ İnanmayanlar illaki azabı tatmak ister.
    • Zalimler Rabbin sözlerini sıradan sözler sanıyorlar. Aldatmaca diye inanmıyorlar.
    • Zalimler diyecekler ki: ‘Bu mazlumlar Rabbin kralının etrafında toplanıyor. Yarın bizim için tehdit olmadan biran önce saldıralım ve ortadan kaldıralım diyecekler. Bizden korksunlar ve bir ders verelim diyecekler. Türkiye ye saldırmak için savaş naraları atacaklar. Kıbrıs Rum kesiminden, Yunanistan dan, Ermenistan dan, Irak dan saldırı planları yapacaklar.
    • Zalimler baskı kurup artıracakları anda dualarla zalimlerin kentlerini yıkacaklar.
    • Mazlumlar, ‘Allah büyüktür bakalım’ dediklerinde şehirleri yıkılacak.
    • Rab, halkının duasını kabul edecek. Ona inananları koruyacak.
    • Rabbe bağlı kalanlar. Haksızlığa karşı çıkanlar. Rabbin yasalarını önemseyenler. Değer bulacak.
    • Esenlik çağı, Rabbin çağı yaşanacak. Müthiş bolluk ve bereket görülecek.
    • İnsanlar mala sahip olmaktan kaçınacaklar. İyilikte yarışacaklar.
    İNSANDAKİ ÇELİŞKİ
    • Saldırı planlarını yapıp inananların öncülüğünü yapan ülkenin kapısına dayanıp kenti vuracakları anda yeryüzündeki tüm inananlar dua ederler. Derler ki ‘Allah dan başka ilah yoktur.’ ‘Allah büyüktür.’ Ve sonra ‘ güç ve kuvvet ancak Allahındır.’ Dediklerin de zalimler büyük yıkımlar yaşarlar. Savaşmadan yenerler. İşte Rab halkına böyle sahip çıkar.
    • Doğruları söylemekten ve zalime dur demekten çekinmemeli gelen tehditlerden kaygıya kapılmamalıdır. Doğruluk la hak için mücadele edenler sırtını rabbe dayasınlar. Rab onların güvenini asla boşa çıkarmayacaktır.
    • Hayatı yeme-içme, eğlenme, cinsel ilişkiye girme, birtakım isteklerini tatmin etme olarak görenler hayvanlar gibi yaşadılar.Kalpsiz, vicdansız ve ahlaksız olanlar hayvanlar gibiydi.
    • Bana bir şey olmasında ne olursa olsun isterse dünya batsın, düzen bozulsun diyenler insanlığa zarar verdiler. Zevklerinin kölesi oldular.
    • İnananlar farklı bir pencereden inanmayanlar farklı bir pencereden bakıyor. Hayatı onlar farklı siz farklı görüyorsunuz. Siz onların düşündüğü gibi düşünemez onlar da sizin düşündüğünüz gibi düşünemez. Onların dinleri kendilerine sizin dininiz sizedir. Siz onlara inanacak değilsiniz onlar da size inanacak değiller. De ki Ey kafirler bir süreye kadar size dünya hayatı verildi. Varacağınız yer bellidir.
    • Türlü nimetlere sahip olanlar şükrü tanımıyorlar. Biz aklımızla, gücümüzle kendimiz kazanıyoruz diyorlar. Müthiş bir sefa içindeler. Renkli ve şaşaalı hayatları var. Sahip olduklarını kaybetmemek isteyenler zulme sarılıyorlar.
    • İnsanlığı düşünmeyenler barışı tanımayanlar savaş siyasetiyle dünyayı yönettiler. Rabbin kralı barışı duyurunca onu çekemiyorlar.
    • İnsanlığın ortak çıkarlarını düşünen, bir tarafı korurken diğer tarafı ezmeyen eşitliğe dayalı insan sevgisiyle hareket eden dünya anlayışı yeryüzüne egemen olamadı.
    • Yoksulları, çaresizleri, engellileri, kadın ve çocukların haklarını koruyan ailenin korunmasını sağlayan, bir insanlık düzeni yeryüzünde her zaman özlendi.
    • Tüm insanlık insanların özgürlüğünü, barışı adaleti, beslenme, giyinme, barınma, sağlık ve eğitim gibi temel ihtiyaçların karşılanacağı sistemi desteklemelidir.
    • Sosyal sınıfları ortadan kaldıran, insanları eşitleyen, sosyal yaşamın kalitesini arttıran ve kimseyi çaresiz bırakmayacak sistem ancak rabbin yasalarına bağlı kalmakla mümkündür.
    • İnsanlıktaki tabuları yıkmak veya cahil insandaki şeytanı, sözlerle sopalamak zor olsa da siz doğruyu ve iyiliği öğütlemekten vazgeçmeyin.
    • Kötü düzende çok çeşitli insanlar türedi. Pusuya yatmış av peşindeler. Dolandıracak çarpacak adam gözlüyorlar. Masum insanların iyi niyetini ve bilgisizliğini kullanıp aldatıyorlar. Kötü kazancı benimseyenler midelerini ateşle dolduruyor. Kendilerini akıllı görüp te bu dünyanın kerizi çok diyorlar. Çaresizi zayıf anında yakalıyorlar. İşte bu tiplere lanet olsun.
    • Kim rabbi için canını hiçe saydıysa onun canı Rabbin gözün de çok değerlidir.
    • İnançlılar yaşamakla ölmenin aynı olduğunu bilirler.
    • Arzularına karşı koyamayan zaaflı görülür. Sigara içen, sürekli zina eden, aşırı yiyenin itibarı zedelenir. Toplumda ikinci ve hatta üçüncü sınıfa konulur. İşte arzularına uymak böyledir. Kontrollü davranmak, arzularının kölesi olmamak dinin emirleridir.
    • Zalimler kötü niyetlerini inananlardan gizleyemeyecekler. Sizden bir şeyler istiyorlarsa ya da uğraştıkları işlere bakarsanız mutlaka yeni kötülükler peşinde olduklarını görürsünüz.
    • Kötülük onların yaşam tarzı olmuş artık onların hayata bakış tarzı böyle, onlar değişmezler.
    • Kendilerini doğru yaptıklarına inandırmışlar. Dürüst olduklarını zannediyorlar.
    • Kötü kalpleri dillerinin altında gizli. Konuştukları anda kötü niyetlerini kusuyorlar.
    • İçinde fesat olan iyileri kenardan köşeden uzaktan uzağa izliyorlar. Bir hatalarını araştırıyorlar. Acaba bizim ayağımızı kaydırırlar mı diye iyi işlerine ve ne yaptıklarına bakınıyorlar.
    • Herkes gelecek nesile ne bıraktığına baksın. Herkes kendi yaptığının karşılığını alırken kimi destekleyip neyi amaçladığına baksın
    • Herkes kendinden daha fazla kazananı izledi. Kimse kendinden kötü durumdakini görmedi. Sürekli yükseği hedefledi ve dünya için çalıştı. Hedeflerine ulaşmak için mazlumun sırtına bastılar, haksızlıkla başkalarının mallarını yediler. İnsan öldürdüler.
    • Zulmedenler kadınlarla havuzlarda türlü nimetlerle sefa içinde eğleniyorlar. Zalimler savaşı isterken ölümleri, yıkılan ve dağılan yuvaları, feryatları üzüntüleri hiç düşünmediler.
    • İçki masalarında eğlenenlerin işleri güçleri kadın kız. Arzularını tatmin etmek için yaşadılar. Türlü eğlence peşindeydiler. Dini kötüledikleri gibi mazlumları kınadılar ve feryatlarına kahkahayla güldüler.

  2. #2
    Status : nergisli isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Jan 2012
    Mesajlar: 16
    nergisli seçkin bir yolda olduğunu belli
    Tecrübe Puanı
    0

    DEĞİŞİM
    • Osmanlı zamanın da Rumlar, Ermeniler, Araplar tüm ırklar, doğudakiler ve batıdakiler barış içinde yaşarlardı. Ne zaman ki bozguncular yeryüzüne hakim olmaya başladılar. Osmanlı geriledi. Dünyada egemenliği kuran inançsız bozguncular dünyanın düzenini bozdu. Herkes birbirine düşman oldu ve uluslar birbirine girdi. Dünyaya sahip olma ve egemenlik mücadelesi çıkar savaşlarını meydana getirdi. Yeryüzünde istikrar bozuldu.
    • Osmanlı döneminde olduğu gibi bazen yeryüzü iyilerin egemenliğinde bazen de kötülerin egemenliğinde oldu. İyilerin egemenliğinde barış ve esenlik içinde yaşarlarken kötülerin egemenliğinde savaş, kargaşa sıkıntı ve kıtlık dönemleri yaşanmışıtr.
    • Osmanlı gerileme dönemine girdi. Doğruluk, adalet ve evrensel değerler yitirildi. Dünyayı isteyenler güç ile kazanmak için silahlanmayı geliştirdiler. İnsan öldürerek kazanç sağlamak benimsenir oldu.
    • Rabbe inanmayan vicdansızlar teknolojiyle öldürmeyi kolaylaştırdılar.
    • Delikli demiri geliştirip egemenliği zorbalıkla ve öldürerek elinde tutmak isteyenler çıktı. İnançsızlar doğruluğu ve adaleti ittiler. Şeytana uyup zulmettiler.
    • İnsan Rabbine inanmayınca ona ortak koştu, ardından yeryüzünde fitneler çıktı. İnsanlar öldürüldü, Rabbin yasaları çiğnendi, düzen bozuldu.
    • İmandan, vicdan ve sevgiden yoksun olanlar sadece arzularını ve çıkarlarını düşündüler. Kolay ulaşılabilir silahlarla bozuk düzende öldürmek kolay oldu. Adaletin olmadığı dünya da zulüm ve haksızlık her yerdeydi.
    • Barışı ve kardeşliği bozmaya çalışanlar Osmanlı döneminde yeterli güce sahip değillerdi. Osmanlı devleti yapıcı bir lider güç olarak dünya barışını bir nebze sağlıyordu. Ancak her devlet gibi Osmanlı gücünü kaybetmeye başlamıştı.
    • İşte tam bu dönemlerde 1700-1800 lü yıllarda silah buluşları, silahlanmalar, üstünlük elde etmek için yapılanmalar görülüyordu. Avrupa ve kuzey ülkelerinde gemi teknolojisinde artışlar. Silahlanmada ilerlemeler görüldü.
    • Çok kazanma arzusu ile yola çıkanlar dünyaca bilinen topraklara coğrafi keşifler dediler.
    • Kıyı kentlerinde yaşayan insanlar dünya nimetlerini kazanmak için başka kıtalara ve kıyılara ülkelere gittiler. Silah ve güce sahip oldukları için oralarda yaşayan zayıf ve gelişmemiş ilkel toplumlara saldırmışlardı. Halkları, mazlumları katlettiler.
    • Fransız ihtilali sonrasında gerçekleşen tüm kutupsal yapılanmalar büyük bir değişimi meydana getirdi. Fransız devrimi on yıl içinde oturdu ve iki yüz yıl içinde dünyayı değiştirdi. Kötü bir düzen, çıkarcı bir yapı, bozgunculuk ve bozuk sistemler kuruldu.
    • Dünyada savaşlar oldu. Tam bir kargaşa yaşandı. Osmanlının da çöküşüyle gerçekleşen bu yapılanma Trablusgarp savaşıyla başlamakla beraber birinci ve ikinci dünya savaşları ve nice savaşlar gözlendi. İnançsız yapılanma yeryüzüne ve yönetimlere hakim oldu.
    • Osmanlı çöktüğünde dünya da otorite boşluğu ortaya çıktı. Ardından savaşlar, kargaşa ve kaos dönemleri görüldü.
    • 1.dünya savaşı dünyayı isteme çabasıyla başlayan kargaşaydı. Şeytanın egemenliğine girerken bozuk düzenin getirdiği menfaat kavgasıydı.
    • Kendilerine güvenen ve dünya için çalışanlar silahla, bozgunculukla hızla yayıldılar. İnançsızlık ekolü hükümetleri ve eskiyi deviriyordu.
    • İnançsızlar egemen olunca Uluslarda inançsızlık hızla yayıldı. Kıyı kentlerindekiler dünya için her şeyi yaptılar.
    • Dünyadaki bu değişim Trablusgarp ve bin gazi savaşlarıyla başlamış, kuzey Afrika ve orta doğuya yayılmıştı. Dünyayı etkisi altına almıştı. Tüm yönetimler devriliyor ve değişiyordu.
    • Kurtuluş savaşıyla Mesih imanlılarını ortadan kaldırmak istiyorlardı. Soykırım yapıyorlardı. Onların bağımsızlık mücadelesi inanılmazdır. Aldatarak ve yalanla dünyanın her yerlerinden toplanarak getirttirilen halklardan oluşan askerler ulusa her yerden girmiş müthiş bir ölüm kalım savaşı veriyorlardı.
    • Bu savaşlardan dolayı iyice güçsüz kalan Osmanlı halkı kendi içinde de mücadele gücü kalmayınca ülke yönetimi ele geçirildi. Dünyayı yöneten çıkarcıların egemenliğine girdi. Dünyaya tapan yeni yönetim askeri güçle, din karşıtlığıyla, dış destekle ayakta duruyordu. Askeri yapıya egemenlerdi. Güç artık bozgunculardaydı.
    • Yönetimi ele geçirenler hem dünyadaki egemenlere hem de kendi çıkarlarına hizmet etmek için her şeyi yapmışlardı. Eski kurumları, inanışları tamamen değiştirmişlerdi. Her türlü yalan haberi ve kötü olayı organize etmişlerdi.
    • Osmanlı dünyada otoriter lider olarak bir güçtü ancak yıkılmaya başlamasıyla dünyada bir otoriter lider boşluğu doğmaya başladı. İnsan haklarını, barışı, kardeşliği ve adaleti savunan çıkmadı. Yeni lider çıkışında dünyada kargaşa 1.dünya savaşları, 2. dünya savaşları balkan savaşlar gibi kaos ve kargaşa dönemi görüldü.
    • Tüm bunlar yaşanırken sivrilen ülke olarak Amerika birleşik devletleri ortaya çıktı. Kıtada zenginleyenler ve çıkarı için her şeyi yapanlar birliği sağladılar. Amerika sürekli büyüdü ve gelişti. En çok da silah yapımı ve üretimiyle kazanç sağlıyordu.
    • Dünyayı kazanma arzusu kıyılardan bereketli topraklara küçük saldırılarla başladı. Sonra tüm dünyada benimsenen düşünce oldu. Dünyayı isteyen büyük topluluk ortaya çıktı. İnsanlar dünya için birbirlerini ezmeye öldürmeye başladılar.
    • Rabbe inanmayanlar arzuları için dünyayı sevdiler ve şiddetle arzuladılar. Dünyanın her yerinde birbirlerinden bağımsız ve dağınık olsalar da aynı hedeftelerdi. Dünyayı hedefleyenler birbirlerini anladılar. Zengin olmak. Güç sahibi olmak. Arzuları için dünyayı istemek. Kısacası şeytanın egemenliği dünyaya yayıldı. Birbirlerini anlıyorlar ve kazançları için destek veriyorlardı. Çıkarları için yaşayanlar sömürecekler, öldürecekler, baskı uygulayacaklar ve her kötü işi organize edeceklerdi.
    • Silahlı güçle egemen oldular. Kazanç için gemilerle yola çıktılar. Uzak kıtalara giderek ora halklarını katlederek haksız kazançla servetlere sahip oldular. Öldürerek kazanç sağlayanlar tarihe kara leke olarak geçtiler.
    • Dünyayı isteyen ve her şeyi yapan zalimler önce Amerika kıtasına yöneldiler. Oradaki halkları katlettiler. Her açıdan çok bereketli kıtaydı. Kıtanın tüm zenginliklerini yediler, içtiler.
    • Afrika ya yöneldiler sömürdüler ve köle yaptılar. Sonra da aç bıraktılar. Afrika da insanlığın öldüğünü gördük.
    • Asya ya yöneldiler. Onları da hem sömürdüler hem yönettiler.
    • Coğrafi keşiflerle başlayan ve Rönesans, Reform, sanayi inkılabı gibi devrimlerle sürekli değişime uğrayan insanlık bozuk düzeni yarattı ve bugüne kadar geldi. İnanç da ki birtakım eksiklikleri ve yanlışlıkları düzeltmek yerine inancı tamamen bir kenara atarak inançsızlar yönetimlere ve devletlere ve yeni çağa egemen oldular. 1900 lü yılların başında dini ve felsefi bilgilerin bir kenara atılarak tamamen pozitif bilimlere yöneldiler. İnançsızlık gözde olurken inananlar hor görüldü. Dünya da egemenliklerini tam olarak kurduktan sonra insanlığa zulmedecekleri yıllar arkadan geldi.
    • İnançsızlar dünyaya egemen olunca Osmanlının egemenliğindeki yakın tarihi değiştirdiler. Türkleri ve inanan İslam dünyasını da kötü olarak gösterdiler. Barbar, vahşice olarak tanıttılar. Uydurdukları yakın tarihini ders kitaplarına sokup Avrupa da üniversitelerde bile okuttular. Yalan üzerinden siyaset yapanlar sadece çıkarlarına çalışanlar insanlığı hiç düşünemezler. Onlar insan hakları bahaneleriyle dünya kamuoyunu sürekli aldattılar.
    • Şimdi de inanan mazlumlara basit bahaneler oluşturarak saldırdılar. Ortadoğu nun nimetlerine göz dikenler uyduruk bahanelerle uluslara girildi ve Rabbin halklarına zulmettiler.
    • ABD deki zenginlerden oluşan lobi Dünya üretiminin ve dünya medyasının büyük ve etkili kısmına sahipti.
    • ABD de silah gücünü ve egemenliğini sağlayan baskıcı ve cuntacı yapı ülkeye egemen olmuş. Sadece ABD ye değil dünyaya da egemen olmuş. Çoğunluğu masum olan dünya halklarına sömürgeyle, mallarına göz dikmeyle, insan öldürmeyle, zorbalıkla ve yalanla baskı uyguladılar. Dünyayı inanılmaz kötü ve yaşanamaz yer haline getirdiler. Şeytanın insanlığa yaptığı bu saldırı akıllardan tarih boyunca silinmeyecek.
    • Dünyanın ardına düşüp bol ve güzel yaşamı, dünya nimetlerini arzulayanlar gelişmiş ülkelere yöneldiler.
    • Kısa dünya hayatını ebedi hayata tercih ettiler. İnançsızların sayısı sürekli arttı.
    • Akıllı adamlar, kaliteli beyinler gelişmiş ülkelere gittiler. Bozguncular diledikleri gibi bilimi ve felsefeyi şekillendirdiler.
    • Etnik, din, siyasi, ideoloji gibi ayrımcılığın her türlüsünü görüldü.
    • Dünyayı isteyen inançsızlar Ahireti reddettikleri için her kıtada her türlü katliam yaptılar. ABD yönetimini ele geçirmişler. Zulümlerle güçlerini arttırmış ve egemenlik kurmuşlar.
    • Kıtanın yerli halklarına zulmederek ve katlederek kıtalara girenler büyük koloni sahipleri oldular. Kolonilerin egemenleri bir araya toplanarak Birleşik devletler birliğini kurdular.
    • Zenginler, güç sahibi egemenler, silah üretip satanlar, belirli güç merkezlerindeki yöneticiler dünyayı yönettiler. Bunlar bir kulüp, lobi oluşturdular. En güçlüleri masa başında dünyanın geleceğini kararlaştırıyorlardı. Dünyayı diledikleri gibi yönettiler. Çıkarlarına geleni yaptılar. İnsanlığı, demokrasiyi insanlığın tüm haklarını hiç önemsemediler. Kendilerini inançlı dindar zanneden bu gurup dünya egemenliğini ve yönetimi ellerinde tutmak için türlü kötü kararları yürürlüğe koydular.
    • Çok güçlü hale gelen bozgunculuk için silah üreten ve dünya nimetlerine sahip olan ABD dünya liderliğine yöneldi. Ben dünyanın jandarmasıyım diyerek barışa ve adalete hizmet ediyormuş gibi görünerek pek çok ilkeler, insan hakları beyannameleri, demokratikleşme barış ve adalet gibi dinin temel taşlarını söylüyordu. Bu şekilde insanlar tarafından tutuldu. Ancak zalimlikle kötülükle başlayıp iyiliği savunmaları büyük çelişkiydi. Çünkü onlar kazanma arzusuyla kıtalara gitmiş ora halklarını katletmişlerdi. Dünyayı yönetmenin meşruluğu ancak doğrulukta, adalette ve insana sevgiydi. İşte bunları gog kullandı. Ancak Rab onun gerçek yüzünü göstermek için saptırdı.
    • ABD yi yöneten kötü güçler insan haklarını, barışı kendileri açısından kullandılar. Wilson ilkeleri dediler, İnsan hakları evrensel beyannameleri yayınladılar, Avrupa insan hakları mahkemeleri dediler, İnsanlıktan haberi olmayanlar bunları sadece kendi çıkarlarına kullandılar.
    • Sonra daha da büyüdüler. Her şeyi yapabildiklerini fark ettiler. Kötüyle başlayanlar bir ara iyileri oynadılar. İyilerden olduklarını zannedenler kötülüğe tekrar yöneldiler ancak bunun farkında olmayacaklardı.
    • Paraya sahip egemen güçler, kendilerine güçlü bir derin devlet oluşturdular. Her şeyi kendi çıkarlarına göre belirliyorlardı. Kendilerine bir lider seçtiler. Bu birleşik güçler sürekli kendi içlerinde yenisini atadılar. Halka seçtirmek için medya yollarıyla övdüler ve kendi seçtiklerini seçmen halkın önüne koydular. Bazen medyalarında dindar diye överek yalancı peygamberler atadılar.
    • ABD yi yönetenler diledikleri siyasi partiye medya yoluyla diledikleri kişileri getirdiler. ABD halkı da onların seçtiklerine oy kullanmak zorunda kaldılar. İşte zalimlerin gerçek demokrasisi budur. Yandaş medyalarıyla gündemi belirleyenler dilediklerini yükseltiyor dilediklerini küçültüyorlardı. Halk sadece aldatılandı.
    • Bozguncular dilediklerini lider olarak başa getirmek için siyasi partilere atayıp medyayla destekleyerek seçimleri diledikleri gibi yönlendirerek istediklerini seçtirdiler.seçilenler medya yoluyla insanları aldattı. Oyaladı. Gündemi belirlediler ve diledikleri gibi yönlendirdiler.
    • Deccal bu şartlarda güçlü olarak ortaya çıktı. Uluslara para, yiyecek ve her türlü destek sağladı. Onun ardına düştürler. Böyle ayakta kaldı ve gücüne güç kattılar.
    • Silahta üstünlük sağlayan kaba güçle önlerine çıkan herkesi tehditle ve baskıyla ezip geçiyordu. Savaşı ve kötülüğü bilmeyen mazlum halkların uluslarına girerek zulmettiler. Sonra da birtakım ulusları sindirmeye çalıştılar. Japonya’yı, Küba’yı, Kore’yi, Vietnam’ı daha nicelerini şiddetle bastırdılar. Barışa hizmet ettiklerini söyleyenler yalancılardı ve sadece çıkarlarına hizmet ediyorlardı.
    • ABD deki deccal size ben veriyorum. Ekonomileriniz benim elimde. Not kuruluşlarım var. Ben ne dilersem o olur niyetiyle egemenliğini ilan ediyordu. Şeytan insanlara geldi ve dedi ki; Deccal ve ülkesi ABD çok güçlü. Nimetlerinizi o veriyor. Güvenliği ve adaleti sağlıyor. O olmazsa aç kalırsınız ve düzen yıkılır. Şu inançlı sefiller sizin için tehdittir.’ Dedi. Dilediğim ülkeyi yükseltirim, diriltirim. Dilediğim ülkeye ambargo koyar öldürürüm diyordu. Kula kulluk edildi. Güç sahiblerine köle oldular. Rabden değil de onlardan medet umdular. Rabbe ortak koşuldu ve insanlığa kötülük yayıldı.
    • Paraya yön verenler ve parayı yönetenler başkalarını ezerek kazanç sağladılar.
    • Rızkını Rabden bilmeyenler şeytanın yoluna uydular. Yeryüzünde fesatçılar olarak karışıklık çıkarttılar.
    • Şeytanın egemenliğinde ulusların kalkınması engellendi. Ülkelerin kalkınmasını ve gelişmesini tehdit olarak gördüler.
    • Silah tüccarları kimlerin kime zaafı var diye araştırıp insanlar arasına fitnelerle düşmanlık ektiler.
    • Ulus liderleri de egemen ve güç sahibi bozguncuların yoluna uydular. Zulmedenler kendilerine verilen refahın peşine düştüler. Egemenliklerini sürdürmek için her şeyi planladılar. Tüm kötü işler onlardan çıktı.
    • Yeryüzünde düzen bozulmuştu. Rabbe inananları, İbadet edenleri, iyilik yapanları engellediler. Dürüst olanlarla alay ettiler. Doğruluğu beğenmediler. Haksızlığı ve aldatmayı alkışladılar. Kötü olanın kazandığını kalplere yerleştirdiler.
    • ABD yi yönetenler; Çıkarları için bozgunculuk yaptılar. Gizli anlaşmalar yaptılar. Ulusları karıştırdılar. Irk, din, mezhep, iktidar- muhalefet gibi her türlü ayrımcılığı körüklediler. Silah sattılar, bedava dağıttılar. İstikrarsızlaştırdılar. Her türlü kötü olayı desteklediler.
    • Çıkarcı zalimler diledikleri hükümetleri desteklediler. Hükümetler az bir para karşılığında ve desteği karşılığında aldandılar. Zalimlerin egemenliğine hizmet ettiler. Kötü bir düzenin içinde oldular. Herkes kendi çıkarını düşündü. Rabbe inandığını zannedenler vicdanlarının sesini hiç dinlemediler.
    • Ulus ulusa komşu komşuya düşman edildi. Fitne ektiler, ayrılık çıkarttılar. Muhalefet hükümete, halk devlete düşman ettirildi.
    • Dünyada son 50 yılda inanılmaz bir zulüm görüldü. Her ulustan her kentten feryatlar yükseldi. Ancak kimse duymadı. Çünkü Zulmü dünyaya barışmış gibi kabul ettirdiler. İnsan öldürmeyi makul gösterdiler. Kimileri aldatıldı. Kimileri çıkarı için her şeyi yaptı. İnsanlar köpekler gibi yalakalık etmeye başladılar.
    • Dünya kaynıyor. Her yerde terör, her yerde şiddet ve zulüm. Şeytan (Ejderha) insanları birbirine düşürdü. Analar ağlıyor, yuvalar dağılıyor. Çocuk kadın demeden savaşlar katliamlar oluyor. Nedir bu dünya arzusu, egemenlik mücadelesi, düşmanlıkla savaş psikolojisi. Yarın için kaygılar, korkular. Belirsiz hedefler. Sağlam temellere oturmayan bahaneler. Bir dünya yarışı düşmanlık psikolojisi inanılmaz hasta insanlık. Şeytan insan kardeşleri birbirine düşman etmiş. Mantıksız amaçlar, yanlış kabuller gereksiz ölümler getirmiş.
    • Devlet eliyle terör yaratıldı. Devlete egemen olanlar terör estirdiler. İnançsızlar devlet yönetimlerine egemen olunca terör çağı başlamış oıldu.
    • Afrika halklarını istikrarsızlaştırdılar. Açlığın çaresizliğin içine attılar. Yıllarca yer altı zenginliklerini yediler, sürekli sömürdüler. Silahlar dağıtıp bir guruba karşı diğer gurubu kışkırttılar. Ne güvenlik vardı nede düzen. Onlara yardım da engellendi. Afrika da insanlığın öldüğünü gördük.
    • Yıllarca İran’a vurma hayalindeler. Akıllı oynayalım diyorlardı. Zamanı gelince İran a da vururuz diyorlardı. Savaş isteyenler ne kadar da azgınlar. İran ın insancıl nükleer üslerini vurarak bölgede istikrarsızlık yaratıp, İran petrolünü ve dogalgazını arzuluyorlar. Sonuçlarını ve zararlarını düşünerek beklemeye alıyorlardı. İran üzerinden siyaset yaptılar. Hep böyle kötü arzular peşindelerdi.
    • Birtakım terör olaylarını organize ederek uyduruk sebeplerden Afganistan, ırak gibi ülkelere girdiler. Onlar barışa hizmet etseydi sadece doğruları söyleyerek hükümetlerini devirir yönetimlerini kendi halklarına bırakırlardı. Makul, uygun bir geçiş sağlarlardı. Ancak zalimler ne yaptılar. Savaş istediler. Zorla ülkelere girip insanları katlettiler. Baskı ve şiddetle ulusları devirip, hükümetle muhalefeti ve halkları birbirine düşürdüler. Yer altı zenginliklerine göz diktiler.
    • Yecüc mecüc; Dünyayı arzulayan bozguncu insanlar. 11 eylülle bir hristiyan din dayanışması kurup haçlı zihniyetiyle Ortadoğu ya ve mazlum halklara savaş açtı. Daha önce de hep böyle yapmışlardı. Ancak bunlar Rabden habersizler.
    • Evangelistler Ortadoğu ya İsa yı getirmek için plan kurmuş şeytanın bu aldatışına uymuşlardı. İsa şimdi geldi neden beğenmiyorlar. Çünkü onlar Rabbe inandığını zanneden şeytanın taraftarlarıydı. Onlar çıkar için Ortadoğu da ve dünya da huzuru tamamen bozdular.
    • Rabbe olan kötü zanlarından, ve gizlice kötü işlerini yürüttüklerinden zulümlerini gizleyemediler. 11 Eylül saldırısını planladılar. Böylece gerçek yüzleri ortaya çıkarılacaktı. Böylece Rab gog u saptırdı.
    • ABD de 11 eylül saldırılarını türlü yalanlarla inandırıcı hale getirdiler. Gerçekliği ve kimlerin yaptığının doğruluğu kanıtlanmadan mazlumlara bir saldırı başladı.
    • Evet ortada bir terör olayı vardı. Ancak insanlar ABD nin kendisinin yaptığını düşünemediler. Hem kim ABD yi sorgulayabilirdi ki. Hemen cehennemine atardı. İnsanları yalanlarla aldattılar. Büyük yalanı söyleyenler daha sindirilmeden ardı arkası kesilmeyen yalanlarla desteklediler. İyi planlanmış senaryoyu iyi yönettiler. Ancak savaş istekleri çok belliydi.
    • 11 Eylül saldırıları sonrası yaşanan on yılda inanılmaz katliamlar, savaşlar ve ölümler oldu.
    • Afganistan sürekli ezildi. Sürekli saldırılan hırpalanan ulus oldu. Savaşlardan kargaşalardan iyice yıldılar. Onların esenlik içinde yaşamaya hakları yokmuydu. Uluslarının dışına hiç savaş tehdidi oluşturmadılar. Savaş da isteyen ulus değildi. Ancak tüm zalimler onlara sataşıyordu. Afgan halkı kimin çocukları. Neden topraklarına hazinelerine ve canlarına göz dikildi. Öyle mazlumlardı ki sürekli üzerlerinde kara bulutlar dolaştı. Hem karıştırdılar hem mallarını hem canlarını kasteddiler.
    • Endonezya yakınlarında gerçekleşen büyük tsunamiyle Rab kıyı kentlerini vurdu. Rab’bi öfkelendirenler zulmedenleri desteklemelerinden ve çekinip ses çıkarmadıklarından bela onları yakalayıverdi. Tsunaminin gerçekleştiği döneme bakarlarsa o aylardaki Irak savaşını, afganistana baskıyı arttırmaları, Pakistan üzerindeki hesapları ve savaş planlarını anlarlar.
    • Pakistan da resmen savaş hali görülmese de inananlara karşı görünmeyen büyük savaş vardı. Ulusta iki kutup haline gelmiş inananlar ve inanmayanlar birbirleriyle mücadele ederken dış güçler her açıdan inançsızlarla beraber oldu. Mazlumlar tek tek öldürülüyorlardı. Suikastler yaptılar, bir takım inananlara el kaide diyerek saldırıldı.
    • 11 Eylülün 10. yılında İslama karşı değiliz diyen Obama ‘Dünyanın hala lideriyiz .’diyor. Onlar kendilerine güveni çoktan kaybettiler. İyi bilsinler ki dünyanın lideri Artık Rabbin kralıyla Türkiyedir. Çünkü dünya barışına ve insana o hizmet ediyor.
    • Şeytan onları kötü aldatmıştı. Kendileri de ona uymakla sapmış olduklarının farkında değillerdi.
    • Obama İslam la düşman halinde değiliz diyor. Terörü oluşturup bahaneler üretenler İslam a ve mazlumlara saldırıyorlar. Bu nasıl bir aldatmaca. Nasıl bir zulümdür.
    • Çıkarcılarla birleşip güvenlikte olan birçoklarını yok etti, Yıkımlar yaptılar. Kimseye acımadılar.
    • Medya gündemcileri her geçen gün İslamafobiyi yükselterek kendi sonlarını hazırlamaktadırlar.
    • ABD de bütün seçimlerde daha önce yaptıkları gibi Ortadoğu üzerinden siyaset yapıp oy toplamak için her türlü propagandayı yapıyorlar. Savaş müjdeleri verenler, yeni hazineler ve sömürgeler bulduk diyenler dini yaymayı da bahane ederek ABD nin inançlı tutucu halkını da aldatıyorlar.
    • İslamafobi korkusunun arkasında menfaat şebekesi vardır. Ve güç odaklarının manipilasyonudur.
    • Avrupa İslam düşmanlığıyla savaşıyor. Yabancı düşmanlığı güçlü. Yıllarca oluşturulan olumsuz kabuller hemen yıkılamıyor.Hem ekonomik hem de sosyal krizler yaşanıyor.
    • Mesih inananları doğruluğun barışın ve sevginin yanında oldu. Zalime karşı çıktı. Mazlumu sahiplendi. Sömürgecilik ve bozgunculuk yapmadı. Dünya için değil Rab için çabaladılar.
    • Ülkeleri istikrarsızlaştırdılar. Bunun için terör örgütleri kurdular. Paralarını yönetimlerini sistemlerini kontrol ettiler. güçlü olan zayıfı daima ezdi. Çıkar peşinde koşanlar başkalarının büyümesine kaş çattı.
    • İyi ve yapıcı fikirlerin, barışçıl buluşların, temiz enerjilerin ve yeni faydalı icatların önünü kestiler. Sırf çıkarlarından ve rantlarından dolayı iyi şeyleri engellediler. İnsanlığın gelişimine de büyük darbe vurdular. Bozguncular her alanda insanlığın düşmanıydı.
    • Dünya da tüm terör örgütlerinden beslenenler bozgunculuğu artırdılar. Kazananlar bizzat terörü kendileri yarattı.
    • Zalimler kendilerini dinin temsilcisi gibi gördüler. Kendilerini doğru yolda diğer dünya insanlarını sapıtmış gördüler. Her asırda Ortadoğuya çıkarları için haçlı birliği kurup masum halklara saldırdılar.
    • Ülke yönetimlerini, devletleri, kurumları insanları etkiledi. Yönetimleri eline aldı.
    • Kimi ülkelerde bu durum kısa sürede gerçekleşirken kimi uluslarda yıllar sonra gerçekleşti.
    • Dinin temel öğelerinden olan akılcılığı, bilgiyi, demokrasiyi, insana ve tüm haklarına saygıyı solcu inançsızlar sahiplendiler. Gücü ellerinden kaybeden masum inananlar zorlada olsa mantıksızlığı, yozlaşmayı, terörü ve her olumsuz şeyi onlara endekslediler.
    • Sömürdüler, istikrarsızlaştırdılar, kargaşa çıkarttılar, düşmanlığı yaydılar böylece insanlığın düzenini bozdular.
    • Haset dünyaya yayıldı. Ülkeler haset ettiler. Herkesi tehdit olarak gördüler. Kimse kimsenin büyümesini istemedi. Komşuya düşmanlık beslediler. Kimsenin büyümesini istemediler. İyi, doğru dürüst ve adil olanı tercih etmediler. Küresel barışa herkes bir darbe vurdu. Şeytanın egemenliğinde yeryüzünde lanetolası günler gördük.
    • Masum insanları tehdit oluşturur diye kendi güvenliklerini sağlamak için onlara zulmederek aslında kendileri zalim oldular. Şeytan onları aldattı. Bunlar gelecekte bizim için tehlikeli hem onları öldürelim hem de hazinelerini yiyelim dediler.
    • İnsanların arasına düşmanlık soktular. Rızkını Rabden bilmeyenler şeytanın bozuk düzeninde İnsanlık zor sıkıntılı ve acı dolu günler geçirdi.
    • Çıkarlarını her şeyin üzerinde tuttuklarından istekleri ve kalplerinin kararı ortaya çıkartılacak.
    • Rabbe inanmayanlar barışın kendilerine bir şey kazandırmayacağını çok iyi biliyorlardı. Çünkü onlar Ahrete inanmaz ve dünyayı arzularlardı. Savaşı isterler ki bunlardan kazanç sağlasınlar.
    • Kötüler. Dünyanın her yerine yayılmışlar. Çıkarları için sürekli kötülüğü istiyorlar. Her ülkede her ulusta her şehirde hatta her mahallede varlardı.
    • Bozgunculuğu destekleyen geniş halk tabakası meydana geldi. En alttan en üste kadar birbirleri üzerinden rızk sağlayan kötü bir düzen oluşmuştu.
    • Sayıları çok fazla arttı. İnanmayanlar kötülük ve zulümlerinden dolayı yeryüzünü yaşanmaz hale getirdiler.
    • Mazlumlar hiçbir kötü olayı gerçekleştirmediler. Ancak zalimler kurguladıkları kötü tasarıları hayata geçirip devlet eliyle mazlumlara saldırdılar.
    • Mazlumların ve halkın sesi duyulmazdı. Devletler siyaset yapıyordu ve dünyayı devlet eliyle yönetiyorlardı. Ancak devletlere çıkarcı egemenler hakim olmuş yeryüzünde zulüm yaşanıyordu.
    • Kuzey Afrika ya, Arap yarımadasına, Afganistan, Pakistan, Türkiye ve nerede Müslüman bir ulus varsa hepsini bu düşünce ekolü yönetti.
    • ABD yi yöneten egemen bozguncular ülkeyi savaşla ayakta tutuyorlardı. Abd yi bir savaş ülkesi yapmışlardı.
    • Dünya da ki yapı daha güçlü; Büyük para babaları, Silah üreten ve satan tüccarlar, dünya zenginleri, birbirlerinden beslenen güçlü yapı. Doğal olarak bu yapı tüm ülkelere bir harita ağı gibi bağlı. Her ülkenin egemenleri ve zenginleri bu eski kötü yapıya hizmet ederek çıkarlarından dolayı bağlıdır. Zaten Arap baharıyla başlayan ve dünyaya sıçrayacak olan eski yönetimlerin devrilişi kaçınılmaz olarak görülecektir.
    • Dünya yı yönetenler sanki melek kanadı takmış şeytanlardır. İnsan hakları ve barış zalimlerin kullandıkları ancak hiç haberdar olmadıkları kavramlardı. Tezgah üstüne tezgah kuruyorlar. Kaşıkla veriyorlar kepçeyle alıyorlar.
    • İnsani çıkarları ve insan haklarını bahane ederek gittikleri ülkelerde gizli planlarını devreye sokuyorlardı. Zalimler kendi haklarını insan hakları yerine koyup öyle yorumladılar.
    • 11 Eylülü gerçekleştirenler onlar, Ortadoğuya savaş açanlar onlar, silah üretip silah satanlar yine onlar, ulusları sürekli karıştıranlar ve savaş ekonomisine dayalı büyüyenler yine onlar.Kendilerini inananlar olarak adlandırıp İnsanlığa zulmedenler yine onlar. İnsanlık büyük tezatlık içindeymiş. Doğru görülenler gerçekte yanlış, Yanlış gösterilenler gerçekte doğruymuş. Zulmedenler sadece insanları değil kendilerini de aldatmışlar.
    • ABD de inançlı muhafazakar halk gerçekte inananlar mıdır. Yoksa zulmü sevenler midir. Savaşı isteyenler büyüklendiler. Seçim politikalarını savaş üzerinden sürdürenler yeni hesaplar peşindeler. Silah pazarları oluşturmak, petrol ve ulus hazinelerini sömürmek, güçlerini arttırıp egemenliklerini sürdürmek peşindeler.
    • Rab ‘Sürekli Mehdi nin kuvvetini arttıracağız.’ demişti. Arap baharıyla onun kuvveti daha da arttı. Zamanla daha da artacak. Avrupa ve Amerika ve ardından da dünya da ki eski bozuk sisteme karşı muhalif yapı da Rabbin kralını destekleyecek. Kuru inatlarına uyan ve bunlardan beslenen zalimlerin destekçileriyle vicdanının sesini dinleyen doğrucu yapı da bir kenara ayrılacaktır.
    • Rab kralının bütün işlerini başarılı kılıyor. Tüm olayları bizzat kendisi yaratıyor. Küresel krizi, Mavi Marmara olayını, Arap baharını, Eski rejimlere öfke yeniyi arzulama eğilimleri gibi tüm işleri rab organize ediyor.
    • İnsanlar tüm bu olayların farkında olmayarak yaşıyor. Ancak yakında gerçekleri fark edecekler.
    • Arap baharıyla başlayan rüzgar Asya ya Avrupa ya Afrika ya Amerika ya tüm kıtalara ve uluslara ulaşacak. Rab kralının destekçilerini arttıracak.
    • Avrupa da bozguncuların hükümetlere egemen olmasına karşı olan muhalif inançlı yapılar da Rabbin kralına destek verecekler.
    • İlerde göreceklerinizden dolayı korkmayınız. Sıkıntı, bela ve zalimlerin kuvvetli oluşu sizleri yıldırmasın. Rab kralını mutlaka muzaffer kılacak. Rab verdiği sözden asla dönmez.
    • Rab kralıyla ve destekçileriyle beraber olacak. Her türlü doğa ve sismik olaylarla kralını destekleyecek. Her kötü oyunu bozacak. Düzeni değiştirecek. Böylece Rabbin egemenliği gelecek.
    • Bozguncular Türkiye de pkk yı kullanırken, dünya da da El-kaideyi kullanmaktadırlar. Israrla kan ve ölüm istiyorlar ve bundan besleniyorlar.
    • Kendi uydurdukları El kaide ile koca ülkelere girdiler. Başka ülkelerin düzenlerini bozdular. İnsanları öldürdüler. Büyük bir düşmanlık sokarak yeryüzünü çok kötü bir hale getirdiler.
    • Ülkeler içinde de derin tartışmalar ve ayrışmalar görülecek. Barış ve savaş yanlıları yani iyilerle kötüler ayrılacak. Türkiye de seçimlerle ve referandumlarla ayrıldıkları gibi bu ayrışma dünya da da görülecek.
    • Barış isteyenler Rabbe inananlardır. Savaş isteyenler çıkar için her şeyi yapanlardır.
    • İsrail le Mavi Marmarayla başlayan kriz derinleşecek. Tartışmalar dünyaya yayılacak. Eski ile yeni çatışması görülecek.
    • Öyle bir hal olacak ki insanlar dünyada ikiye ayrılacak. Bir tarafta İsrail taraftarlı dünyayı isteyen çıkarcı zalimler. Bir tarafta Türkiye taraftarlı kardeşliği, barışı, ahreti isteyen inançlı mazlumlar.
    • Dünya bu değişimin mecburiyetini yaşarken kargaşalı ve çatışmalı bu dönemde artık savaş hazırlıkları yapacakları zamanda dünya evrende karanlık kör noktadan çıkış yapacak. Bir den aydınlanacaklar. Rabbin keskin kılıcını görecekler.
    • Tüm dünyada değişim süreci devam etmesine rağmen bozguncular terörler şiddetlerini arttırıp kendi yapılarını korumaya çalışıyorlar. Türkiye de ısrarla şiddeti pkk ile arttırmaları gibi dünyadaki büyük bozguncular da el kaide ile şiddeti arttıracaklar. Böylece istikrarsızlığı sağlayarak eski güçlerini korumaya çalışacaklar. Ancak tüm bu kargaşa ve mücadeleler devam ederken rab bozguncularını ve destekçilerini iki defa uyaracak ancak ısrarcı olduklarından onları yeryüzünden kazıyacak. Sonuç olarak insanların üç de biri ölecek ve dünya yeni bir döneme yani Rabbin egemenliğine girmiş olacaktır.
    • Dünyada artık savaşla egemen olunmayacak. Doğruları söyleyerek yapılan siyasi savaşı adil ve haklı olan kazanacak.
    • İyilerin içinden kötüler silkelenecek, temizlenecek. Yeryüzü inançsızlardan ve kötülerden temizlenecek. Onlar aralarında olduğu sürece olaylar şiddetlenerek devam edecektir. Çünkü değişime karşı her türlü şiddeti kullananlar kötülerdir.
    • Bozguncu zalimler, tüm dünyaya sahip olup ardından da canlarından oluyorlarsa geçmişte yaptıklarına ve kendilerinin kime uyduklarına bir baksınlar.
    • İnançsızlar, dünyayı isteyenler İsrail hükümetinin etrafında toplanacaklar. Barışı reddedenler bir safta savaşı isteyenler bir safta yer alacak.
    • Zalimler güçlü olduklarından Rabbin kralını bastırmaya çalışacaklar. Ancak Rab sürekli onu melekleriyle destekleyecek.
    • İrena kasırgası, lee kasırgası, Japonyadaki Talas fırtınası, kum fırtınaları, tropik fırtınaların yoğunluğu bize gösteriyor ki Rab güney rüzgarlarıyla ilerliyor. Sürekli kasırgalarla ve sellerle uğraşacaklar. Rab onların kentlerini yıkacak. Sürekli şehirlerini onaracaklar. Kazançları boşa gidecek, büyüyemeyecekler ve en önemlisi gerçeği anlayamayacaklar anlasalar da doğru yola gelmeyecekler.
    • Bozguncuları dehşet dolu günler bekliyor. Asla kaçıp kurtulamayacaklar. Onlar şeytanın tarafında oladursunlar. Biz de Rabbimizin tarafında olmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.
    • Rabbin kralını yalnız zannediyorlar, ancak görünmeyen öyle bir ordu var ki siz göremezsiniz. Rab onu destekliyor. Ve kötü plancıları destekleyenlerin şehirlerine akınlar düzenleyen (doğa olayları gerçekleştiren) melekler var. Rab işte her şeyi değiştiriyor ve yeniliyor.
    • Tüm olaylar Rabbin senaryosu, ve vaadini gerçekleştirmek için meydana getirdiği nedenlerdir.
    • Rabbin işlerine bakın. Yunanistan ı kurtuluş savaşında kullananlar, şimdi ağır kriz altında ezilmiş ve bitmiş. Ancak bozguncular bu çaresizliğini yine Rabbin kralı ve ülkesi için kullanabilirler.
    • Rab tüm olayları kralının önüne getirip onunla kendini tanıtıyor.Tüm işler Rabden çıktığından Kralını her işinde doğru, isabetli ve başarılı kılıyor.
    • Bir derin kriz daha dünyayı sallayacak. Hepsi dip yapacaklar ve ülkeler çok etkilenecekler. Ceplerde metelik kalmayacak. İnançsız bölgelerde şiddetle beraber sosyal patlamalar görülecek.
    • Yeryüzünün tüm sermayesi Türkiye ye gelecek. Buradan dünyaya refah ve esenlik olarak dağıtılacak. Türkiye de işsizlik biteceği gibi dışarıdan işçi göçü alacak. Tüm ulusların istikrarı, güvenliği ve ekonomisi canlandırılıp yeryüzüne esenlik yayılacak.
    • Eski bozuk düzen yıkılırken yeni düzenin inşasında sıkıntılar yaşanacak.
    • Yolun sonuna geldik. İnançsızların sisteminin çöküşünü herkes görüyor.
    • Artık terör ve savaş devri bitiyor. Kardeşlik ve barış devrine girildi.
    EL KAİDE
    • ABD yi geriden yöneten bir derin devlet yani güçlü bir lobi var. İç ve dış politikaları bunlar belirliyor.
    • Dünyayı geriden yöneten büyük sermaye sahipleridir. Bunlar silah ürettiler, Kendilerine hizmet eden ve kazanç sağlayacağı guruplara pazarladılar. Para ile İsrail devleti kurup kendilerine karargah yapmışlardı. Sonra El kaideyi 11 eylülle yarattılar ve El-kaideden beslendiler. Dünya yı aldattılar. Şimdi dünya ya egemen bu yapı barışı hiç istemeyecek. Rabbin kralı doğru olanı gösterecek, mazlumun haklılığını sergileyecek, barış için mücadele edecek. Ancak El-kaideyi yaratanlar şiddeti ve terörü tırmandırmaya çalışacaklar
    • Zalimler sürekli yeni kazanç peşindelerdi. Yeraltı zenginlikleri iştahlarını arttırmış gelişmemiş ülkelere göz dikmişlerdi. Zalimlerin ihtirasları sürekli arttı. Doyumsuzluklarından insanları katlettiler.
    • Dünyanın tüm ülkelerinde bozguncular egemenliği eline almış. Gerek hükümet gerek askeri ve derin devlet yapılanmasıyla bürokrasiyi de elinde tutarak güç odaklarını elinde tutmuş.
    • İnandıklarını sanan bozguncular, zulümle kurdukları büyük krallıklarının başına sahte peygamber George Bush u getirdiler. Kendisine verilen yücelikle şaşırtıcı yıkımlar yaptı.
    • Güçlü ve gelişmiş silahlarıyla ve boyun eğen yalakalarla rızkı dağıtan krallık kurmuşlar gibiydi. İnsanlar ABD den isteyerek onu tanrı gibi görüyorlardı. paranın merkeziydi. Ekonomileri yönetiyordu. Yıkılmaz ve sarsılmaz bir devlet olarak görülüyordu. Zalimler de her şeyi yapardı
    • Deccal ve ülkesi güçlüydü. Devlet yönetimleri onlara boyun eğiyordu ve ona bağlıydı. Hiçbir ülke ona savaş açacak cesarete sahip değildi. Bunun üzerine terör yaratarak ve bunu bahane ederek ülkelere girmeyi arzuladı. Böylece yeryüzünün hazinelerine hem sahip olacak hem de dünyayı dilediği gibi yönetecekti.
    • 11 Eylülle el kaide terör örgütünü kendileri oluşturdular. Egemenler zengin olan ve kendi emsallerinde olan bir adamı Usame bin ladini hedef olarak göstererek inançlı halklara saldırdılar. Böylece uluslara girdiler. Ortadoğu ya girmek hazinelerinden faydalanmak istediler. Dini de buna bahane ederek birbirlerini savaşa çağırdılar. Tarih yine tekerrür etti ve Çıkarcılar yine haçlı birliğiyle mazlumlara saldırdılar.
    • Şeytan insanlara dedi ki ABD nin varlığı ne güzel. Adaleti güvenliği sağlıyor. Onun sayesinde nimetlere sahibiz. Onun yaşamının devamlılığı için çalışmalıyız dedi.
    • Terörü yaratanlar böylece karşı cephe oluşturdular. Terörü oluşturanların saldırılarıyla karşı cephe kendiliğinden gelişti. El kaide arkasına pek çok bilinçsiz insan toplandı. Terörü kurup büyük olayları gerçekleştirenlerle sonradan kendilerini savunma amaçlı mücadele ederek teröre katılanlar aynı kişiler gibi görüldü. Egemenlerin hükümranlığı böyle devam ediyordu.
    • Savaşı benimseten kötülüğü ve düşmanlığı körükleyen bu bozguncular her şeyi planladılar. Dünyanın ardına düşmüş menfaatçi Kötüler bir cephede toplandılar. Güçlü egemenlerin sayesinde kazanç sağlıyorlardı.
    • Güçlü oldular. Silahı ve askeri yapıya sahip oldular. Güce sahip bozguncu egemenler yönetimleri ele geçirdiler.
    • Diledikleri kötü planı yürürlüğe koydular. Medya ile dünya kamuoyuna düşmanlığı aşılayarak yeryüzünde kargaşa çıkarttılar.
    • Terörü yaratan egemen güçler terörü kendileri yaptıkları gibi kendileri kınıyorlar.
    • Terörü dillendirerek propagandasını yaptılar. Terörden beslenenler gündemde sürekli sıcak tuttular.
    • Yıllarca El-kaideyi vuruyoruz diye ülkelere girip çıkarları için gelecek hazırlığı yaptılar. Rab onların bütün kötü oyunlarını ve çabalarını boşa çıkardı. İnançsız zalimler kendilerine cehennemde derin yer seçtiler.
    • 11 Eylül sonrasında medya Müslümanların kötü olduğunu yaydı. Ayrımcılık ve düşmanlığı en zirveye taşıdı.
    • Böylece bazısı bazısını kandırıp saptırdı. İnsanları aldatıp yoldan çıkaranlar birbirlerine yaldızlı sözler söyleyip yalanlara kapıldılar.
    • Terörü oluşturanlar adını el kaide koydular, ve terörü islamla bağdaştırdılar.
    • 11 eylül saldırılarını gerçekleştirdikten sonra el-kaideyi yaratanlar dünyaya yalanlarının doğrulatmak için ellerinden geleni yaptılar.
    • Son haçlı seferini ateşlemek için tasarlanan 11 eylülle büyük ve kötü bir plan hazırlandı. Ülkelere girildi ve krallar devrildi. Bozguncular kendi sonlarını kendileri hazırladılar.
    • Rab daima mazlumun yanında olacaktır.
    • Eskinin eşkiyaları, haramileri, yol kesenlerin bugünkü modern adı terör oldu. Her terör örgütünün etrafında çıkarını düşünen belirli güçler toplandı. Kazanç sağlayanlar, mevkii kuranlar, ticaretini kuranlar fikren destekleyenler pek çok amaçsal gurup tek terör çatısında toplanır oldu.
    • Terör örgütü bir şirket gibidir. Terörü ilan edersiniz oraya çıkarcılar toplanır. Bu işten kazanç sağlayanlar çıkar. Yönetimi oluşturan kurucu yapı asıl pastayı kapar. Bu işten ekmek yiyen geniş bir zümre çıkar. Rant sağlayanlar çıkar.Fikren destekleyenler çıkar, Rüzgara kapılan cahil insanlar ellerine silah alıp türlü saldırılar ve intahar olayları meydana getirirler. Gerçek ve büyük olayları terörü kuranlar gerçekleştirir. Medya ile ilanlarını arttırırlar. Haklılıklarını sergilemeye çalışırlar. Buna tepkili bir yapı da ortaya çıkar. Böylece Terör örgütü zamanla güçlenir ve ortaya sağlam bir yapı olarak çıkar. İşte Pkk ve El- kaide de böyle oluştu ve şekillendi.
    • Bozgunculuğu yapanlar kendini savunan mazlumları terörmüş gibi gösterdiler. Dünya kamuoyunda haklıymış gibi ilan ettiler. Halbuki onlar zalimlerin ta kendisiydi.
    • Dünya ya bakın kim ülkelere saldırmış, kimler zalim; kimler ölüyor kimler mazlum. Terörü yaratan ve terörü bahane ederek savaş isteyenler de kendileridir.
    • Terör örgütlerinden kazanç sağlayanlar doğruluğun, barışın ve adaletin gelmesini hiç istemeyecekler.
    • Rabbin kralına karşı yalanlarını inandırmak için El-kaide ile şiddeti tırmandırıyorlar. Bombalar, intihar saldırıları, her türlü terör olayını gerçekleştirecekler.
    • Terör silahla şiddetle ve insan öldürmekle varlığını korudu. Şeytan da terörle egemenliğini kurdu. Çıkarcılar şeytana uydular. Çıkarcı insanlar ve aldananlar bu oyunun parçası oldular.
    • Savaş masrafları, umduklarını bulamama, inananların direncinde boğulmaları, küresel krizler zalimleri bitirdi. Bunlar ne arzuluyorlardı ki. Her ülkeye silahla girip hükümetini yıkıp tüm hazinelerini yemek istiyorlardı. Daha sonra yeni bir ülkeye, Oranın da nimetleri bitince başka bir ülkeye mi saldıracaklardı. Dolayısıyla bu zalimler insanlığa savaş açmışlardı. Ebedi olmayan dünyada neyin mücadelesini veriyorlardı. Onların şeytana uymuşluğunu ve şaşkınlıklarını herkes görecek.
    • Rabbin kralı 11 eylül sonrası dünyada oluşan islama karşı önyargıyı kıracak ve insanların gerçeklerle tanışmasını sağlayacaktır.
    • Zalimlerin egemenliği kısa sürer. Borç vererek, Yardım ederek, Övmeyle ve psikolojik destekle ülkelerin kendilerine itaatkarlığını sağlıyorlardı. Zalimlerin egemenliği yıkılmaya mahkumdur.
    • Zalimi iyi, mazlumu zalim olarak göstererek olmayanı olmuş gibi gösterdiler. Mazlumları tehlikeli ve düşman olarak göstererek kendileri bozguncu zalim oldular.
    • Ortadoğu halklarına silah üretip dağıtan bozguncular terörü ilan edip saldıranlar da kendileridir. Hem silah dağıttılar hem de silahları bahane ederek saldırdılar.
    • ABD ve İsrailde ki bozguncular, el-kaide ile terör olaylarını arttırarak varlıklarını sürdürmekteler. Egemenliklerini korumak için her türlü terörü kendileri yapıp gündemde sıcak tutarak beslenmekteler.
    • Bozuk sistemin savunucuları makamları için her şeyi yapıyorlar.
    • Dünyayı isteyen bozguncuların yanında olanlarla ahreti isteyip barışın yanında olanlar ayrılacak. İnsanlar ikiye ayrılıyor. Yargılama öncesi gerçekler ortaya çıkarılıyor.
    • Silaha ve silahlı adamlara sahip olmak dünyanın her yerinde egemen güç olmanın belirtisiydi. Çünkü doğruluk adalet ve sevgi toplumda değer bulmuyor ve etkin bir güç olmuyordu. Kötülerin egemen olduğu dünyada iyiler eziliyordu.
    • Devletin yönetimine bozguncular egemen olmuş. Rab aydınlanma ile rejimleri devirecek. Kötü sistemler yıkılacak.
    • Zalimlerin kurmuş olduğu düzen mutsuzluk ve huzursuzluk verdi. Kötülük kargaşa kaos hüküm sürdü. Yeryüzünden esenlik kalmamıştı.
    • Zalimler küresel bilince ne kadar iyi görünmeye çalışsalar da gerçek yüzlerini gizleyemeyecekler. Rab için dünya barışı fedakarlık ister.
    • Öldürmekten ve ölüm anlarını görmekten zevk alanlar zulümde ileri giden aşağılıklardır.
    • Mazlumu katlederek kendi gücünü ispatlayıp sefalarını sürdürenler Rabbin yanında aciz ve beter olacaklar.
    • Çıkarlarına hizmet edenler, barışı sevgiyi iyiliği ve gerçekleri savunuyormuş gibi görünerek insanlığa zulmettiler. İnsanlık dip yaptı. İnanç ve maneviyat bitti.
    • Tüm kötü işler, iyiliğin savunucusu gibi görünen egemenlerden çıktı. Kin ve nefretle kötülüğü ve düşmanlığı devam ettirmek istediler.
    • Şeytana tabi olan bozguncu egemenlerin yalakaları, ayakçıları hizmetkarları çıktı. Bunlardan beslenenler çıkarları için her şeyi yapıyorlardı. Kurulmuş kötü sistemleri işliyordu.
    • Bozguncu egemenler kendilerine yapılan yalakalıktan, hizmetlerden, övgülerden yani her türlü ibadetlerden zevk alarak büyüklendiler.
    • Dünya bozguncuların egemen olduğu birkaç ülkenin kölesi olmuş.
    • Dünyadaki bu kaos şiddet, çatışma, terör olayları, krizler, siyasi çalkantılar bize yeni bir sistemi ve esenliği müjdeliyor. Dünyanın bozuk düzeni yıkılıyor.
    • Bozgunculuğa destek verenler tarihe kara bir leke olarak yazılacaklar. Rab zalimleri yargılarken onların hali içler acısı. Bozgunculuğa destek verenler de Rabbimiz bizi aldatanlara daha agır ceza ver diyecekler.
    • Terör örgütleri araç oldu. Zalimlerin silahlı gücü oldu. Terörü başkaları adına kendileri yapıp onlara yine savaş açan kendileriydi. Şeytanın oyununda aldanan nice insanlar cehenneme hazırlandılar.
    • Yeryüzü hazineleri için ülkeler, toprak ve mal için insanlar birbirlerini öldürdüler.
    • Çıkar için yapılan savaş Rabbin gözünde iğrenç. Çünkü Rab iki insanın menfaati için tartışmasına, kavgasına ve savaşına öfkelenir. Çünkü hayatı o varetti. Bir düzen arzuladı. Sınırsız nimetler hepsine yeterken onlar açgözlülükle kavgaya tutuştu.
    • Bir zamanlar uzak kıtalarda yaşayan mazlumların topraklarına silah gücüyle girip zorbalıkla mallarına ve ülkelerine girenler bugün türlü zenginliklere sahip olup egemenliklerini kurmuşlar. Dünyayı istemeyle oluşan kötü düşünceleriyle insanları katledip egemenliklerini kurduktan sonra bir ara iyi düşünce hali geçirerek barışa, demokrasiye ve insan haklarına hizmet eder olmuşlar. Sonra yine genel kötü düşünce haline kapılarak zulümle ve terörle egemenliklerini korumuşlar. İşte şeytan böyledir. Büyük kötülüklerinin içine bazen küçük iyilikler bulaştırır ki kendilerinin haklı olduğunu zannetsin. İnsanı sinsice aldatır ve kendisini iyilerden ve doğrulardan zannetsin. Zulmedenler bir kısım insanlara iyi davranırken çogunluğa zulmeder. Mazlumu ezdiğini göremeyecek kadar kör olurlar. Yani aslında her iyilik haline bir kötü düşünce ve her kötülük haline bir iyi düşünce bulaşır. Bu bulaşıklık çok etkili ve gereklidir. Kötüler kendini iyi bilmesi için ve iyiler kendini kötü bilmesi içindir.
    • Yeryüzünde Rable Şeytanın mücadelesi devam ediyor. Rabbin kralıyla şeytanın kralı deccal mücadeleye devam ediyorlar. Terör sıkıntı ve gözyaşı artması gelecek olan esenliği, barışı ve Rabbin egemenliğinin müjdesidir. Çözülemez ve içinden çıkılmaz bir hal aldığında Rabbin kendisi müdahale edecektir.
    • Şeytan haksızlığı kabullenmez. Zalimler ve destekçilerinin haksızlığı ortaya çıkınca diklenerek ısrarla şiddete yönelecekler. Ancak özr dileyip vazgeçselerdi affedilirlerdi. Şeytan özr dilemez. İnatla zalimliğe devam eder. Kalpleri kötü olanlar kötülüğü ve düşmanlığı ektiler. Tüm pis işler onlardan çıktı. Onlar Rabden hep şüphe ettiler, sürekli şeytana tabi oldular.
    • AB yi bir hırıstiyan kulübü gibi gördüler. Türkiye yi AB almadılar. Tüm yeniliklere reformlara ve barışçı yaklaşımlara rağmen kötü niyetlerinden Türkiye den çekindiler korktular.
    • Rabbin kralı dünyadaki tüm haksızlık ve yanlışlıklarla mücadele ediyor. Tüm olaylarda Türkiye nin haklılığını biliyorlar. Ancak zorla isteklerini kabul ettirmeye çalışıyorlar. Çıkarcılar egemenliklerine ve dünya metasına aldanmasalardı doğruluk ve barış için rabbin kralının yanında olurlardı.
    • Türkiye de bir kriz lobisi var. Kara propaganda yapıyorlar. Ülkeyi kaosta göstermeye çalışıyorlar. Rabbin kralı gitsin ve düzen bozulsun istiyorlar.
    • Türkiye dış politikada bir zirve yaşıyor. Her ülkeyle dostane görüşülüyor. Amerika bile Ortadoğuyla ilgili konuları Türkiye ye danışarak yapıyor. Etkin, canlı, güçlü, yapıcı ve dünyaya liderlik yapacak yapısıyla evrensel kavramlara sahip çıkıyor. Türkiye tüm ülkelerle hızlı etkin görüşüyor.
    • Bugün dış politikada olanlardan korkuyorlar. Şaşkınca bakıyorlar ve anlamaya çalışıyorlar. Ne oluyor diye de kendi kendilerine soruyorlar. Onlar Rabbin gelişini göremeyecek kadar körler.
    • Yunanistanı, kıbrısı, Ermenistanı kullanarak bu halkın sonunu hazırlayanlar şimdi de aynen tekrar kullanarak bu halkın, barışın, Rabbin egemenliğini engellemek istiyorlar.
    • Türkiye halkı, Türkiye deki ve dünyadaki değişimi ülke içerisinden göremiyor. Dışardan Türkiye ye ve dünyaya bakıldığında değişim çok net görülüyor. Dünya Türkiye yi konuşuyor. Yabancı basını takip edenler Dünyadaki değişimi ve Rabbin kralıyla Türkiye nin yükselişini görüyorlar.
    • Türkiye dünyayı ve bölgesini iyi okuyor. Ferasetle bakıyor. Ağırlığını fark ettiriyor. Herkese güven veriyor. Türkiye nin barış için çabalarını görüyorlar. Rab, kralını ve ilk destekleyen ulusunu gösterdi. Sonra pek çok ulus kralın ardına düşecek.
    • Türkiye nin yapıcı, barışçı ve akılcı yaklaşımları ticari anlaşmaları, turizm gelirlerini ve sürekli büyümesini de beraberinde getiriyor. Her durumda dışa bağımlılığı azalıyor. Pazarı genişliyor. Türkiye artık kendi ayakları üzerinde duruyor.
    • Türkiye de Ergenekon yapılanması gibi dünya da da bozguncu bir yapılanma var. Bu yapıda başı ABD de İsrail lobisi çekmektedir. Silah üreten, ticaretini yapan ve kendilerinin tasarladığı el-kaide ile beslenen bu yapı dünya gündemini belirliyor. Arap baharıyla başlayan dünyadaki cuntacı ve baskıcı rejimlere başkaldırı Amerikanın dünya cuntacılığına ve baskısına başkaldırı olarak devam edecektir.
    • Türkiye küresel bir güç olma hevesinde değildir. Rab için barışa hizmet ettiğinden Küre gücünü ona vermektedir. Global dergilerde Türkiye nin ılımlı devrimi diye başlıklar atıyorlar.
    • Rabbin kralının ülkesinde ve buna müteakip dünyada olağanüstü bir değişim dönüşüm süreci gerçekleşiyor.
    • Rabbin kralı tüketime aç ve işsiz ulusları dünya ekonomisine kazandıracak. Yeni kurulan düzen adaletle ve bereketle işleyecek. Esenlik hep onların olacak.
    • Arap baharıyla başlayan Türkiye nin liderliği dünyaya hakim olacak. Rabbin kralını tüm dünya dinleyecek, herkes ondan söz edecek, hepsi onu takip edecek ve ona uyacaklar.
    • Rabbin kralıyla Türk bayrağı dünyada dalgalanacak.
    • Pek çok ülke Türkiye ye karşı pkk yı lojistik, siyasi, istihbarati, askeri, mali her açıdan açıkça destekliyorlardı. Desteklerin çoğu Rabbin kralı sayesinde azaldı, ancak halen de gizliden destekliyorlar. Yıllarca terörün büyümesine yönelik her türlü desteği verdiler. Türkiye nin büyümesinden korkuyorlardı. Bir tehdit olarak görüyorlardı. Dünya bozguncuları Osmanlı ve Türkiye için çok kara propaganda yapmışlardı. Ancak Rabbin kralıyla barışın kardeşliğin ve Rabbin vaat ettiği esenliğin onlardan geleceğini bilememişlerdi.
    • Türkiye Rabbin kralıyla başını gömülü topraktan çıkardı ve komşularına dünyaya bakmaya başladı. Yalana ve haksızlığa haykırıyor, Doğruya ve iyiye yönlendiriyor. İç ve dış siyasette olağanüstü gelişmeler oluyor. Tüm insanlar Rabbin kralını tanıdı. Doğruluğunu ve adilliğini sever oldular.
    • Kim evrensel dini (Barışı, kardeşliği, insan haklarını, sevgiyi ve iyiliği) savunuyor. Kim Şeytana (savaşa, düşmanlığa, ayrımcılığa, haset ve kötülüğe)çıkarlarına tabi oluyor. İşte ikiye ayrılan iyilerle kötülerin savaşında sona gidiliyor.
    • Türkiye nin lider ülke algısı artıyor. Türkiye yi ve dünya yı doğru okuyanlar gerçekleri görüyorlar.
    • Avrupa da ‘Türkiye, Kıbrıs ı tanımayarak AB yi aşağılıyor.’ diye manşet atıyorlar. Onlar Rabbin kralının barış tekliflerine gelmediler. Kıbrıs barışı için çok çalıştı. Ancak onlar çözümü tıkadılar. Yalanla düşmanlık empoze ediyorlar.
    • Dünya da egemen bozguncular medyalarında kralı kötülüyorlar. Kavgacı, çatışmacı, çıkar ve rant hevesinde olarak tanıtıyorlar. Onu itibarsızlaştırmak istiyorlar. Yalan söylüyorlar. İftira atıyorlar. Kralın ülkesinde de bunlar sürekli oldu. Ancak yalana ve yaygaraya kimse itibar etmedi. İnsanlar artık gerçekleri görüyorlar. Rabden korkanlar Kralının yanında olmak mecburiyetindeler. Çünkü onlarda vicdan var.
    • Avrupa birliğinin oyalamaları, İsrailin yaptıklarına artık tahammül edilemez olması, Kıbrıs ta söz dinlemez tavırları, Irakı kaos içinde bırakmaları, Arap baharında güçlü zorba yönetimlerin değilde mazlum halkın yanında olması, gerçeğin ve adaletin ardına düşmeleri kralı güçlü kılmaktadır.
    • Rabbin kralıyla Türkiye, dünyayı doğru bir sürece sürüklüyor. Tüm dünya ondan bahsetmeye başladı. Dünyanın en meşhur dergilerinde ve global medyada hep ondan bahsediliyor.
    • ‘Türkiye kendisini ne zannediyor.’diyorlar. Güçsüz diye küçümsüyorlar ve ilerde tehlike oluşturur diye savaş isteyecekler. Musa ve kavmine de aynısını yapmışlardı. Onları serbest bıraktıktan sonra bizim için tehdit oluştururlar diye arkalarına düşüp katletmek istediler. Ancak sonra ne oldu Denizin içinde gark oldular. Bu zalimlerin sonları da böyle kötü olacak.
    • ABD Türkiye nin Orta doğuda ki kritik öneminin farkına vardı. Orta doğuyla ilgili her karada ortak hareket etmek istiyorlar.
    • Türkiye dünyada hak ve adalet ve barış için sesini yükselttikçe pkk ve el kaide geniş destek bulacaktır. Rab kendini gösterirken Şeytan da azgınlığını arttıracaktır.
    • Rabbin kralının söylediklerine tahammül edemiyorlar. .Zulümleri ve suçları ortaya çıktıkça şiddete başvurarak azgınlıklarını arttırıyorlar.
    • Münafıklar Dünya güçlerine biz bunları yenemedik bize yardım edin, bari siz yenin diye medet umacaklar.
    • Bozguncular Rabbin kralıyla Türkiye nin büyümesinden çok rahatsız. Bozguncular kriz içinde boğulurken Türkiye nin etkinliğini kıskanarak gelecekte güçlü olacağından tırsacaklar. Eski kazançlarını da bulamamalarından savaş isteyecekler. Bahaneleri hazır ve çok; Kıbrıs meselesi ve orada petrol arayışı, Batık Yunanistan ın çaresizliğini kullanmak, Ermenistan ı kışkırtmak, Pkk ya destek vermek gibi nice yollar bulsalar da bu onların ancak zalimliğinin isbatı olacak. Bozguncuların ısrarcılığı insanlığın önüne serilecek. Dünyanın her yerinden krala ve ülkesine destek gelecek. Her yerden Rabbe dualar yükselecek. Sonra Rab onlara belayı verecek.
    • Türkiye nin barışçı yaklaşımları ve insani değerlere sahip çıkmasından dolayı dünyayı sömürenler Türkiye nin haline öfkeleniyorlar. (Silah üreten ve satanlar, petrol zenginleri, savaştan beslenenler, bozuk düzenden memnun dünya hazinelerini çıkaranlar yeni düzenden hoşnut değiller.)
    • Dünyaya egemen bozguncular Rabbin kralını ve Türkiye yi küçümsüyorlar. Dün neydiniz bugün neyin mücadelesini veriyorsunuz diyorlar. Dünkü borç aldıkları Türkiye devleti onlara hizmet ediyordu. Bugün rabbin kralıyla Türkiye devleti barışa hizmet ediyor.
    • Türkiye nin güçsüz olduğunu belirterek küçümsüyorlar liderlik çıkışı da onları kaygılandırıyor. Bugün Rabbin kralıyla Türkiye değiştiği gibi dünyada değişiyor.
    • Akılları küçük olan egemenler tehditle, azgınlıkla, şiddet ve savaşla mı rabbin kralını ve taraftarlarını sindirmek istiyorlar.
    • ABD başkanı Obama nın dünyanın lideri hala biziz gibi söylemleri Türkiye nin ve Rabbin kralının yükselişinin etkisiyledir.
    • İnanan mazlumlar, düşmanlığı ülkelere değil bozgunculara ve destekçilerine beslemelidir. Her ulusta bozguncularla mücadele edilecek. Herkes kendi ulusunun bozguncularını devirecek.
    • Her şey sorgulanacak. Gerçekler açığa çıkacak. Barışa hayır deyip savaşı isteyenler dünyayı istemekten vazgeçmeseler de dünya değişiyor ve her şey yenilenecek.
    • İdeolojik ve baskıcı devletlerin yaşaması artık mümkün olmayacak. Evrensel değerler, tam demokrasi, insan hakları, sosyal yaşamın kalitesi amaçlandıkça bozuk sistemlerin devrilişini göreceğiz.
    • Dünyayı isteyen çıkarcı bozguncular siyasetle kendi dilediklerini türlü yalanlarla yönetime getirdiler. Seçilecekleri bile kendileri atadılar. Verdikleri sözleri hiç tutmadılar. Oyaladılar, unutturdular, aldattılar.
    • Her ülkede ve her şehirde Şeytanın kurduğu bozuk düzene karşı isyanlar yürüyüşler görülecek. Yönetimlere yapılan bu yürüyüşler aslında şeytana karşı yapılmaktadır.
    • Mazlumlar susmayacak. Doğru olanı haykıracak. Adaleti, eşitliği, özgürlüğü haykıracak. Barışı ve kardeşliği haykıracaklar.
    • Rabbin kralı kendi ulusunda yönetime gelince devleti iyi yönde değiştirdi. Dünya yönetimlerine karşı ancak devlet yönetimiyle mücadele edilebilirdi. Dünyada barış ve demokrasi için sevgi ve esenlik için mücadele sürecek.
    • Çıkarlarından dolayı Rabbin dini olan dünya barışına karşı olanlar kaybedecekler. Terörü isteyenlere karşı tüm insanlık direniş gösterecek.
    • Artık mal ve güç sahibi egemenlere yalakalık yapma dönemi bitti. Rabbe yalakalık dönemi başladı. İbadetler artık Rabbe yapılacak.(Tüm yapılan işlerde Rabbin rızası gözetilecek.)
    • Yalan yerine doğruluk, savaş yerine barış gelecek.
    • Güçle kurulan egemenlik uzun sürmez. Hak geldiğinde batıl yıkılır. Setleri, kaleleri en güçlü silahlara sahip olan ülkeleri ancak doğru ve adil olanlar devirir.
    • İnanılmaz kötü karanlık bir çağ yaşadık. Yeryüzünde savaş ve kargaşa yılları gördük ve şiddet tavan yaptı. İnsanlarda kötülük, kin, öfke, saldırganlıktan oluşan bozuk bir psikoloji vardı.
    KRİZ
    • Tevrat ta Rab dedi Ki; ‘Ceplerde metelik kalmayıncaya kadar mehdi gelmeyecek.’ Aynen denildiği gibi krizler ceplerde metelik bırakmıyor. Gerçekten insanlar şimdiden çaresiz durumlara düştüler.
    • Dünyada küresel ekonomi dip yapacak. İstikrar olmayacak. Yeni istikrar ve güven Rabbin kralıyla sağlanacak.
    • Dünya da istikrar ve güven kalmadı. Kurdukları kötü düzen savaş ve düşmanlıktan başka bir şey vermedi. Güven kalmayınca sistemleri yıkıldı. Bu yıkımın ilk öncüsü 2008 küresel krizle başladı.
    • İlk krizde devletler bankaları ve özel sektörleri kurtarmaya çalıştı ancak sonra devletler batmaya başladı. Devletlerin kurtarılması para üzerinden kazanç sağlayan çağdaş sömürgeci İMF ye kaldıysa vay insanlığın haline.
    • Bütçe açıkları, işsizlik oranları, çarkların dönmemesi, işleyen kanalların tıkanması ve hepsinden önemlisi güvensizlik insanlığı sarsıyor.
    • Rab onlara ardı ardına kriz verecek onlarda kalıcı tahribat yapacak.
    • Ekonomileri istedikleri gibi yönettiler. Parayla oynadılar. Oynattılar. Yaşamları ve sistemleri değiştirdiler. Ülkeleri batırdılar, çıkarttılar. Kendi kazançlarını düşündüler.
    • Tükenmez dünya nimetlerine rağmen kuraklık, kıtlık, yokluk, pahalılık yaşadılar. Onca dünya hazineleri insanları doyuracakken kötü kazanç yolu seçenler haksızlıkla savaşlarla ganimet elde etmek istediler. İzledikleri siyaset dedikodu ve gıybet yapmak oldu. Karalama kampanyaları yapıp ulusları birbirine düşürdüler. İşte dünya böyle yönetiliyordu.
    • Zulmü ve kötü kazancı seçenlere bereket kısılır. Barışı ve temiz kazancı seçenlere ise bereket arttırıldıkça arttırılır. İnsanlar sadece Rabbe kulluk edince barışı sağlayınca esenlik gelecektir. Tükenmez yeryüzü hazineleri insanlara sunulacaktır.
    • Küresel kriz temelleri yerinden sarstı. Ekonomileri ve istikrarları belirleyenler kendi ekonomi ve istikrarlarından olacaklar. Kriz Rabbin keskin kılıcı gibi birden geldi. Artık egemenliklerini kaybettiler.
    • İMF ile borç vererek faiz üzerinden para kazanmayı umuyorlar. Şimdi de çağdaş sömürgeciler. Doların değerini de yükseltip kazançlarını daha da arttıracaklar. Yunanistan a koşa koşa borç vermeye geldikleri gibi borç verecek ülkeler arıyorlar. Ancak hiç de arzu ettikleri gibi olmayacak.
    • Rabbin kralının ülkesinde bozguncular sürekli kriz çıkarttıklarından halk krizlere alışkın ve deneyimliydi. Halk artık krizsizliği hak etmişti. Ve Rabbin kralı halkına güven verdi. Teğet geçecek dedi ve biz güçlüyüz inancını verdi.
    • Rabbin kralı Küresel krizden ve durgunluktan dolayı yerinde kararlar aldı ve çarkların dönmesini sağladı. Gittiği uluslarda yeni pazarlar ve ihracat genişliği sağladı. Türkiye de sağlam bir yapı, güçlü bir ekonomi meydana geldi. Geniş pazara dayalı, sürekli büyüyen ülke oldu.
    • Temiz kazancı ve yeni pazarları düşünmeyenler eski dünya sömürgecilikleriyle krizden çıkacaklarını mı sanıyorlar. Dar alana dayalı pazarı ve bozgunculuktan kazanma arzuları onları saptırdı. Değişen dünyanın buna izin vermemesi nedeniyle egemenlikleri çökecek.
    • Rabbin kralı gittiği her yere işadamlarını götürdü, yeni pazarlar yeni anlaşmalar yaptı. Vizeleri kaldırdı. Ticaret hacmini büyüttü. Devlet olarak da gereken her şeyi sağladı.
    • Ekonomik çöküntü, dünyada istikrarın olmayışı nedeniyle ABD ve Avrupa kentlerinde sosyal patlamalar görülebilir.
    • Krizlerin ardından bir kargaşa ve kaos ayları görülecek. Etnik siyasi ve dini çatışmalar çıkacak. Bunların olması gerek bunlar değişimin son sancılarıdır.
    • ABD artık kendi ayakları üzerinde duramıyor. Kendi ekonomilerini düzeltmekle uğraşırlarken türlü sorunlara boğulmuşlar. Dünyayı yönetmekten acizler.
    • Dünyanın her yerinde krizin getirdiği eylemler artıyor. Kemer sıkma politikaları, Eğitim giderleri ve harçlarına tepkiler, kesintiler, zamlar gibi pek çok nedenlerle eylemler artmaktadır.
    • Dünyada yükselen gıda fiyatları pek çok sıkıntıyı doğuruyor.
    • Ülkeler uluslar arası anlaşmalarda dolar la alışverişi kaldırıyorlar. Türkiye- çin aralarında dolar üzerinden değilde kendi para birimleriyle alış veriş yapmayı imzaladılar. Çin le Japonya da doları devreden çıkarttılar. Pek çok ülkede dolara güvenin sarsılmasından ve dünya güveninin olmamasından ve eski bozguncuların yıkılışından kendi para birimleriyle alış veriş yapmaya başladılar.
    • Sürekli dolar basıyorlar. Para pompalamakla düzen ayakta tutulamaz. Ayakta kalmak için iyice borç batağına girdiler. İşsizlik oranları iyice artıyor. Büyümeleri durdu. Tam tersi küçülecekler. Kapasite kullanım oranları daraldı. Bütçe açıkları iyice arttı. Düzenleri ve tüm sistemleri çöküyor. Yakında dolar bir kağıt parçası gibi değersiz olacak.
    • Euro bölgesinde ortak para birimine geçtiler ancak ortak maliye politikası yürütmediklerinden yıkılıyorlar. Yunanistan ı kurtarsalar bile sorun büyük ve Euro nun ülkelerinin çoğu batık halde. Bundan dolayı Euro bölgesi dağılabilir. Bu durum dünya borsalarına balyoz gibi düşecek.
    • Borçlanmak sıkıntı demektir. Yasal ve çağdaş sömürge olan İMF av peşinde. Krizden çıkış için İMF den borç alanlar daha da kötü hale gelecek.
    • S&P ve tüm not kuruluşları uyarıyor. Avrupa da tehlike çanları çalıyor.
    • 2012 yılı enflasyon yılı olacak. Bütçe açıkları arttığı gibi kamu borç sutokları da tavan yapacak.
    • Krizden dolayı bozguncuların egemen olduğu Avrupa çöktü. Almanya ve Fransa nın da batık olduğunu gizliyorlar. Yeni bir kriz gelecek. Derin ve etkili olacak. Euro bölgesi dağılacak. Büyüme özlemle aranacak.
    • Dünya ekonomik terörle karşı karşıyadır. Parayı yönlendirenlere ve spekilasyonlara dikkat edilmeli.
    • Krizden kurtuluş için kdv lerini arttırıyorlar, işten çıkarmalar, harcamalarda kesintiler, yeni vergi getiriyorlar yada eski vergilerin yükünü arttırıyorlar. Öğrenci harçlarında artış gibi türlü yeni yöntemler kullanıyorlar. Eskinin çöküşü kaçınılmazdır.
    • Kamu borç stokunun gelişmiş ülkelerde % 100 lerde olması küresel ekonomiyi iyice tehdit etmektedir.
    • Dünyadaki çarkların dönmesi için Yeni bir düzen ve lider arayışı devam edecektir.
    • Faziletsizler lider olmuş. Günah kirinden kararmışlar. Liderlik vasfı olmayanlarda Laubali hareketler, sex skandalları, anlayışsızlık, vicdansızlık onlarda her kötü şey vardı.
    • Engin ve evrensel fikirlere sahip olamadılar. Kendilerini düşündüler, kazandıklarını saydılar ve günü kurtardılar. Küçük ülkelerinde ve küçük dünyalarında kaldılar doğruluk atına binip insanlığı korumadılar.
    • İnsanlığa sahip çıkacak düzeni sağlayacak bir doğrucu otoritenin olması sadece Rabbin kralıyla mümkün olacak.

  3. #3
    Status : nergisli isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Jan 2012
    Mesajlar: 16
    nergisli seçkin bir yolda olduğunu belli
    Tecrübe Puanı
    0

    EGEMENLERİN İSRAİLİ
    • İsrail, dünya egemenlerinin kurduğu ve desteklediği bir ülkedir. Egemenler İsrail yönetimini eline almış bozgunculuk yapmaktadır. Dünya barışına en büyük engel olan yapıdır.
    • Kendilerini dindar görenler İsrail halkı oldukları zannıyla Filistin topraklarında kendilerince İsrail devleti kurdular. Bununla Rabbin vaadinin başlangıcını gerçekleştirdiklerini sanmışlardı.
    • Sapkın inanışlı bozguncular İsrail devletini kurdular. Burayı destekleyeceklerini zenginlik getireceğini söyleyerek oraya insanları çağırdılar. Orada bir devlet kurdular. Silah üretimi, silah ticareti yaptılar. Her türlü aldatıcı siyasi oyunlar gerçekleştirdiler. Misyonerlikler. Bozgunculuklar. Katliamlar. Uyuşturucu ticareti, kaçakçılık, insan ticareti, insan öldürmek gibi her türlü kötü işi yaptılar.
    • Ortadoğu ya daha fazla kazanç arzusuyla gelmişlerdi. Şeytan aldatmış ve sapkın inanışla İsrail halkına vaat edilen topraklar ve buradan da dünya egemenliğini sağlayacakları ümidiyle aldatmıştı. Tüm terör olaylarını kendileri organize etmişlerdi. Bunların Rabbin İsrail halkıyla bir alakası yoktur. Bizzat Ortadoğu ya gelen bozgunculardır. Rabbin gerçek İsrail halkı Türkiye öncelikli tüm Ortadoğu halkıdır.
    • Egemenlerin israili Filistin de kurulan devletse Rabbin israili de Türkiye devletidir. Ve Rabbin İsrail halkı yeryüzünde ona inanan herkezdir. Bozuk inanışlılar öyle bir zamana geleceklerdi ki gerçek mehdi ile mücadele edeceklerdi. Vaat edilen İsrail toprakları Türkiye dir. Ve mehdi de Türkiye den çıkacaktı. Bozuk düzen devrilecek iyi düzen kurulacak, Fırat ve Diclenin uçlarından yeryüzüne esenlik yayılacaktı. Kutsal metinler ve tarih bu söylenenleri doğruluyor.
    • İsrail ABD de ki güçlü lobi den aldığı destekle her şeyi yaptı. Yeryüzünün varlıklıları İsrail i kurdular. İsrail Ortadoğuya savaş açtı. Komşu ülkelerini yönetti. Bozgunculuk yaptı ve arkasında güçlüler olduğundan şimarıklık etti. Yönetimleri hedef aldı. Devirmek istedi. Mezhep kavgası çıkarmaya çalıştı. Ülkeleri birbirine düşman edecek işler yaptı.
    • Büyük güç olan ABD yi yönetenler İsrail i doğurdu. İsrail karargahı, kazanç kapısı, bozgunculuk üssüydü.
    • İsrail i birkaç Amerikalı zengin kurdu. Ortadoğuya egemen olmak, ortadoğunun hazinelerini yemek, Silah üretmek ve bundan Pazar çıkarmak için kurdular. Kandan para kazananlar kendilerini nasıl dinin temsilcisi sanırlar.
    • Bozguncular İsraille orta doğuyu karıştırdı ve dini kullanarak yaptıkları siyasetle dünyayı yönlendirdi.
    • 1993 de imzalanan Oslo anlaşmasından bu tarafa Filistinliler ellerinden geleni yapmalarına rağmen İsrail görev ve sorumluluklarının hiçbirini yapmamıştır. Zaman kaybettirmiş, oyalamış ve aldatmıştır.
    • Filistin de katliamlar gerçekleştirdiler. Evlerine gece baskınları yapıp öldürdüler. Beşikteki çocuğa, beli bükük yaşlı kadına acımadılar. Şehrin etrafına duvardan set çektiler. Ambargo koyup aç bıraktılar. Elektriklerini, sularını kestiler. Yeri eşmiş tünellerle yiyecek alıyorlardı. Şehir dışındaki kamplara yaşlıları ve bir kısmını götürdüler. Şehirdeki gençleri parçaladılar. Filistin halkına komple fosfor bombalarıyla soykırım gerçekleştirmek istiyorlardı. İşte bunlar mı Allah ın İsrail halkıdır. Tam bir sapıklık içindeler.
    • Bir ulusa ambargo koyar yiyecek ve ilaç dahi sokturmayıp baskıyla beraber şiddet de uygularsanız. Nasıl o insanlar kendilerini savunmasınlar. Bizzat kendileri Filistin e şiddet ve abluka uygulayarak kandan beslendiler. Ortadoğu da da böyle ayakta kalıyorlardı. Uzak kıtalardan siyasi yönden çok destekleniyorlardı. Seçim propagandalarında İsrail le yeni hedefler, petrol kuyuları, yeni kazançlar, Ortadoğu da hakimiyet, İran a savaş gibi konuları işleyerek şiddetten medet umanlar dini de kullanarak politika yapıyorlardı. Kendilerini inançlı dindar zannedenlerin küfrü pek de ortadadır.
    • İsrail Ortadoğu da güvenliğin bozulmasını kendisi yarattı ve istikrarı bozdu. İsrail şimdi güvenlik nedeniyle şikayet ediyor. Güçlü silahlanmayı tercih eden ve bölgede bozgunculuk yapan bir devlet oldu. İsrail güçlü bir devlet olmak için barışçıl yapıyla güçlü diplomasi uygulasaydı daha iyi olurdu.
    • Tanrının vaat ettiği israil egemenliği silahlanmayla ve savaşla olmazdı. Tüm insanlığa istikrarı verecek barışı sağlayacak, Adaleti sağlayacak ve yeryüzüne esenliği getirecek ve Rabbe hizmet eden bir krallık olmalıydı. Zalimlerin kötü tasarıları ters tepti. Onlar Rabbin vaat ettiği İsrail egemenliğini kuracaklarını zannettiler.
    • Dünyayı yöneten bozguncular, İnsanlığa ve barışa hizmet edeceklerine israili kullanarak krizden dolayı kaybolan kazançlarının peşine düşmüşler.
    • Gazze ablukasını ve insan öldürmeyi makul gösterdiler. Kimileri yalanlara inandı, kimileri çıkarı için yalakalık yaptı.
    • Gazze ablukasını meşrulaştıranlar utançlarını gizleyemeyecekler. Çıkar için İsrail le gizli anlaşmalar yaptılar.
    • İsrail dek i yerleşim yerleri meselesi açıkça çıkarcıların yükselen ev kiralarından gelir elde etmek için hiçbir yasayı ve hukuku tanımadan pervasızca istediklerini yapmaktadırlar.
    • İsrail hükümetinin saldırgan politikaları dünyaya ve kendilerine güvenlik değil sıkıntı yaratıyor. Güvenliğimiz gelecekte tehlikede olur diye Filistin e zulmettiler. Güçlerine güvendiklerinden kazanç arzusuyla Ortadoğu ya savaş açtılar. Güçlü zalimler zayıf mazlumları katletmek istedi.
    • Yapılan tüm insanlık dışı davranışlarına rağmen sabredildi. Bozgunculuğu benimseyenler ve dünyaca destekçileri hüsrana uğrayacaklar.
    • Savaşla güvenliği ve barışı sağladığını zannedenler gerçekte asıl zulmedenlerin kendileri olduklarını bilsinler.
    • Son peygamber Muhammet in bir hadisinde İsa geldiğinde mescidi aksanın Lut kapısı tarafında İsa ile Deccal karşılaşacak ve deccal zamanla tuzun suda erimesi gibi eriyecek demiştir. Aynen söyledikleri çıkmıştır. Mescidi Aksanın lut kapısı tarafında Mavi Marmara gemisiyle olay ABD ye ve obama ya gelmiş. Bundan sonra da İsa nın varlığı ve haklılığı ortaya çıkarak dünya gündeminde önemli yer almaya başlamıştır. Doğruluk, demokrasi ve barışla Rabbin kralı karşısında Obama ile zalimlerin egemenlikleri gün geçtikçe erimektedir. Onların egemenliğine son veriliyor. Dünya iyilerle kötülerin ayrıldığı zamana geldi.
    • ABD ve Avrupa da devlet yönetimlerini ele geçirmiş bozguncular, çıkarları için İsrail bozgunculuğunu desteklediler.
    • Devlet eliyle yapılan terör faaliyetleri, devlet terörleri dönemini getirdi. Ancak bu terör çağı elbette ki bitecektir.
    • ABD deki despot yönetime kendi mazlum halkı da karşı çıkıyor. Ancak ülkelerindeki güçlü despot yapıyı kıramıyorlar. İsrail için de bu durum geçerlidir. İsrail yönetimi de bozguncuların tam egemen olduğu güçlü yönetimdir. İsrail deki inançlı muhalefet tepkilerini gösterse de güçlü yapıyı deviremiyorlar. Çünkü kuruluş amacı belli ve devlette güçlü yapılanma açıktır.
    • İsrail i de kuran egemen güçler Filistin devletinin varlığını birleşmiş milletler güvenlik konseyinde veto edecekler.
    • Dünya bozguncuları, Davosla, Mavi Marmara’yla, Arap baharıyla ve ardından gelişen olaylarla tanıyacak. Rabbin desteğiyle dünya değişim ve dönüşüm süreci yaşıyor. Zulmedenlerden hesap soruluyor.
    • İsrail’in işlediği insanlık suçu gizleyemeyeceği kadar büyük ve üstü örtülemeyecek kadar çoktur. Kamplara belirledikleri yaşlıları alarak şehirdeki gençleri öldürdüler. Eğlenceleri insan öldürmekti. Soykırım yapanlar, dökme kurşunlarla bombalayanlar, fosfor bombaları atanlar zulümlerini gizleyemezler.
    • İsrail,in gelirinin yarıdan fazlası silah üretimi satışıdır. Bu nedenle yeryüzünde kargaşa ve taşkınlık yaparlar. Bozgunculuktan kazanç sağlarlardı. Her türlü terör örgütü onların ekmeğiydi. Dünyada istikrar olmadığı sürece onlar kazanacaktı. Bu nedenle her türlü savaşa seviniyorlardı.
    • Savaşı isteyip bundan kazanç sağlayanlar mazlumları öldürmekte pek hızlılardı. Vicdansız zalimler barıştan nefret ederler.
    • Artık Ortadoğu yeniden kuruluyor. Bozguncuların kulübü İsrail yönetimi ve onu destekleyenler hayatta kalamayacaklar. Saygınlıklarını yitirecekler.
    • Dünyadaki yanlış algılar yıkılıyor. Artık insanlar gerçekleri sorguluyor.
    • Geçmişle yüzleşecekler. Bütün katliamların olayların savaşların arkasında çıkarları için planlar kuranlar çıkacak. Şeytanın taraftarları açıkça görülecek.
    • Dünya da son elli yılda çok şey değişti. Saltanatlarını zorla sürdürmeye çalışan zorba yönetimler yıkılacaklar. Arap baharıyla başlayan dünyadaki kaçınılmaz değişim gerçekleşiyor.
    • Kendilerini Rabbin halkı zanneden İsrail hükümeti sapkınlığın eseri olarak olayları doğru görememektedir.
    • Türkiye İsraille dost müttefikti. Aslında Türkiye bu zamana kadar israil destekçileriyle yönetildi. Rabbin kralıyla Türkiye değişime başladı.
    • İsraille Türkiye nin ilişkilerinin gerilmesi dünyadaki değişimin kaçınılmaz öncü göstergesidir.
    • Kandan ve kinden medet umanlar şiddet açıklamaları yapıyor. Güç gösterisi sergiliyorlar. Sindirme ve korkutma politikası uyguluyorlar. O Zalimler hep böyle siyaset uyguladılar.
    • Mavi Marmara raporunu birleşmiş milletlerde kendi çıkarlarına uygun sonuç çıkarttıranlara ve yeni bir plan kuranlara karşı Rab İrena kasırgasını gönderdi. Her yeni kötü oyunlarını Rab boşa çıkaracak ve başlarına geri geçirecektir.Türkiye nin dürüst ve doğru açıklamalarına karşı yeni planlar kuranlara Rab lee kasırgasını gönderdi. Dünya siyasetini izlerken olayların hemen ardından gelen doğal afetleri izleseler hangi olayın ne amaca yönelik gerçekleştiğini ve kimlerin nasıl kötü planlar kurduklarını görecekler. Rabbin bizzat mudahale etmesi sabrının tükenmiş olduğunun göstergesidir. Çünkü Rab İnsanlığa kendisini tanıtıp kendisine yönelmelerini istiyor. İnsanlığa ve mazlumlara merhametini gösteriyor. Yaşanan siyasetle doğa olaylarının tam bir paralellik gösterdiğini yakında herkes anlayacak.
    • Onlar her plan kuruşunda Rab onları uyaracak. İnsanlar da olaylara göre Rabbin aklını ve senaryosunu elverdiğince idrak edecekler.
    • Birleşmiş milletlerin mavi Marmara raporunu etkileyenler çıkan sonucun getirdiklerine razı olacaklar. Yıllarca hep böyle adaleti saptırdılar ve engellediler. her şeyi diledikleri gibi yönettiler. Bu Rapor sonucunda İsrail ve Türkiye ilişkileri iyice gerildi. Küresel bilinçte değişimler oluyor. Bilinç değişikliği ile taraflar yerlerini alacaklar. Rabbin, barışın ve kralının tarafında olanlar ve Şeytanın, savaşın ve zalimlerin tarafında olanlar. Müthiş bir değişim içindeyiz de farkında olmayan çok fazla insan var. Bu aydınlanma dönemlerinde Rabbin keskin değişimi aşama aşama olacak.
    • Dünya yı yönetenler şimdi de Mavi Marmara için İsrail özür dilemelidir diyorlar. Önce neden BM raparunu olumsuz çıkarttırdılar. Rabbin kralı onlara baş eğdirecek. O doğruları söyleyecek adaleti yayacak.
    • Dünya kendi düzenini ve zulmedenleri sorgulayacak ve herkes safını belirleyecek. İsrail hükümetinden beslenen ABD nin derin devletiyle, birtakım Avrupa hükümetleri ve çıkarcı patronlar ısrarcı olacaklardır.
    • İsrail hükümeti ve onu destekleyen tüm bozguncular Türkiye karşıtlığıyla Rabbin kralına ve barışa karşı mücadelelerini arttıracaklar. Ancak sakin olun ve korkmayın bunların olması gerek.
    • Şimdi dünyada İsrail in haklılığı ve İslam düşmanlığının haklılığı sorgulanacak. İnsanlar gerçeklerle karşılaşacaklar. Eski kabulleri kırılacak.
    • Ortadoğu da bozgunculuk yapıp silah sattılar. Yönetimleri siyasi oyunlarla karıştırdılar. Bölgeyi istikrarsızlaştırmak istediler.
    • Rabbin kralı İnsanlığın huzurunu bozanlara ve temsilcisi İsrail hükümetine barışa gel çağrısı yaptı. Kibirlerinden özür dilemediler, azgınlıklarını arttırdılar.
    • İsrail her şeyi deneyecektir. Yunanistan la yakın olmayı, Ermenilere destek vermeyi, Kıbrıs Rum kesimiyle işbirliği, PKK ya yardım gibi Türkiye düşmanlarının yanında olacak ve her zaman yaptıkları gibi bozgunculuğu organize edecektir.
    • Şimdi de israille Rusya ortak tatbikat planlayacaklarmış. Yine İsrail e Kıbrıs Rum kemsi de tatbikat planlıyorlar. Zalimler yerinde duramaz, kışkırtırlar. Çünkü onlar savaş isterler.
    • İsrail de pahalılık ve kiralar uçmuş, insanlar düzenlerinden memnun değil. Yürüttükleri siyasetin yanlışlığını fark edenler İsrail baharını da başlatacaklar. Ancak ülkedeki etkin güce sahip yapı dış destekli bozguncuların krallığıdır.
    • Obama, ABD nin Newyork kentinde Yahudi cemaati toplantısında yaptığı konuşmada ‘hiçbir müttefik İsrail devletinden daha önemli olamaz.’ Dedi. Ve safını belirledi. Zulmedenlerin, bozguncuların savaşı isteyenlerin safında oldu. Dünya makamı için gerçekleri ve dinini sattı. Doğruluğa barışa ve adalete hayır diyenler terörü yaratanların safında olduğunu ve büyük şeytanın (ejderhanın) tarafında olduğunu anlasınlar.
    • Tevratta Rabbin vaat ettiği İsrail egemenliği için ilk olarak İsrail devletini kurdular. Kendilerini Rabbin halkı zannedenler insanlığa savaş açarak ve Ortadoğu halklarına saldırarak kendi kararlarını yürürlüğe koydular. Bunlarla Rabbin vaadinin gerçekleştireceklerini sanıyorlardı. Yaptıklarına da Rab yaptı Rab böyle istiyor dediler. Onlar tam bir sapmış kavimdir. Sapmışların zanlarının tam tersi zalimlerin egemenliği ardından oluşacak krallık Rabbin krallığıdır. Bu krallık da Nuh un tüm oğullarından oluşan karma yapılı Türkiye topraklarından başlayacak ve böylece Rabbin egemenliği kurulacaktır. Zalimler büyük bir sapıklık içindelerdi. Şeytan onları aldatmış her şey doğru bildiklerinin tersi olarak gerçekti. Adaleti dağıttıklarını zannedeler gerçekte haksızlık edip zulmedenlerdi. İnandıklarını zannedenler gerçekte şeytana uymuşlardı. Temel yargı şudur ki kim mazlumsa Rab onların tarafındadır ve kim zalim se onlar şeytana tabi olmuşlardır.
    • Obama ‘Bu zaman kadar İsrail in güvenliği için çalıştık diyor.’ Ancak bu güvenlik kaygımızdan Ortadoğuya zulmettik. Gücümüzle masum insanlara acımadık. İnsanlara ve insanlığa zulmettik anlamına geliyor.
    • Obama değişim sözü veriyor ancak tam tersi ülkesindeki yapılanmış ergenekonvari baskıcı yapıya hizmet ediyor. Söyledikleriyle yaptıkları birbirini tutmuyor. Çok tehlikeli ve sinsi bir aldatıcıdır.
    • Obama 2012 seçimlerinde seçim politikası olarak geçmişte ABD nin yaptığı gibi savaş politikası güdecek. Bozguncuların kölesi olacak. Hiçbir daveti duymayacak. Barışı anlamayacak. Dünyanın egemenleri biziz diye büyüklenecekler.
    • Bozguncular Obama yı başa getirdiler. Obama sinsice onlara çalışıyor. Yaklaşan seçimlerde gerçek yüzü ortaya çıkacak. Rabbin kralına karşı olmakta öncülük edecek. İşte Böylece islama yakın durma yalanını herkes görecek. Obama müslümanım ancak keşke hristiyan olsaydım demişti. Bununla islamı terörmüş gibi gösteren bozguncuların yanında olduğunu göstermişti. Onlarınki hristiyanlık da değildir. Sapmış ve sapkın bir inanış ortaya çıkmış. Gerçeklerden ayrılmışlar.
    • Obama ‘değişime ihtiyaç var ancak değişim bir gecede olmuyor diye de halkı oyalıyor. Demokrasiyi hiç geliştirmeyenler, değişime yönelmeyip en küçük bir çaba sarfetmeyen Obama günü kurtarıyor ve halkını da dünya halkını da aldatıyor. Ülkesinde çıkardıkları kurtarma paketleriyle egemen zenginlerin menfaatleri gözetiliyor. Gelir uçurumu ve vergi adaletsizliği, yıpranan halk artık gerçekleri görmeye başladı. Medyayla yönlendirme haberler yaparak halkı sürü gibi gütmeyi iyi biliyorlar. Ancak onların yoksulu gözetmediği başka uluslar üzerinden savaşla zulmettiği, mazluma acımadığı kafalarında şeytanın şekillendirdiği dini yaşıyorlar. Kendilerini de Rabbin halkı dinin temsilcileri sayıyorlar. Bunların sapkınlığını tüm insanlar görecekler.
    • Onlar Rabbin kralına teklifler sunacaklar. Sana Şu kadar pay verelim diyecekler. Ancak Rabbin kralın barış ve kardeşlik istediğini anlayamayacak kadar katı kalpleri var.
    • İsraili yaratanlar, Amerikanın İsrail politikasını çok etkiliyor. ABD hükümeti bu egemen çıkarcılara hizmet edeceklerine barışa, gerçeklere ve adalete hizmet etmelidir.
    • İsrail orta doğuda bozgunculuk yapmaktadır. Saldırgan bir tavırla sağa sola sataşmaktadır. Haksızlıkla insan öldürmekteler. Davos la başlayan ve mavi marmarayla devam eden süreçte gerçeklerin haykırılmasıyla İsrail in itibarı azalıyor. Egemenlerin sürdürdüğü savaş siyaseti eriyor. Tahtlarında sarsılacaklar.
    • Dünya gündemindeki son olaylarda taraflı medyalarıyla insanlığı yönlendiriyorlar.
    • Bozguncular, Birleşmiş milletlerin mavi Marmarayla raporunu etkilediler. Ancak sonuç ters tepti. Gerçekler ve doğrular ortadayken yalanlarla yönlendireceklerdi.
    • Ortadoğuda ki değişen dengelerde egemenlik mücadelesi doğrunun ve barışın ardına düşmekle mümkün olacaktır.
    • Rabbin kralını ABD ye çağırdılar. Sen haklısın ancak ortada bir terör var dediler. Sen Mavi Marmara da haklısın ama boş ver , bırak, karışma dediler. ( Rabbin kralı kendi ülkesinde bozguncuların yönetimini devirerek Ergenekon bir terör örgütü olduğunu ilan edip yargılama süreci başladıysa şimdi de dünyayı yöneten bozguncuları terör ilan edip onların bozuk düzenini haykıracaktır. Yöneticilerin terörü bitirilecek. Global Ergenekon ve savaş suçluları taşkınlıkta ileri gidince cezalarını Rabbin mudahalesiyle çekecekler.)
    • Kurtuluş savaşında Yunanistan ı kullananlar yine aynı oyunla batık ve çaresiz Yunanistan ı mı kullanacaklar.
    • Türkiye’nin Akdeniz’de ki barış ve kardeşlik çabasını çıkarcılar, egemenlik mücadelesi gibi görüyorlar.
    • Yönetimlerin zulmü bitiyor. Öncüleri ABD ve Avrupa krizle batıyor. Onların batmasını istemeyenler zulmün devam etmesini istiyorlar. Onların batmasını istemeyenler mevcut yönetimlerden ekmek yiyor, kazanç sağlıyorlar. Çıkarı için doğruluğu barışı ve esenliği reddedenler gerçekten inançsızlardır.
    • Akdeniz deki gerginliği arttırarak bozguncuların çabalarına hız katacakları kaçınılmazdır.
    • İsrail yeni Mısır devriminden korktu, çünkü Askeri vesayette de İsraile bağlıydı. Mısır ı yöneten İsrail Mısırı elinden kaybetti. Arap dünyasındaki uyanışla kaygıları iyice arttı. Bölgedeki tek bozguncu para ile sağladığı gücü kaybederek yalnızlaşıyor.
    • İsrail le başlayan gerilim bozgunculardan oluşan haçlı birliği oluşturmaya kadar gidebilir. Gerçekte NATO gibi AB gibi haçlı birlikleri zaten var. Yıllarca bu psikolojiyle hareket ettiler.
    • Bozguncularla mücadele çok şiddetlenecek ve insanlar savaş oluyor mu diye sağa sola bakıp korkacaklar. Savaş olsa da olmasa da Doğruların ardında barış ve adalet için zalimin zulmüne ses çıkaranlar hakkın ve Rabbin tarafında olmalarının gururunu taşırlar.
    • Egemenlerin İsrail halkı ile Rabbin İsrail halkı bir olur mu. Bir tarafta savaşı isteyen zalimler, bir tarafta barışa susamış mazlumlar. Bir tarafta bozguncular bir tarafta barışçılar.

    SON OLAYLAR( ARAP BAHARI)
    • Bozuk dünya düzeninde yıpranan halklar daha iyi yaşam şartlarını istiyorlar. Demokrasiyi ve iyi yönetilmeyi istiyorlar.
    • Arap baharı zulmedenlere karşı bir isyan, esenlik için bir devrimdir.
    • Ortadoğu da başlayan devrim hareketleri siyasi ve ekonomik özgürlüğü arama çabasıdır. İfade ve basın özgürlüğünü, iyi eğitim şartlarını, büyümeyi gelişmeyi ve teknolojiyi isteyen halklar Arap baharını başlattılar.
    • Gerçek bir dönüşüm belli bir değerler etrafında buluşulması ve aynı arzular peşinde koşulmasıyla mümkün olur. İşte bu durum bölgesel olarak başladı ancak yakında küreselleşecek.
    • Diktatörlük, baskıcı rejimler, paranın kurduğu egemenlik, çıkar kavgaları büyük mazlum halk tabası meydana getirdi. Mazlumların isyanı şeytanın egemenliğinedir. Adalet ve iyi düzen arayışı hızla artacaktır.
    • Arap baharı; kaynakların sömürülmemesi, devlet gelirlerinin eşit olarak paylaşılması, zenginle fakir arasındaki büyük uçurum için başlayan halk hareketleridir. Yoksula sahip çıkılacak sosyal bir devlet anlayışının oluşması için zulmedici sistemin yıkılmasını isteyenlerin çabalarıdır.
    • Gelir adaletsizliği, yolsuzluklar, Devletin gelirlerini sürekli birilerinin sömürmesi, halka değer vermeme, insan gibi yaşayamama, etkileyen ekonomik kriz artık insanları zorba yönetimlere karşı isyana sürüklüyor.
    • Rüşvet, gelir uçurumu, kaynakların sömürülmesi, insana değer verilmemesi insanların canına tak etti.
    • Adaletsizlikler, düzensizlikler, çeteleşme ve mafyalaşmalar devlet gibi bir güçlü otoritenin olmayışı, bozuk bir düzen ve artan beklentiler devrimi mecbur kılıyor. Global devrim önce yumuşak bir şekilde Türkiye de başladı ve ardından Arap baharıyla devam ediyor.
    • Özgürlük esenliğin kapısıdır. Yeryüzündeki inançsız zalimlerin baskıcı zorba yönetimleri yıkılacak.
    • Daha iyi yaşam şartları arayışı, insanların beklentileri, kötülerin egemenliğinde ezilmişlik ve onların düzeninden yılmış halklar Kuzey Afrika da ve Orta doğuda tarihsel bir evrim geçirmesine sebep olduğu ve bu evrimi dünyanın da istediği bir gerçektir.
    • Demokratik devrim ve dönüşümler güçlü bir ruhun eseridir. Özgürlük ve yenilik arayışı iştahla ve azimle devam edecek.
    • Bozguncular, Orta doğuda Afrika ve dünya da kendilerine hizmet eden yöneticileri desteklediler. Bu yalaka yöneticiler baskı kurarak egemenliklerini korudular.
    • Arap baharı, şeytanın kurduğu bozuk sisteme, kötü yönetimlere, baskıcı ve yıkıcı etkilere karşı Rabbin mazlum taraftarlarının başkaldırısı olarak nitelenebilir. Baskıcı rejimler yıkılırken, halkın egemen olduğu demokratik yönetime geçişte sıkıntıların olması gayet doğaldır.
    • İnançsızların zorba yönetimlerine mazlumların başkaldırısı olan Arap baharı yeryüzündeki değişimin müjdecisidir.
    • Devlet yönetimlerini ele geçiren bozguncular inançlı halkları katletmek istiyorlardı. Kazançlarını çıkarlarını düşünüyorlardı. Yönetimlerle halk karşı karşıya oldu. Bu nedenle Arap baharı ve eskiye başkaldırı hızla yayılan bir hastalık gibi dünyayı kaplayacak. Değişimi Rab kendisi gerçekleştirecek.
    • Yeryüzünde bürokratik ve askeri vesayet giderken demokrasiye geçişte dünya da sancılı dönemler yaşanacak.
    • Tüm dünyada bilinç değişikliği gerçekleşecektir. Toplumla barışık, halka hizmet edecek yönetimler gelecek. İnsanlığa hizmet edecek birlik kurulacak.
    • Arap uyanışı demokratik ve barışçıl bir yapının şahlanışıdır. Mazlumların yükselişidir. Eski baskıcı yönetimlere ceza olarak değil artık yıldıkları sistemden kurtuluş istiyorlar. Ancak zalim yöneticiler herkesi kendileri gibi bildiklerinden zulüm eder sanıyorlar. Zalimler koltuklarını, egemenliklerini bırakmak istemediklerinden gerginlikler yaşanıyor. Eski baskıcılar herkesi kendileri gibi zulüm eder sandıklarından değişime ayak uydurma ve doğru olana yönelmek yerine mücadele ediyorlar. Mazlum inananların kendilerine zulüm edeceklerini sanıyorlar. Yeryüzüne barışın gelmesini engelliyorlar. Zalimlerin asıl başları gelişmiş ülkelerdir. Orta doğudaki Arap baharı, bu değişim onların hiç hoşuna gitmiyor. Yeni kurmaca oyunlarla ve hatta şiddetle inananların şahlanışını bastıracaklar.
    • Devletin yönetimleri seçimlerle olmuyor. Seçimler göstermelik olmuş. Ülkeleri zalimlerin kadrolaşmış yapıları yönetiyor. Ayrıca anayasalarını, sistemlerini değiştirirlerse başarıya ulaşacaklar.
    • Rabbin kralı Arap baharının ilk etkilerinin görüldüğü Mısır Tunus ve Libya gibi ülkelere Arap baharı gezisi gerçekleştirdi. Dünyanın en etkili medyaları neler oluyor, dengeler değişiyor gibi manşetler attılar. Mehdiliğin göstergesi olan bu olayla mazlumların yükselişini yönetecek olan mehdi tarih sahnesine çıkmış oldu.
    • Mehdi Arap baharı turunda laik devlet vurgusuyla, inanç özgürlüğünü ve kişisel haklara olan tutumunu aktardı. Arap baharına çok isabetli ve doğru mesajlar verdi. İnsanı önceleyen insancıl ve barışçı politikalar yapıyor.
    • Afrika ülkelerinin hepsini kaosta tuttular. Silah satarak birbirlerine kışkırttılar. Demokratik Kongo cumhuriyeti bunlardan en belirginidir. Hristiyanlığı yaymakla başlayan Afrika akımı tam bir sömürge kulübüne dönerek çıkarcıların zulüm toprakları haline gelmiş. Devletsizliğin verdiği istikrarsızlık ve kaos herkesi kendi dilediğini yapar hale getirmiş. Tecavüzler, ölümler, yasasızlık, açlık ve çaresizlik Afrika kıtasında sürekli olmuş. Afrika uluslarında düzensizlik düzen olmuş ve gücü ele geçiren halka zulmetmiş. Kimse bu kötü durumlara dur dememiş. Hani dünyanın jandarması ve hani insan haklarını haykıran lider ülkeler. Hepsi palavra ve hepsi yalancıydı. Egemenlerin insan haklarından zerre kadar haberi yok. Onların menfaat haklarından haberleri var. İnançsız zalimlerin dünya egemenliği, insanlığa büyük zulüm getirdi. Ve Ademin oğulları sürekli birbirini katlettiler.
    • Dünya egemenleri, Arap yarımadasında ve kuzey Afrika da kendilerine hizmet eden yöneticileri desteklediler. Bu yalaka yöneticiler kendi halklarına baskı kurarak yönettiler.
    • İnançsız ve silahlı güce dayalı zorba yönetimler yıkılmaya başlarken baskıcı yönetimlerin altında ezilenlerin özgürlük mücadeleleri artarak güçlenecektir.
    • Ulus halkları, kendilerini yöneten zalim egemenlerin yönetişinden ve baskısından çok sıkıntı çektiler.
    • Askeri destekli baskıcı yönetimler, şiddetten ve bozgunculuktan masum halkları katlettirmekten kazanıyorlardı.
    • Petrole, silaha ve güçlü ticaretlere dayalı yeryüzüne egemen ülkeler değişimi engellemeye çalışacaklar. Ancak sağlam ve azimli özgürlük mücadelelerine dayanamayacaktır. Çünkü etkili bir bilinçle değişimi Rab gerçekleştirmektedir.
    • Bozguncular sömürgelerini kaybediyorlar. Arap baharını yönetmeye kalkıyorlar. Bu isyan onlara yani eski kötü düzene karşıdır. Yeryüzünde şeytanın egemenliğine son veriliyor. Rabbin Egemenliği geliyor.
    • Afrikalılar ‘Her zaman Afrika ya bir şey almak için geldiler. Hiçbir zaman bir şey vermediler.’ diyorlar. Onlar Rabbin kralıyla gelen yardımlara karşı ilk defa veren Türkiye halkına ve Rabbin kralına şükranlarını sunuyorlar. Beyaz adamın zalim türü Afrika ya zulmetti. Kötüler sürekli alır, İyiler ise sürekli verir.
    • Güçlü bir şekilde değişime direnenler artarak güçlenen bu evrensel barışa dayanamayacaklar.
    • Türkiye de seçimlerle başlayan özgürlük demokrasi barış ve adalet için şahlanış Arap baharıyla desteklenecek ardından tüm dünya halkları tarafından sürdürülecektir.
    • Türkiye sadece Orta doğuya değil dünyaya rol model olacak. Türkiye Rabbin kralıyla yeni bir dış politika modeli ortaya koydu. Haksızlıklara dur diyen, arabulucu ve birleştirici tavrıyla barışı öğütleyen, insanlığı önceleyen ve hakkı adaleti savunur politikalar yapan ülke oldu. Rabbin kralı kendi ülkesini bölgesel bir güç haline getirdi. Dünyada izlenen, takdir edilen kendisini hissettiren ülke oldu.
    • Türkiye, Arap baharının ve dünya değişiminin öncüsüdür ve lideridir. Türkiye dünyaya bir ilham kaynağıdır. Dünyada yaşanan bu siyasi fırtınalar geleceğin güzel şekilleneceği müjdeliyor.
    • Yeryüzünün hazinelerine sahip egemenler küresel krizlerin de etkisiyle gelirleri iyice azaldığından Arap baharını yönetmeye kalkışıyorlar. Küresel egemenliklerini kaybetmek istemeyen zalimler Arap baharını kendi taraflarına çekmeye çalışsalar da gerçekte isyan onların zulmünedir.
    • Rabbin kralı ‘Siyasi liderler kendi geleceklerini adalet üzerine tesis etmelidir. Zulüm üzerinden iktidar olunmaz.’ Dedi.
    • Yıllarca ülkelerin yöneticileri, yeryüzünün egemen zalimlerine hizmet ediyordu. Mısırı, Bahreyn i, Libya yı yıllarca sömürüyorlardı. Zalim yöneticilerin halklarına uyguladıkları sıkıntılara dur deniliyor. Mazlum halklar zalim yönetimlerine karşı mücadele ediyorlar.
    • Zorba rejimler yıkılıyor. Arap ülkelerinde değişim şiddetli ve çatışmalı geçiyor. Rab yönetimleri değiştiriyor. Demokratikleşme ve mazlumların yükselişi gerçekleşiyor.
    • Yıllarca baskıcı yönetimlerle ezilen fakir halk küresel krizle tepkileri kaçınılmaz olarak patlak verdi. Yorgun düşmüş ve yılmış bir halkın başkaldırısıdır.
    • Global krizle halklar iyice yıpranacak. Dünya uluslarında Arap baharına benzer sosyal patlamalar görülecek ve bir kargaşa kaos ayları görülecektir.
    • Çıkarcılar, Türkiye nin Ortadoğuda bir üstünlük ve hakimiyet mücadelesinde olduklarını sanıyorlar. Türkiye Çıkarlarına değil hak, adalet ve küresel barış için çabalıyor. Ancak bozguncular herkesi kendileri gibi zannettiklerinden Rabbin kralının çabalarını anlayamıyorlar.
    • Bozguncular, sömürgelerini haksız ve kötü kazançlarını kaybedecekler. Ulusların petrol ve yer altı zenginliklerini sömüren ve baskı kuran zalimlerin kazançlarına darbe vurulacak.
    • Her şeyi aynı anda dünyanın her yerinde görüyoruz. Küresel medyayla küresel bir bilinç oluştu. Gerçekler, doğrular, barış ve kardeşlik küresel çapta değerlendiriliyor. Demokratikleşme, özgürleşme, bozuk düzenin devrilmesine zorba yönetimlerin yıkılmasına sebep olacaktır.
    • Ulusları kötüler yönetti. Halkına zulmettiler. Çıkarları için her şeyi yaptılar.
    • İngiltere 1945 de Arap birliğini kurdu. Bozgunculara boyun egen bu birlik kendi bölgeleri konusunda, Filistin ve dünya konusunda bozguncularının çıkarlarına hizmet etti. Diledikleri gibi şekillendirip bölgenin kaderini belirlediler. Şimdi Arap birliğinde Rabbin kralına doğru bir geçiş gözlenmektedir. Çünkü o doğruları söyleyen ve barışa hizmet eden Rab tarafından destekli bir kraldır.
    • Rabbin kralı gelmeden önce İsrail in çıkarlarına ve dünya egemenlerine hizmet eden bir Arap Birliği vardı. Rabbin Kralıyla zalimin egemenliği bitecek. Yeryüzüne doğruluk ve barış yayılacaktır.
    • Arap birliği artık doğruluğa hizmet edip Türkiye nin yanında olacaktır. Türkiye Rabbin kralıyla Birliği yönetir duruma geldi.
    • Rabbin kralıyla Türkiye tüm barışçıl faaliyetlere koştu. Kıbrıs, Ermenistan, Yunanistan ve komşu ülkeler gibi Tüm düşmanlıklara barış elini uzattı. Ancak barışı istemiyorlardı. Rabbin kralı onlara bir adım gitti. Kendilerinden taviz verdiler. Samimi ve dost olarak yaklaşıldı. Ancak onlar fırsatçılık yapmaya kalktılar. Samimi değillerdi. Gerçekleri göremediler. Rabbin kralındaki dev beyaz bayrağın dalgalanışını fark edemediler.
    • Kötü sistemi inşa edenler değişimi yönetmeye çalışıyorlar. Güya dünyanın demokratikleşmesi, özgürlüğü ve barışı onlar için çok önemli. Onlar savaşı severler ve barışı hiç tanımazlar. Tüm insani değerleri kendilerine kullandılar. İnsanların büyük kısmını da düşman olarak gördüler. İnsan haklarını ve adaleti tüm insanlığa eşit olarak uygulamalıydılar. Zalimler kendilerine ve kendi taraftarlarına her hususta ayrımcılık yaptılar. Zalimler dünyadaki değişimi artık yönetemezler çünkü başkaldırı artık zalimleredir.
    • Fransız ihtilaliyle başlayan İki yüz yıllık şeytanın egemenliği Arap baharıyla kırılıyor. Yeryüzünde insanlığın en karanlık çağı bitiyor.
    • Türkiye; Libya ve Suriye konusunda çok adil ve doğru bir yerde durdu. Hiçbir dini öncelemeden tarafsız doğrucu ve adil hareket eden Türkiye görüyorlar.
    • Türkiye’nin dünyadaki rolü çok önemlidir. Rabbin kralıyla alınan yol çok doğru ve etkilidir. Irak’ta istikrarın sürdürülmesinde büyük emeğinin olması, Irak’ın birliğinin ve düzeninin sağlanması için çalışmalar yaptırması. Kuzey Irak’ın yapılandırılması, Mısır a yol göstermesi, Suriye müzakereleri, Libya da ki barışçıl ve birleştirici çalışmaları, İran’ı olgunlaştırması, İsrail’in bozgunculuğuna ve şımarıklığına dur demesi, Bölgesel ve küresel barışa hizmetleri herkesçe görülmektedir.
    • Küresel barış, Orta doğu barışının inşa edilmesiyle kazanılacaktır. Ve esenlik Ortadoğu’dan saçılacak.
    • Bozgunculukta önde giden yönetimler ABD İsrail Fransa İngiltere kısaca birleşmiş milletler daimi üyeleridir.
    • Bölgesel ve küresel barışı önemsemeyenler cezalarını çekecekler ve geriden gelecekler. Rabbin kralı hiçbir ülkeye yeraltı zenginlikleri olarak bakmadı. Çünkü insan öldürerek ve bozgunculuk yaparak başkasının tarlasına girip haksızlıkla kazanma devri bitti.
    • Yeryüzü kötüleri üzerinden silkelemeden esenlik gelmeyecektir. Ve tüm dinler Rabbin gerçek dininde birleşecekler. Sadece Rabbe kulluk edecekler ve dünyaya sırt çevirecekler.
    • Arap baharı, tüm olan bu olaylar değişimin nedenleridir. Değişimi isteseler de istemeseler de Rab gerçekleştirecek. Çünkü Rab tüm bu yaşanan olaylarla göründü herkes yaşananları görüyor ve daha çok şey de görecekler.
    • Ortadoğu, kuzey Afrika ve dünya yeniden şekilleniyor. Ancak bu değişim sürecinde elbette sıkıntılar yaşanacak.
    • Ortadoğu’da artan Türkiye sevgisi yönetimlere hükmetmiş bozguncuların hoşuna gitmiyor.
    • Türkiye’nin başarılı dış politikaları sonucu Ortadoğu ve Afrika ülkelerinin Türkiye sevgisinin giderek arttığı görülüyor. Uzak kıtalara yaptıkları yardımlar ve barış faaliyetleri de sevginin artmasına sebep oluyor.
    • Aslında Türkiye Rabbin kralıyla İslam ve inanç dünyasının lideri olarak ortaya çıkmış durumdadır. Yeryüzünde inananların lideri yoktu. Büyük bir boşluk vardı. Bir halife gibi bir mehdi gibi bir mesih gibi hareket eden lider görünümündedir. Aslında bütün dünya böyle bir lider beklemekteydi.
    • Başbakan Erdoğan İslam dünyasının lideri olarak algılanmaya başlandı. Aslında o Tüm dinlerin lideridir çünkü tüm dinler Onu yani İsa yı bekliyor. Karanlıkta kalmış insanlığı aydınlığa çıkaracak. Kötülerle mücadele edecek. Tüm bozuk fikir sistemlerini yıkacak. Onun beklenen kurtarıcı olduğunu ilerde daha iyi anlayacaklar.
    • KIBRIS
    • Güney Kıbrıs Rum yönetimi tek yanlı petrol ve doğalgaz arama çalışmaları başlatacağını söylüyorlar. Belli ki uluslar arası hukuka aykırı işleri yaparken bile arkasına birtakım güçleri almış. İsrail ve ABD lobisi desteğini gören Rum kesimi yanlış yaptığını önemsememektedir. Doğu Akdeniz’de egemenlik mücadelesinde olanlar sadece çıkar derdindeler. Hak ve adaletle hiç tanışmayanlar istediklerini güçlerine güvenerek yapacaklarını sanıyorlar.
    • Rabbin Kralı Kıbrıs konusunda ellerinden geleni yapmışlardı. Barış için sürekli ilk adımı Türkiye attı. Türkiye çok taviz verdi ve yeter ki barış olsun dediler. Hatta Türkiye de Kıbrıs satılıyor mu, Kıbrıs elden gidiyor haberleri yayınladılar. Rabbin Kralı Kıbrıs için elinden gelenin fazlasını yaptı. Hatta bir Kıbrıslıya tazminat bile ödendi. Ancak onlar barışı istemediler. İşi yokuşa sürdüler. Kralın samimi ve dürüst olduğunu göremediler.
    • Kıbrıs’ı kullanarak çıkarlarını gözetenler çözümsüzlüğü isterken haklılık iddiasında olamazlar.
    • Kıbrıs konusunda Türk tarafı çözümü istemek konusunda evet derken, Rum tarafı çözüme hayır dedi. Rumlar çözüm istemiyorlar. Barış istemiyorlar. Ardında ki güçlerin hesapları başka. Bunlara rağmen ödüllendirircesine AB ye aldılar.
    • AB tarihi bir hata yaparak Rum kesimini tanıdı. AB dönem başkanlığı sırası geldi.
    • Kıbrıs’a Türklerin neden girdiği. Kıbrıs sorununun neden varolduğu, Bugün Rabbin kralıyla görülen tüm olaylar, Rabbin kralının barış ve Kıbrıs için olumlu çalışmaları, Bozguncu güçlerin Kıbrıs ı kullanarak her türlü faaliyetleri ve petrol arayışları gibi olaylar bize gösteriyor ki Rabbin senaryosu mükemmel işliyor. Keser döner sap döner gün gelir hesap döner. Tanrının iradesi inanılmaz işliyor. Yunanistan’ın durumu da buna benziyor. Kurtuluş savaşında Türkiye ye saldırttırılan Yunanistan şimdi ne durumda. Buna rağmen insanların kötü durumda olması bizi sevindirmez. Aksine bizi üzer. Sadece Tarihi yönlendiren Rabbin büyüklüğünü görmek için bu örnekler verildi.
    • MISIR
    • Mısırda halkını sömüren, baskı kuran, inançlı halkı sindiren zorbalıkla yöneten Hüsnü Mübarek rejimi yıkıldı. İsrail’e hizmet eden israilin ve ABD’nin köpekçiliğini yapan Mubarek elbette yıkılmaya mahkumdu. Bundan sonra Rab mazlumların yanında olacak.
    • Mısır da hristiyan kıpti -Müslüman çatışması çıkarmak ve kargaşa yaratmak için terör olayları yapıyorlar. Bozguncular her şeyi deneyecekler. Egemenliklerini kaybetmek istemeyenler spekülatif olaylar gerçekleştirecekler. Nitekim Rabbin kralının ülkesinde de pkk ile terör olayları gerçekleştiriyorlar.
    • LİBYA
    • Kaddafi zorbaydı askeri güce dayalı baskıcı yönetimi vardı. Libyalı muhalifler, Kaddafinin baskıcı rejimine karşı çıkarken Avrupa gibi yılana sarıldılar. Halbuki Kaddafi bozguncularla işbirliği yapıyordu. Ucuza yaptıkları petrol anlaşmalarıyla kendi dostları muhalifleri destekledi. Leşin etrafına üşüşen akbabalar gibi Fransa, İtalya, İngiltere sadece çıkarları için acelece Kaddafi rejimine saldırdılar.
    • Libya nın demokratikleşmesini ve geleceğini değil de kendi çıkarlarını ve petrol kuyularını kontrollerinde tutmaya çalışıyorlar. Libya nın petrol kuyularını kendi aralarında paylaşıyorlar. Eski bozguncuların cahilliği insanlığın önünde açıkça sırıtıyor. Kaddafi rejiminin eski dostları kaddafiyi de devirdi. Menfaatçiler kazanç psikolojisiyle işlerine geldiği gibi davranırlar gerekirse kendi dostlarını bile harcarlar.
    • Çıkarcılar, demokrasi ve barış yanlısı değiller. Sadece insani değerleri kullanıyorlar. Libya ya insani değerler için mi girdiler. Sadece insanlığı düşünecekler ve böylece Rabbin rızasını gözetecekler öyle mi. Bunların Küfrünü ve Aptallığını herkes görecek. Bundan sonra her ulusun kendi hazineleri kendilerine ait olacak ve kimse şiddetle sömüremeyecek. Sömürgecilik ve baskı rejimleri dönemi bitiyor.
    • Kısa süre önce Kaddafiye saray önünde çadır kurduranlar, harem oluşturanlar Kaddafi yönetimi devrilmeden bir pay kapayım diye uçaklarla ilk saldıran oldu. İtalya da Libya petrollerinden büyük payla faydalanıyordu. Kendi aralarında da anlaşamıyorlar. Çıkarcılar hep böyledir. Onların arasında sağlam bir inanca dayalı birlik yoktur. Çarçabuk dağılırlar. Dünya menfaatçiliği bir yere kadardır. Dostluklarının temeli yoktur
    • Türkiye ‘Libya petrolü Libya halkının ortak malıdır.’ diyor. Bu söylem onların hiç hoşlarına gitmiyor.
    • Türkiye’den birtakım cahiller de Türkler de Libya petrolünden alsınlar, kazanç sağlasınlar diyor. Siz de o sömürenler gibi mi olacaksınız. Sizlerin o zalimlerden ne farkınız kalır. İşte bunlar onların zalimliklerine kınarken şeytanın aldatışlarına uyuyorlar.
    • ABD Önce Irak’ta şii-sunni ayrımı yaratmak istedi. Şiddeti arttırmak için bizzat kendileri birtakım olaylar gerçekleştirdiler. Tarafları birbirine kışkırtarak Irak’ı kaosa sürüklediler. Başkaları aynı şeyi Libya için istiyorlar.
    • Libya da Kaddafi ve taraftarlarının kenti teslim edip yönetimden çekildiler. Ancak Kaddafiyi ve taraftarlarını öldürmeden düzen kurulamaz gibi bir düşünceyle beni velid gibi şehirlere zorla savaş yaparak almayı istiyorlar. Teslim oldular neden zorla savaşarak almayı istiyorlar. Bölgede istikrarın olmasını istemeyenler var. Özellikle batı iyi destekliyor bu kaos durumunu. Petrolü ucuza alma bahanesiyle ekonomik çöküntülerinden kurtulmayı hesaplayanlar kurtuluşun petrol ve enerjide olduğunu sanacak kadar aptallar. Bir kere onların eski sistemleri çöktü. Yeni pazarları, potansiyelleri yok. Üretimleri düştü. Alışveriş yapan aç bir toplumları yok. Zaten onlar temiz kazancı da düşünmediler. Aç olan toplumları da temiz kazanmak yerine baskı ve savaşla sömürüyorlar. Bunların sefaları işte böyle kısa sürer. Ve böyle çökerler. Çünkü onlar sömürerek ve bozgunculuk yapıp öldürerek kazanç sağlıyorlardı. Yönetimlerin çökmesi onları zorluyor. Yıllarca emdiği sömürgelerini kaybetmek istemiyorlar.
    • Libya öyle bir yer ki ne bölünebilir ne de ortadan ikiye ayrılacak sınırı olabilir. Her yerde her görüşe sahip insanlar var. Dolayısıyla Libya da istikrar korunmalıdır. Her durumda barış korunmalı, yeni bir seçim, yeni bir parlamento, halka hizmet eden insanı önceliyen bir yapıya kavuşturulmalıdır.
    • Rabbin Kralı Askeri güce dayalı baskıcı rejimlere karşı demokrasi ve bağımsızlık mücadelesini desteklediğini göstermek için Arap ülkelerine gitmesi dünya kamuoyunda geniş yer buldu. Ve yakından takip edildi. Ne yapacaklarını şaşıran zalimler yeni planlar hedeflediler. Kendilerini de Libya da buldular. Diğer bozguncular da sürekli yeni kötü planlar yapıyorlar. Ancak Rab onların tüm kötü oyunlarını boşa çıkaracak. Amaçlarına ulaşamayacaklar. Rab sürekli kentlerini vuracak.
    • Libya da kargaşa olmasını isteyenler krizlerden ve borç bataklarından kurtulmayı arzuluyorlar. İyi bilsinler ki dünya da eski düzen çöktü. Ülkeler kendi çıkarları için Libya daki muhaliflere her türlü desteği veriyorlar. Olay bir Baskıcı yönetime karşı bir özgürlük mücadelesiyle başladı ancak yıllardır Kaddafi nin destek aldığı dış kuvvetler tarafından tekrar onların boyundurluğuna girdiler.
    • Petrol anlaşmalarını korumak için acelece Libya ya girip muhalifleri destekleyenler Rabbin kralından önce acelece yine Libya ya gelip Libya baharını yönettiklerini söyleyerek Arap baharına desteklerini açıklıyorlar.
    • Arap baharıyla özgürlük ve demokrasiyi arzulayanların değişimin ilk adımını gerçekleştirdiği görüldü. Değişimi desteklemek ve çatışmasız, sıkıntısız tüm halkların dinlerin ve etnik unsurları bütünleyecek global barışa hizmet için Rabbin Kralı Arap baharı turuna çıktı.
    • Rabbin kralının Arap turu bozguncuları korkuttu. Soluğu Libya da alanlar komik bir duruma düştüler.
    • Değişimi doğru okuyamayanlar mutlaka sıkıntılı süreçler yaşayacaktır.
    • SURİYE
    • Suriye nin demokrasiye geçişi için Türkiye nin yaptığı barışçıl muzakereleri gördüler. Ancak Suriye deki baskıcı yapıdaki etkin cuntacılar şiddet kullanmakta ve değişime direnmektedir. Türkiye sürekli uyarmakta ve değişimin yöntemini ve yolunu göstermektedir.
    • Suriye nin yönetimine cuntacılar ve bir kısım aşiretler egemen. Suriye deki olaylar da kendi içinde sindirme ve ayrışma görülüyor. Askerlerin bir kısmı eski baskıcı guruptan ayrılarak halk la elele olacaklarını duyurdu. Bu iyiye işaretti.
    • Suriye’de dikdatörlük insanları öldürüyor. Mevcut yönetim Suriye’yi idare edemez halde.
    • Suriye’de sivil halka ve muhaliflere yönelik şiddet ve yıldırma eylemlerinin sonlandırılması için pek çok uyarılar yapılsa da baskıcı yönetim vazgeçmemektedir. Suriye’nin geleceğinin birileri tarafından değil Suriye halkı tarafından belirlenmelidir.
    • Rabbin kralı Suriye için gerekli demokratik adımlar atılsın halkın taleplerine karşılık verilsin diyor. Bu yönetimler de ne yapacaklarını bilemediklerinden Ciddi yol gösterici planlar sunuldu, ancak Esad cuntacılara ve inançsız yapıya söz geçiremedi. İnançlı mazlum halkın üzerine ateş eder oldular.
    • Yukarda verilen ülke örnekleri ve kimlerin neyin peşinde oldukları açıkça anlaşılmaktadır. Dünyanın içinde bulunduğu durum öncekilerin şekillendirmesiyle gerçekleşti. Sonrasını bugünküler şekillendiriyor. Bu günün nasıl olduğu ve yarının nasıl olacağı az çok kestiriliyor. Neyin iyi neyin kötü olduğu insanlar tarafından fark ediliyor.
    • Yeryüzündeki ulusların beylikler dönemi gibi parça parça ülkeler halinde olması barış ve adaletin şimdiye kadar sağlanamamış olmasındandır. Bütüncül olamayan istikrarsız dönem bitiyor.
    • Değişimleri mecbur kılan değiştirilecek olan yönetimlerin yetersizliği ya da bozukluğudur.
    • Dünyayı yönetenler birleştirici değil ayırıcı, barışçıl değil savaşçıl bir anlayışa sahipti. Hedefleri dünyanın efendileri olmak ve dünyaya sahip olup egemenliklerini korumaktı. İzledikleri siyaset kullandıkları yöntem bozgunculuktu.
    • Küresel psikoloji, yeryüzüne egemenlerin diktatörlüğünden bıkmış yeni bir yaşam iyi bir düzen arzuluyor. Dünyadaki kötü düzenden yılmış insanlar değişim istemekteler. Rabbin kralıyla değişen dünyada demokrasiyi, barışı, adaleti ve esenliği görecekler.
    • Yeryüzünde yönetimler müthiş bir değişimin içindedir. İnananlarla inanmayanların mücadelesidir bu. Zalimlerle mazlumlar. Eski düzenden beslenenlerin eskiye sahip çıkmasıyla, eskiden yılmış ve ezilmişlerin yeni düzen mücadelesi devam ediyor.
    • KARMA KONULAR
      DÜNYA GÜNDEMİ VE İNSANLIK PSİKOLOJİSİ
      • 11 eylül. ABD de bir çatırtı sesi ardından kötülüğün öncüsü saldırgan bir rüzgar. Tam anlamıyla devlet terörleri devri yaşandı. Amerikan yönetimini ele geçiren gizli bozguncular şeytanın sofrasında toplanmışlar da insanlığa zulmediyorlar. Kıyamet komplosunu kuranlar küresel kaosun kriptolarını hazırladılar.
      • George Bush’a Irak’da ki kimyasal silahlar nerede diye sorulduğunda konuştuğu kürsünün altına bakarak dalga geçtiğini herkes gördü. Uydurma nedenlerle kendini peygamber adleden Bush savaş suçlusudur.
      • George Bush 2001-2009 yıllarındaki başkanlığı döneminde insan hakları örgütlerinin işkence olarak kabul ettiği sorgulama yöntemlerinin kullanılmasına yetki vermişti. Pek çok cezaevinde ve Guatalama da işkence yapıldığı ve insanlık dışı davranışlarda bulunulduğu bilinmektedir. İnsan haklarını savunanlar insanlığa en büyük haksızlığı yaptılar. Güçlü olanlar mazlumların yaşam haklarını da aldılar.
      • ABD nin cani askerleri Iraklı Afganlı sivilleri eğlence için öldürdüler.
      • Türkiye de Rabbin kralına muhalefet edenlerden ziyade Asıl büyük zalimler dünya dadır. Rab onlara darbe vurmaya çoktan başladı. Zalimler her gün afetlerle karşı karşıya. Hadi tabiat ananlarına yalvarsınlar. Doğa onları duyacak mı. Her şeyi Rab yapıyor. Zalimler yüzyıllarca yaptıklarının karşılığını çekiyorlar. İnananlara ve mazlumlara yaşam hakkı vermeyenler cezalarını çekecekler. Yıllarca sömürdüler. Din ayrımcılığı üzerinden zulümle kazanç sağladılar. Yeryüzünü yaşanmaz hale getirdiler.
      • Tüm Afrika yı karıştırdılar. Kaosta tuttular. Somali, Kongo, Ruanda, gibi Afrika nın her yerinde fitne çıkardılar. Silahlar dağıtıp çatışmalar çıkarttılar. Birbirlerine fitlediler. Çıkarını gözleyenler Afrika halklarının yok oluşunu seyrettiler. İstikrarsız Afrika, zalimlere sürekli kazandırdı. Düzensizlikte insanlar birbirlerini öldürdü. Hırsızlıklar, Tecavüzler, hukuksuzluk, kıtlıkta bırakılanların yaşam mücadelesi çok dramatikti, tüm kötülükler aldı yürüdü. Devletin kurulması ve istikrar engellendi. Feryatlarının duyulması bile engellendi ve böylece yıllarca sömürüldü. Temel ihtiyaçlarını İlaç ve sağlık yardımlarını da engellediler. İnsani yardımları sınırlandırıp engelleyenler insanlık suçu işlediler. İnsanlara zulmedenler Rabbin lanetini hak ettiler.
      • İstanbul da 2011 in son ayında Türkiye-Afrika zirvesi gerçekleştirildi. Avrupa ülkelerinin sömürgelerinde ezilen Afrikalı iş adamları Fransa, İtalya’va İspanya nın öncülük ettiği Euro bölgesiyle işbirliği yerine Türkiye ye yöneliyorlar. Zirvede bir gecede 300 milyon dolarlık iş bağlandı. Artık Türkiye ile iş yapmak istiyoruz. Dediler.
      • Türkiye çok hızlı büyüyor ve herkes de bu pazara ortak olmak ve bir pay almak istiyor. Bunun için Türkiye ye yöneliyorlar. Türkiye insanlığa sahip çıktıkça dünya daha da demokratikleşecek ve yeni istikrarın merkezi Türkiye olacak ve oradan küresel istikrar gerçekleşecek.
      • Wikileaks belgeleri bir devletin gizli ve resmi belgeleriyse ABD nin gerçek yüzü ortadadır. ABD dedikoducu, ortalığı karıştıran, insanlar arasına fitne sokacak ve ulusları birbirine kışkırtacak kötü siyasetle iş yapıyordu. Dünya barışı için çalışan, hataları örten, birleştirici doğrucu bir ülke olmalıydı. Ancak elçiliklerinde ki bürokraside bozgunculuk siyaseti yapıyorlardı. Dedikoducu tavırla şu şunu demiş, şu şöyle yapmış mantığıyla dünyayı yönetenler tam bir zavallılar. Bozuk ve şeytani bir yönetim anlayışları var. Dünyayı yönetenlerin yönetiş tarzı ve yöntemleri ortadadır. Wikileaks belgeleri edinilen bilgilerden ABD yönetimi açısından tam bir utançtır.
      • Wikileaks belgeleri ayrıca ABD deki bozguncular tarafından dünyayı karıştırmak için ortaya atılan uydurma yalanlardır. Bilinçli olarak bunları yayınlıyorlar. Kendi adamları Asanj’ı da göstermelik yargılıyorlar. Birkaç doğruya çok sayıda yalan katarak ulusları birbirine kışkırtmayı amaçlıyorlardı. Global kaostan ve savaştan beslenenler fitne çıkarmak derdindeler. Dini ve etnik ayrımcılıkları, mezhepleri, gurupları, aşiretleri kışkırtarak düşmanlıklar yaratmak istiyorlardı.
      • Uluslar arası toplumu yöneten çıkarcılar dünya gündemini belirlediler. Menfaatlerine çalıştılar. Doğal afetlerden zarar görenlere kendi gelecekleri için yardım ettiler. Ve insanlara bak ‘Biz ABD olarak size yardım ediyoruz.’ diye insanları aldattılar. Yardımlarını da kendi taraftarlarına ulaştırdılar. Endonezya’daki sellerden zarar görenlere de aynısını yaptılar. Sürekli böyle yaparlardı Ve böyle yardım ediyoruz imajı vererek bir taraftan büyük kazançlar peşindeydiler. İşlerine gelmeyen yerlerdeki istikrarsızlıklara el uzatmadılar. Bilakis hoşlarına gitmeyen yerde karmaşayı arttırdılar. (Afrika’da olduğu gibi) Nereye yardım ediyorsa orada bir amaçları vardı.
      • Yeryüzünün egemenleri İslami radikalleri kendileri yarattılar. Ve İslami radikallerin tehditleri üzerinden siyaset yaptılar. Dini ve etnik ayrımcılık yapanlar tarihe, insanlığa ve Rabbe hesap verecekler. Çok sevdikleri dünya ve içindeki nimetler baki değildir. Mal sevgisine kapıldılar ve geçici heveslerine aldandılar. Ölümlü insan dehşet saçtı ve insanlığı kana buladı. Sadece savaşlarla değil beraberinde tüm sosyal suçları da yaptılar.
      • Zulümde ilk yola çıkanlar coğrafi keşifler diyerek bilindik uluslara saldırarak yerleştiler. Kendilerinin olmayan dünya nimetlerini zorla yemişlerdi. Gelişmemiş yerli halkları katlettiler. Pek çok sömürgeleri olmuştu. Sonra ulusların yönetimlerini devraldılar. (İngiltere, Fransa, ispanya vb ülkelerin hükümetleri gibi)Tüm kıtalarda tüm uluslara hükmettiler. Yeryüzü kötülerin elindeydi. Böylece yeryüzüne kötülük hakim oldu. Çıkar kavgalarıyla savaş havasıyla dönen bir dünya vardı. Gog ve magog yaptıklarından ve ısrarcılığından sodom ve gomore gibi sular altında kalacak.
      • Sömürgeciliğe öncülük edenlerden ispanya da şimdi işsizlik tavan yaptı düzenleri çöktü. Rabbin işine bakın ki sömürgeciler krizden batmış haldeler. 1910 lu yıllarda inançsızların tam egemenliğine geçilirken günümüzde o yılların tam tersi olaylarıyla değişimler gerçekleşiyor.
      • Siyasi mücadeleyi oyun ve eğlence zannediyorlar. Siyaseti yalan dolan palavra sananlar eski yaptıklarından dolayı siyaseti böyle tanımlamışlar. Koltuk sevdasında olanlar. Çalıp çırpıyorlar. Mazlumlara zulmetmeyi normal görüyorlar. Kimse, kendilerine hesap sormaz sanıyorlar. Rabbin varlığından şüphede olanlar hesap gününde acı feryat edecekler. Onlar Rabbin kralı Recep Tayyip Erdoğan ile mücadele etmeyi eğlence sanıyorlar. O insanlığı barışa çağırıyor. Savaşların ve terörün bitmesini istiyor. Kendi ulusu ve tüm uluslar için çalışıyor. İnsanlığa hizmete koşuyor. Yeryüzünün egemen tanrıları Her şeyi yaradan büyük ve gerçek tanrının kralıyla mücadele ediyorlar. Onlar Rable mücadele ediyorlar. Siyaseti çıkar dünyası olarak görenler gerçeklerden habersizler.
      • Kendi çıkarlarını düşünenler sadece kendilerine tabi olanları düşündüler. Menfaat derdinde olanlar insan haklarını bahane ettiler. Ne insanlığı ne de insanlığın güvenliğini düşündüler. Tehlikeli silahları üretenler insanlığın güvenliği için gelişmemiş uluslara saldırdılar. Gelişen uluslarda silahlanmayı bahane ederek savaş istediler. Ulusları birleştirici tutum izleyeceklerine saldırı ve savaş politikası uyguladılar.
      • ABD dünyanın her ülkesine silah satmaktadır. Mesela şu anda Suudi Arabistan a 84 adet savaş uçağı satacak. İşte bunun gibi tüm ülkelerle milyarlarca dolarlık silah satışları yapmakta ve insanlığa zulmetmektedir. Ulusları silahlandıranlar insanlığa en büyük zulmü yaptılar. Elinde silah olan kendini güçlü hissetti ve kullanmaktan çekinmedi. Dünyanın lideri dünyayı silahsızlandırmalıydı. Silahlanmanın tüm yolları tıkanmalıydı.
      • Obama Ortadoğu’nun ve dünyanın halen lideri biziz diyor. ABD nin Dünya liderliğinden artık şüphesi var. Dünyada öne çıkan ve yükselen bir Türkiye var. Rabbin kralının liderlik tavrıyla insanlığı kucaklaması ve barışı duyurması uluslar arasındaki pek çok problemi çözmesi Türkiye’yi bir dünya liderliğine getirdi. Liderlik güçle silahla ve savaşla yapılmaz. İnsanlığa sahip çıkmakla yapılır. Barışı ve adaleti sağlamakla ve doğru diplomasi yoluyla yapılır. Dünya egemenliğini kaybedenlerin kıskançlığı sürekli artıyor. Onlar hem insanlığa zulmediyorlar hem de Rabbin kralını kendileri gibi zannedip zulmeder diye korkuyorlar.
      • Yıllarca Doğrucu kulları, inananları, mazlumları öldürdüler. İşkence yaptılar. Uzaktakilere baskı uyguladılar. Kim insanlığa sahip çıkacak olsa yolunu kestiler. Zalimlerin zulmüne ve çıkarcılığına dur diyecek olan biri çıksa hemen ayağını kaydırdılar. Suikast yaptılar. Zindanlara attılar. Sürgüne gönderdiler. Silaha, silahlı adamlara, güce ve paraya sahip olanlar ABD devletini yönetirken kendilerini rahatsız eden en küçük şeyi yok ettiler. Zalimin egemenliğinde zulüm kol gezdi. Lüks içinde yaşayanlar kendilerini inananlar zannettikleri gibi şeytanın yasaları olan bozgunculuk, istikrarsızlaştırmak, öldürmek ve zulüm etme kurallarına bağlı kaldılar. Onlar kendi yaptıkları kötü şeyleri Rabbe mal ediyorlardı. Gerçeklerden bu kadar sapmış olanlar Rab için çalıştıklarını düşünecek kadar da şaşkınlar.
      • ABD de parayı yönetiyorlardı. Dünya gündemini belirliyorlardı. İnsanları barışla koruyacaklarına, kendilerini koruma ve büyüme siyaseti güttüler. Kendilerine tabi olanları korurken tabi olmayanları çökerttiler. Ülkelerinde eşitlik hiç yoktu. Zengin aşırı zengin yoksul ise yine yoksuldu. Düzen birilerine çalışıyordu. ABD devletinin gelirleri bozguncu yöneticiler tarafından sömürülüyordu. Halk uyutuluyor, aldatılıyor medya ile yönlendiriliyordu. Vaadler verdiler, zamanla unutulur diye halkı aldattılar. Sözlerinde durmadılar. Yalan üzerinden siyaset yapanlar insanların düşüncesini yönlendirmeyi dahi en ince ayrıntılarıyla medyada yapıyorlardı. Verdikleri sözlerin az bir kısmını göstermelik olarak yapıp bakın verdiğimiz sözü tuttuk ve yardımımızı yaptık diye aldatırlardı.
      • ABD ve ardındakiler insanlıkla savaş halindeler. Görünürde ki Afganistan, ırak, Pakistan, Flitsin, Ortadoğu haricinde bir de uluslardaki sosyal düzenleri yıkarak savaş yaptılar. Adaletsizliği, hukuksuzluğu paranın tanrılığını uluslara zorla kabul ettirdiler.
      • ABD Irak’da savaşı bitirdiği imajı vererek savunma bakanı Panette ile bayrak indirme töreni yaparak askerlerini Irak’tan çektiklerini dünya ya ilan ettiler. Onların yeni bir savaş hazırlığı var. Herkesle aynı anda savaş halinde olursa hem suçlu durumunda olacak hem de çok savaş ağır gelecekti. Panette bir taraftan da bir ayağımız Irak ta olacak diyor. Panette oradan Türkiye ye geliyor. Türkiye ile bölgesel konuları konuşuyorlar. Bir taraftan da kalplerindeki gerçeği söylemiyorlar ve gizli planlarını yürürlüğe koyuyorlar. Zalimler aldatmayla iş yaparlar. Asıl amaçları İran’a saldırmaktır. Böylece hem İran ı hem Türkiye yi hem de bölgeyi karıştırmak istiyorlar. Ortadoğu da istikrarsızlık yaratmak ve hızlı büyüyen Türkiye’yi engellemek istiyorlar. Onlar Türkiye yi tehdit olarak görüyorlar ve hiç çekemiyorlar. Kalplerinde haset olanlar gelecek kaygısından insanlığa türlü kötü tasarılar planlıyorlar. İnsanlığı yönetenlerin gerçek yüzünü herkes görecek. Hile ile füze kalkanı ve radar üssü kurdurarak Türkiye ile İran’ı karşı karşıya getirecek ve İran a saldırma amaçlarına da ulaşacaklardı. Daha önce Türkiye İran’ın nükleer çalışmasının barışçıl olduğunu ve Brezilya ile takas anlaşması imzaladığını, Uluslar arası kamuoyunda ve Avrupa’da ki yaptırım kararı oylamasında da İran’ın haklı durumuna taraf olduğunu göstermişti. Rabbin işleri hikmetlerle doludur. Füze kalkanı zaman gelir Türkiye lehine döner.
      • Irak’ın güvenlik ve istikrarına Türkiye’nin çok önem verdiğini ve yapıcı çalışmalar sergilediğini defalarca gördük. ABD askeri güçlerinin Irak tan çekilmesinin ardından yaşanan siyasi kriz ve ülkenin çeşitli yerlerindeki patlamalara karşı Türkiye’nin Irak’ın kazanılmış istikrarının korunması için çalışacağını söylemesi bölge güvenliği için önemlidir.
      • Ortadoğu’yu istikrarsızlaştırarak tüm dünyayı istikrarsızlaştırdılar. Ceplerini dolduranlar güvensizlik yarattılar. Ulusların gelişmelerini engelleyip oyalayarak egemenliklerini korudular. Sömürgecilikten, Silah satışından, kaostan beslendiler. Bozgunculuğu seçenler zulmü ne kadar sürdürecekti. Kimse bizi bilmez, tanımaz mı diyorlardı. Hakimiyetlerinin ebedi olacağını mı sandılar. İnananların direncini kıracaklarını mı sandılar. Ya da yeryüzünden inananları ve tüm mazlumları kazımayı mı düşünüyorlardı. Rabbin varlığından şüphe edenler insanlığa savaş açarken geleceğe bakıp nereye doğru gideceklerini hiç sorgulamadılar mı? Yeryüzünde egemenliği baskı ve zulümle mi sağlayacaklardı. İnsanlığı sürekli savaşla mı yöneteceklerdi. Zalimler şeytanın rüzgarına kapıldılar. Temelsiz nedensiz ve hedefsiz yaptıkları sadece cahilleri cehenneme götürecekti.
      • Füze kalkanına destek vermekle Türkiye NATO yu korumanın önemini kavramış diyen Panette Türkiye ye bir taraftan destek verirken kendi taraflarına çekmeye çalışıyorlar diğer taraftan İran ı suçluyor ve İran ı yalnızlaştırıyorlar. Laf kalabalığı yapanlar şark kurnazlığı da yapıyorlar.
      • Kötü hesaplar yapanlar bir taraftan da Türkiye yi aldatıp kendi taraflarına çekmeye çalışıyorlar. Panette görüşmelerinde Türkiye-İsrail ilişkilerini onarma, Ermeni soykırım iddialarını engelleme sözü, Türkiye’nin talep ettiği insansız hava araçlarını vereceklerini söylemeleri gibi basit konularla ve olumlu hava estirerek planlarını uygulamaya çalışıyorlar. Her zaman ikiyüzlüler. Aldatarak hükümetleri kullanıyorlar. Onlar hiçbir ayrımcılık gözetmeksizin tüm insanlık için çalışmalıdır. Onlar doğru yola gelmedikçe onların tarafında olanlar Rabbe hesap verecekler.
      • Avrupa yı yönetenler genelde sağ kesim hükümetlerdir. Bu hükümetler İnanç ve etnik ayrımcılık yapan, yanlış inanışlı, baskıcı ve vesayetçi yapılardır. Avrupa da bastırılmış sol kesim mazlum durumundadır. Ezilmiş, sosyalci, adalet isteyen, yenilikçi ve doğrucu kesimdir. Türkiye nin sağ hükümeti ak parti ile Avrupa’nın sol kesimi aynıdır. Dünya ya baktığınız da sağ sola sol da sağa dönüşmüş. Sağ Rabbi sol şeytanı simgeler. Gerçekte inananlar sağdadır. İnandığını zannedenler kendi içlerinde evrimler geçirmiş gerçeklerden sapmış vesayetçi bir yapı oluşmuş. Dünya için çıkar kavgaları yapanlar adil yönetemezler.
      • Gazze’yi açık hava hapishanesi yaptılar. Temel ihtiyaçlarını engellediler. Ambargo koyanlar tam bir insanlık dramı yaşattılar. Tek geçiş yeri olan tünellerden yiyecek geçirenlere silah geçirirler diye tünelleri bombalıyorlar. Aç susuz bırakıp çaresizleştirmek istiyorlar. Zalimler soykırım yapmak istiyorlar ancak dünyadan da çekiniyorlar.
      • Unesco’nun Filistin i tanıma kararından sonra İsrail’in ve Amerika’nın kötü tutumları hiç de hoş değil. Yardımlarını keseceklermiş. Nihayet insanlığa önem vermediklerini gösterdiler. Zaten onlar insanlığı hiç önemsemediler. Yoksulun ve mazlumun halini anlamadılar. Sadece kendilerine tabi olanlara yardıma koştular. Çıkarları dışında yardım etmediler. Dünya da dini ve bölgesel ayrımcılık yaptılar.
      • İnançsız hükümetler meclislerinde (ABD, Fransa vs.) Ermeni soykırımını oyluyorlar. Hayır. Asıl onlar soykırım yaptılar. Afrika’dan ve birtakım uluslardan aldatarak topladıkları halkları Osmanlı üzerine gönderdiler. Yunanlıları, Anzakları hatta aldatılmış müslümanları bile kullandılar. Kimileri neden geldiklerini ve kime saldırdıklarını dahi bilmiyorlardı. Yalanla aldatarak topladıkları askerlerle Osmanlının son kalıntısı mazlum ve inançlı halka (Türkiye ye) saldırdılar. Soykırım yaptılar. Ulusun her yerinden girdiler. Hepsini katledelim dediler. Rabbin halkı bağımsızlık mücadelesinden ziyade hayatta kalma mücadelesi verdi. O dönemde Rumları da Ermenileri de Yunan ı da kışkırttılar ve kullandılar. Kurtuluş savaşı gerçekten bir kurtuluş ve can mücadelesiydi. Dün o soykırımı yapanlar bugün kullandıkları halkları bahane ediyorlar. Onlar kendi kirli tarihlerine baksınlar. Onlar sadece insanlara değil çağlarda insanlığa zulmettiler. Rabbin işine bakın ki sağ kalan bir avuç çocukla Türkiye gibi bir nesil meydana getirdi. Dünyayı yönetecek doğrucular ve insanlığa hizmet edecek adiller Rabbin kralıyla tarih sahnesine çıktı.
      • Zalimlerin egemenliğinde dinsizler arttı. Uluslarda sosyal çöküntüler gözlendi. Ahlaki değerler, sevgi ve saygı tutulmadı. Boşanmalar ve tüm sosyal suçlar tavan yaptı. İnsanlara zarar vermekten korkan ve insanlara fayda sağlamak için çalışan kalmadı. İnsanlığa hizmete koşan ve bunun için Rabbin sevgisini gözeten yoktu.
      • Zalimlerin egemenliğinde en çok zararı kadınlar ve çocuklar gördü. Ayakta kalmaya çalışan şefkatli ve güçlü anneler, öksüz ve yetim çocuklar vardı. Açlıktan ölen çocuk, kaosta yiyecek arayan anne vardı. Yeryüzünde çok dramatik günler gördük. Yeryüzündeki büyük acıları görmezden geldiler.
      • Kolonilerle, sömürgelerle ulus halklarını kendilerini tam bağımlı hale getirdiler. Başka ulusların hazinelerini güçle sömürdüler. Üretmeyen tüketim toplumları yaptılar. İnsan ticareti yaptılar ve çok düşük ücretle çalıştırdılar. Gelir uçurumu hep oldu. Mazlumlara hiç gelişme hakkı tanımadılar. Hatta onları ezerek ayakta kaldılar.
      • Ulusları ikiyüzlülükle aldattılar. Yüzünüze karşı yapıcı arkanızdan yıkıcı işler yaptılar.
      • Dünyayı sahiplenenler kötü planları devreye soktular. Ucuz hesaplar yapanlara küçük kazançlar verildi. Az ve geçici kazanç için dünya hayatına aldandılar.
      • İnançlı mazlumların inançsız zalimlere isyanı Arap baharıyla başladı. Zorba yönetimlerle mücadele dünyaya yayılıyor. Dünya değişiyor. Dünyaya egemen zalimler iyice şaşıracaklar Orta doğuyu karıştıranlar kendi kuyularını kazdılar. Bu kötü düzenin de sonu gelecekti. Yaptıklarının cezasını çekecekler.
      • İsrail uluslararası hukuka aykırı olarak yerleşim faaliyetlerini arttırıyor. İsrail her konuda tüm barış süreçlerini tıkıyor.
      • İsrail İran ı vuracağını söylüyor. İngiltere istihbaratı İsrail in İran’ı 2012 yıl başında vuracağı bilgisini veriyor. Bozguncular değişen Ortadoğu da yeni amaçlar ve hedefler peşindeler. Ancak onların bu kötü planları kendi sonlarını hazırlayacak. Uluslar arası kamuoyu dünyada olanları vicdanlarında degerlendirecekler. Zalim de mazlum da açıkça anlaşılacak.
      • İran’ın nükleer tesislerinin barışçıl ve zorunlu enerji olduklarını bile bile saldırmak istiyorlar. Aynı Irak a yaptıklarını şimdi de İran a yapmak istiyorlar.
      • Zalimlerin ülkesinde çok daha tehlikeli kitle imha silahları varken sağa sola sataşma dertleri sadece çıkarları içindir. Ortadoğu yu istikrarsızlaştırıp kazanç sağlamak derdindeler.
      • Obama çoğu zaman gerçek yüzünü göstermiştir. İslam’a düşmanlığı çok seferde anlaşılmıştır. Onun ikiyüzlülüğü ve insanları aldatışını herkes görecektir. Bir ara hristiyanlığı överek keşke Hristiyan olsaydım diye de gerçek yüzünü gizleyerek yalan söylemiştir. Hristiyanlığı övücü şeyleri ve islam’ı bir terörmüş gibi söylemleri daima olmuştur.
      • Obama İsrail i başkanlık seçimleri öncesinde destekleyecek. ABD deki güçlü Yahudi cemaatlerinin desteğini alacak. Gerçekleri ve doğruları söylemeyecek ve zulmedenlere hizmet edecek. Bu hali aynı Rum diyarı hükümdarı Herakliyus a benzemektedir. Herakliyus gerçekleri ve islamı ülkesindeki güçlü papazlardan ve güç sahibi egemenlerden dolayı islamı kabul etmez. Halkına da söylemez. Böylece basit bir saltanat ve kısa dünya hayatı için incili destekleyen sözleri ve son peygamberin davetini halkına aktarmayarak gerçekleri halktan gizler. Obama nın hali de Herakliusa benzer. Obama kendinden önceki büyük bozguncu Bush un ardından gider.
      • İsrail başbakanı Benyamin Netenyahu ABD de mecliste konuşma yaptı. Bir üniversite kampüsünde konuşmalıydı. Vekillerden taraftarları toplanmışlar planladıkları şak şakçılık için medyada şov yapıyorlar. Neredeyse her cümlesini ayakta alkışladılar. 15 kez ayağa kalkarak alkışlamalarında yerlerine bile oturamadılar. Dinleyici temsilciler neredeyse konuşma süresini ayakta geçirdiler. Şunların şakşakçılığına bakınız. Yozlaşmış muhafazakarlar birbirlerine yaldızlı sözler söyleyip aldanıyorlar. Gerçek inananlara düşmanlıklarından doğru yolda olduklarını zanneden zavallılar. Onlar küresel savaşı, kötülüğü, eski bozuk düzeni alkışlıyorlar. Bunların körlüğünü tüm dünya görecek.
      • ABD halkı inançlı muhafazakarlardan oluşur. Aslında Türkiye halkı da inançlı muhafazakarlardan oluşur. Sürekli dini temalar din üzerinden siyaset yürütmeler bu iki ülkenin benzerliğidir. Ancak aralarında büyük fark vardır. ABD de muhafazakarlar gerçek dinden zerre kadar haberdar değiller. Hristiyanlığın özünden tamamen uzaklaşmış birtakım egemenlerin din üzerinden siyaset yaparak yeryüzünün hazinelerini ve hakimiyetini amaçlamışlardı. ABD de güçlü ve tutucu olan muhafazakarlar, dinden habersiz, doğru yoldan sapmış, çıkarları için her türlü zulmü yapanlardır. Din ayrımcılığı yapanlar haçlı birliğini (menfaat birliği) kurup insanlığa zulmettiler. Gücü ele geçirenler hiç de kutsal olmayan amaçlarıyla şeytanın siyah bayrağını taşıyarak insanlığa zulmettiler. Doğruluğun, insanlığın, adaletin, barışın ve esenliğin savunucusu olamadılar.
      • ABD deki muhafazakarlar da, her seçimde Ortadoğu planları, İsrail politikaları yeni petrol ve hazine arayışları ön plana çıkar. Diğer inançlı ümmetlere düşmanlık yaptılar. Mazlum halkları sömürdüler ve zarar verdiler. Savaş üzerinden kazananlar ve destekçileri nasıl olurda kendilerini iyilerden sanırlar. Bizzat zulmedenler ve destekçileri yaptıklarından dolayı rabbe hesap verecekler. Onlar yeni kötü planlar peşinde koşadursunlar.
      • ABD ve İsrail medyasında son günlerde ABD-İsrail birlikte ya da bu ülkelerden birinin tek başına İran a saldırı düzenleyebileceği spekülasyonları yapılıyor. Saldırma nedenleri de çok ilginç. Nükleer patlayıcı geliştirmeye yönelik denemeler yapabilirmiş. . Zalimlerin ülkelerinde sayısız nükleer silahlar var. ABD de 20 bini aşkın nükleer bombaya sahipken gelişmekte olan ülkelere baskı yaparak kazanıyorlar. Onların derdi dünyayı silahsızlandırmak değil. Tam tersi Silah üretim devleridir. Dünyayı silahlandıran büyük para kazanan ülkelerdir. Dünyayı bozanlar silah üretsinler ve uluslara silah satsınlar. Kendileri sürekli gelişmiş kitle imha silahları üretirler. Başka ülkeler silah üretmesin. Dünya egemenliği bizde olsun. Biz tehdit gördüğümüz herkesi katledelim. Bu düşüncelere sahip zalimler bu hesaplarıyla fazla yol alamayacaklar. Yeryüzünün yönetimi bu anlayışla olmaz. Her geçen gün zalimlerin sonları yaklaşıyor. Dünya ne sahiplenecek yerdir ne de ebedidir. Ölümlü insan hiç düşünmeden cahilce hareket etti ve yeryüzünde dehşet saçtı.
      • ABD savunma bakanı Panette, ABD nin İsrail güvenliğini korumaya devam edeceğini, İran’ın nükleer çalışmalarını engelleyeceklerini ve İsrail le sarsılmaz bir bağlılıkları olduğunu yineledi. İsrail’in kurucuları ABD yi yöneten birtakım egemen güçlerdi. Din üzerinden siyaset yapıyorlardı. Son peygambere tabi olanlara saldırı üzerinden hareket edenler geçmiştekileri tekrarladılar. Gücü ele geçirenler belli dönemlerde dini kullanarak haçlı seferleri diye yola çıktılar.
      • Her peygamber döneminde kendilerini dindar sananlar azgınlık ediyordu. Din sandıkları birtakım uyduruk ibadetlerle yozlaşmışlık üzerinden yönetimlere egemenlerdi. Dönemlerinde kendilerini doğru yolda olduklarını sanarak Tanrıya bağlı ve tanrının halkı olduklarını iddia ederlerdi. Bir taraftan kendi inançları dışındakilere zarar veren, ırkçılık yapan ve insanlara zulmederlerdi. Tanrının evrensel dininden habersizlerdi, barışı ve insanlığa esenliği getirmenin rabbin dini olduğunu bilmiyorlardı.
      • Küçücük dünyalarından ve dar kalıplarından dışarı çıkamadılar. İnsanlığa hizmet edecekleri yerde Ayrımcılık yaparak kendilerine çalışırlarken diğer tüm ırklara, dinlere ve halklara düşman oldular. Öfkelerinden vazgeçmeyip kötü planlar tasarlayanlar nasıl olurda dünyada iyi bir düzen ve birleştirici bir tutum takınabilirler.
      • Kendilerini inançlı ve İsrail halkı sananlar her yeni gelen peygamber ve halkına zulmettiler. Zalimler yeni kıta dedikleri bilindik kıtalara zorla zulümle girmişlerdi. Ardından güce iyice sahip olunca bu gücü bize rab verdi deyip kendilerini İsrail halkı olarak adlandırıyorlar. Sonra Ortadoğuya gelerek Rabbin vaat ettiği İsrail krallığını ve bin yıllık Ersenlik krallığını kuracaklarına inanarak ortadoğuda ki gelişmemiş inançlı mazlumlara saldırdılar. 1948 yıllarında başlayan Arap-İsrail savaşları ve bölge halklarına zulüm hızla artarak devam etti. Filistin, mısır, Lübnan, Ürdün, ırak ve tüm bölgede neredeyse katliamlar gerçekleştirdiler. Bölgede uzun yıllar sürekli savaş hali vardı. Sürekli kadınları çocukları öldürdüler. Soylarını nasıl keseriz diye planlar kurdular. Güçsüzleri tek tek öldürdüler.
      • İsrail barış istemiyor. Masaya oturmuyor. Bozgunculuktan kazananlar egemenliği sürdürme derdindeler. Panette, Uluslar arası toplumda haksızlığı ortaya çıkan İsrail e biraz gayret göstermesi gerektiğini ve masaya oturmasını söyleseler de suçlarını kamufle edip iyi gözükme yöntemleriyle aldatarak dünya kamuoyunu haklı olduklarına ikna etmek istiyorlar.
      • Tüm uluslar ve ABD geçmişleriyle yüzleşecekler. Vicdan muhasebeleri yapılacak. Ak ve kara anlaşılacak. Dünya tarihi geçmişiyle yüzleşecek. Ancak zulmedenler kendilerini doğrulardan sanıp uyarıları anlamayacaklar. Azgınlıklarını da arttıracaklar.
      • Kıbrıs Rum kemsinin, İsrail in, Yunanistan’ın, Rusya’nın Akdeniz deki tatbikatlarının ardından Rabbin kralının kabul ettiği Türkiye-Mısır tatbikatı güç gösterisiyle gözdağı verenlere tepkidir.
      • İran’ı global medyada karalama kampanyaları devam ediyor. ABD, İran da tahrik edici ve gizli eylemlerini arttırıyor. İran da ki ajanlarıyla yaptıkları çalışmalar, muhalefeti kışkırtma çalışmaları, mezhep çatışmalarını alevlendirmek istemesi, ABD nin insansız hava araçlarının İran’a düşmesi, bölge ve dünya barışı aleyhine çalışmalar yaptığının göstergesidir ABD sadece İran’a değil dünyaya zarar veren yapısıyla da tüm insanlığa zarar veriyor.
      • Kırılgan haldeki Avrupa ve ABD ekonomisine İran a saldırmak büyük zarar verebilir diye erteliyorlar. Şimdilik İran’a yaptırımları arttırsalar da savaşı sevenlerin kalplerinde savaş yapma istekleri var. Ancak gelişen Arap baharı ve Ortadoğu da yükselen mazlumların şahlanarak ABD saldırısının ters tepeceğinden korktuklarından son seçeneğimiz olarak savaş bir kenarda dursun diyorlar.Ancak Rab onları şaşırtacak bölgeyi istikrarsızlaştırmak isteyenler derin bir istikrarsızlığın içine girecekler.
      • İran a saldırıyı bekletmelerinin nedenleri arasında İran’ın bölgede destek bulacağına ve giderek güçleneceğine, saldırıların ters tepmesine, ABD nin gerçekten barışa değil menfaatçiliğinin ortaya çıkmasına böylece oluşacak durumlardan çekindiklerinden dolayı savaşı erteliyorlar.
      • ABD nin; Afganistan, Irak, Afrika, Pakistan ve pek çok yerde savaş suçlusu olduğu açıkça anlaşıldı. Türlü örneklerle defalarca doğrulandı. Ancak korkudan bunu haykıran birileri çıkmadı. Savaş politikalarıyla ayakta duran ABD gün gelecek mutlaka cezasını çekecektir.
      • Zalimler önce kitle imha silahlarını geliştirmeyi amaçladılar. Neden bilimsel ve insan yararına işler yapmadılar. Nükleer enerji, zorunlu temiz ve gerekli enerjiler olduğundan neredeyse tüm ülkeler kullanmaktadır. Ortadoğu ülkeleri bu barışçıl çalışmayı yapmaya başladıklarında herkesi kendileri gibi zannedip silah üretecek korkusuyla herkese saldıracaklar mı? Bu niyetleri nereye kadar devam edecek. Önce Irak, şimdi İran, sonra Lübnan mı? Öyleyse sürekli bir neden bulacaklardır. Bozguncular savaşa sebep bulurlar çünkü kalplerinde savaş var. İsrail deki kitle imha silahlarına neden ses çıkarmıyorlar. Zalimlerin amaçları ve yaptıkları ortadadır.
      • Zalimler Türkiye ye füze kalkanı yerleştirirlerken İran’a saldırma planlarını çok önceden yapmışlardı.
      • ABD ve İsrail basınında İran’a vurma senaryolarını konuşuyorlar. İran a vurmayı haklı göstermek için medya da halka düşünce yönlendirmesi yapıp yapacakları zulmü güvenlik gerekçesi gibi gösterip medyada halka empoze ediyorlar. Zalimler zulmetmeden yerinde duramazlar. Savaşı isteyenler yakın zamanda çıkarları için saldırı hazırlıklarına girecekler. Kendi içlerinde de İran’a savaş sürecini aleyhimize çevirmeden nasıl doğru yönetiriz diye planlar kuruyorlar.
      • Yeni hedef koyanlar sırayla planlarını uyguluyorlar. Irak da Amerikan bayrağını indirme töreni yapıyorlar, Askerlerin ülkeyi terk edişini bilerek yayınlıyorlar. Obama ülkesinde gelenleri törenle karşılamasını gösteriyorlar. Irak ı istikrara kavuşturduklarını ve kendi ayakları üzerinde duruyor derken bunlara kendileri dahi inanmıyor. İnsanları kandırdıklarını sanıyorlar. Irak bitti şimdi de İran başlıyor. Hazırlıkları yaptılar. Bozguncular hiç durmayacaklar ve zulümde ısrar ediyorlar.
      • Pakistan daki istikrarsızlık ve Pakistan da yaşananlar sanki Irak dan beter. İnançsız zalimlerle inançlı mazlumların mücadelesi yıllarca sürdü. Cunta ve dış güçler, türlü oyunlarla, baskıyla Pakistan halkını sindirdiler. Güven veren ve halkına hizmet eden bir liderin olmayışı devletin ve yönetimlerin bozguncuların elinde olmasıyla halk sürekli ezildi, huzurlu yaşayamadılar. Görünürde bir devlet olsa da sanki devletleri yokmuş gibi bir kaos yaşanıyordu. Ülkede gücü ele geçirmiş bozguncular dış güçlerin köpekçiliğini yapıyorlardı.
      • Yeryüzünde kanunsuzluk, hukuksuzluk, her türlü suçun ve günahın işlenmesi, hesap sorulmaması otoriter bir devletin olmayışından kaynaklandı. Dünyanın liderliğindeki ülkenin otoriteyi sağlamak yerine bozgunculuğu seçmesi tüm ulusları mahvetti. İnsanlığa hizmet etmek yerine insanlığa zulmetmeyi seçenler inançsız zalimlerdi. Yeryüzü toprağında şeytanın egemenliğini gördük. Büyük savaşlar, katliamlar, sosyal çöküntüler, tavan yapmış suçlar, ahlaksız insanlar, para için her şeyi yapanları gördük. İnsanlık en karanlık çağını yaşıyordu. Yeryüzündeki bu istikrarsızlığın ortadan kalkması için son kurtarıcı peygamberin gelmesi gerekliydi. Nitekim yeryüzüne barışı duyuran Rabbin kralı ortaya çıktı. Liderler içinde güneş gibi parlıyor. İnsanlığa hizmete koşuyor. Doğruluğu ve barışı duyuruyor.
      • ABD Irak tan çekildikten sonra Irak da saldırılar oluyor. Arap baharından ve Ortadoğu daki tüm olumlu gelişmelerden ABD rahatsız oluyor. Türkiye nin barışçıl ve etkin faaliyetleri bozguncuları rahatsız ediyor. Mazlumları yükselişinden zalimler tedirgin oluyor.
      • Menfaatçiler karalama kampanyaları yaptılar. ABD Irak a saldırmakla huzur u ve barışı mı sağladı. Diktatörlüğü devirmek için gelenler ırak halkını katlederek daha ağır diktatörlükle Irak’a zulmettiler. Savaş siyasetiyle ayakta duranların az bir kazanç karşılığında katliamlar yaptılar. Barışa hizmet ettiklerini söyleyenler sürekli savaş yaptılar. Zorla uluslara girerek güçsüzleri sindirdiler. Bölgede güvenliği sağladıklarını söyleyenler gücün kendilerine verdiği cesaretle bölgenin güvenliğini bozdular.
      • Meksika da kötü düzenin getirdiği kanlı çatışmalar oluyor. Mafyalar, çeteler, uyuşturucu tüccarları halka zarar veriyor. Yeryüzünün her yerinde dünya için bir telaş bir kavga bir savaş var. Nijerya da insanlar birbirlerini öldürüyorlar. Dini, etnik ve çıkarcı guruplar arasındaki mücadelelerle yeryüzünde inanılmaz bir kıyım ve görünmeyen büyük bir savaş var. Neden insanlar birbirlerini öldürüyorlar. Neyi paylaşamıyorlar. Neden bu halklar birbirlerine düzen kurarlar. Hepsi de Rabbe hesap verecekler.
      • Osmanlıyı ve 1915 olaylarını karalayarak inananları suçluyorlardı. Tarihi değiştirenlerin bunu dünya kamuoyunda kabul ettirme çabaları ve bunun üzerinden siyaset yapmaları ilginçtir. Türkiye yi karalama kampanyası yapanlar gerçekten soykırımın Türkiye’ye yapıldığını anlayacaklar. Tarihin getirdiği şu olaylara bakın ki yıllarca inananları kötüleyenler geçmişi tekrar sorgulayacaklar.
      • Türkiye hakkında sürekli olumsuz görüş bildiren, Ermeni tasarısına büyük destek veren, Yahudi lobisini destekleyen ABD başkan yardımcısı Biden Türkiye ye geldi. Türkiye de samimi davranışlar sergileyen, Türkiye nin değer yargılarına ve simgelerine saygı duyarak geçirmiş olduğu günlerde acaba Türkiye den ne istiyordu. Anlaşılan orta doğuda yeni planları vardı. Bunun için Türkiye’nin desteğini almak istiyorlar. Çünkü Türkiye bölgede sözü dinlenir ve Rabbin kralı sayesinde uluslardan destek bulur durumdadır. İran, Irak, Afganistan üzerindeki hesapları ve Arap baharını yönetme düşünceleriyle yaptıkları planları devreye sokmak için çalışıyorlar.
      • Sarkozy Ermeni soykırımını reddetmeyi suç sayan yasa tasarısını meclise getirmekle İslam ve yabancı düşmanlığıyla oy almayı amaçlarken dini ayrımcılık yapan inançsızlardan destek almaktadır. Tarihin gerçeğini yürüttükleri bozuk siyasetle yalanlayanlar İslam düşmanlığı üzerinden kazanmak derdindeler.
      • Tarihçilerin işlerini yapmaya imkan sağlamayıp Ermeni-Türk barış çabalarını da baltalayan Fransa, etnik ve dini ayrımcılık yaparak siyaset yapıyorlar. Zalimler sürekli böyle siyaset yaptılar. Bozgunculuk siyaseti güdenler birleştirici olacaklarına ayrımcılığı kullandılar. Ulusları ve halkları karaladılar.
      • Fransa meclisinde Ermeni soykırımını reddedenlere ceza uygulayacak yasa tasarısına izin veren Sarkozy ülkesinde Fransız ihtilali ile başlayan sözde özgürlükler ülkesi kapalı bir despotluğa dönüşmüş. Fransa orta çağın karanlık dönemlerinde kalmış. Düşünce ve ifade özgürlüğü kısıtlanmış, uydurma tarih üzerinden siyaset yapıyorlar. Yıllarca Dünyada Türkiye yi kötülüyorlardı. Şimdi de tasarıyla pekiştiriyorlar. Gerçekleri gizleyenler özgürlükleri kısıtlayanlar aldatmaca siyasetle bir yere varamayacaklar.
      • Avrupa’nın en büyüğü ve yöneticisi olan Fransa’ya tepkiler artıyor. Fransa’ya tepkiler aslında bir zamanların gelişmiş kıtası Avrupa yadır. Tepki Avrupa yı yöneten bozguncularadır. Fransa’ya tepkiler gerçekte büyük bir kapıyı araladı. İnananları kötüleyerek yıllarca haklılıklarını ikna etmeye çalıştılar. Ermeni soykırımını kullanmak da bunlardan biridir. Yıllarca Avrupa da inananları kötülediler ve barbar Türkler dediler. Uydurma tarih üzerinden siyaset yapıp bugünkü egemenliklerini koruyanlar kötüleme siyasetiyle ayakta duruyorlar. Osmanlı zamanında ülkeye gelen yabancılar, Osmanlı halkından hep övgüyle bahsetmişlerdir. Tarihi bilmeyenler tarihçilerden gerçekleri öğrensinler.
      • Dünya da pek çok ülkede İnananları ve ülkelerini kötüleme siyasetini gerçekte çok ülke yapmıştı. 20 yi aşkın ülkede soykırım iddiaları kabul edilse de Rabbin kralı gibi bir peygamber gelmediğinden ne üstüne alınıp tepki gösteren vardı ne de inananların tarihine sahip çıkanlar vardı. Fransa Türkiye’ye karşı hep ikiyüzlü davrandı. Fransa’ya fazla tepki bundandır. Türkiye’nin tepkisi inananlarla inanmayanların saflarını belirleyecek. Türkiye nin tepkisiyle başlayan dalga hızla yayılacak ve Tüm Avrupa da inananlarla inanmayanlar ayrılacaklar.
      • Gerçekte pek çok ülke inananları ve Osmanlıyı kötülemek için iddia edilen Ermeni gibi soykırımları kullandılar. Ancak şimdi ne oldu da Fransa ya bu kadar tepki gösterildi. Tüm bu olanların zamanlaması ve tarihi gerçeklerin sorgulanması çok ilginçtir. Anadolu’da kurtuluş savaşında soykırımı yapanlar ve Ermenileri kullananlar bugün Osmanlıyı, inananları suçlayarak soykırım iddialarında bulunuyorlar. Türkiye nin bu tepkisi aslında dünyada inananlara karşı yürütülen kara propagandaya tepkidir.
      • Fransa nın köklü gazetelerinden Le Monte Başbakan Erdoğan ın ‘Cezayir soykırımını’ vurgulayan başlığı manşet olarak internette yayınlamıştı. İçeriğe hiçbir yeni bilgi eklenmediği halde ‘Ankara’nın saldırılarına karşı Fransa soğukkanlı olmaya çağırdı.’ şeklinde manşet değiştirildi. Bir süre sonra tekrar eski manşet geldi. Çünkü Fransa da ki baskıcı yapı basın özgürlüğünü de etkiliyordu. Fark edilmesin diye de eski manşeti tekrar yayınladılar. Basına müdahale edilmesinin anlaşılmaması için eski manşeti tekrar yayınladılar. Bir daha manşetlerinize dikkat edin diye de uyardılar. Haberleri taraflı olarak yorumlayanlar, halkları yönlendirenler gündemi belirleyenler her yerde vardı.
      • Fransa da ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü kısıtlıdır. Belirli bir kesimin tatmin edilmesini amaçlayan bozguncu inançsızlar konumlarını sağlamlaştırmak ve İslam düşmanlığından kazanmak derdindeler. Fransa’nın yaptığı bu siyaseti yapan tüm ülkelere de tepki oluşacaktır. Geçmişten hesap sorulurken eski egemenlerin zulmü açıkça anlaşılacaktır. Ayrıca Fransa’nın soykırımlarına ve sömürgeciliğine de pek çok ülke tepki gösterecektir. İnançsızların kirli işleri ve kanlı elleri ortaya çıkacaktır.
      • Fransa, Cezayir halkını katletti. 1954 de makineli tüfeklerle halka başlayan saldırılar zamanla Cezayir de nükleer denemelerle halkı sindirdiler. Sayısız ölümler gerçekleşti. 100 bini aşkın bölge halkı zarar gördü.
      • Fransa gibi seküler ülkelerde inanç özgürlüğü varmış gibi gösterilmiş. Halbuki inanç özgürlüğünün sınırlandırıldığı, dini ve etnik milliyetçiliğin yapıldığı, yabancı düşmanlığının en fazla görüldüğü ülke olmuştur. İfade ve basın özgürlüğünün kısıtlandığı baskıcı tutumun en belirgin sergilendiği Avrupa ülkelerinden biridir. Asıl inanç özgürlüğü Türkiye dedir. Rabbin kralıyla günümüz Türkiye’sinde müthiş bir inanç özgürlüğü şahlanışı görmekteler. Manevi tarafsızlık ve sınırı aşmayan tolerans Rabbin kralında yeteri kadar vardır. Kiliselerin açılması, Ruhban okuluna manevi desteğin verilmesi, diğer dinlerin temsilcileriyle yapıcı görüşmeler oldu. Din ve vicdan hürriyeti Türkiye de etkin şekilde görülmektedir. Birtakım bozguncular kilise ve papazlara suikast yapmak gibi çabaları olduysa da bu özgürlüğü ve evrensel kucaklamayı engelleyemeyecekler.
      • Ermeni soykırımını kullananlar şimdi Avrupa medyasında Türkiye de suikastle öldürülen Ermeni yazar Hırant Dink i yayınlayarak Türkiye yi karalama siyaseti sürdürüyorlar. Hırant dinke suikast planlayanlar yine ülkedeki bozgunculardı. Bu tür oyunlar bu ülkede sürekli oynandı. Recep Tayip Erdoğan bozguncularla sürekli mücadele içinde oldu. Onlara boyun eğmedi ve tehditlerinden yılmadı. Doğruluk adalet ve barış uğruna ne gerekliyse onu yaptı. Ancak dışardan bunu bilmeyenler kötü olaylara bakıp genelleyerek Türkiye yi karalıyorlar. Suikast yaptıranlarda bunu kullanarak Hırant yürüyüşlerini destekleyenlerde yine onlardır. Türkiye de inanılmaz oyunlar oynandı. Bu kadar oyunlara şeytan bile şaştı. Gerçekler bilinemedi ve tek suçlu yoktu. Türkiye aleyhine çok sivil toplum kuruluşları ve çıkarcı sivil toplum kuruluşları oluştu. Çok bozguncu gurup organize olmasalar da birbirlerinden habersiz aynı amaç için çalışırlardı. İstikrarsızlıktan beslenenler bu çatının bilinçsiz organizeleriydi.
      • Yakında İsrail, Fransa, ABD ittifakı açıkça görülmeye başlayacak. İnananlarla inanmayanların mücadelesinde belirgin kutuplaşmalar gözlenecektir.
      • Türkiye’nin eski başbakanlarından Mesut yılmaz Yunanistan’da orman yangınlarını devlet sırrı olarak söyledi. 1990 lı yıllarda Yunan adalarında görülen orman yangınlarının Türkiye’nin neden olduğunu söyleyen Yunanistan Türkiye’ye büyük tepkiler göstermektedir. Halbuki Rabbin kralının hükümeti zamanında oluşan Avrupa ve İsrail deki orman yangınlarına söndürme yardımları için yangın söndürme uçakları tahsis edilmişti. Ak parti dönemiyle eski dönem arasında çok büyük fark vardır. Eski hükümetler döneminde bu tür olayların mümkün olabileceğini ancak kişilerin ve hükümetlerin suçlanması yerine günümüz Türkiye sinin suçlanması yanlış olmaktadır. Eski hükümetler ülkeyi geriden yöneten inançsız bozgunculara hizmet ediyorlardı. Türkiye deki cuntacılar da Yunanistan la savaş çıkartma derdindeydiler. Ülkedeki mazlumları ezenler istikrarsızlık ve savaş peşindeydiler. Ergenekon gibi gizli yapılanmalar çıkarları doğrultusunda ülkeyi yönetirlerdi. Yunan basınının tepkisi doğal olsa da kişilerin suçlarıyla tüm ülkeyi Avrupa da karalamak yanlış olmaktadır. Ancak yunanlılar bilmelidir ki Türkiye de büyük bir değişim olmuştur. İnançsızların egemenliği yıkılmış sanki Türkiye de bir devrim olmuştur. Eskilerin suçlarını yenilere maletmek yanlış olacaktır.
      • Haundiş Yunanistan’daki meclise verdiği önergede ‘AB ye üye olmak isteyen Türkiye’nin paranoyakça canice bir eylemde bulunması akıl almaz.’dedi. Durumu AB ye taşıdı. Avrupa’daki bozguncular bu durumu iyi değerlendirip Türkiye yi karalama kampanyaları yapacaktır. Bu kampanyalarda kalpleri bozuk olanlar ve tamamen inançsızlar elenecektir. Ancak Rabbin bu olayla kalpleri elemek istediği ve gerçek inananları ayırmak için durumu bu şekilde yansıtması da çok ilginçtir. Gelecek günlerde buna benzer şeylerle iyiler ile kötülerin ayrılması fazlaca görülecektir. Herkes vicdanlarıyla ve kuru inatlarıyla safını belirleyecektir.
      • Rabbin Kralı Türkiye’nin başbakanı olduğunda önce tüm uluslara dostane, yapıcı barışçıl yaklaştı. Tüm sınır komşularıyla çok iyi dostluklar kurmuştu. Dünya ya açılan Türkiye, tüm dünya ülkeleriyle sıcak dostluklar kurdu. Ardından Arap baharı ve çıkarcıların yeni çabaları değişim getirdi. Doğruluğu, barışı ve adaleti taşımayan bozguncu devletlerle Türkiye’nin dostlukları bozuldu. Tüm devletler insanlık adına değil çıkarları adına hareket ettiklerinden pek çoğuyla Türkiye nin arası bozuldu. Türkiye yi destekleyen bir devlet olmasa da uluslarda ki mazlum ve inanan halklar vardı. İnananlar beklenen İsa nın ardında toplanmaya başladılar.
      • Davos, mavi Marmara, Rabbin kralının Arap baharı turu, soykırımdan dolayı Fransa ya tepki ardından Ortadoğu da çıkacak yeni karışıklıklar bize gösteriyor ki Rab dünyayı bir karar yerine bir hedefe götürüyor ve değişimi gerçekleştiriyor. İnsanlar sadece yazılanları yaşıyor. İnsanlar büyük ve gerçek kralın Rab olduğunu ve yazdığı yaşam senaryosunu anlayacaklar.
      • BM yi, AB yi, NATO yu ve uluslar arası yardım fonunu kuranlar ve yönetenler adlarına uygun bu kurumları gerçek amaçlarından saptırdılar. Bunlar bozguncuların küresel kamu kurumları olmuş. Amaçlarına türlü kötü yöntemlerle ulaşmışlar. Küresel devlete yerleşmiş ergenekonvari terör yapılanması insanlığın önünde yargılanmadan küresel barış sağlanamayacaktır. Bu yapı kırıldığında tüm zincirin halkaları birbirine bağlı olarak kırılacaktır.
      • Dünya ticaret örgütü çıkarcıların kulübü olmuş. Bozguncuların kurdukları ticaretleri yönetmişler. Şimdi Küresel krizden dolayı yıpranan bozguncuların egemenliğini korumak için çabalıyor.
      • Türkiye NATO nun kilit bir ülkesi ve gerçek bir müttefiktir. Ancak NATO ya yerleşmiş bozguncular kulübü, Türkiye yi sadece kullanmak derdindeler.
      • Dünyanın her yerinde hükümetler değişiyor. Eskiler gidiyor yeniler geliyor. Rejimler değişiyor. Eskiye tabi olanlar yeniliğin yıkımına uğruyorlar. Düzensizlikten ve adaletsizliklerden yorulmuş uluslar, acı çeken halklar, kaynakların sömürülmesi, paranın gücünün yeryüzüne hakim olması, insanlığa değer verilmemesi gibi nedenler değişimi mecbur kılmıştır. Kötü dünya düzeninde ekonomik toplumsal ve sosyal şartlar insanların yeni düzen arayışına neden olmuştur. Gerçekte ise bu değişimi Rab kendisi yapmaktadır.
      • Türkiye de Ali babacanın Avrupa çöküyor ve gelişmiş ülkeler bile ayakta duramıyor söylemleri üzerine ABD başkan yardımcısı Biden Türkiye hızlı hareket eden genç balığa benziyor ve böylece küçük balıkları yutabiliyor bu yüzden büyüme hızı fazla dedi. Ancak ABD bir balina dır. Büyüktür ve ağır hareket eder diyerek Türkiye yi küçümsedi. Onlar ne kadar gizleseler de ABD ekonomi ve demokrasi adına büyük sorunlar yaşıyor. Sürekli kurtarma paketleri sürekli para pompalamaları bir anda çöküş dönemine girdiklerinin belirtisi olarak ortaya çıkıyor. Onlar da böyle biz yönetiriz, biz güçlüyüz düşüncesiyle pekişmiş kibirleri sürekli vardı. Ancak değişen dünyada değişim daha da hızlanacak. Çöken taraf daha hızlı çökecek ve gelişen taraf da daha hızlı gelişecek. Hiçbir şeyleri hesap ettikleri gibi gitmeyecek. Rab onların kötü planlarını boşa çıkaracak.
      • Uluslar arası Atom Enerjisi Kurumu, AB güvenlik konseyi, insan hakları mahkemesi gibi dünyada etkin tüm kuruluşlar zalimlere hizmet eder olmuş. Dünyayı yöneten tüm kurumlara büyük bir terörcü yapılanma hükmetmiş. Türkiye de ki Ergenekoncular gibi dünya da global Ergenekon mevcut. Dünya bankasından, adalet divanlarından, yargıdan yasalara kadar Tüm yürütme organlarına kadar her yerde inançsızlar egemenler. Şeytanın taraftarları olan bu yapılanma da amaç dünya nimetlerine sahip olup menfaatleri için ülkelere girip devletleri yıkmak ve her şeye sahip olmak. Kendi egemenlikleri için her şeyi yapıyorlar. Onların kötü dünyasını gördük milyonlarca ölü insan, devrilen uluslar, istikrarsız ülkeler, sıkıntı çeken yoksul halklar. Dünya sevilince ona tapılır oldu. Tüm hedef dünya idi. Kahrolası yıllar geçirdik.
      • Fransa’nın notu düşürüldü. Egemenler not kuruluşuna tepki gösterince yanlışlıkla Fransa’nın notu kırılmış diyorlar. Bunların gerçek yüzünü ve çıkarları için hatalarını ve adaleti nasıl lehlerine çevirdiğini göreceksiniz. Dünya da doğruluk ve adaleti bir kenara atan vicdansızlar tüm kötü işleri yapıyorlar. Ancak Rab hepsini çok net görüyor.
      • İran’ın olumlu nükleer çalışmaları batılı ülkeler arasında kara propagandaya dönüşmüş. ABD’nin İran ı bölgeye tehdit gibi göstermesi, Suudi Arabistan la İran’ı birbirine kışkırtması, Ortalığı gerip mezhep kavgası çıkarmaya çalışması, Bozguncuların bozgunculuklarını büyük bir hızla sürdürdüklerini gösteriyor. ABD körfez ülkelerine ve Arap yarımadasına büyük miktarlarda silah satışı gerçekleştiriyor. Zalim egemenler, Ortadoğu ülkelerini silahlandırma yarışına sokmak istiyor. Suudi Arabistan’la 60 milyar dolarlık silah anlaşması yapması, Yine Birleşik Arap Emirlikleriyle de milyarlarca dolarlık silah anlaşması hazırlıkları bozguncuların hedefine ulaştıklarını göstermektedir. Silah satıp insanlığı birbirine düşürerek katliam yaptıranlar Rabden büyük tokat yiyecekler.
      • İsrail İran’a vuracağım diyor. ABD İran’a ablukayı sertleştirmek istiyor. Bozguncu zalimler, yine yeni hedefler peşindeler. Kötü planlarını devreye koymuşlar. Bölgede tansiyonu arttırıp ulusları ve mezhepleri birbirlerine kışkırtıyorlar.
      • Hem içerden hem dışardan İran’ı ve diğer ülkeleri de kışkırtmak istiyorlar. Bu yöntemleri Irak ve Pakistan için de yapmışlardı.
      • Gelişmiş ülkelerin bozguncu egemenleri kazançlarına sıkıca bağlılar. Arap baharıyla devrilen rejimlerin ardından Yeni düzenleri tehdit olarak algılıyorlar. Dünya inançlıların egemenliğine giriyor. Türkiye de Rabbin kralıyla başlayan değişimle inananların öncü ülkesi oldu. Türkiye, mısır, Libya, Suriye, yemen, Pakistan gibi ülkelerin ardından değişim hızla devam ederek uluslar inançlıların egemenliğine girecektir. Böylece Rabbin egemenliği gelmiş olacaktır.
      • Obama İran’a vurmayı medyalarında makul gösterip dünya kamuoyunda ikna çabalarında. İran’ın barışçıl nükleer çalışmalarını tehdit gibi gösterip savaş çağrıları yapıyor. Obama, Rusya ve Çin gibi ülkelere İran’ı tehdit gibi gösterip İran’a saldırmadan önce ikna etmeye çalışıyor. Ortadoğu da gelişen ülkeleri tehdit gibi görüyorlar. Ortadoğu yu karıştırmak istiyorlar. İran petrollerine ve doğalgazına göz dikip Körfez ülkelerine silah satışını arttırmayı hedeflemişler. Belli ki Obama da Bush un arkasından gidiyor. Müslümanım aldatmacası ortadadır. Çıkarcı bozgunculara uyuyor. Egemenlere hizmet ediyor.
      • Ortadoğu da artan Pazar ve ihracat; Avrupa’da daralan Pazar ve tüm sıkıntılar yeni dünya düzeninin merkezinin Ortadoğu ya kaydığını gösteriyor.
      • Ortadoğu yeniden şekilleniyor. Mısır da Müslüman kardeşlerin seçimle gelen ikinci zaferinin ardından İsrail-mısır ilişkileri de durmuş vaziyettedir. Eskiden Mısır ı İsrail yönetirdi. Şimdi inançlı halk kendi kendini yönetir duruma geldi.
      • Mısır da ve devrilen diktatörlerin ardından gerçekleşen seçimlerde seçimlere katılım oranlarının yüksekliği ezilmişliğin ve demokrasiye açlığın göstergesidir.
      • Eski düzenin savunucularıyla, yeni düzeni isteyenlerin mücadelesi devam ederken gerçekler bir bir ortaya dökülüyor.
      • Meksika nın hali içler acısıdır. Devletleri var ancak sanki devletsiz kaos düzeninde yaşıyorlar. Uyuşturucu ticareti ülkede yaygın, Ülkeyi yöneten güçlü egemenler düzensizlikten kazanıyorlar. Ülkelerinde hiç istikrar yok. İçişleri bakanının helekopterini bile düşürdüler. Bozuk düzenin insanlığı ne denli kötü etkilediğini görüyoruz. Kaynakların sömürülmesi, çeteleşmeler, terör, kötü kazanç yolları, adil düzenin olmayışı sosyal yaşama çok kötü etkilemiş. Mazlum halk çok sıkıntılar çekiyor. Devletlerindeki egemen kadrolar atanmışlıkla yönetirken hizmet edecek seçilmişleri engellerlerdi. Kötü düzenin sahipleri kendi tebasını kollarken kendi kazançlarını arttırırlardı.
      • Orta Amerika ülkelerinde Haiti’de, Meksika gibi pek çok yerde doğruluğun ve adaletin olmayışıyla kötü düzenin getirdiği kargaşayı görüyoruz. Dünyanın egemenleri bozuk sistemin ve kötü düzenin mimarıdır. Tüm devletler etkileniyor. Devleti inançsız çıkarcıların yönettiği ülkelerde müthiş bir kaos ve bozuk düzen görülüyor. Sosyal yapılarındaki bozukluk devletlerinde istikrarsızlık ve adaletsizlik zalimlerin egemenliği sonucunda oluşmuş.
      • ABD dünya kontrolünü kaybediyor. Dünya ülkeleri de ABD den bıktı ve emir almaktan yoruldu. ABD’nin dünya düzenini sağlayacağını zannedenler bugün yanıldığını gördüler ve yıllardır diktatörlüğünden yıldılar. ABD nin müttefiklerimiz dedikleri köleler artık ABD ye hizmet etmeyi bırakacaklar. İyi bir dünya düzeni insanlığa sahip çıkmakla ve küresel barışla mümkün olacağını herkes anladı. Son elli yılda dünyada yaşam içler acısıdır. Zalimlerin düzenindeki şeytanın egemenliği yıkılıyor.
      • Yeryüzünün tüm uluslarında istikrar yok. Bozuk sistemin içinde bozuk düzene sahipler. Para sevilmiş. Paranın tanrılığında insanlar canileşmiş. Dünyayı isteyen çıkarcılar sosyal yaşamları çökertmiş. İnsanlık büyük bir acı içinde. Adaletsizlik, savaş ve zulüm her yerde. Rabbin yasalarını terk edenler Şeytanın telkinleriyle insanlığa zulmetmiş.
      • 2011 yılı Depremler, Tsunamiler, fırtınalar, seller gibi doğal afetlerle yaşandı. Diktatörlerin yıkılması, rejim değişiklikleri, siyasi çalkalanmalar, batıda hükümetlerin değişmesi, AB nin durumu, Global kriz, Dünya siyasetinde Türkiye etkisi, Arap baharı gibi dünyada baş döndürücü bir değişim hızı vardı.
      • 2012 yılında Avrupa birliğine Danimarka ve Kıbrıs Rum kemsi başkanlık edecek. G8 in dönem başkanı ABD olacak. Fransa ile ilişkilerin gerilmesi sonrası Avrupa daki ayrışma, İran-ırak-Afganistan-Pakistan-Mısır-Suriye deki belirsizlikler, ikinci derin krizin yaşanması, Çin takvimine göre Ejderha yılına girilmesi, maya takvimine göre çağların sonu gibi yoğun ve hızına yetişilemez yıl olacak. Daha bir olayı anlayamadan diğeri gerçekleşecek. Liderler medyadan birbirlerine sataşacaklar. Bir gün onlar bir gün rabbin kralı konuşacak. Öyle bir hale gelinecek ki tehditler ve savaş naraları atılacak.
      • Avrupa da yükselen ırkçı saldırılar ve yabancı düşmanlığı yozlaşmanın göstergesi olarak ortaya çıkıyor.
      • Almanya da ki derin devlet yapılanmasını Alman halkı yeni fark etti. Yıllarca uyutulmuşlardı. Ülkelerinde demokrasinin ve adaletin tam yürütüldüğünü zannediyorlardı. Pek çok olay gizlendi hatta Türk cinayetlerinin ardında da derin devlet vardı. Yabancı ve din düşmanlığı her yerde olduğu gibi Almanya da da etkindi.
      • İtalya ya ve Yunanistan hükümetleri krizden değişti. Atanmışlıkla gelen teknik hükümetler sorunları çözmeyecek. Halkın iradesiyle gelişen demokrasiyle ve reformlarla sorunlar çözülecektir. Yine birileri yeni hükümetleri çağırıyor isteklerini söylüyor kemer sıkma politikalarını anlatıyor. Eski sistem devam ediyor bir başarı ve iyi sonuç elde edemeyecekler. Yeni hükümetlerin gelişlerini her şeyi değiştirecek sihirli bir değneğe sahipmiş gibi anlatıyorlar. Ülkeleri kurtarıyor gibi imaj veriyorlar. Sadece kendilerini aldatıyorlar. Gelecekte daha fazla hükümetler değişecek. Ancak bu değişimler yeni dünyanın oluşmasında ön aşamadır. İlk değişimlerde eski bozuk sisteme bağlı kalacaklar ancak her hükümet değişimleri evrilerek yeni sistemi doğuracaklar.
      • AB ülkeleri aşırı tüketimini karşılamak için sürekli borçlandılar. Devletlerin aldıkları krediler, açtıkları fonlar, imf den aldıkları borçlar, kamu borç stokundaki artış, krizin daha da derinleşeceğini gösteriyor. Zulmedenlerin egemenliği yıkılıyor.
      • Bir zamanlar Türkiye de kişi başına düşen milli gelir 400 dolardayken şimdi 11000 doların üzerinde. Avrupa Türkiye ye mecbur. Türkiye Avrupa’nın akciğerleridir. Türkiye Avrupa’ya sürekli dürüst doğrucu ve yapıcı yaklaştı. Ancak Avrupa üst yönetimi Türkiye’ye hep ikiyüzlü davrandı aldatmacalı işler yaptı. Hep oyaladı. Çünkü Avrupa’nın üst yönetiminde bozguncular vardı.
      • ABD de Wall Street gösterileri mevcut kötü düzene tepkidir. Gelir adaletsizliklerine, dünyayı yöneten zalim zenginlere, şirketlerin açgözlülüğüne, fakir zengin arasındaki büyük uçurumlara, sistemin yanlışlığına, kötü düzenin insanlığa acı çektirmesine tepkiler gösterilere neden olmuştur. Yönetici ve baskıcı burjuva üst kemsine karşı; ezilen, kullanılan, koyun gibi güdülen ve büyüme imkanı hiç olmayan, geniş orta sınıfın tepkisidir. ABD’de kapalı sistemle ve baskıcı rejimle halk daima kullanılmış. ABD de son elli yılda zengin yüzde üç yüz kazanırken fakir daha ağır şartlarda yüzde otuz bile kazanamamış. ABD yi yöneten derin güçler sermayeyi elinde bulunduran güçlü zenginlerdir. Bunlar kendilerini İsrail halkı zannederken dünyaya silah satıp bozgunculuk üzerinden kazanmışlar. Demokrasi ülkesinde dilediklerini parti liderliğine atayıp atananları seçtirtmişler. ABD deki doğrucu mazlum halk yıllarca bunlarla mücadele etti ancak güçlü egemenler mazlumları hep bastırdılar. Aslında Dünyanın her ülkesinde durum böyleydi. Zalimlerle mazlumların mücadelesi, yönetimleri devralmayla sonuçlanacaktır. Yönetimin devrini de Rab tanrı bizzat kendisi yapacaktır.
      • Walt street protestocularına şafak baskını yapıp yaka paça şiddetle dağıtıyorlar. Demokrasi ve özgürlük ülkesi dedikleri ABD koca bir yalan. Çıkarcıların buluştuğu, güçlülerin egemenliğini sürdürdüğü yerdir. ABD dünyaya bozgunculuğu sağlayanların mekanıdır. Güç sahibi zenginler yıllarca dünyayı kötülük üzerinden varlıklarıyla yönettiler.
      • ABD de enerji devleri, silah üreticileri ve tüccarları, petrol kuyusu zenginleri ve bunlar gibi yeryüzünde en büyük pastayı kapanlar kurdukları kulüple dünyayı yönettiler. Kendilerini inananlar olarak niteleyerek dini kullandılar. Ülke yönetimindeki kilit kurumlara dilediklerini atadılar. Bunlar dünyada terör yaratıp savaşlar çıkarttılar. Ülkelerin kaderlerini belirlediler. İnsanlığa zulmettiler. İşte bu dünyadaki derin yapılanmalı devlet terörleri dünyayı ne hale getirdi.
      • ABD de güçlü egemenler, aldatmaca ve zorbalıkla egemenlik kurmuş. Rabbin isteğiyle insanların egemenliğinde güçlü bir lider gelene kadar ortalığı boş bulup dilediklerini yapmışlar. Yeryüzünde büyük bir bozgunculuk müthiş bir savaş devri yaşanmış. Herkes birbirine düşman olmuş. İnsanlığa sahip çıkan doğrucu adaletli bir önder gelmemiş. Çabalayanları da öldürmüşler. Dünyada inananların egemenliği halkın egemenliğinde güçlü bir liderle mümkün olacaktır.
      • Avrupa Birliği yıkılıyor. AB’nin kabusa dönen bu hali ilk niyetlerinde gizliydi. Avrupa Birliğini on yıl önce en güçlüsü ve dünyaya hakim olmak için kurmuşlardı. Avrupa birliği sarsılıyor ve ayakta duramıyorlar. Euro’nun kaderi için toplantılar yapsalar da birliği kurtarma derdinde olanlar sürekli zayıflayacaklar. Rabbin zulmü destekleyenlere verdiği karar kesindir.
      • Avrupa birliği Türkiye yi hep uyuttu. Oyaladı. Türkiye yi tehdit gördüler. Türkiye hep dostane ve sevgiyle yaklaştı. Ancak birliği yöneten güçlü egemenler Türkiye yi engellediler. Müslüman olmalarından dolayı ümmetçilik yaptılar. Türkiye yi vize ile engellediler. Türkiye AB ile ilişkilerini hep kuvvetlendirmek istedi. Ancak bozgunculara hizmet eden yöneticiler ikiyüzlülük ettiler.
      • İngiltere başbakanı David Camerun AB tehlikeli bir örgüt derken bozguncuların oluşturduğu kulübe işaret etmişti. Çıkarları yönünde hareket edenler Ergenekon yapılanmasına benzer bir yapıyla Avrupa’yı yönetiyorlar. Güçlü bir menfaat bağıyla bağlı tüm Avrupa ülkelerinin yönetimlerine egemenlerdi. Avrupa halkı bunlardan daima ezildi. İnançlılarla inançsızların mücadelesi her yerde vardı.
      • Çöken Avrupa’yı ve kötü dünya düzenini iyileştirecek ülke Türkiye olacaktır. Dünyayı kurtaran adam ve Rabbin kralı, Türkiye’nin başbakanıdır.
      • Önümüzdeki günlerde çok daha sıkıntılı günler yaşanacak. 2012 nin ikinci yarısında AB dönem başkanlığını Kıbrıs Rum kesiminin yapmasıyla süreçler tıkanabilir. Türkiye bu durumda AB ile ilişkilerin dondurulacağını söyledi. Bozguncular sürekli Rum kesiminin arkasında oldular. Sürekli barış çabalarını ve tüm süreçleri tıkadılar. Çözümsüzlüğü isteyen ve çatışmacı tavrından beslenen yapıları var. Rum kesiminin İsrail’le yakınlaşmasını, ortak petrol arama çalışmalarını ve pek çok tahrik edici ve tehditkar tavırlarını gördük. AB, Rum kesimini sürekli kullandı. Avrupa birliğinde Türkiye için olumsuz sonuç aldırtmak isteyen Rum kesimi Türkiye yi karalama kampanyasından besleniyor. Doğruluğa ve adalete ve barışçıl çabalara karşı çıkanlar kaybedecekler.
      • Suriye de gerilim iyice tırmanıyor. Beşar Esad’ın diktatörlüğü inançsızların baskıcı yönetimidir. Türkiye’nin CHP sine benzeyen Esadçılar, cunta desteklidir. İnançlı mazlum halkın başkaldırısı artarak sürmektedir. Suriye de askerler, cuntacılar ve halkın askerleri olarak ikiye ayrıldı. Yönetim mücadelesi gün geçtikçe daha da şiddetleniyor.
      • Savaşı isteyenlerin yaptıkları siyaset ne iğrençtir. ABD de yaklaşan seçimlerde iktidarı da Muhalefeti de seçim yarışlarında İran’a savaş planlarını anlatıyorlar. Savaş politikalarıyla kendilerini iyilerden ve inananlardan zannetmeleri ilginçtir. Zulmü sevenlerin kötü niyetleri kendilerine normal gelirken dışarıdan bakan adil insanlar tarafından anormaldir.
      • Avrupa birliği kredi derecelendirme kuruluşlarına denetim getiriyor. Nedeni kredilerini düşürmesinin önüne geçip geçici olarak dünyayı aldatmaktır. Kredi derecelendirme kuruluşlarını yönetmek istiyorlar. Diledikleri gibi karar çıkartmak istiyorlar. Battıklarını gizleyecekler.
      • İspanya da sosyal devlet sistemi neredeyse çökmek üzere. AB ülkeleri ayakta duramıyor. Sömürgecilerin baskıyla ve bozgunculukla yönetişleri bitti. Sistemleri çöktü.
      • Rab değişimi küresel ölçekte hızla sürdürüyor. Hükümetler değişiyor. Eskiler gidiyor yeniler geliyor. Her geçen gün gerçeklere biraz daha yaklaşılıyor. İsveç, Yunanistan, İtalya gibi ülkelerin liderleri birden değişti. Önümüzdeki 2012 yılında Fransa, İspanya ve ABD de seçimler olacak. Vesayetçilerin baskın halini göreceksiniz. Din ve yabancı istismarlığını kullanacaklar. Değişen dünyadan korkacaklar ve ısrarlarını arttıracaklar. Ancak Rabbin değişimine kimse direnemeyecek.
      • Güçlü demokrasi ekonominin temelidir. Demokrasinin olmadığı yerler çökecektir. Pek çok ülke batakta olduğunu gizliyor. İnsanların çoğu uluslardaki devrimin farkında bile değil.
      • Dünya ekonomisinde sanayi ve üretim geçici olarak gücünü kaybetti. Pazar ve rekabet gücü durdu. Durgunluk arttı. Zalimlerin Rabden dilemeyerek, kendilerinin türlü kötü oyunlarla yürüttüğü sistem çöktü. Tanrı her şeye müdahale ederken egemenliğini kuruyor.
      • Dünya ekonomisini canlandırmaya yönelik çalışmalar bir sonuç vermeyecek. İnançsız vesayetçiler baskıyla ve bozgunculukla yönettiği sürece yıkımları sürecektir. Ekonomiler ancak demokrasiyle güvenle ve insanlığa hizmetle istikrara kavuşacaktır. Barışla, adaletle halkın tümünün doğruluk peşinde koşmasıyla esenlik gelecektir.
      • Birtakım birliklerle küresel bir devlet oluşturulmuş. Organize olan egemen zalimler, kendi payına düşeni yiyor. Egemenlere hizmet eden ve bozgunculuktan beslenen büyük halk kitleleri zulmü benimsemişler. Kimileri de aldatılmış, gerçeklerin farkında değiller.
      • Yeryüzünde zulmedenler her ülkede birbirleriyle güçlü bağlar kurmuşlar. Halkın ve devletin çıkarlarından önce zalimler kendi çıkarlarını düşünürlerdi. Dış siyasette askeri ve silah ticareti ve türlü anlaşmalarla birbirlerini idare ederlerdi. Kazanmak için bozgunculuk yapanlar vicdanlarını hiç dinlemediler.
      • İnananlar rızk arayışından ve türlü zulümlerden yeryüzünün her yerine dağılmışlardı. Rabbin vaat ettiği topraklara ve ülkelerine geri dönecekler.
      • Dünyada egemenliklerini korumak için ve dünya gündemini yönetmek için Libya yı, Suriye yi, İran ı kullanıp olayları kendi taraflarınca yönetmek istiyorlar. Halbuki kötü düzenin başı kendileri. Bu başkaldırılar da zalimlerin egemenliğinedir.
      • Zalimlerin ana kazançları enerji (petrol, doğalgaz, yer altı zenginlikleri) ve Silah (silah üretimi, satışı bunlar için de bozgunculuk yaparak Pazar edinmek.) dır. Güçlü olanlar zulmettiler. Düzenbazlıkla egemenliklerini korudular.
      • Suriye de, Türkiye düşmanlığı yapıyorlar. Türkiye bayrağı yakılıyor ve konsolosluklara saldırılıyor. Çünkü Rabbin kralıyla Türkiye güçlü bir ülke oldu. Doğrulukla ülkeleri yönetmeye başladı. Ortadoğu da sözü geçen dürüst ve barışçıl bir güçtür. Dengeler değişti. Dünyada yeni bir lider ülke çizgisi görünümündedir. Gerçekte de Rabbin kralıyla dünya lideri bir ülke oluyor. Elbette ki Türkiye taraftarları ve karşıtları olacaktır. Her peygamberin taraftarları ve karşıtları olduğu gibi Rabbin kralının taraftarları ve karşıtları da olacaktır. Dünya ikiye ayrılacaktır. Doğrucular barışçılar hakçılar yani inananlar bir tarafta olacak. Yalancılar savaşçılar batılcılar yani inançsızlar bir tarafta olacaktır. Bu nedenler Türkiye taraftarlığı ve karşıtlığını ilerleyen aylarda daha yoğun görülecektir.
      • Zalimlerin kurduğu hristiyan birliği yıkılıyor. AB’yi kuran zalimler gerçek hristiyan değildir. Onlar inançsızlar, tek amaçları dünya ve kendi egemenlikleridir. Vicdanları olmayan fitnecilerdir. Kendilerini inançlı zanneden zavallılardır. Din ayrımcılığı(ümmetçilik) yapan Evangalistler dinin özünden sapmışlardı.
      • Çin’e, Yuan’ın değerini düşük tutuyorsun diye sert bir şekilde eleştiren Obama, ABD nin gücünü kaybettiğini sergiliyor. Dünya yönetimi ellerinden çıktı ve dünya ya hakim değiller. Dünya onları yönetiyor ve onları karar anına doğru sürüklüyor. Dünyanın eski efendileri güçlerini yitirdikçe sağa sola sataşacaktır.
      • Rusya son zamanlarda herkesi tehdit olarak görmeye başladı. NATO ile füze kalkanı gerginliği, Soğuk savaş psikolojisi ile güç gösterileri yapması ve Ortadoğudaki gelişmelere tepkisi artmaktadır. Bu savaşçıl ve tehditkar yaklaşımlar, Ortadoğu’da yükselen tansiyon, Global değişimin hızlı ve net olarak gerçekleşeceği sinyalini veriyor. Rusya da Putin e ve seçim sonuçlarına tepkiler artıyor. Seçim sonuçlarına güvensizlik ve yıpranan halkın isyanı değişimi isteyenlerin ilk göstergeleridir. Halk eski düzenin kötü olduğuna ve demokrasinin engellenmesine isyan ediyor. Rusya yönetimi son zamanlarda ağresif hareketler sergiliyor. İnsan hakları gurupları Rusya ya itidal çağrısında bulunuyor.
      • ABD liderliğinde AB destekli bir harekat planı hazırlayanlar Ortadoğuda ki değişimi yönetmek istiyorlar. İran ve Suriye üzerinden hazırladıkları strateji yakında ortaya çıkacak.
      • AB, çıkarcıların ve dini ayrımcılık yapanların kulübü olmuş. Taraflı olanlar özgürlükleri ve demokrasiyi kısıtladı.AB de artan protestolar kriz den ziyade eski yöneticilere ve rejimlere tepki olarak gerçekleşiyor.
      • Suriye de Türk bayrağı Esad yanlıları tarafından yakıldı ve Türkiye konsoloslukları saldırıya uğradı. Daha önce de Libya da benzer olaylar yaşandı. Bütün bunlar Türkiye nin Küresel bir aktör ve dünyada büyük bir güç olarak tarih sahnesine çıktığının göstergesidir. Suriyeli muhalifler de Sokaklarda Türkiye bayraklarını sallıyorlar. Ortadoğu’da ve dünyada Türkiye’nin liderliğine tepkiler ve destekler artacak. Küresel çapta Türkiye taraftarları ve Türkiye karşıtları olarak insanlar ikiye ayrılacak. Bütün bunlar Rabbin kralı Tayip Erdoğan’la gerçekleşecek. Türkiye, İnsanlığa sahip çıktıkça, barışı istedikçe. Doğrulukla yürüyüp adaleti söyledikçe kazanacak. Rabbin kralı dünyaya insanlık dersi verecek.
      • Irak ın Aşure törenlerinde yapılan saldırılarla şii-sunni çatışması çıkartıp bölücülük ve kargaşa yaratmak istiyorlar. Bozguncuların oyunu kendilerine geri dönecek. Özellikle Afganistan, Irak, Pakistan, İran, Suriye, Arabistan gibi ülkeleri kısaca Ortadoğuyu karıştırmak isteyen İsrail, ABD ve Ortadoğuda ki taraftarları, ayrıca çok sayıda ABD ajanları mevcuttur. Bununla beraber ülkelerinde çıkarı için bozgunculuğa katkı sağlayan hainler ABD ve İsraille tam bir işbirliği içindeler. Eski zorba hükümetleri yönetenler zaten dünyanın egemenlerinin alt uzantısıydı Bu eski yönetimin destekçileri Dünyanın egemen ülkelerine hizmet etmekteydi Silah ve bomba tedarikleri gelişmiş ülkelerle sağlanırken nerede nasıl eylem yapacaklarını bozguncuların taraftarlarıyla sağlanırdı. Zalimler Ortadoğunun yapısını, zaaflarını, kimlerin kimlere düşmanlığı olduğunu çok iyi biliyorlar. Halkları nasıl birbirine düşüreceklerini de çok iyi biliyorlar. Neden bu halklar birbirine zarar verir. Onlar güçlü olmak için insanlığa zarar veriyorlar.
      • Afganistan da da Aşure günlerinde saldırılar dikkat çekti. Taliban biz yapmadık dedi. Bozguncular yine şii-sunni çatışması çıkartmak peşindeler. Fitneciler bozgunculuk fikrinden hiç vazgeçmiyorlar. Daha önce Pakistan da çokça görülen aşure patlamaları bugün ırak ve Afganistan da görülüyor.
      • Ullüminati masa başında ulusların kaderini belirledi. Zalimler insanlığa zulmettiler.
      • Suriye-İran-Türkiye üçgeninde kriz tırmandıranlar Türkiye yi kaosun içine çekmeye çalışıyorlar. Türkiye yi nasıl karıştırırız diye planlar kuruyorlar. Irkçılığı da, mezhepçiliği de her yolu da deniyorlar.
      • Ortadoğu da ABD-İran krizinde petrol iktidar ve bölgesel egemenlik mücadelesinde her yolu deniyorlar. Savaşı tetikleyenler, bölgeyi istikrarsızlaştırmak isteyenler yükselen Ortadoğu’nun önünü açarak kendi kuyularını kazacaklar. Doğu ile batı çatışmasının dönüm noktasındayız. Çatışmayı bozguncular istedi ve din ve etnik ayrımcılık üzerinden yaptılar. Batıdakiler sürekli kibirlendi doğudakileri hor gördüler ve ezdiler. Gelişmiş ülkeler elde ettikleri silah ve güçle gelişmemiş ulusların hakkını gasp ettiler. Yoksulla paylaşmak yerine yoksulu ezdiler. Zulmedenler mazlumun üzerinden geçindiler. Halbuki yoksulu yönlendirip beraber kazansalardı daha iyi ve temiz kazanç olurdu.
      • Orta doğunun ve dünyanın yeniden istikrara kavuşmasında Türkiye çok önemli bir yere sahip. Gelecekte bunu daha iyi göreceksiniz. 2012 de doğruluğun asası ve beyaz bayrak bozguncuların içinde sallanacak. Zalimler hiç beğenmeseler de Rabbin vaad ettiği günler sıkıntılı günlerin ardından geniş ferahlık ve esenlik gelecek.
      • Mısır da yine olaylar artmaya başladı. Çünkü geçici hükümet te eski zorba inançsız yapıya hizmet ediyordu. Mısır da Orduya egemen cuntacılar kendi çıkarları doğrultusunda ülkeyi yönetiyorlardı. Çoğunluğu mazlum olan inançlı halkın egemenliği oluşmadan olaylar dinmeyecektir. Bu durum tüm dünya da böyle olacaktır. Dünya nüfusunun çoğunluğu inançlı masum halktır. Ancak bir kısım zalim ve taraftarları dünyayı savaş ve zulümle yönetti. Halklar hep bastırıldı. Doğrucular hep ezildi. Dilediklerini yapan zalimlerde hiç vicdan yoktu.
      • Türkiye Suriye yi vuracak mı diye yaygara çıkartıyorlar. Ülkeleri birbirine kışkırtanlar hala bu alışkanlıklarından vazgeçmiyorlar. Kimileri de Türkiye savaşsın da istikrarı bozulsun büyümesi engellensin istiyor.
      • ABD ve Avrupa da Krizden çıkış için daha yapılacak çok iş var diyorlar. Çözümler yıllar alabilir diyorlar. Kriz her geçen gün onlara ağır hasarlar veriyor.
      • Pakistan da NATO nun sınır karakollarını vurmasıyla Pakistan askerlerini öldürenler yanlışlıkla vurduk diye de aldatıyorlar. Uyarıldıkları halde defalarca ve uzun zaman boyunca saldırıları devam ettirenler ulusları nasıl küçümsediklerini gösteriyorlar. Her zaman ki gibi Pakistan ı değersiz görüyorlar. Sürekli kullanıyorlar. Pakistan siyasetine de hep yön verdiler. ABD inançsızların yönetimine güçlü destek verirdi. İnanan mazlum halkı hep ezdiler. Pakistan askeriyesiyle yani cuntasıyla ülkenin kaderini hep ellerinde tuttular. Patlamalar, siyasi liderleri öldürmeler inanın Pakistan da ne planlar dönmüştü. Pakistan da ki sellerde İslami cepheden yardım gelmesini engellemek isteyen ABD Pakistan a yardım çağrıları yaptı. Kendi medyalarında inananlardan gelen yardımları engellediler. Taliban yanlılarının yardımlarından korktular. Daha pek çok olaylar gözlendi. Pakistanı Pakistanlılar yönetmedi ve halk sürekli zulüm ve zorluk altında yaşadı.
      • Dünyanın her yerine dağılmış olan inançlı Osmanlı halkı tüm uluslarda baskılanmış tüm inananlardır. Rabbin vaat ettiği gibi İsrail yani Türkiye topraklarına geri dönecekler. Baskılardan, sürgünlerden çaresizliklerden dağılan rabbin İsrail (inanan) halkı tekrar dönecektir.
      • Küresel kriz dünyada demokrasinin, güvenin ve istikrarın olmadığının göstergesidir. Dünya düzeninin kötü olduğunun göstergesidir. Dünyayı yönetenlerin kendi çıkarları için insanlığa zulmettiği dönemin göstergesidir. Dünya istikrarsızdır. Doğruluk adalet ve barışla gelecek olan yeni bir dünya düzeninin kuruluşu krizin ardından Rabbin egemenliği ile gerçekleşecektir.
      • Zulmedenler yine geziniyorlar. Güç toplayıp bozgunculuk çıkartacaklar. İsrail kanada ile, Kanada, Rusya ile görüşmeler yapıyor. Ulusları yönetenler Rabden korkmayarak eski hilelerine devam ediyorlar.
      • ABD ve Rusya yı yönetenler Ortadoğu üzerinde gizli anlaşmalar yapıyorlar. Avrupa ülkelerinden bazıları da bu kulübe katılmış. Pasta yapmışlar paylaşmışlar. Bak şunların yaptığına. Rabbin onlardan habersiz olduğunu mu sanıyorlar. Tarih boyunca zalimler kötü planlar tasarladılar. Yürürlüğe koyup zulmettiler. Bozgunculuk çıkarttılar.
      • İran mazlum durumunda, ABD zalim durumunda gözüküyor. Çünkü savaşı isteyen ABD dir. Afganistan hükümeti Usame bin ladini verelim dedikleri halde Afganistan a saldırdılar. Irak ta kimyasal silah olmamasına rağmen Iraka girdiler. Pakistanı hem kullandılar, hem sömürdüler hem de yönettiler. Artık bu yapılanlara Rab çok öfkelendi ve değişimi başlattı.
      • ABD deki ekonomik bunalımdan doğan yürüyüşler, gösteriler artacak ve tüm dünyaya yayılacak. Bu protestolar dünya egemenlerine, bozgunculara, çıkarcılara Ve şeytanın kurduğu bozuk düzene olacak.
      • AB ve ABD nin Doğruluğu, meşruiyeti, İnsan haklarına gerçekten hizmet ettiği sınanacak. Herkes onların gerçek yüzünü görecek. Menfaatlerine çalışanların akılsızlıklarını anlayacaklar.
      • Şeytan Rabbine karşı açmış olduğu son büyük savaşı da (Armegeddonu) kaybetti. Kıskançlığının esiri olan şeytan Rabbe dayanabilir mi. Kuru inadı ve asiliği onu cehenneme götürdü.
      • Dünyanın bilinci değişiyor. Türkiye, Ortadoğu ve dünyadaki değişim, Rabbin kralıyla gerçekleşen tüm olaylar bize yeni çağın geldiğinin müjdeliyor. Rab inanan halkına merhamet etti ve yeryüzünde göründü. Dünya müthiş bir hıda değişiyor. Afetlerle ve siyasi çalkantılarla dolu bir dönem yaşıyoruz.
      • Dünyada barışa adalete hak ve doğruluğa hizmet edenler, göğün bir ucundan öbür ucuna dek toplanacaklar. Yeryüzünün her yerinde inananlar ve inanmayanlar birbirine karışmış da olsa herkes kendi inandıklarını yaşıyor. Rabbin kralının ardında toplananlar, azimle verdikleri mücadelelerinde özveri ve fedakarlık nedeniyle geçmiştekileri bile geçtiler.
      • Afganistan da çamura batan ve yenik düşen Amerika yönetimi insancıl olmayan politikaları ve savaş ekonomisiyle çöktü. ABD de kötü düzeni protesto edenler gittikçe çoğalacaktır.
      • ABD dünya ile ilişkilerini kaybediyor. Gerçekler ve doğrular onları çaresizce susturuyor. ABD de ekonomik düzen çöktü. Çinliler bile Türkiye yi soruyor. Dünya Türkiye den bahsediyor da ülkedeki cahiller bunların farkında değil.
      • ABD nin savunma bakanı Panette israille uyarılarda bulundu. Yıllarca israilin güvenliği için çalıştıklarını ve her zaman beraber olduklarını yineledi. Panette silahlanma yerine diplomasisini geliştirmesini ve kilit ülkelerle(Türkiye, Mısır, Lübnan) ilişkilerini belirli bir süre geliştirmesi gerektiğini söyledi. Yeniden barışı tesis etmenin imkansız olmadığını ve masaya oturması gerektiğini söyledi. Ancak İsrailin egemenleri bu çağrılara kulak vermiyor. Kibirleriyle onlar da kimmiş deyip zulmü ve savaşı tercih ediyorlar.
      • AB ye girmek için Türkiye müthiş değişimler yaparak AB normları üzerinde yasalar çıkartıp hızla ilerlemeyi sağladılar. AB ile yapılan tüm müzakerelerin önünü Rum ve Fransa yönetimleri sürekli veto vererek tıkadılar. Batan AB nin cazipliği kalmadı. Demokratikleşirken AB Türkiye nin ilk basamağı oldu Türkiye özgürlükler ülkesi olurken ve gelişirken her türlü basamakları hızla çıkacak.
      • Türkiye de gazeteciler tutuklanıyor ve tutuklu sayısı fazla diye dünyada karalama kampanyası yapıyorlar. Onlar gazeteci değil illegal yapılanmalara ve terörü oluşturanlar ve suça karışanlardı, ama bunu söylemiyorlar.
      • Özgürlükler barış ve her türlü gelişim açısından Türkiye yi örnek gösteriyorlar ve övüyorlar.
      • İranla Suudi Arabistan arasını açmak için çabalıyorlar. Şunları birbirine tutuşturayım diye kötü eylemler yapanlar kendilerinin fark edilmediğini mi zannediyorlar.
      • Ortadoğu yu istikrarsızlaştırmak istiyorlar. Bundan Türkiye nin de olumsuz etkilenmesini istiyorlar. Türkiye nin büyümesinden hiç hoşnut değiller. Bunun için Suriye ve İran gibi ülkeleri savaş için kışkırtıyorlar. Arap baharıyla başlayan isyanları destekleyip bölgeye silah satışı yaparak istikrarsızlaştırmak derdindeler. Bölgeyi karıştırmak için Türlü yalanlarla ulusları ve mezhepleri birbirine kışkırtıyorlar.
      • Ortadoğu ya kalıcı barışı getirmek isteyen Türkiye nin önüne engel koysalar da Rabbin isteğini kimse engelleyemeyecek.
      • İnançlıların egemenliğinde bölgesel kutuplar yerine oturuyor. Daha önce de aynı merkezler mevcuttu. Bu kutuplar Türkiye, mısır, Pakistan Hindistan, Almanya gibi ülkelerdi. Değişim bu merkezlerde sırayla ve kendi içinde süratle gerçekleşiyor.
      • Demokrasiye, hizmete, saygı ve sevgiye aç halklar yönetimlerini kendileri kuruyorlar. Sömürülmekten, uyutulmaktan, oyalanmaktan bıtkın halklar özgürlük mücadelesi vermekteler.
      • The Ekonomist dergisi Türkiye yi yakından takip ediyor. Gerçekleri bilmeden, anlamadan bozgunculuk amaçlı yazılar ve yayınlar yapıyorlar. Kralı ve ülkesini kötülüyorlar.
      • İsrail devleti Şalit adlı esir bir askerine karşı 1027 Filistinli esiri takas ederken askerine çok değer vermek bahanesiyle kibirlerini de gösterdiler. Klasik ırkçı tavır. Çok sıradan ve seviyesizce. Esirleri serbest bırakarak barış ister gibi dünyaya iyi oldukları imajını veriyorlar. Kim aldanır bu saçmalıklara. Savaşı isteyenler, bölgelerini karıştıranlar, dünya ya dinle düşmanlığı sokanlar onlardır. Bir taraftan öldürüyorlar bir taraftan göstermelik barış imajı veriyorlar. Zalimlerin çelişkili halleri kurnazca iş yapamadıklarını da gösteriyor. Yeni yerleşim yerleri inşa ediyorlar. Tanklarla ve uçaklarla ara ara öldürüyorlar. Çocukları ve yardım kuruluşlarındakileri öldürenlerin bu şovu da saçma gelmektedir.
      • Yüzlerce Filistinliyi serbest bırakarak göz boyamaya çalışan Netenyahu barışçı oldukları imajını veriyorlar. Ancak diğer taraftan Filistinlileri öldürüyorlar.
      • ABD de Well stritt gösterileri çıkarcı egemenlere ve dünya politikalarına ve ekonomik yapıya tepkidir.
      • Nerede bir yoksulluk ve doğal afet var. Orada Türkiye halkını ve devletinin yardımlarını görürsünüz.
      • Rabbin kralı tayip Erdoğan din istismarcılarına iyi bir inanç dersi verecek. Dini inançlardaki yanlışlıkları yaptığı doğru davranışlarla giderecek. Tanımlamaları anlatacak yönetmedeki pürüzleri giderecek tüm dünyayı ehilleştirecek.
      • Zalimler kendilerine hizmet eden medyalarında gerçekleri gizleyemediler. Küresel medya doğruyu ve gerçeği gizlettirmeyecek. Bilgi ve haber küreselleşti. her şeyi anında dünyanın her yerinden görüyoruz. Artık gerçekler gizlenemiyor.
      • Türkiye de son 72 yılda depremlerden ölenlerin sayısı 75 bin 600 kişidir. Peki Dünyada kötülerin egemenliğinde son 100 yılda afetlerden ölenlerin sayısı ne kadardır acaba. İşte insanlık kendini sorgulamalı, nasıl bir yaşam tarzı sürdürdüklerini görmeli ve bozuk düzenin farkına varmalıdır. Bunun için sadece Allah a kulluk edilerek Rabbin yasalarına saygı duyulacak ve böylece esenlik çağına girilecektir.
      • Her sıkıntının ardında bir ferahlık vardır. Dünyanın bu çok sıkıntılı kargaşa ve savaşlı halinin ardından iyi bir düzen kurulacak ve yeryüzünde yeni bir sayfa açılacaktır.
      • Barış, küresel hukuk, ve insan hakları Rabbin hoşnutluğu için ana hedeflerdir. Ve aslında Rabbin yasalarıdır
      • Onlar esenliğin, adaletin ve barışın küreselleşmesinden korkuyorlar. Rabbin kralının yükselişi onları kaygılandırıyor. Dünya milletleri ilgiyle Rabbin kralını izliyor.
      • Rab Mavi Marmara yı, İsrail olayını, Kıbrıs, Ermeni, pkk, Arap baharını, Afganistan ı, Irak ı, Pakistan ı, Afrika da ki sefaleti ve tüm dünyadaki bütün olayları gösteriyor. Nedenleri yaratıyor. Sonuçları getiriyor. Ve değişimin gerçekleşiyor. Rab yeni olaylar meydana getiriyor. Kralıyla bunların üzerine gidiyor. Ancak yeryüzünün sahipleri her türlü ısrarla canilik ve zalimlik ediyorlar. Onların sonları kötü olacak.
      • Rabbin kralı, küresel cuntacı teröre karşı masum ve tüm insanlar için küresel barış istiyor.
      • 2012 yılı tam bir hesaplaşma yılı olacak. Bilinmeyen gerçekler ortaya çıkacak. İnsanlar tarafını seçecek. Vicdanının sesini dinleyenlerle kuru inadına uyanlar ayrılacaklar.
      • 2012 dış politikada kabus yılı olacak. Politik, ekonomik siyasi çalkantı yılı olacak. Sonunda büyük bir aydınlanma ve uyanış dönemi olacak. Sert tartışmalı ve savaş hazırlıklarıyla dolu bir yıl olacak.
      • Rab 21 Aralık 2012 de ilk aydınlanmayı gerçekleştirecek. Dünya karanlık kör noktadan geçişini bitirecek ve evrende ışık senfonisiyle (Rabbin görkemiyle) yerküre evrensel aydınlamayı görecek.




  4. #4
    Status : nergisli isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Jan 2012
    Mesajlar: 16
    nergisli seçkin bir yolda olduğunu belli
    Tecrübe Puanı
    0

    TÜRKİYEDE Kİ DEĞİŞİM
    • Şeytan yeryüzündeki tüm askerlerini toplayarak Rabbin halkı inananlara savaş açmıştı. Uluslarda inananlar la inanmayanlar mücadele ettiler. İnançsızlar inananlara saldırdı. Zorla baskıyla yönettiler. Ortadoğu da ve kuzey Afrika da değişimler gözlendi. Osmanlı dağılırken inançsızların egemenliği yeryüzüne hükmetmeye başladı. Sonra şeytan Osmanlının kalıntısı Türkiye ye saldırmıştı. Kurtuluş savaşında çeşitli uluslardan aldatılarak toplanan askerlerle inananların üzerine saldırdılar. Kimileri aldatılarak kiminle savaştıklarını bilmeden savaştılar. Kurtuluş savaşıyla büyük mücadele verildi. Şeytan egemenliğini Türkiye ye de zorla kurmaya çalıştı.
    • Dünyadaki bozguncu büyük egemenlik Osmanlının kalıntısı son inançlı halka saldırmış ve soykırım gerçekleştiriyordu. Yurdun her yerinden ülkeye girilmiş ve işgal ediliyordu. Kurtuluş savaşı inançlı halka yapılan bir soykırım dı ve Türkiye ölüm kalım savaşıyla büyük bir mücadele verdi.
    • Osmanlı batmış. Büyük bir bağımsızlık mücadelesi verilmişti. Ancak yeni devleti inançsızlık temelleri üzerine kurdular. Rusya etkili komünizm katıklı, askeri güç üzerine kurulu zorba bir yapıydı. Baskı ile uzun bir süre çok partili hayata geçilemedi. Halkı ezdiler ve sindirdiler.
    • İnançsızlığa ve kötü düzenin getirdiği baskıcı yapıya karşı yurdun her yanında yürüyüşler yapıldı. Özgürlükler kısıtlandı, demokrasi çiğnendi, rabbin yasalarını engellerken inananlara zulmettiler. İnançsızların devrimine karşı yapılan yürüyüşlere celali isyanları ve çeşitli ayaklanmalar dediler. Halbuki halk inançlarından değerlerinden vazgeçmeden yeni bir güçlü devlet kurulacağına inanmaktaydı. Şeytanın egemenliğiyle mücadele ettiler. Ancak güçsüzlerdi ve dünyadan yayılan inançsızlık dalgası büyük ve güçlüydü. Cumhuriyet adı altında gerçekte cumhuriyet olmayan baskıcı bir düzen kurdular.
    • Misak-i milli denilen inançlı halk, inançsızlarla mücadele etti. Tam bir hayatta kalma mücadelesi verdiler. Her yerde ve Çanakkale de çok şehitler verildi. Sonra inançsızlığın düzeninin kuranlar misakı milliyi kendilerininmiş gibi sahiplenip tarih kitaplarına işlediler.
    • Türkiye de devlet arşivlerinin açılması ve gizlenen tarihin ortaya çıkartılması çok gerçekleri ortaya çıkartacaktır. Yakın tarihteki bilinmeyenler ve değiştirilenler zalimlerin baskıcı düzenini ve zulmünü gizlemelerindendir.
    • Yargılama anında resmen azarlanan, savunmasına dahi ihtiyaç duyulmadan infaz kararı verilen asılarak idam edilen Adnan menderes gibi idamları görecekler. Asılanlar. İnananları öldürüp dinin yollarını kapayanlar, türlü kurnazlıkla fitneler çıkartıp düşmanlıklar sokanlar kötü düzenlerini bir zaman kadar sürdürdüler.
    • Cumhuriyetin ilk yıllarındaki istiklal mahkemelerinin verdiği kararla 1300 kişiyi idam ettirmeleri, türlü kötü kararlar çıkartmaları, kötü tasarılarını uygulayarak halkı sindirdiler. Demokrasinin çok partili hayata geçişle engellendiği baskıcı bir yapının kuruluşunu gördüler. Sonra devleti ele geçirtenler vesayetle seçilmişlikle değil de atanmışlıkla yönettiler. Babadan oğla geçer gibi saltanatları vardı. İşte bu zalimlerin saltanatı kaldırılacak.
    • Türkiye de yakın tarihin gerçeklerini gizlediler. İnançsızlar tarihçilere uydurma tarih yazdırttı. Ders kitaplarını düzenlediler. Düşünce tarzını şekillendirip inançsızlığı empoze ettiler. İnkılap tarihini de uyduranlar ders kitaplarına sokarak gelecek nesilleri de aldatarak yönetmek derdindeydiler. Yeni düzen kuranlar kötü düzenin sürmesi için sürekli kötü planlar devreye soktular. Halkı aldatarak ve baskıyla kurdukları kötü düzenleri yıkılmaya mecburdu.
    • Kurtuluş döneminde çok şehitler verildi. Kurtuluş savaşının ardından geride geçler, çocuklar ve kadınlar kalmıştı. İnançsızlar böylece egemenliği ele geçirip ülke yönetimine sahip olmuşlardı. Karma bir yapısı olan Askeriye içinde gücü elinde tutanlar yeni bir rejimle inançsızlık temelleri üzerine yeni Türkiye düzenini kurdular.
    • Padişahlığa karşı çıkıp cumhuriyeti kurduklarını söyleyenler kendilerini aldatırlar. Menfaat derdindekiler yozlaşmışlar. seçilmişleri atanmışlarla yönettiler. Devletin güç organlarında kadrolaştılar. Kendi kurdukları padişahlığa cumhuriyet dediler. Cumhuru (halkı) ezip sindirenler bugün yaptıkları siyasetin temellerinin ne kadar saçma olduklarını görecekler. Cumhuriyeti kurduklarını söyleyenler şimdi (cumhura) çoğunluk halka karşı çıkıyorlar. Cumhuru küçümsüyorlar. Yarıdan fazlası demokrasi ve gelişmiş anayasa istediği için ve Rabbin kralına oy verdiği için küçümsüyorlar. Cumhurbaşkanının halkın seçmesine karşı çıkanlar seçime de padişahlık dediler. Aslında zalimlerin padişahlığı yıkılıyor. Ceplerini doldurup zulümle egemenliklerini kuranlar kendi krallıkları yıkıldığından taşkınlık istiyorlar.
    • Cumhuriyet yürüyüşleri yapıp, cumhuriyete sahip çıkanlar Cumhura, halka yani çoğunluğa neden karşı çıkıyorlar. Onlar eski egemenlerin zulmüne ve onlar sayesinde kazandıklarının devamı için yürüyorlar. Onlar halkı ve insani değerleri değil sadece kendi menfaatlerine yürüyorlar. Cumhuriyeti onlar kurmadı. Onlar cumhuriyete karşı çıktılar. Kurdukları cumhuriyet adı altında baskıcı krallıktı. Azınlık çoğunluğa hükmetti. Vesayetçilerin yeniliğe ve gelişmeye tepkileri, kazançlarını ve egemenliklerini kaybetmemek içindir.
    • Cumhuriyeti kurduk diyenler yozlaşmış, bugünkü gelişen gerçek demokrasi ve cumhuriyete karşı çıkıyorlar. Bunların saçmalıklarını herkes görüyor. İyi işlere, demokrasiye, gelişmeye, olumlu yasalara, çetelerle mücadelelere karşı çıkanların akılsızlıklarını herkes görüyor.
    • 1. dünya savaşının ardından kurtuluş döneminde, Türkiye de Cumhuriyeti bahane ederek inançsızlar zorla devlet yönetimini egemenlikleri altına almışlardı. Askeri gücü ele geçirenler cumhuru bastırdılar. Ülkede inançsız düzene geçiliyor diye çoğunluk halk yürüyüşler yaptılar. Ülkenin her şehrinde her kasabasında bu yürüyüşler oldu. Ancak tarih kitaplarına isyanlar, celali isyanları gibi kötü adla nitelediler.
    • Türkiye de yönetime inançsızlar sahip olunca dinin bütün yollarını kapamaya çalıştılar. Buna da devrim dediler. Zorla halkı sindirdiler. Katliamlar yaptılar. İnsanlar öldürüldü. Kendilerini doğru yolda göstermek için türlü olaylar senaryo edip gerçekleştirdiler. Böylece inananları kötü gösterdiler. Halkı aldattılar.
    • Menemen olayı tam bir provakatif olaydı, Milletimizin birlik ve beraberliğini bozmaya yönelik tasarlanmış kötü oyundu. Bu olayı da istedikleri şekilde tarih kitaplarına sokmuşlardı. İnançsız bozguncular sadece bu ülkede değil Tüm dünyada buna benzer insanların birliğini bozacak sayısız olaylar gerçekleştirildi.
    • Atatürk ve Atatürkçülük tartışılacak. Yasaklanmış konular, bastırılmış korkutulmuş tabular kırılacak. Atatürk doğrumuydu yanlışmıydı. Atatürk’ün artıları eksileri nelerdi. Kimler Atatürk’ü kullandı. Atatürkle Atatürkçülük birbirinden farklımıydı. Kemalist anlayışlı Atatürkçülük bağnazlık mıydı. İnsanlar geçmişi sorgularken kabul ettirilmiş yalan fikirler ve yapılar gün yüzüne çıkacak.
    • Kurtuluş savaşı döneminde Anadolu isyanları, celali isyanları inançsız baskıcıların yeni kurduğu rejime ve düzene tepkiydi. Gerçekte bir özgürlük ve halk yürüyüşleriydi. Ancak tarih kitapları isyan ve milis kuvvetler şeklinde yansıttı. Zorla devlet yönetimini ele geçirenler öldürerek asarak kıyım yaparak baskı ve zulümle hedeflerine ulaştılar. Gerçekte yeryüzündeki tüm uluslar inançsızların egemenliğine girerken benzer sıkıntılar ve zorluklar gözlendi.
    • Dersim olayları, Maraş olayları bunlara benzer tüm olaylar bozguncuların işiydi. Sivas ta otel yakanlar da bir takım önemli kişilere suikastlar planlayanlar da aynı kişilerdi. Ülkeyi karıştırarak kazanç sağlarlardı. Aczmendileri, dini cemaatleri gündeme alarak irtica planı çıkartanlar da eskilerin devamıydı. Bastırılan, uyutulan, aldatılan, oyalanan halk sürekli ezildi.
    • Türkiye nin gündemini belirleyenler bir hocayı medyaya çıkartır. Bir süre överler ve bir oyun kurarak kameraları çağırıp işte gördünüz mü hoca kadınla yakalandı derlerdi. Böylece hocayı dinin temsilcisi gibi gösterirlerdi. Ve tüm hocaları karalarlardı. Böylece dini temelsiz mesnetsiz göstererek dini de kötülerlerdi. İnsanların inanmasını da engellediler. İnançsızların amacı hocaları, dini, islamı kötü gösterip karalamaktı. Rable ve yasalarıyla mücadele ederlerdi.
    • Yönetimi inançsız zalimler ele geçirirken baskı, şiddet, işkence, infazlar yaptılar. İnançlı masum halkı kötü görenler arzularını ve dünyayı istemenin derdiyle bunca zülmü yaptılar.
    • Ezilen, sömürülen mazlum orta sınıf yükselişe geçti. Egemenlerin zulmüne baş kaldırılıyor. Yükselen orta sınıf doğruluk ve adalet için mücadele ediyor. Kötü düzen yıkılacak. İyi düzen ve barış için çalışanlar asil bir topluluktur. Bu topluluk Rabbin halkıdır. Bu halk merhametli ve yardımseverdir.
    • Şeytana tabi olan inançsızlar dünya için çıkarlarına hizmet ettiler. En üstten alta kadar tüm kurumlardaki tüm birimler, sosyal yapılar birbirine kulluk etti.
    • Türkiye de paranın değeri düşerdi. Yabancı para değeri artardı. Faizler çok yükseklerdeydi. Zamlar çok yüksek olurdu. Enflasyon hortlardı. Dışardan sürekli borç alınırdı. İçerden ve dışardan devlet sürekli sömürülürdü. Halk ezilirdi. Sürekli güvensizlik ve istikrarsızlık hakimdi. Zulmedenler işte hep bu kötü düzeni isterlerdi.
    • Halkın hükümetleri güçlü değilken her türlü olayı çıkarları doğrultusunda yapan ve ülkeyi geriden yöneten bozguncu bir yapı vardı. Devleti ele geçiren bozguncular halka kötü davranıyordu. Devleti kötüler yönettiğinden devlet kötü olmuştu. Her türlü etnik yapıya, her guruba, her inanca düşmanlık ediyordu.
    • Azınlığın çoğunluğa zulümle hükmedişi mutlaka yıkılacak. Atanmışlıkla yönetenler seçilmişleri hep ezdiler. Boyun eğenler onlara uydu, Eğmeyenlerin de ayaklarını kaydırdılar.
    • Rab halkının üzerinde göründü ve değişimi gerçekleştirmeye başladı. Rab kralını yani Recep tayip Erdoğan ı gönderdi. Her küstürülen grubun gönlünü aldı. Birliği ve kardeşliği sağlamaya çalıştı. Anadolu da ve dünyada birliği sağlamaya çalışan Erdoğan Rabbin belirlediği hedefe hızla gidiyor.
    • Komşularla düşmanlıkları kaldırdı, dostlukları imar etti. Sıfır sorun politikasıyla Ermenistan a, Yunanistan a, Güney Kıbrıs Rum kesimine, Rusya ya ve tüm dünyaya barış elini uzattı. Hepsine dostane yaklaştı ve tüm düşmanlıkları kaldırmak istedi.
    • Rabbin kralıyla devlet iyi oldu ve ülkeyi imar etti. Gerekli her türlü sosyal kurumu imar etti. Şehirler konutlar inşa edildi. Ülkesindeki insanlarda bir refah bir esenlik başladı.
    • Herkes ev ve Araba sahibi olmaya başladı. Olan da en kalitesine sahip oldu. Malı arttıkça arttı. Herkesin malı değerlendi. Para değerlendi. Ülkeye bir anda bereket geldi. Herkes mala doyuruluyor. Tüm halka nimetler yağıyor. Tarlası arsası değerlenenler. Kendiliğinden ev ve mülk sahibi olanlar. Kendilerini müthiş bir bolluğun içinde buldular. Gelişen şehirleri ve ülkelerini görüyorlar.
    • Türkiye de her alanda tam bir devrim yaşandı. Ulaşımda, Sağlıkta, Şehirleşmede, Enerjide, Adalette, maliyede ve tüm bakanlıklarda inanılmaz yenilik, yükseliş ve reformlar görüldü.
    • Yap-işlet-devret modeli, istikrar ve güven verip yatırımcıyı çağırması, yerli üretime yönlendirmesi. Destekleyici tüm şartları sağlayıp düşük faizle kredi vermesi kullanılan yöntemlerin ve hedeflerin çok isabetli olduğunu göstermekteydi.
    • Türkiye de değişimin başlangıcı Arap baharındaki gibi sert ve çatışmalı olmadı.Değişim dünya da ilk Türkiye de başladı. Gayet yumuşak gerçekleşti. Seçimlerle, demokratikleşmeyle, Kapatma davalarıyla, Referandumlarla, gerçeklerin ortaya çıkmasıyla ve yeni anayasa çalışmalarıyla değişim gerçekleşiyor.
    • Türkiye de ki bu değişim özgürlük, demokratikleşme, adalet, barış ve esenlik getirmektedir. Tüm dünyadaki baskı uygulayan yönetimlere bir tepki olarak benimsendi ve yayıldı.
    • Mehdinin ülkesinde de silah ve silahlı adamlara sahip olan cuntacılar etkin bir güçtü. Ve dilediklerini yapıyorlardı.
    • Türkiye de cuntacılar, çeteler, kurumların ve bürokrasinin çalışma şekli, terörün varlık nedenleri tamamen bozguncuların egemenliğe hizmet ediyordu. Barışa savaş açan bu yapı yıkılmaya mahkumdur. Gerçekler ortaya çıkartılıyor. Değişimle beraber bilinç olarak gelişmekteler. Tüm sorunların çözümleri önlerine seriliyor. Bozguncu egemenler sürekli barışın önünü tıkıyorlardı.
    • Türkiye de ülkeyi seçimle yönetmek mümkün değildi. Devletin kritik kurumlarına yerleştirilmiş ve kadrolaşmış baskıcı yapı hem halkı hem de devleti sömürüyorlardı. Gelen hükümetler Yönetime egemenlere hizmet ederlerdi noter gibi onaylarlardı. Hoşlarına gitmeyen kişiler veya olaylar olursa ayaklarını kaydırırlar veya krizler çıkartırlardı. Şu anda dünya uluslarının çoğu da böyledir. Dünyayı sömüren ABD yi de yönetenler böyledir.
    • Göstermelik seçimler yapılsa da derin devlet egemendi. Devleti inançsız bozguncular yönetiyorlar. Diledikleri kararları yürürlüğe koyuyor ve eşkiyalarla terör olayları gerçekleştiriyorlar.
    • Türkiye de temiz siyaset yoktu. Doğruluk ve adalet için çalışan esenlik bayrağını taşıyan göremezdiniz. Siyaseti de birtakım zenginler, güç sahipleri, cuntacılar, ihale peşinde koşanlar ve çıkarcılar yapardı. Ancak bugün gerçek siyaseti yani doğrucuları ve hak ve adalet peşinde koşanları görmekteyiz.
    • Devlet eski devlet değil artık. Devlet hatalarını düzeltiyor ve halkına iyi davranıyor. Küstürdüğü tüm grup, etnik yapı, kurum ve halkının sevgisini alıyor. Çünkü Rabbin kralı ulusu yönetiyordu. Yönetimi elinde tutan şeytan devrilirken Rabbin egemenliği geliyordu.
    • Devlet herkesi tanıyor, herkese saygı gösteriyor. Herkese isteklerini veriyor. Ayrılık çıkartmak yerine barıştırıyor ve birleştiriyor. Esenlik için yeni hedefler koyuyordu.
    • Açılım sürecinin tıkanmasını isteyenler terörün varlığından kazanıyorlar.
    • Kral peygamberi cezaevine soktular. Toplumda karaladılar. Yalan söyleyip iftiralar attılar. Onu başa gelmesini her türlü engellemeye çalışsalar da engel olamadılar. Çünkü Rab onunlaydı.
    • İnançsız yapılanma her yere yayılmıştı. Cuntacılar, para sahibi egemenler, güç sahibi yöneticiler ülkeyi yönettiler. Bunlar dünya için çıkarları gözlediler. Doğruluk yerini yalan, adalet yerini zulüm almıştı.
    • Barışçı, uzlaşmacı, sıfır sorun politikasını benimseyenlere karşı çatışma ve savaş isteyenlerin mücadelesi artarak devam ediyor.
    • Uzlaşmayanlar uzlaşmaya dahi gitmeyenler bozgunculardır. Onlar savaşı kaosu kargaşayı istiyorlar. Oysa Rabbin kralının barış kardeşlik ve birlik teklifleri ne kadar temizdi. İşte onlar Rabbe inanmayan şeytanın dostlarıdır.
    • Hükümetler devletten güçlü değilken ülkeyi yöneten çıkarcı ve inançsız güçlü bir derin devlet vardı. Her hükümeti diledikleri gibi yönettiler. Boyun eğmeyenleri ve doğruluğu tercih edip çıkarcılara dik duranların ayağını kaydırdılar, yargılayıp içeri attılar ya da katlettiler. Bu güce ilk karşı çıkış Ergenekon davasıyla başlandı.
    • Ülkeyi yöneten bozguncular sayıca çok olan barış ve sevgi yanlısı mazlum halkı yönetmek için her türlü baskıyı ve kargaşayı planlıyorlardı.
    • Türkiye de sürekli farklı adlarda bir terör örgütü oldu. Türkiye nin yükselmesini istemediler.
    • Devletin en önemli güç noktalarına kendilerine bağlı diledikleri kişileri atamışlar dilediklerini yaptırıyorlardı. Asker içerisinde cunta kurmuşlar, Yargıtay Danıştay, hsyk da diledikleri hakimleri atamışlar. Adaleti bizzat kendilerine işletip ülkeyi diledikleri gibi yönlendirmişler.
    • Ülkeyi geriden yöneten derin devlet ülkede istikrarın olmaması için elinden geleni yaptılar. Her türlü fitneyi, her türlü oyunu kurgulayıp istikrarı bozmak istediler.
    • Türkiye halkı, yıllarca baskı ve kötü yöneticiler altında ezilmiş. Devlete yerleşmiş çıkarını düşünen bozguncuların baskısı altında halk çok yıpranmış.
    • Bu inançsız ve insanlara yönelik kötü yapılanmadan kazanç sağlayanlar her türlü kötü işleri yaptılar. Medyayı da kullanan bu yapı diledikleri gibi gündemi yönetiyor. Her türlü kötü oyunu yürürlüğe koyuyorlardı.
    • Bu işlerden kazanç sağlayan devletteki bu güçlü yapılanma devletin tüm imkanlarını kullanarak devleti sülük gibi emiyor, halkı da ağır şartlar altında eziyorlardı. Her türlü terör örgütlerini bizzat kendileri kurup desteklemişlerdi.
    • Terör örgütlerini organize etmek için devlet olanaklarını da kullanarak türlü sivil toplum kuruluşları da oluşturmuşlardı.
    • Yönlendirme amaçlı haberler çıkartan, yalan ve yanlış yorumlarla halkı aldatmaya çalışan medya çıkarcılara hizmet edeceklerine, doğrulara ve hakka hizmet etsinler.
    • Medya önünde slogan atmak için plan kurup toplananlar sadece kendilerini aldatıyorlar. Yönlendirme ve kötü gösterme için yaptıkları oyunlar boşa çıkıyor. Çıkarcıların önderi olarak siyasi parti liderliğine getirilen kuklalar çatışma olması için insanları meydanlara çağırıyorlar. Suçlulardan ve eskiden ekmeğini yemiş ve halen onlardan beslenenlerden başkası bu taşkınlıklara destek vermiyor.
    • İnançsız bozguncular tüm devlet yönetimlerine egemen olduğu gibi Türkiye nin askeri yapısına da egemen oldular. Cunta askeri yapı içinde azınlık olmasına rağmen yönetici kadroydu.
    • Türkiye yi yüz yıldır cuntacılar yönetti. Askeri yapıya egemen olan cuntacılar Türkiye de diğer egemenlerin önderliğini yaptılar. Baskıyla, tehditle çoğunluğa zorla hükmettiler. Türkiye nin kaderini onlar belirlediler. Devlette yerleşen bu güç bürokrasiyle, sivil toplum örgütleriyle, birtakım zenginlerle devletin organlarında ve kritik yerlerinde derin devlet oluşturmuşlar.
    • Türkiye de çok partili hayata geçilse de tüm hükümetler ve siyasetçiler bunlarla karşılaşmış ve çoğu canından olmamak için boyun eğmek zorunda kalmışlardır. Cuntacılar egemenlerdi ve kuvvetiyle caydırıcıydı.
    • Türkiye de cuntacılar değişik dönemlerde darbeler yapmış, işkence etmişler, insanları asmışlar, ülkede kargaşa kaos çıkartmışlar. Bunları sadece kendi çıkarları ve egemenlikleri için yapmışlar.
    • Cuntacılar egemenlikleri için türlü kötü oyunlar planlamışlar. Darbe planları, Yunanistan la savaş çıkarma planları (Ege de gemi bombalanmaları, Kardak krizi, uçaklarla it dalaşları) Ülkeyi karıştırmak için çok olaylar, suikastler, kanlı bir mayıslar, sağ-sol , kürt-türk, düşmanlığı için türlü olaylar gerçekleştiriyorlardı. Düşmanlıkların fitilini yaktılar. Fitne çıkardılar. İstikrarsızlaştırarak egemenliklerini sürdürmek ve daha fazla gelirleri kendilerine akıtmak istiyorlardı.
    • İstikrarsız ortam cuntacılara ve onlara tabi olan egemenlere yarardı. Dünyayı isteyip yönetmek ve türlü nimetlere sahip olma fikri onları canileştirdi. Şeytanın kulları inançlı halka kibirle bakıp aşağı tabaka diye küçümsüyorlardı. Burjuva azınlık, çoğunluk halka hükmetmiş.
    • Terör, şiddet, haksızlıklar, bozuk düzen tüm kurumlarda yeniliklere ve her türlü yapılanmaları da beraberinde getirdi.
    • Asker sayısı, mecburi askerlik, askerlik süresinin uzunluğu, doğuda pek çok yerde gereksiz karakolların varlığı, PKK terör örgütünün varlığı ve istikrarı bozması Cuntacı yapının egemenliğini sağlayan ana etkenlerdi. Bu şartlarda devletin gelirinin çoğu askeri yapıya akıyordu. Ohalden kazanmak istediler. Bu şartlarda daha nice kazançları vardı. En önemlisi egemenliklerinin sefalarını sürüyorlardı.
    • Askeri sistem yenilenmeli AB standartlarında olmalıdır. Askeri ve polis kuvvetlerinde teknoloji, strateji ve gelişmiş silahlanma, paralı profesyonel asker, amaca yönelik yöntemler ve türlü yenilikler gerçekleştirilmelidir. Türkiye de sadece askeri yapıda değil her alanda reformlar olmalıdır.
    • Kendilerini düşünen ve çıkarları için yaşayan bu cuntacı yapıya mecbur kalan büyük askeri çoğunluk onların egemenliklerini kıracak güce sahip olamıyordu. Bozguncular üst kademe zincirini ele geçirmişlerdi. Atamaları kendileri belirlerdi.
    • Askeriyedeki etkin cuntacılar kendilerine bir mahkeme kurup dokunulmaz bir yapı hazırlamışlar. Adaleti de kendilerine hizmet ettiriyorlardı.
    • Cuntacılar ülke geleceğini yönetmiş, dilediği kötü kararları yürürlüğe koymuş, dilediği kişileri devlet yönetimine ve bürokrasiye kazandırmış.
    • Askeriyedeki etkin cuntacılar ohal den kazanalım, egemenliği elimizde tutalım, istikrar olmasın diye terörü kendileri kurdular ve terörü besleyerek ve kışkırtarak büyüttüler.
    • Askerlik kurumunu diledikleri gibi kullananlar. Böbürlendiler. Büyüklendiler. Kendilerini 1. sını üst kesim yerine koyup halka tepeden baktılar. Kendi aralarına hiç de hoş olmayan bir hiyerarşi koydular. Sevgiye dayalı olmayan ağır bir emir komuta zinciri koydular. Tüm bu kötü yapılanmayı yaratan büyük kötü fikirler, çıkar ve egemenlik mücadelesini yapanlardı.
    • Baskıcı cunta, askeri yapıya egemen olmuş masum halka sıkıntı çektiriyordu. Ülkenin gelirlerini ve kaynaklarını tüketerek besleniyorlardı. Tüm askeri personel de emir komuta zincirine bağlıydı. Ülkedeki sivil halk bunların yönetiminden bıktı. Cuntacılar sadece kendi kazançları için her şeyi yaptılar. Egemenliklerini korumak için de terör oluşturup halkı birbirine düşürüp katlettirdiler.
    • Şeytanın egemenlik kurduğu askeri yapıda halkın evlatlarına kötü davranılıyordu. Türkiye de askeri sistem mantıksız ve insanlık dışıydı. İnsana değer verilmeyen kötü bir sistem. Asker sayısı çok fazlaydı Asker olan çocukları diledikleri gibi hizmetlerinde kullanıyorlardı. Bot bağlattırıyor, rütbeli komutanların köpeğini gezdirenler bulunurdu. İnanılmaz bir sefaları vardı.
    • Mecburi askerliğin olduğu yerde demokrasiden söz edilemez. Cuntacıların güçlü olduğu kötü yapılar değiştirilmelidir.
    • Sivil hükümetler bu askeri cuntacı yapıya mecburen boyun eğmek durumunda kaldılar. Kimisi onların kölesi oldu kimisi de pay aldı. Ülkedeki istikrarı sürekli bozdular. Kendilerine fikren uyuşmayan, zarar veren kişinin ayağını kaydırırlardı. Tehlikeli gördüğü her kurumu, kuruluşu, grubu, dini yapıyı dağıtırlar. Askeri yapının içindeki inançlı kişileri ihraç ederlerdi.
    • Türkiye de yaşanan İhtilaller, kapatma davaları, E muhturalar, Felaket tellalcıları, kriz isteyenler, İstikrarsızlık için ellerinden geleni yaptılar. Güç sahibi egemenlere hizmet eden medya toplumu yönlendirmekte büyük araç olmuş. Çıkarlarına hizmet edilen dış güçlere hizmet eden bozguncu iç güçler.
    • Ülkeyi halk değil kimler ve hangi politikalar yönetiyordu. Ülkeyi yönetenler kişisel zevkleri ve çıkarları için dilediklerini yaptırıyorlardı. Hem hoşlarına gidiyor hem de eğleniyorlardı. Türkiye dünyanın küçük bir numunesidir.
    • Türkiye’nin güvenlik sistemleri, askeri ve devlet bilgileri, tüm devlet sırları İsrail tarafından paylaşılmaktadır.
    • Türkiye devletini son elli yıldır İsrail yanlısı inançsızlar yönetiyordu. Cuntacılar da İsrail le birlikte çalıştılar. Bu nedenle silah anlaşmalarıyla güçlü bağlarını koruyorlardı.
    • Türkiye çobanı olmayan bir sürüydü. Halkın egemenliğinde güçlü bir devlet olamadı.
    • Cuntaya hizmet eden Ergenekon ve bunlar gibi terör örgütleri, çeteleşmeler genel çıkar ideolojise (menfaat felsefesine) uyarak kendi amaçları için her şeyleri yapmışlar. Kötülük ve bozgunculuk gözdeyken ve düzen böyle işlerken mazlum dürüst olmak ancak inançlı olmakla mümkündü.
    • Türkiye de öyle bir inançsız yapı vardı ki dini kötülemekten kazanç sağlardı. Rızkın rabden gelmediğine inananların dünya için mücadelesi zulmetmekten başka değildi. . Bunlar toplumun bozulması için her türlü planı yürürlüğe koyuyorlardı.
    • Türkiye de sürekli dini kötülediler. İnsanları dinden uzaklaştırdılar. Dini birtakım akıl dışı şeyler olarak tanıttılar. Dinin ne olduğunu bilmeyenler dini kendi zannettikleri gibi anlatıp kötü bir yere koydular. İnananları, inanacak olanları bile dinden soğuttular. (Aczmendiler, Müslüm gündüz olayı, zikir- hu çekme görüntüleri, Şiş sokma olayları, Türbelerden medet ummalar, Kendi tuttukları adamları hoca olarak tanıtarak kötü halleri yayın etmeleri gibi Tüm kötü ve mesnetsiz işleri dine dayandırmayı organize ettiler.Böylece hocaları, inananları ve dini topluma kötü gösterdiler. Kalplerindeki siyaset böyleydi.)
    • Ne gelirse hacıdan hocadan geliyor dedirterek kendi seçtikleri adamları medyada hoca olarak tanıtarak dini yıllarca yıprattılar.
    • Toplumu yozlaştırmak için dizileri, flimleri ve eğlence proğramlarını kullandılar.
    • Rant sağlayanlar kurumları dilediği gibi kullanırdı.
    • İşkenceler, infazlar, faili meçhullar, banka hortumlamalar, krizler gibi daha pek çok şeyler yaşadık. Zalimlerin egemenliğinde çok sıkıntı çekildi.
    • Ülkeyi karıştırmak için ellerinden geleni yaptılar.1 Mayısları, türlü vakaları organize ettiler. Danıştay saldırısını organize edip dine atanlar, AKP ye Kapatma davasını açtıranlar ardından Başsavcı Yalçınkayaya suikast planlayanlar ülkeyi karıştırmak istediler. Cumhuriyet gazetesine bombayı atanlar da, Hırand dinki kullananlar da kendileriydi. Tüm pis işler onlardan çıktı.
    • Dünyadaki ekol şuydu; ‘Güçlü ol, ez, baskı kur, bozgunculuk yap, bundan kazan ve egemen ol.’ Düşünceleri hakimdi.
    • Her yerde sorun, her yerde kötülük tüm bunların üzerine gidilerek çözülecek. Rabbin kralı her işi üzerine alacak çözüm odaklı başarılara imza atıyor.
    • Kendi Anayasalarını yapmış baskıcı yönetime karşı referandumlar düzenlendi. Azınlık çoğunluğa hükmettiği gibi zulmederek karınlarını doyurmuşlar. Terörü 1982 anayasası kurdu. Referandumda hayır diyenler teröre destek verdiler.
    • Anayasa ve demokrasi karşıtlığı, eski bürokratik yapılanmayı çıkar için destekleyenlerin kurtuluş ümididir. Eski kötü düzeni isteyenler barışa, demokrasiye, gelişmeye karşı çıkarken gerici (irticacı) olduklarının farkında değiller. Hakka, gerçeklere, mazlumlara ve halka direnenler şeytanla beraber bozgunculuk mücadelesini verdiklerini bilsinler.
    • Devletin hukuk dışılığı, kokuşmuşluğu, çeteleşmesini AKP döneminden önce açıkça gördük. Güçlü bir otoritenin ve iyi bir liderin olmayışı bozuk bir düzen ve kötü bir sosyal yaşam meydana getirdi. Hukukun boşluğu, adaletsizlik, devletin nimetlerini herkesin sömürmesi, gelir adaletsizliği, yüksek faizler, güvensizlik, istikrarsızlık hepsi kötü düzenin getirdikleriydi.
    • Yozlaşmanın artması, problemlerin çokluğu ve bozuk düzenin etkisiyle değişime ihtiyaç duyuldu. Yeni Anayasa yapma çalışmaları değişimin getirdiği zarurettir.
    • Yasalar çağın ihtiyaçlarına ve bozuk düzenin kaçınılmaz sonucudur. Anayasalar özgürlükleri, sevgiyi ve huzuru arttırmalıdır.
    • Egemenlerin anayasası yıkılacak ve halkın ve tüm insanlığın anayasası olacak. İnsan sevgisiyle dolu, insanı önceleyen ve koruyan demokrasiyi artırıp bozgunculuğa izin vermeyen Rabbin yasaları gibi barışı ve sevgiyi getiren yasalar olmalıdır.
    • Özgürlükleri arttıran, insanın mal ve can güvenliğini sağlayan, insanlığa barışı ve esenliği getirecek yeni bir anayasayı tüm dünya benimseyecek. Rabbin kralıyla getirilen yasalar sürekli geliştirilecek ve iyileştirilecek, kutsal bir hal alacak.
    • Vesayetten arınmış demokrasinin egemen olduğu bir yapı kurulurken yeni bir vesayetçi yapı yüzyıllar sonra oluşmaması için de doğruluk, adalet ve barış olmazsa olmaz olacaktır.
    • Zulmedenler çoğunluğa diktatörlük diyorlar. Hani cumhuriyetçilerdi. Hani cumhur yani halkçılar dı. Onlar atanmışlıkla cumhurbaşkanı atıyorlardı. Şimdi seçimle gelecek, cumhurun seçeceği cumhurbaşkanlığı seçimine padişahlık diyorlar. Kendi zorba krallıklarını baskıcı rejimlerini zulümle ve baskıyla sürdürmeyi istiyorlar. Yıllarca diktatörlük rejimiyle yönetenler cumhuriyet adını kullanarak halkın duygularını sömürerek ve gerçeği saptırarak sadece kendi çıkarlarını gözettiler.
    • Onlar yeni anayasaya, demokrasi ve barışa ve kardeşliğe terörle darbe vurmak istiyorlar.
    • Mazluma hiçbir hak tanımayan zalimler dünya ya sahip olmanın etkisiyle halkı küçümsediler.
    • Olaylar hızla gelişiyor. Evriliyor ve değişiyor. İnsanlık bir sonuca doğru gidiyor. Münafıklar bu olanları halen anlayamıyorlar. Rabbin kralını suçluyorlar.
    • Bozuk düzen son elli yılda daha hızlı inşa edildi. Zamanla sosyal yaşam felç oldu. Kapkaçlar, boşanmalar, hırsızlık, cinayetler, cinsellik vs tüm kötü işler zirve yaptı. Bugünkü bozuk düzen geçmiş elli yılın imarıdır.
    • Bu büyük ülkede küçük düşünenler Rabbin kralına diyorlar ki Somali yi bırak, dünya yı bırak ta şu pkk yı hallet diyorlar. Sorunları çözümsüzleştirip engel olanlar bunu söylüyor. Açılımı reddetip barış tekliflerini geri çevirdiler. Terör olayları olsun diye de bekleşiyorlar. Onlar zavallılar.
    • Yolsuzluğu adet edinmişler. Şimdi Rabbin kralını suçlamak için türlü yalanlar uyduruyorlar. İçi boş dosya gösteriyorlar. İftiralar atıyorlar.
    • Rabbin kralı ilk hükümet döneminde gelişme yenilik ve ileriye dönük çalışmalar yapamadı. Çünkü önünde bürokrasi engeli vardı. Tüm işler bürokrasiye takılıyordu. Ayrıca Kralın gelişi elbette ki aşama aşama olacaktı. Değişim belli bir zaman aralığında ince bir çizgide düzenli olarak gerçekleşiyor.
    • Rabbin kralına muhalefetin tek amacı dürüst ve iş yapacak olanları engellemektir. Amaçları meclisi çalıştırmamaktır. Saçma sapan basit oyalayıcı gensorular veriyorlar. Gündemi basit şeylerle karıştırmak istiyorlar. İleriye dönük hedefi olmayanlar ayrıntılara takılıp uydurma düşüncelerine takılarak durduk yere çatıyor ve çatışma arıyorlar. Acınacak halleri var.
    • Hukuk siyasaldı. Egemenlerin elindeydi. Şimdi arınmaya başladı. Rabbin kralı ileri demokrasiyle dokuz yılda hukuku doğru bir zemine oturtmayı başarmaya çalıştılar.
    • Medya da sürekli terör olayları üzerine basarak duysallaştırarak kullanılmaya çalışılıyor. Terör olaylarının artması ve süreklileşmesi ile halkı sindiremeyecekler. Bozgunculuk üzerinden kazanç sağlayanlar ısrarlarında devam ediyorlar. İnsan ölümleriyle eski düzeni ve kazançlarını korumaya çalışanlar mahvolacaklar.
    • Bu ülkenin adliyesini, harbiyesini, zaptiyesini bu güne kadar işgal edenler. Dilediklerini diledikleri kurumun yöneticiliğine atayanlar. Kendi kurdukları sivil toplum örgütleriyle ülkeyi yönlendirmeye çalışanlar. Kaynak akıttıkları sendikalarıyla halkı isyana sürükleyenler sadece kendi çıkarlarına çalıştılar. Hiçbirisi halkı düşünmedi. Hatta halkı küçümsediler. Kullanılacak ve güdülecek bir sürü olarak gördüler.
    • Ergenekonculara sahip çıkanlar yıllarca bu ülkede dikdatöryel bir tavır takınmışlar. Kurdukları baskıcı otoriteyle dilediklerini yapmışlar. Şimdi suçlulara bel bağlayanlara, eski günlerin zulmünü isteyenlere yazık. Bir daha geri gelmeyecek o kötü günler.
    • Kalıplaşmış önyargılarla temelsiz iddiaları ortaya atanlar siyasetin en acizleridir. Kötü yönetenler iyi yönetenleri kıskanıyorlar. Kendi tabularını deviremeyenler hükümeti devirecek her kötülükten medet umuyorlar.
    • İnsanlık adına bir şey yapmayanlar Rabbin kralının insanlık için mücadelesini basit ve aşağılık yöntemlerle engellemeye çalışıyorlar. Yaptıkları siyaset karalama, yalan, iftira, temelsiz suçlama, taşkınlık etme, kargaşa çıkartma gibi yöntemler.
    • İnsanlığa hizmet ve refahı arttırıcı elle tutulur bir projeleri olmadığı gibi deneyimli kadroları, tecrubeli ekipleri de yok. Ayrıca liderlik vasfı olmayanların ülkeye ve insanlığa hizmet edecekleri pek manidardır.Kendi çıkarlarını düşünenler sadece kendilerine tabi olanları düşünürler.
    • Yaşayış şekillerinin ve özgürlüklerinin kısıtlanacağını sananlar yersiz korkuya kapıldılar. Egemenlik inananlara geçince kendileri gibi baskı uygulayacaklarını sanıyorlar. Eski kötü düzeni iyi gibi görüyorlar. Sanki mühürlenmiş gibi gerçeği göremiyorlar. Kendi yaptıkları zulmü esenlik olarak nitelendirenler sanki büyülenmişler. Kendi düzenlerini iyi olarak görenler gelecek düzeni kötü olarak nitelendiriyorlar. Yeryüzünde şeytanın bayrağını taşıyanlara lanet olsun. Rab her şeyin farkında ve yapacaklarını yapacak.
    • Rabbin kralına muhalefet edenler bir yandan çağdaş uygarlık seviyesini yakalama derdindeyken diğer yandan demokrasiyi, gelişmeyi, ilmi, yenilikleri, kalkınmayı sırf kıskançlıklarından dolayı bir kenara itiyorlar. Akılsızca ne yaptıklarını bilmeyen şaşkınlar oluverdiler. Çünkü Rab onların kalplerinde gizlediklerini ortaya çıkarıverdi.
    • Rabbin kralının hükümetinde çatlaklar oluşur mu, yolsuzluk yapan var mı diye medet umuyorlar. Kendilerine hizmet eden HSYK bağımsızlaşınca tepki gösteriyorlar. Adaletsizliği adalet sananlar insanlıklarını kaybetmişler.
    • Türkiye de faili meçhuller, Aselsan ölümleri ve silah sanayinde dönen dolaplar gibi Türkiye de üzeri örtülen pek çok kirli olay artık soruşturulacak.
    • Asıl tehlike Global ergenekondadır. Çünkü Dünyanın bu istikrarsız ortamında geriden gizlice dünyayı yönetenler mazlumlara zulmederek dilediklerini yapmışlar. Rabbin yasalarına değer verilmeyişi, demokrasinin olmayışı, doğruluğun ses getirmediği dünyada fırsat bulan güçlüler dilediklerini yapmışlar.
    • Ergenekonculara hizmet edenler, Avrupa sosyalist liderler partisi kongresinde vatan haini gibi Türkiye yi kötülüyorlar. Yıllarca Türkiye yi seçilmişlerle değil devlete yerleşmiş atanmışlıkla çok kötü yönettiler. Başkalarının ülkeyi iyi yönetmesini çekemiyorlar. Türkiye ve cumhur-halk kaybetsin yeter ki biz kazanalım diyorlar.
    • Kemalist Türkiye nin baskıcı yöntemlerle batılılaşma ve çağdaşlaşma çabasından şimdiki demokratikleşme ve gelişme çabaları daha iyi daha güzel ve verimlidir.
    • Bugünün Türkiye si daha laikdir. (Herkese din özgürlüğünü sağlayan devlet yapısı oluştu. Eskiden Hristiyanlar, manastırlar ve Müslümanların ibadetleri engellenirdi. İnananlara kötü bakılırdı. Şimdi kiliseler, manastırlar, ruhban okulları, Müslümanların rahat ibadet edebilmesi yani tüm inananlara inanç hürriyeti sağlanıyor.) Bugünün Türkiye si daha demokratik ve daha hukuk devleti oldu.(Avrupa standartlarını yakalama, yeni çıkan değişen ve geliştirilen yasalar. Yeni anayasa çalışmaları, özgürlüklerin arttırılması gibi ve yasalar koyarak hukukun üstünlüğü benimsetildi.)Bugünün Türkiye si daha sosyal. (Tüm sosyal yapılanmalar yenilendi ve geliştirildi. Sosyal devlet anlayışı yeni olgunlaşmaya başladı.)
    • Dinsizler yani şeytanın taraftarları İnananlara karşı diktatörlükle ülkeyi yönettiler. Hiçbir dini benimsemedikleri gibi inananların her türlü ibadetlerini ve iyi işlerini de engellediler. Dini kullandılar. Dine karşı olmakla kazandılar. Zulmedenler ne geçmişte yaptıklarından ne de bugünkü akılsızlıklarından sıyrılamayacaklar.
    • İnananlar öyle bir baskı dönemleri gördüler ki herkes çocuğuna çevresindekilere ‘haksızlık karşısında ses çıkarmayın. Rabbin adını ağzınıza almayın, Onlar iş veriyor işinize sahip olun. Başınızı açın, ibadet etmeyin, inandığınızı gizleyin’ dedi.
    • Zalimler geçmişiyle hesaplaşacaklar. Birbirlerini sorgulayacaklar. Suçlarını ve nasıl zulmettiklerini görecekler. Ama kabul etmeyip azgınlaşacaklar ve taşkınlık edecekler. Türkiye de olduğu gibi dünya zalimleri de bu hesaplaşmayı yaşayacak.
    • Cumhuriyeti kuruyoruz diye halka baskıyla hükmedenlerin geçmişiyle hesaplaşacakları çok şeyleri var. Vicdan muhasebesi yaptıklarında bahanelerle nasıl zulmettiklerini görecekler. Artık Türkiye de konuşulamaz denilen şeyler konuşulacak. Dersim gibi geçmişteki tüm katliamlar sorgulanacak. Doğrular söylenecek gerçekler haykırılacak. Cumhuriyet döneminin tüm gerçekleri ortaya çıkartılacak gerçekleri ve bilinmeyen yakın tarihi öğrenecekler.
    • Terörü doğuracak, insanları isyana sürükleyecek ve fitne çıkartacak kitapların yayınlanması elbette engellenir. Asıl bu kitapların yayınlanmasını isteyenler terör başıdır. Gazeteci haber işleriyle uğraşır ancak illegal ve terör faaliyetleri sürdüren gazeteciler dağdaki terörü yönlendirmekle beraber terör çatısına katılımcı arıyorlar. Bunlara gazeteci denilemez. Yıllarca devleti sömürenlerin kurduğu çıkarcı medya halkı aldatmaktan başka bir şey yapmadı. Bütün bunlara rağmen kendilerini doğru yolda olduğunu zanneden şaşkınlara ne demelidir.
    • Türkiye de çetelerle, mafyayla, uyuşturucu ve her türlü kaçakçılıkla mücadele başladı. Her türlü kötü kazanç yolları engelleniyor. Terörün beslendiği tüm yollar da tıkanıyor. Emniyet güçlerinin son yıllarda gerçekleştirdiği üstün başarılar ve vaka sayısı çok fazla. Olağan üstü çalışmalarla yasa dışı yollara büyük darbeler vuruluyor. Yolsuzluklarla mücadele çeteleşmelerin ve terörün önüne konulan engeller güçlü devletin getirdiği caydırıcılık gerçekten ülkeyi zirveye taşıyor.
    • İnançsızlar ülkede dini yasaklarken kendilerini cumhur olarak adlandırdılar. Halkı yıllarca ezerek gücü ellerinde tuttular.
    • Zalimler ülkeyi yönetirken tüm devlet kurumlarına kendilerine tabi olanları atadılar. Sınav, başarı ve işin ehline verilmesi değil. Torpille sadece kendilerine tabi olanları işe yerleştirirlerdi. Eski düzenin savunucularına bakarsanız mutlaka eski bozuk yapıdan faydalanıyorlardır. Kötü bir sistem ağı kurmuşlar. Zalimlerden beslenenler kötü düzeni istiyorlar. Bu nedenle Rabbin kralını doğruluğu, gelişmeyi ve adaleti istemiyorlar.
    • Rabbin kralına muhalefet olsun diye saçma işler yapıyorlar. Onu itibarsızlaştırmak için yalanlar söyleyip türlü iftira attılar. Yolsuzluk araştırdılar bulamayınca partisine bağlı bazı belediyelerde önemsiz birkaç uydurma ile yıpratmaya çalıştılar. Ülke batıyor diye yaygara çıkarttılar, kriz tellallığı yaptılar. Medyada terör coştu diye yaygara çıkarttılar. Kralın yaptığı faydalı ve iyi işleri reddettiler. Bunların akılsızlığını herkes görüyor.
    • Rabbin kralına muhalefet yapanlar eski siyasi oyunları oynadıklarını zannediyorlar. Muhalefet yapmak için muhalefet yapıyorlar. İyi işlere halkın faydasına olan şeylere bahane buluyorlar. Onlar siyaseti eskiden bildikleri gibi yalan dolan, palavra, oyalama ve aldatmaca sanıyorlar. Bozguncuları sahiplenenler her zaman bu psikolojiyle büyümüşler ve hayatı böyle anlamlandırıyorlar. Bütünü göremeyenler teferruatlara ve uygulamadaki bir takım aksaklıklara takılıyorlar. Bunlarla da kendilerine bir pay çıkartıp Rabbin kralı ülkeyi iyi yönetemiyor diyorlar. Eski Menfaatçilerin ülkeyi nasıl yönettiklerini gördük. Silivriye gidip suçluları destekleyenler utanç kostümleriyle geziyorlar.
    • Türkiye de son 70 yılda oluşan bozuk sistemin oluşturduğu suç ve suçlular o kadar çok ki güne tutuklama haberleriyle uyanıyoruz. Adalet işliyor. Yıllarca zulmeden suçlular hak ettikleri cezayı görecekler.
    • Rabbin kralının ve hükümetinin yeni politikaları, işleyen adalet, terörle mücadele yasası, özel yetkili mahkemeler zulmedenlere sahip çıkanların işlerine gelmiyor.
    • Rabbin kralının hükümeti cahillerin yalanlarına, iftiralarına, gereksiz önergelerine cevap vermekten iş yapamıyorlar. Hükümetin çalışmasını engelliyorlar. Vakit kaybettiriyorlar. Faydasız ve gereksiz işlerle oyalıyorlar.
    • Sosyal yapıya, kadın haklarına, çocuk eğitimine ve gelişimine, engellilere tam destek gibi toplumun her alanında müthiş değişimler ve yenilikler görüldü.
    • Rabbin kralının hükümeti çok derin ekonomik krize rağmen hiçbir şekilde yolsuzluğa bulaşmayan bir siyasi parti olarak ortaya çıktı. Bu halkın güvenini iyice arttırdı. Ülkesine ve halkına hizmet etmeleri ve azimle çalışmaları taktire şayandı.
    • Türkiye deki sağlam kamu maliyesi, para kanalları, bankaların sağlam olması, enflasyon rakamları, Büyüme ve kapasite kullanım oranlarındaki yükselişler Rabbin kralıyla doğru yolda olunduğunu göstermektedir.
    • Türkiye nin büyümesindeki iyi rakamlar, bütçe fazlalığı, işsizlikteki düşüş, ticaret hacimlerinin artması, Özel sektör ve yeni pazarlarla sağlam ilerlemesi gelen büyük bereketin ve esenliğin küçük öncüsüdür. Bunun tek nedeni Rabbin kralının bu ülkenin lideri olmasındandır.
    • Türkiye de Enerji ve tüm alanlarda yatırımlar ve büyüme devam ediyor. Rumların hukuk tanımaz taşkınlıklarından biri olan petrol aramalarına karşın Rabbin kralının TPAO ile Şhell arasında anlaşma imzalaması çok akıllıca görülüyor.
    • Not kuruluşu Fitch çelişkiler içinde çünkü krizdeki çökmüş ülkelerin notu Türkiye den fazla. Gerçeği ne kadar gizleseler de yükselen bir Türkiye var.
    • İMKB nin küresel piyasalardan ayrışmış görüntüsü ilerde daha da belirginleşecek. Yeryüzünün tüm sermayeleri imkb ve ilerde kurulacak destekçi borsalara akacak. Türkiye den de yeryüzüne esenlik dağıtılacak.
    • Türkiye de arsalar değerlendi, herkes ev sahibi olmaya başladı, Lüks arabalara biner oldular. Yeni eşyalara lükse ve teknolojiye para harcıyorlar. Açlık üzerinden siyaset yapanlar bir çağ geride kaldılar. Ülkede müthiş bir bereket dönemi yaşıyorlar.
    • Türkiye kentsel dönüşümle yeniden imar edilecek. Tüm dar sokaklar, eski yapılar ortadan kalkacak. Zaman içinde yeryüzü de böyle imar edilecek.
    • Yapısal reformlar, yenilenmiş politika, düşük faiz oranları, sermaye akışlarındaki hız, büyüyen krediler, iç talebin artması ve oluşan güven ortamı Türkiye yi yükseltiyor.
    • Rab, Türkiye de alışverişe aç, tüketim toplumu meydana getirerek krizden etkilenmeyen güçlü bir yapı ile büyümelerini sağlamıştır. Aranılan bu durum Rabbin nerede ne yapacağını bildiğini ve her şeyi çok iyi yürüttüğünü göstermektedir. Müthiş bir senarist ve gerçekleri özü ile bilen Rab her şeye kadirdir.
    • Türkiye de işsizlik biteceği gibi dışardan işçi alacaklar. Esenliğin merkezinde barış bayrağını taşıyan bir melek bulunacak. Dünya bu bayrağın gölgesinde huzur bulacak.
    • Türkiye nin dış politikasından rahatsız olanların içeriyi karıştırma derdinde olduğunu açıkça görüyoruz.
    • Türkiye deki Ergenekon zayıf cılız ve küçük asıl Küresel Ergenekon insanlığa zulmediyor.
    • Avrupa batarken Türkiye ye yi Avrupa birliğine davet ederek kendisiyle beraber batırmak isteyecektir. Ancak Türkiye bu oyuna gelmeyecektir. Ab normları ve uyum yasaları Evrensel anayasaya gidişin ilk basamaklarıydı. İlerleyen zamanda AB yasalarının da yetersiz olduğunu görecekler.
    • Dünyada yeni bir rol düşüncesiyle hareket eden, Avrupa standartlarından çok daha hızlı büyüyen ve güçlenen bir Türkiye görmekteler.
    • AB uyum yasaları Türkiye de ilk reformlar yani merdivenin ilk basamakları olurken sonrasında evrensel yasaları yapmaya başlayacağız.
    • Yakında AB yasalarını beğenmeyeceğiz. Küresel hukuku yeniden yazacağız. Herkes Rabbin yasalarının ne denli doğru ve isabetli olduğunu görecek.
    • Türkiye öyle bir hale gelecek ki özgürlükler ülkesi olacak. Herkes hakkını aramak için dünyanın her ülkesinden Türkiye insan hakları mahkemesine başvuracak. Buradan kararlar güçlü egemenlerin isteği doğrultuda değil, Rab korkusuyla karar verilecek.
    • Rab İnançlı halkına şunları söyler. ‘Sizi toplayıp yurdunuza geri getirip yeniden bayındır kılacağım, Zalimlerin tümünü cezalandıracağım o gün. Düşkünleri kurtaracak, sürgünleri toplayacağım. Utanç içinde kaldıkları bütün ülkelerde onları yüceltip onurlandıracağım.Dünyanın bütün halkları arasında yüceltip onurlandıracağım.''
    PKK ÇATISI
    • Terör örgütü kurmak basittir. Kurulur, bir olay gerçekleştirilir. Medyada olay ballandırılarak anlatılır böylece terör büyütülür. Bazen terörü haber yaparken farkında olarak veya olmayarak övülür. Etrafında çıkarları için toplanan insanlar birikir. Öldürerek kazanmayı isteyen zalimler toplanır. Böylece kendiliğinden büyüme gerçekleşir.
    • PKK Türkiye nin büyümesini istemeyenlerin taşeronudur. Bozguncuların silahlı güçleridir.
    • PKK Kürtlerin haklarını, demokratikleşmeyi, barışı, açılımı, baltalıyor.
    • Partilerimiz kapanıyor diye tepki gösterenler siyasi parti kapatmasını zorlaştıran referandumları boykot ettiler. Kişisel hakları ve demokrasiyi daha da arttırıcı referandumlara hayır dediler. Onların verdikleri mücadele özgürlük ve demokrasi değildir.
    • PKK nın ideolojik ve evrensel bir amacı yok. Onlar bozgunculuktan kazananlara çalışıyor. Parayla tutulmuş eşkiyalar. Ortalığı kana bulayan haramiler. Silahlı eylemciler. Türkiye nin önünü kesmek isteyenler PKK yı besliyorlar.
    • Çıkarcılar, ohali isteyenler, yabancı paradan kazanç sağlayanlar, kriz isteyenler, prim yapanlar, rant sağlayanlar hepsi istikrarsızlık için çalıştı. Hepsi silahlı terörü yani pkk yı desteklediler.
    • Bozgunculuk için kurulan taşeron terör örgütü Kürt-Türk kardeşliğini hiçbir zaman bozamayacak.
    • Sürekli yeni planlar devreye koydular. Doğu halkını kötü gösterip bozgunculuğu fişeklediler. Kışkırttılar. Halk arasına düşmanlık soktular. Çoğu köylere baskı kurdular. Aramalar yapıp kötü davrandılar. İtip kaktılar. Masum insanları terörist gibi davranarak teröre doğru ittiler. Zamanla devletin ve teröristlerin kötü muamelelerinden terörü fikren destekleyenler oldu.
    • Rabbin kralından önce devleti kötüler yönetiyordu. Dolayısıyla devlet kötüydü. Doğu halkına baskı uyguladı. Yatırımları ve desteği kesti.
    • Zalimler çıkarları için terör kurdular. Adına pkk denildi. Pkk doğu halkına baskı kurdu. Eski kötü devletten destek olmayınca zalimlere boyun eğmek zorunda kaldılar. Evlerine baskın yaptılar. Tehdit ettiler. Evini çocuğunu alırız dediler. Kimileri göç etmek zorunda kaldı. Kimileri boyun eğdi. Kimileri benimsemezken kimileri de zamanla onlara uydu.
    • Terörle mücadele adı altında çok hatalar yapıldı. Eski devlete hakim olan zalimler kötü kararlar aldılar. Düşmanlığı arttırdılar. Hükümetler, insanlar aldatıldı. Kışkırtıcı olaylarla halkları birbirlerine öfkelendirdiler.
    • Hangi safta olduğunu bilmiyorlar. İyi bilsinler ki doğu halkı düşmanlarıyla aynı saftalar. Bozgunculuğu devleti önce yöneten menfaatçiler ve cuntacılar çıkardılar. Zalimlerin ayrılık çıkartmasından sonra barışa hayır deyip savaşa evet diyenler doğudaki düzeni ilk bozanlarla aynı saftalar.
    • Heron görüntüleri, telefon konuşmaları, itirafçılar, dinleme cihazıyla duyduklarınız, ihmaller, gerektiği yerde gerekli işleri yaptırmayanlar bize gösteriyor ki cunta yapılanması hala etkin durumda.
    • Doğudaki köy halkı hem egemenlerle ve onların uzantısı cuntayla hem de pkk ile mücadele ettiler. Devleti yöneten bozguncular doğu halkını bilerek devlete düşman ettiler. Geceleri köy aramaları yaptılar. Halka kaba davrandılar. Irkçılık yaptırılarak kendi kurdukları pkk tarafına ittiler. Ulusta büyük bir fitne çıkardılar. Doğu halkından bir kısmı zamanla haklarımızı savunuyor diye terörü benimseme yanılgısına düştüler. Halbuki terör, düşmanlığı fişekleyerek menfaatlerini düşünenlerin kulübüydü.
    • PKK hiçbir etnik köken ve ideoloji üzerine dayanmayan sadece birilerinin kazancı ve rantı için kurulmuş bir silahlı güçten ve insan öldürmekten beslenen bir yapıdır. Birilerinin kazancına hizmet ederek beslenenler, insan öldürülmesini desteklediklerinden rabbe hesap verecekler.
    • Doğuda aldatılmış kürt halkı biliyorlar mı ki pkk yı düşman olarak gördükleri devlet ve askeri yapı değil, pkk yı cuntacılar kurdu. Onların kurduğu kötü düzene bilinçsizce hizmet ediyorlar. Hem kendi evlatlarını hem de masum insanların evlatlarını öldürüyorlar. Cuntacıların evlatları refah ve sefa içindeler. Bu terör oyununun içinde olanlar bilerek ve bilmeyerek bu rüzğara kapılmışlar. Ancak kim kininden döner ve barışı isterse Rabbinden mükafat alacak, kim de çıkarcılar için kinine devam edip savaşı arzularsa Rabbin azabını görecektir.
    • Bugün doğu halkı haklı talepleri( demokrasi, anayasa, özgürlük, Ekonomik gelişme, refah ve tüm haklar) yavaş yavaş gerçekleşmesine rağmen hala terör destekleniyorsa burada doğruyu ve adaleti değil çıkarcıların gelecek hesaplarını görmelisiniz. Devlet ve dünya değişmesine rağmen iyilerin yöneticiliği gelmesine rağmen terörü destekleyenler eskide kaldılar. Dünya değişti de onlar değişmedi. Yıllarca bu amaçları isteyenler bugün bunlara kavuşunca neden beğenmiyorlar. Bozgunculuğa hizmet edenler kaybedeceklerdir.
    • Doğu halkı ve talepleri ayrıdır. PKK ayrıdır. Pkk çıkarcı bozguncuların tek çatısıdır. Ve doğu halkının haklı taleplerine en büyük darbeyi vuran PKK dır.
    • Cuntacılar doğu halkına baskı kurdular, horladılar, kötü davrandılar, kaynaklarını kestiler böylece devlete ve ülkeye karşı düşmanlığı ektiler. Doğudan düşmanlığın doğduğunu gören batıdaki masum halk, pkk nın asker öldürmelerine karşı öfke duydular. Bu durum uzun süre devam etti ve düşmanlık fikren hat safhaya ulaştı. Irkçılık temelli oluşturulan düşmanlık fitnesi amacına ulaşmıştı. Ancak bugün devlet cuntacı yapıyı devirip eski kötü devleti değiştirip yeni iyi barışçı devlet haline geldi. Eski devlet ile yeni devlet arasında büyük bir fark olduysa ve doğu halkına barış elini uzattıysa neden doğu halkı Rabbin kralına uymuyor ve geçmişte takılıp kalıyor. Yoksa gerçekleri göremiyorlar mı. Açılımla barışçı yapı onlara sahip çıkmışken, Onlara demokratik tüm haklar sunulmuşken yeni anayasa onlar için varken şehirleri gelişip ekonomik bir kalkınma yaşarken daha ne istiyorlar ki. Zaten devlet kötü iken bunları istiyorlardı. Şimdi birtakım isteklerine ulaştılar.Onlar isteklerine kendi çabalarıyla ulaşmadılar. Rabbin kralının sayesinde ulaştılar. Kral sürekli aldatılmışlara şefkatle yaklaştı. Hayır biz illa savaş istiyoruz diyorlarsa bilsinler ki Rabbin keskin kılıcı gelmek üzeredir. Şeytanın tarafında olanlar düşmanlığı ve savaşı benimsedi. Rabbin tarafında olanlar kardeşliği ve barışı benimsedi. Kim şeytanın tarafında olursa kaybedecek, kim de Rabbin tarafında olursa kazanacaktır.
    • İstihbarat zafiyeti, ihmaller, askeri yapı, her şeyiyle engellenen terörle mücadele çalışmaları tamamen cuntacıların halen güçlü olduğunu gösteriyor.
    • Şimdi de bakıyorsunuz ki barışa ve büyümeye düşman olan herkes PKK nın etrafında toplanmış istikrar olmaması için her gün saldırılar gerçekleştiriyorlar. Tüm kötü güçler eskiden birbirlerine düşman olanlar da Türkiye nin güçlü olmaması için birleşmişler.
    • Terör şekil değiştirdi, sivillere yönelik şehirlerde terör olayları var diyorlar. İyi bilin ki devlette güçlü yapılanmış çeteler çökertilmeden terör bitmeyecektir. Devlet içindeki çeteler ve örgütlerin ortaya çıkmasıyla şu andaki bütün devam eden davalar bitirilmedikçe ve bozguncular hapsedilmedikçe terör devam edecektir.
    • Bozguncular, egemenliklerini korumak için var gücüyle terör olayları gerçekleştiriyorlar. Türkiye büyümesin, düşmanlık olsun, kargaşa olsun, ohal olsun, silah satışları olsun, kriz olsun, devletin kaynaklarını sömürelim diye bekleşenler ve çabalayanlar var. İstikrarsız ortamda daha güçlü oluyorlar ve dilediklerini yapıp sefalarını sürüyorlar. Bir avuç egemenin sefası için büyük bir halk tabakasını harcamak, ölümleri ve kaosu istemek ne büyük bir zalimliktir. Rabbin laneti bunların üzerine olsun.
    • Türkiye de ki ekonomik, demokratik, insani değer ve haklardaki gelişmeler terörü bitirmesi gerekirken terör artıyor. İnsanlığı bitirmeye çalışan şeytana tabi olan zalimler, doğruluk adalet barış ve esenliğin kendi egemenliklerini kaybettireceğini bildikleri için terörü arttırarak taşkınlıkta ısrarcı oluyorlar.
    • Türkiye deki egemenler güçlerini kaybedince, Rabbin kralına karşı ülkede terörü var gücüyle arttırıyorlar. Sonra da terörü arttıranlar diyorlar ki ‘Terörü arttıran bu hükümettir.’ Rabbin kralıdır diyorlar. Onlar açılımla barışa ve demokrasiye hayır deyip savaş istediler. Terör onlar sayesinde devam ediyor. Öfkelerinden vazgeçmeyenler barışa savaş açtığı için kaybedecekler.
    • Her türlü suçu işleyenler, bozgunculuk çıkartanlar, ortalığı karıştıranlar kendileriyken gelinen kötü durumda ses çıkartıp çığırtkanlık yapanlar yine kendileridir.
    • Terör örgütlerinden kazanç sağlayanlar doğruluğun, barışın ve adaletin gelmesini hiç istemeyecekler. Rabbin kralına karşı Pkk ile Türkiye de terörü ve şiddeti tırmandırıyorlar.
    • PKK nın yapısı sarsıldı, desteği azaldı, gelirleri kesildi, örgütte dağılmalar görülüyor. Bu mücadelede Ülkedeki bozguncular eski kazançları ve egemenlikleri için can havliyle ve tüm güçleriyle şiddeti ve terörü Rabbin kralının ülkesinde tırmandırmaya çalışıyorlar. Terör bitirilirken zalimler son hamlelerini yapsalar da pkk bitiyor.
    • Rabbin kralı ve hükümeti sayesinde terör arttı diyorlar. Rabbin kralı egemenlere boyun eğmediği hak ve adalet peşinde olduğu için bu terör azıyor. Terörü arttıranlar eski savaş ve çatışma ortamın haklılığını doğrulattırıp terörü yaratarak düşmanlığı pekiştirmek istiyorlar. Yani eski kötü düzenin haklılığını ortaya koyarak egemenliklerinin mücadelesini veriyorlar. Açılımla barışı ve yeni anayasayı istemiyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar Rabbin kralı hak, adalet, demokrasi, insan hakları ve barış için elinden gelen her şeyi yapacak. Ve tüm işlerinde başarılı kılınacak.
    • İnsan öldürerek kazanan cahil eşkiyalar egemenlerin kulları olduklarından onlara acıklı bir azap var. Onlar öldürmeyi eğlenceli bulduklarından terör çatılarına giriyorlar. Bu cahil, akılsız gençler aldatılmış. Az bir para karşılığında insan öldürürken iyi bir şey yaptıklarını zanneden şeytanın oyuncağı olmuştur. Egemenlere savaşla ibadet edeceklerine Rabbe barışla ibadet etselerdi hem dünyalarını hem ahretlerini kurtarırlardı.
    • Pkk: Ergenekon yapılanmalı, cunta destekli, etnik ideolojisiyle bütünleştirilip karmaşık ve güçlü bir yapı haline getirilmiş. Tüm çıkarcı bozguncular tek pkk çatısında birleşmişler. Ülke yani halk kazanmasında biz güç sahipleri kazanalım diyorlar. Halkı aşağılıyorlar. Halbuki şehit olanlar da halktan.
    • PKK, zaman içinde evrimler geçirmiş. İnsan öldürerek rant sağlayanların kulübü olmuş. Bozguncular pkk bayrağını taşıyorlar. İçerden de dışarıdan da destekli. Gelecek hesapları yapanlar menfaatleri için terörü arttırıyorlar. Pkk yı destekleyenden daha zalim kim olabilir.
    • Düşmanlığı yaradanlar düşmanlığın devam etmesiyle hala varlıklarının sefasını sürüyorlar. O halde gerçekleri görenler neden zalimlerin sefasını bozmak için barış yapmıyorlar. İnsanlar pkk nın etnik köken destekli olmadığını görecekler. Aslında bir grup kürt aydınları gerçeğin farkındalar ve barış istiyorlar. Pkk nın menfaatçilerin taşeronu olduğunu görecekler. Türkiye deki küçük terör esintisi dünyadaki genel terör rüzğarının küçük bir numunesidir. Teröre destek verenler iyi bilsinler ki dünya da teröre destek verenler yeryüzünden silinirken pkk terörcüleri de beraberinde silinecekler. Zamanı geldiğinde bozgunculara ve destekçilerine yaşam hakkı verilmeyecek.
    • Doğudaki halk teröre fikri bir direniş göstermelidir. Türk milliyetçiliği yapanlar da doğu halkına öfkeleneceğine onlarla beraber olup rantçıların yönettiği pkk terörüne karşı fikri, siyasi gerçek mücadeleyi barışla vermelidirler.
    • Çözüme ve barışa yönelik hareket etmeyenler birbirlerini suçluyor. Irkçılıktan vazgeçsinler. Bunlar şeytana uyup düşmanlığı devam ettirmek istiyorlar. Rab dargınlığı sevmediği gibi dünya için düşmanlık edenlere öfkelenir.
    • Bu halkın arasına düşmanlık ekmişler. Nuh un oğulları babalarına verdiği sözü unuttular. Sadece çıkarlarını düşünenler düşmanlığı benimser. Kim ırkçılık kökencilik yapıyorsa bilsin ki Allah ın laneti onun üzerinedir. Şeytan ırkçılığı kullanarak insanlık arasına fitneyle düşmanlık soktu.
    • Kürt halkının haklarına en büyük darbeyi Pkk vurmuştur. Bilgileri, sosyal düzenleri, kültürleri, şehirleri hep bu nedenle gelişmedi. Kazandıklarını sananlar sefaleti yarattılar.
    • Bugün doğu şehirlerinin batı şehirleri gibi büyüyememelerinin sebebi bölge halkının pkk ya prim vermelerindendir. Aslında kendi kendilerine ediyorlar. Rahat bereket ve esenlik içinde olmayı bilinçsizce reddediyorlar.
    • Rabbin kralı sürekli onları terbiye ediyor. Kürtçe dili dediler. Rabbin kralı ana dilin korunmasını ama herkesin anlayacağı ve iletişimin sağlanması için resmi dilin Türkçe olduğunu söyledi. Kürtçe yayınlar ve türlü adımlar arttırdı. Özerklik dediler. Belediyelerin özerk olduğunu söyledi. Ne istediklerini bilmeyenlerin cahilliklerini gidermektedir. Onları terbiye ederek doğruları öğretiyor. Tabular yıkılıyor. İnsanlar refahın taleplerle değil barış, doğruluk ve adaletle geleceğini görecekler.
    • Köşeye sıkışanlar, eski kazançlarını arzulayanlar ve Rabbin kralıyla adil yönetimden memnun olmayanlar çaresizlikten ne yapacaklarını şaşırdılar. Var güçleriyle terör olayları gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Terörün destekleri kesildiğinden, tükenmeye başladığından ve can çekiştiğinden son hamlelerini zar zor yapıyorlar.
    • Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, referandumda ve yeni anayasa çalışmaları zamanlarında büyük terör olayları gerçekleştirdiler. Verdikleri mesaj çok açık. Güçlerini kaybettiklerinden terörü arttırıyorlar.Ancak zalimlerin egemenlikleri son buluyor.
    • PKK cephesinde gerçekten doğu halkının hakkını ve Rabbin kralının barış teklifini kabul edenler de çıktı. Bunlar çıkarı için bozgunculuğu ve savaşı benimseyenlerden ayrılırlar. Ancak herkes safını belirlemelidir artık. Bozguncu zalimlerin yanında olanlarla barışın yanında olanlar ayrılıyorlar.
    • Kürt açılımı varken, ortak mutabakat varken, demokratikleşme varken ve ülke gelişirken yaşam standartları artarken, beraberinde gelir düzeyi ve refah artarken neden PKK desteklensin ki. Doğu halkının anaç hedefi esenliğe gitmiyor muydu. Şu anda bunlar ve demokrasi artarken terör de artıyorsa PKK nın evrensel bir ideoloji içinde olmadığı anlaşılır. Yani pkk doğu halkının çıkarlarına hizmet etmeyen tam tersi ki doğu halkını mahveden bir terör örgütüdür. Sadece menfaatini düşünenlerin silahlı kulübüdür. Bu kulübün farklı yerlerden çok sayıda üyesi olduğu aşikardır. Bu nedenle bozgunculuğun yanında olanlarla kardeşliğin yanında olanlar hangi cephede olduğunu belirlemelidir. Bu terör örgütü etnik milliyetçilikten besleniyorsa Türk ve Kürt milliyetçiliği yapanlar bozguncuların safındadır. Rabbin yanında olanlarla farkında olmayarak ta olsa şeytanın yanında olanlar ayrılacak ve Rabbin keskin hükmü gelecek. Haklı olduğunu düşünürken aslında teröre ve ölümlere destek verdiğini bilmeyen çok insan vardır.
    • Bu ülkeye defalarca Barzani de Talabani de geldi. Onlar Rabbin kralının samimi dürüst ve adil olduğuna inandılar. Kendi bölgelerinde pkk ya el vermediler. Şimdi onların hali daha güzel oldu. Onlar Türkiye yi samimi dost görüyorlar. Eski devlet politikasıyla yeni devlet politikası aynımıdır. Şimdi barışçı, yapıcı devlet nice ulusların gönlünü alıyor.
    • Yandaş Medya aynı haberi ana haberde defalarca veriyor. Bir olayı büyütüyor. Şişiriyorlar. Kendi tuttukları adamları konuşturup yayınlıyorlar. Ana haberin %70 şini bir terör olayına ayırarak ülkeyi kaosta ve karışık göstererek hükümeti karalama saçmalığını bırakmalılar. Amaçlarına ulaşamayacaklar. Çünkü onların çirkefliğini herkes anlıyor.
    • Başkalarının yalanlarını hatalarını ortaya çıkaralım diye kendi yalanlarını uyduranlar iftira atanlar kendilerinin ne kadar sapkın olduklarının farkında değiller.
    • Bozguncuların yandaş medyalarında sürekli terörü işliyorlar. Ülke kötü durumda, iyice karıştı imajı vermeye çalışıyorlar. Kargaşayı empoze edip Rabbin kralını ve hükümetini yıpratmayı amaçlıyorlar.
    • Doğuda rabbin kralının siyasi parti binalarına bomba koyuyorlar. Partilileri tehdit ediyorlar. Halka baskı uyguluyorlar. Kepenk kapattırıp şehirlerde çocukları kullanarak taşkınlık yapıyorlar. Doğruluğun kardeşliğin ve barışın önüne geçemeyecekler. Bozguncu çıkarcılar midelerini kanla doyurmanın cezasını pek acı verecekler.
    • Kötü planlar kuranların oyunları ters tepiyor da farkında değiller. Bu tür çabaları sorunların üzerine daha etkili gidilmesine sebep oluyor. Tüm düğümler yavaş yavaş çözülüyor ve çözüme kavuşturuluyor.
    • Pkk ile mücadelede şehit olan güvenlik güçlerini kullanarak slogan atarak siyaset yapanlar savaş ve ölümlerin olmasını isteyenlerdir. Kinle intikam yeminleriyle hareket edenler savaşı istediklerinden ölümlerden sorumlu olacaklar. Irkçılığı kullanarak birbirlerine düşmanlık göstereceklerine terörü yaratan bozgunculara düşmanlık göstersinler.
    • Rabbin kralı Terör faaliyetlerine karşı gelişmeye demokratikleşmeye ve her türlü reformlara devam edeceğiz diyor. Zalimler ise terörü arttırmak istiyorlar.
    • Pkk hortladı diyorlar. Terör olaylarını hükümete bağlıyorlar. Rabbin kralı düzeni bozan bozgunculara boyun eğmeyecek. Hükümet pkk ile anlaşmadığından ve her yönden pkk yı sıkıştırdığından pkk terörü elinden gelen son kozlarını oynuyor.
    • Terör Kürtçülük ve Türkçülüğü doğurdu. Irkçılık la beslendi. Silahla büyüdü, insan öldürmek ve kanla gelişti. Pkk milliyetçilikle besleniyor. Pkk ortadan kalkarsa kim kime milliyetçilik yapacak ki. O nedenle bitmesini istemiyorlar. Aldanan büyük topluluklar var. Bu topluluklar çıkarcılara hizmet ettiğinin farkında değil.
    • 1970 lerde kürt halklarının hakkını savunan bir aydın kesim vardı. Demokratik, adil, yapıcı bir tutum izleyen dürüst bir yapıydı. Ancak ne zaman pkk ortaya çıktı, doğudaki kürt halklarının hakları da gelişmesi de engellendi. Ülkeye büyük bir fitne düşmanlık sokuldu.
    • Pkk yı 1982 anayasasıyla cuntacılar doğurdu. Ülkede ki şartlar bozguncuların at oynatma dönemiydi. Para ve güç sahipleri PKK dan nemalandılar.
    • Terörü her türlü kullananlar vardı. Siyasi açıdan kullananlar, politika yaparak beslenenler, çıkarı için çalışanlar, barışı ve istikrarı istemeyen tüm güçler, ülkenin büyümesinden korkan dış güçler. Tüm bunlar pkk ya güç pompaladılar.
    • Pkk yı kuranlar pkk nın bu kadar güçlü bir yapısı olduğuna inanamıyorlar. Zamanla Türkiye ye düşman herkes bu çatıya girmiş. Pkk çok kollu tek elden yönetilmeyen karmaşık bir şirket haline dönüşmüş. Türkiye nin büyümesini tehdit gören dış güçler, silah ve beyaz ticaretinden kazananlar, Askeri yapı ve ohal den kazanan cuntacılar, Doğuda rant sağlayan çıkarcı yobaz birtakım aşiret ve köy ağaları, bir torba una kandırılan fakir ve çaresiz halk, ne olduğunu bilmeyerek rüzgara kapılmış kanı durdurmayan deli gençler. Büyük bozguncular baktılar ki terör şirketlerine dahil olanlar çok ve bundan memnun kaldılar. Ancak bilsinler ki kandan beslenenler kan kusacaklar. Rabbin kendilerini görmediklerini mi zannediyorlar.
    • Türkiye de zorunlu askerlik kaldırılmalıdır. Eğitimli paralı asker sistemi getirilmelidir. Asker sayısı azaltılırken teknolojide iyi kullanılabilmelidir. Bozuk askeri sistemin getirdiği egemenlik gücü alınarak böylece halka verilmelidir. Her er kendi şehrinde birkaç ay, birkaç saat akşam eğitimi alarak askerlik yapılabilmelidir. En saçma askerlik sistemi Türkiye deydi. Devlet gelirleri askeriyeye akardı. Gereksiz yerde çok asker olurdu. Ot yolar, tepe tepe kullanılır ve gereksizce muhafaza edilirdi. Türkiye de tam şeytanın at oynattığı bir askeri sistem vardı.
    • Rabbin kralıyla devletin hayata bakışı değişti. Eski kötü devlet politikalarına bir set çekti. Bütün halkıyla barışmak istedi. Aralarına sevgi koyup birleştirmek istedi. Her kesime sevgi ve saygı gösterip türlü açılımlar yaptı. Her kesime ve tüm halka elini uzattı. Devlet değişti ancak hala eskide kalanlar var. Devleti hala eski devlet bilenler var. Artık Rabbin kralıyla barış ve sevgi tabanlı güçlü bir devlet var.
    • Kandırılmış ve zorla düşmanlığa itilmiş bir kısım doğu halkı kimlerin rant sağladığını kimlerin çıkar peşinde koştuğunu bilsinler. Onlar da kendi bölgelerinde terörle fikren mücadele etsinler. Çocuklarını ailelerini ve yakın akrabalarını pkk dan sakındırsınlar.Her ne kadar böyle ortama itilmiş olsalar da hakkın yanında olmak için direniş göstermeliler.
    • Doğu halkı gerçek hak ve özgürlüklerin mücadelesinde olduklarını göstermeliler. Demokratikleşme, hak ve özgürlükler ve ekonomik gelişmeler onların taleplerine cevap veriyordu. Üstelik Rabbin kralı barışın beyaz elini uzatmış açılımla onlara değer verdiğini göstermiş. Eski devlet politikalarının yanlışlığını sergilemiş. Suçlulara ve faili meçhullara araştırma yapılmış ve türlü davalar açılmıştı. Ancak tüm bu gelişmelere rağmen terör de artıyorsa terörün ardında sadece zalim bozguncuları görürsünüz. Kargaşadan para kazanıyorlar.
    • Doğu halkına kandan ve savaştan kazananlar baskı kurdular. Dağdaki terörden kazananlar, doğrucuları (Kardeşliği benimseyen ve insan öldürmeyi reddedenleri) baskı altına aldılar. Hakkari de kepenk kapattırıp, referanduma halkı göndermeyen zorbalardan ne beklenilir. Dört çıkarcıya yalakalık yapıp kulları olanlar terörü desteklediklerinden vicdanları sızlamıyor mu. Kandan, kötülükten kazananların demokrasi, özgürlükler evrensel gerçekler, din vicdan hürriyetinden ve yeni bir ülke yönetiminden zerre kadar haberleri yok. Aldatılanları aldatanlar hiçbir kapasiteye sahip değilken öldürme yobazlığından başka ne biliyorlar.
    • Yine terör konusunda çözüme yönelik çalışmalar Turgut Özal zamanında yapılmıştı. O zaman bozguncular Özal kürsüde konuşurken silah sıktırmışlardı. Dönemin komutanlarından Eşref Bitlis, suikastle helekopteri düşürülerek öldürülmüş. Özal ın ölümündeki sır hala gizemini koruyor. Geçmişte ne olaylar olmuş. Bozguncular çıkarları için daha bilmediğiniz nice kötü işler yaptılar.
    • Ergenekon, balyoz, gibi diğer derin yapılanmalar çökertilmeden pkk bitmeyecektir. Tabanında inançsız yapı, bozgunculuktan kazananlar, güç sahibi egemenler ve cunta destekli yapılanmalar yıkıldıkça evrensel değerler Türkiye ye girecektir. Nereye evrensel değerler girerse oraya büyüme ve bereket gelir. Çünkü evrensel değerler Rabbin dinidir.
    • Demokratik standartlar yükselirken değişimi göremeyen körler pkk nın çıkar için silahlı mücadelesine fikren destek vermelerinden dolayı Rabbe hesap verecekler.
    • Silahlı mücadeleyi kural bilmiş şiddeti isteyen Terör (pkk) sonunu kendi hazırlamaktadır. İnsan öldürerek kazanç sağlayanlar yok olacaklar.
    • Doğuda İşadamlarını tehdit ediyorlar. Rabbin kralının destekçilerine baskı kuruyorlar. Belediyelerde ve şehirlerdeki kamu kurumlarındaki ırkçı yapılanmalar tüm yaşantıyı felç ediyor. Az bir kimse terörden para kazanırken çoğunluk geniş halk bunlarla sömürülüyor. Korkudan ses çıkarmayanlar terörü fikren desteklemiş oldular. Terörü (pkk yı) fikren destekleyenler ellerini kana bulamış da haberleri yok.
    • Abdullah Öcalan eylemsizlik kararı alsa da, barış istese de pkk nın kendi denetiminde olmadığını gördü. Terör menfaat şebekesinden başka değil. Onlar sefa sürsünler geniş kardeş halklar sıkıntı çeksinler.
    • PKK üç-dört kolu olan farklı çıkarcıların besledikleri bir yapıdır. Bu kollar 1-cuntacılar, 2-Ergenekon un destekçileri, 3-Türkiye düşmanı dış güçler, 4-Bu işten para kazanan tüm gayriler( silah, insan, beyaz ticareti, rantçılar, doğuda terörden ekmek yiyenlerin hepsi) Bu nedenle tek merkezle barış olamıyor ve pkk bitirilemiyor. Çok karmaşık bir yapıya sahip. Sonuç olarak pkk, çıkarcıların bozgunculuk yaparak beslendikleri bir şirket.
    • ABD ve Türkiye nin pek çok müttefiki pkk yı yani Türkiye deki terörü desteklediler. Ancak zamanla her şey değişiyor.
    • Teröre destek verdiler. Yeryüzündeki tüm inananlara ve Türkiye’ye düşmanlık ettiler. Silah desteği verdiler, kaynak akıttılar, ülkelerinde terörün organizesine izin verdiler. Terörü benimseyenlere sahip çıktılar. Terörün propagandacısı ve sesi Roj TV ye izin veriyorlar. Yıllarca AB ülkeleri geleceği yönetmek ve gelecek kaygısından Türkiye’nin büyümesini hiç istemediler. Gereksiz korku ve zanlardan başka uluslara zarar verenler tanrı önünde suçlarını gizleyemeyecekler. Kendini güvenceye almaya çalışanlar asıl zulmü yapanlardı.
    • PKK doğu sorununa hizmet etmiyor. Dünün devleti bugünün devleti değil. Dünün terörü bugünün terörü de değil. Mazlumlarla zalimlerin savaşı devam ediyor. İyilerle kötüler. Bozguncularla barışçılar mücadelede devam ediyor. Ülkede görülen bu savaş dünyada da görülüyor.
    • Doğuda pkk ya destek verenler menfaat ağıyla şehirlerde çok güçlü yapılanmışlar. Ağalardan, muhtarlardan, belediyelerden, aşiretlerden herkes kendi payını yiyor. Ama onlar ekmek arası kan yiyor. Temiz yiyecek varken kötüyü desteklemelerinden dolayı vay onların haline. Demokratik seçimlerde demokratik olmayan baskıyla seçmen sayılarını da bölgesel olarak düzenleyerek milletvekili çıkarmayı kendileri belirlediler. Halkın fikrini sormadan zorla oy pusulasına kendileri mührü vurdular.
    • Pkk nın ardında kimler var. Görünürdeki BDP doğu halkının hakkını savunamayan ve gerçeklerden sapmış kukladır. Ne gerçek amaçlarını biliyorlar ne de kime hizmet ettiklerini.
    • Öldürerek kazanma arzusu cahil insanları terör örgütüne sevketti. Şiddetle çözüme ulaşılacağı fikrinden vazgeçsinler. Şeytanın fikirlerine uyduklarının farkında değiller. İnsan öldürmeyi ve terörü fikren destekleyenler Rabbe hesap verecekler.
    • Bozguncular kendilerine boyun eğilmesi için pkk yı kullanıyorlar. Kendilerini haklı gibi gösterip çatışma ve kaos isteklerine uyulmasını istiyorlar.
    • Terör örgütleri Irka, dine, mezhebe hiçbir şeyi gözetmeden herkesin yaşam hakkına kastediyor. Doğuda ki kürt halkımızın canına da kastediyor.
    • Zorla kurulan KCK gibi yapılar zorla yıkılıyor. BDP liler kuyruğuna basılmış gibi bağırıyorlar. Şiddetten beslenenler savaşı ve öldürmeyi doğru yol olarak görenler diplomasiyi ve rabbin barışını ( açılımı) istemediler. Zulmü benimseyenler daha kötü günler görecekler.
    • Terör örgütü Türkiye nin doğusunun gelişimini menfaatleri nedeniyle istemiyorlar. Kürt kökenli halkın adını kullanarak terör faaliyetleri gerçekleştirip etnik ırkçılık üzerinden büyük yapıyla kazanç sağlıyorlar. Ancak Bölge halkı artık bozgunculara tepkili. Kaçırılarak veya kandırılarak baskı ile gençleri aldatarak teröre bulaştırıyorlar. Terör faaliyeti sonucunda ölen terörist çocuğun aileleri taziye için gelen teröristleri kovuyorlar. Sürekli bunları görmekteyiz.
    • PKK nın kurumsallaşmış şehir yapılanması olan KCK yıkılıyor. Terör kulübü ve üst kadrosu olan KCK operasyonları bu yapıdan beslenenlerin ana sistemini bozmaktır. Bu isabetli operasyonlar pkk nın belini kırarken bu tutuklamalara sessiz kalanlar da terörün bitirilmesinden pek de hoşnut kalmıyor.
    • Türkiye de ki doğu halkı gerçeklerle yüzleşiyor. Terörü kendi içlerinde doğruluk ve yalan terazisinde tartıp vicdanlarından geçirerek terörü bitirecekler.
    • Kürt ve Türk kardeşlerin teröre isyanı her geçen gün artıyor. Artık ortalığı kana bulayan bozguncular kendilerini gizleyip başkalarının adını kullanamayacaklar.
    • Rabbin kralıyla devlet barışçı, yapıcı, dürüst ve adaletli olduğundan çıkarcılar terör olaylarını arttırıyorlar. Münafıklar terör olaylarının artışını fırsat biliyorlar. Rabbin kralına yükleniyorlar. Münafıklar eski egemenliklerini kaybetmenin öfkesiyle terör, kargaşa, kaos olsun istiyorlar.
    • Yeni planları ve şehirlerde sivillere yönelik terör olayları egemenliklerini kaybetmemek içindir. Ülkeyi karışlık göstermek için ellerinden geleni yapıyorlar. PKK terörünün son politikaları çaresizliğinin son kozları ve bitişinin izleridir.
    • Terörle her türlü mücadele edilmesine rağmen oluşan terör olaylarını bahane ederek hükümeti suçlayanlar farkında olarak ve olmayarak bozgunculuğa fikren destek verenlerdir.
    • Doğu da gücü ve baskıyı pkk tarafında gören halk rahat davranamıyor. Devlet otoritesi ve güvenlik doğu bölgelerinde tam sağlanamamış. Masum halk bu durumlardan çok etkileniyor. Yine de o bölgenin değişimi o bölge halkıyla mümkün olacaktır. Bozguncuların zalimliğini destekleyenler rabbe hesap verecekler.
    • Demokrasi arttıkça terör de artıyorsa bilin ki bu bozguncuların işidir. Pkk yı destekleyenler esenlik istemiyor.
    • Kardeşlik sağduyu ve barış mesajları karanlık güçlerin hiç hoşuna gitmiyor.
    • Türkiye ne zaman şahlanışa geçse ne zaman referandum, cumhurbaşkanlığı seçimleri ve anayasa çalışmaları olsa bozguncular büyük terör saldırıları (Dağlıca, Aktütün, Çukurca vb. ) gerçekleştiriyorlar. Türkiye nin büyümesini istemeyenler ülkenin istikrarsız olmasını istiyorlar. Aslında onlar Doğruluğa, adalete, barışa ve esenliğe yani rabbin dinine savaş açmış durumdalar.
    • Bozguncuların tek işi terör olayları gerçekleştirerek insanları birbirine kışkırtmak. Azınlık egemenlerin çoğunluğa hükmetmesi ancak böyle olurdu.
    • Irkçılık yapıp savaşı isteyenler oluşan terör olaylarından Rabbin kralını ve hükümeti suçluyorlar. Hiçbir çözüm üretmeyen ve çözümün önünü tıkayanların akılsızlığına bakın. Irkçılık yapacaklar savaş isteyecekler terör olayları gerçekleştirecekler Hem de birlik çağrıları yapan ve barış ve istikrar isteyen Rabbin kralına karşı kara propaganda yapıp suçlayacaklar. İşte cahillerin ve zalimlerin çirkeflikleri böyledir.
    • Bölmek isteyenler kötüdür. Onlar farkında olmadan saptırıldılar. Bölündüler ve düşman oldular. Şimdi gerçekler ortaya çıkınca düşmanlığı sürdürenler de kötüdür.
    • Doğu halkı bilsin ki Pkk onlara hizmet etmiyor. Pkk terörünü Kürtlerin haklarını savunmuyor. Pkk Bozguncuların çıkarına hizmet ediyor. Tüm bozguncular pkk nın arkasında toplandı.
    • Aldatarak ve baskı ile terörü desteklettirenler insan öldürmekten daha büyük bozgunculuk günahına saplandılar. Doğu halkının bir kısmı kendilerine yapılanlardan dolayı terörü fikren destekler oldu. Ancak iyi bilsinler ki dünkü düşmanlığı kalplerine sokanların yanındalar ve onlarla beraber aynı saftalar. Bozguncu egemenlerin yarattığı düşmanlığı sürdürenler büyük oyunun bir parçası oldu.
    • Pkk yı sahiplenerek haklı demokratik taleplerini terörle haksız hale getirdiler. Birtakım kimselerin menfaati için terörü benimsediklerinden doğruluktan ve haklı amaçlarından saptılar. Kim zalimlerin ardında olursa Rabbe hesap verecek. Kim de Mazlumların ve barışın arkasında olursa Rabden ödül alacak.
    • Irkçılık yapıp düşmanlığı öfkelenerek benimseyenler bilsinler ki teröre destek veriyorlar. Bozgunculuğu sürdürüyorlar. Bugün barışı gerçekleştirip barışa destek verenler gelecekteki esenliğin kurucusu olacaklarından Rablerinden bitmez tükenmez nimetler kazanacaklar.
    • İnsanların kanı üzerinden siyaset yapanlar savaş ve düşmanlıkla beslendiklerini bilsinler. Terör olaylarıyla ve şehitlerle beslenip büyüyenler kini devam ettirip savaşı sürdürdüklerinden açıklı azabı görecekler. Onlar şimdi terörü ilk yaratanların bozgunculuğunu görseler de kendi makamlarından ve menfaatlerinden dolayı doğru yola ve barışa gelmeyecekler. Sırf kibirlerinden ve geçmişte hatalı olduklarını sindiremediklerinden dolayıdır.
    • Anlaşıldı ki Türkiye nin bir kürt sorunu yok. Bir terör (pkk) sorunu var. Kürt sorunu var diyerek fırsatçılık yapanlar açılım, barış, referandum, anayasa önlerine geldiğinde neden çözüme gelmediler. Kendi rantları ve çıkarları için halkları hiç önemsemediler. Onlar ne insanlığı ne de esenliği düşünüyorlar. Sadece kendi menfaatlerinin peşindeler. Bu nedenle bozguncularla aynı saftalar.
    • Aldatılanlar Rabbin kralıyla terörden (pkk dan) vazgeçiyor. Haklarının arttırılmasını ve barışı isteyen büyük halk tabakasına terörcüler engel oluyor. Terörden kazanç sağlayanlar her türlü şiddeti sürdürerek çıkarlarını koruyorlar.
    • Bozguncular diyorlar ki ‘Ülke eski güzel günlerden bugünkü şiddet ve çatışmalı hale nasıl geldi. Terör arttı diyorlar.’ İşte onlar egemenliklerini kaybettiklerinden terörü arttırıyorlar. Rabbin kralı adaletsizliğe ve onların zulmüne boyun eğmediğinden terör artıyor. Egemenlere karşı halkın yanında olduğundan terör artıyor. Egemenler yıllarca halkı aldatarak, baskı kurarak, bozgunculukla, krizlerle, sadece kendi çıkarlarını düşünerek kazanmışlar. Rabbin kralı doğruluk, adalet ve barış bayrağını taşıdığından bozguncuların kazancı kesiliyor. Terörün artması, inançsızları sevindiriyor. Çünkü inançsızlığın dünyasında kötülükle kazanmak var.
    • Koltuk davasında olanlar Başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı gibi önemli makamlarda çekişmeler olduğunu İddaa ediyorlar. Kendi düşünceleri hep böyleydi. Koltuk derdindelerdi. Kendi iç çekişmelerinin üstünü de örtbas ediyorlar. Sürekli kendi siyasi partilerinden ihraçlar gerçekleşiyor. Sürekli yapılanıyorlar ancak gerçekte sürekli eriyorlar. Çünkü doğrular karşısında yalancılar erir.
    • Yargıyı suçlayanlar eskiden öldürürlerdi de suçlanmazlardı. Savcı atamalarını da kendileri yaparlardı. Yargı eskiden zulmedenlerin ve suçluların arka bahçesiydi.
    • Türkiye de cunta tamamen çökertilmeden, Ergenekon, Balyoz, faili meçhuller, Danıştay saldırısı ve Hırant dink gibi benzer pek çok davalar sonuçlandırılmadan PKK adı altındaki tüm terör olayları ve şiddetler bitmeyecektir. Devlet içindeki tüm bu çete yapılanmalarının görünür somut gücü pkk adı altındaki tüm terör olaylarıdır.
    • Barış için her yol kullanılıyor. Devletin barış isteği açılımla, yeni anayasayla, demokratikleşmeyle, ekonomik gelişmelerle kendini gösterdi. Her koldan terörle mücadele edilecek. Sırf savaş ve kargaşa isteyenlere karşı silahlı mücadele de barış için kullanılacak. Zalimler evrensel güce, Rabbin egemenliğine karşı koyamayacaklar.
    • PKK ve El-kaide gibi tüm terör örgütleri insanlığa düşmandır. İnsanlığın yanında olanlarla karşısında olanların mücadelesi devam ederken, şeytan Rabbe karşı çıkmanın ve azgınlık etmenin cezasını çekecektir.
    • PKK ya en büyük darbeyi Rabbin kralı vurdu. Tüm yolları tıkandı. Her türlü mücadele ediliyor. Askeri, siyasi, lojistik, ekonomik her yolun önü kapatıldı.
    • Pkk için anlatılan tüm bunlar, dünyada büyük terör olan el-kaide için de aynen geçerlidir. El kaideyi kuranlar ve bundan kazanç sağlayan bozguncular aynı yöntemlerle terörü sürdürüyorlar. Pkk el-kaidenin küçük bir numunesidir. Özellikleri, yapısı işleyişi her şeyi aynıdır. Sadece birisinde ırkçılık, diğerinde ümmetçilik(din) kullanılmış. Dünya nimetlerine sahip olmak için menfaatlerini düşünen egemenler insanları birbirine düşman ettirdiler. Dünyadaki tüm bozgunculara lanet olsun.
    • Geçmişte zalimlere uyup benimseyerek zulmedenlerden olanlar ‘şartlar böyleydi, sisteme ayak uydurmak zorundaydık.’ Diyorlar. O zaman mecbur kaldıysanız şimdi dönme fırsatınız var. İşte doğru söyleyici ve doğru yola hidayet edici bir kulumuzu gönderince neden onunla olmuyorlar. Zulmün ve savaşın yanında olanlar dünyada da ahrette de affedilmeyecekler.
    • Bir savaş olsa veya kötü bir şey gerçekleşse de şu Rabbin kralının hükümeti yıkılsa diye bekliyorlar. Bir şey görseler abartıp yaygara çıkartıyorlar. Medet umdukları kötülüklerden ülke batsın da ne olursa olsun diyorlar. Rabbin kralının öldürülmesini istiyorlar. Zalimler kendileri kazansında ülke batsın üşke halkı isterse sıkıntı çeksin diyorlar.
    • Şu anlaşıldı ki; Adalet, demokrasi ve özgürlükler arttırılmadan bir ülkenin yükselmesi mümkün değildir. Bunlar barış ve esenliği doğuruyor.
    • Dünyadaki ve Türkiye deki kötü düzene karşı önceleri mücadele edenler (Bozguncu zalimlerin kötü düzenine karşı) güçlü vesayetçi yapıya karşı duramamış ve boyun eğmek zorunda kalmışlardır. Şimdi Rabbin kralı değişimi gerçekleştirmek için mücadele edince neden onun karşısında oluyorlar ve neden ona destek vermiyorlar. Doğruluğun ve adaletin barışın ve iyi düzenin destekçileri mutlaka ona uymalıdır.
    • Ardı ardına indirilen darbeler terörün belini kırıyor. Terör güçleri can çekişiyor ve hızla eriyor. Eski desteğini kaybediyor. Para kaynakları kesiliyor, para akışları engelleniyor, kaçakçılık ve uyuşturucuya büyük darbe vuruluyor. Suçlular tek tek yakalanıyor.
    • Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Rabbin cezasını hak ederler. Zulme ses çıkarmayan zulmedendir. İşte Rabbin öfkesi de zalimlere boyun eğenlere olur.
    • Hakkari/Çukurca da 24 askeri şehit edenler gerçekleştirdiği terör olayının ülkede iyi ses getirdiğini görünce Bundan daha büyük bir olayı gerçekleştirme kararı alırlarken Van depremi onları yakalayıverdi. Koca şehir birkaç egemen zalim için yıkılıverdi. Mazlum halk bunlardan hep sıkıntı çekti. Rab Yeni kötü planlar kuranlara artık fırsat vermeyecek. Bozguncular azabı hemen üzerlerinde görecekler.
    • Rab her olaydan haberdardır. Tüm afetler Rabbin emriyle gerçekleşir. Rab Van da 7.2 lik depremle uyardı. Yeni planlar kuranları ve doğuda ırkçılığı kullanarak çıkarı için baskıcı tutum izleyenlere karşı uyarıydı. Doğu halkına pkk baskısından korktuklarından sesiz kalmalarına ve mücadele etmemelerine karşı bir uyarıydı. Gündüz vakti saat:13.30 da olması Rabbin çok öfkeli olmadığına, çok şiddetli olmaması da fırsat tanımasına işarettir. Bu depremin doğu bölgesinde lokal olarak değil bölgesel olarak etkili hissedilmesi tüm bölge halkına zalimlerle mücadele etmeleri için de ayrıca bir uyarıydı. Doğuda farklı bölgelerde yerel sarsıntılar devam edecektir. Rab kara gününe kadar uyarmaya devam edecek. Artık insan öldürerek beslenenlere karşı başkaldırmalarını, kendi içlerinde fikren mücadele ederek baskıcı yapıyı yıkmalarını istemektedir. Zalimlere susmak, teröre tepki göstermemek Terörü yapanlarla beraber olmak demektir. Savaş için değil barış için mücadele edenler Rabbin gözünde değerli olacak.
    • Cuntacılara ve vesayetçilere en güçlü desteği ırkçılar veriyor. 24 askerin şehit edildiği çukurca baskınının ardından Ohal çığırtkanlığı yaptılar. AİHM isteğiyle askerlik için vicdani red kararını ‘Densiz bir teklif’ olarak nitelediler. Münafıkların asıl amaçları dillerinin altında gizli. Kalpleri okumasını bilenler gerçekleri görüyorlar. Irkçılığı kullanarak Kürt ve Türk milliyetçiliği yapanlar bozgunculara hizmet ediyorlar. Geçmişte tasarlanan bu düşmanlığı bugün sürdürenler sadece menfaatlerini düşünüyorlar. Kendi menfaatleri için halkın evlatları ölüyor. Bunun üzerinden siyaset yapıp beslenmeye çalışıyorlar.
    • 4 Aralık 2011 Pazar günü miting düzenleyenler suçluların yanında olduklarını, doğruluğun ve adaletin karşısında olduklarını beyan ettiler. Ardından gizli toplantıyla nasıl taşkınlık ederiz de ülkeyi kaosa sürükleriz hesaplarını yaptılar. Kötü planlarını tasarlarken Rab 4,2 lik depremle Egeyi salladı. Ardından 24 kez sallandı. Şu gerçek ki hiçbir şey kendi kendine tesadüfen olmadığı gibi hiçbir afet nedensiz olmuyor. Rab her şeyden haberdardır. Planlarını yürürlükte tuttukları sürece sallantılar devam edecektir. Onlar çabalarını arttırdıkça şiddetli sallantılar gelecektir. Zulmedenler ve taşkınlık edenler Rabden cezalarını bulacaktır. Ne yerde ne gökte zerre kadar hiçbir şey Rabbinizin gözünden kaçmaz.
    • Ey çoğunluk, masum insanlar! Bozguncular aranızda olduğu sürece tehlikedesiniz. Rab geleceği etkileyecek bir avuç bozguncu için koca şehri yerle bir eder. Onları aranızda barındırdığınız ve zulme karşı mücadele etmediğiniz için koca şehre öfkelenir de her şeyi yıkıverir. Geçmişte bu tür gerçekleri sürekli gördük.
    • Dünya da da durum böyledir. Zalimlerle mazlumlar, egemenlerle çoğunluk halk, kötülerle iyiler, terörcülerle barışçılar, dünyacılarla ahretçiler mücadele içindeler. Bozguncular bozgunculukta ısrarcı olacaklar. Azgınlık edip terörü arttıracaklar. Aynı Şimdi Rabbin kralının ülkesinde olduğu gibi. Ancak, Rab vaat ettiği sözünde duracak.
    • Ey Dünyada ki bozguncular siz terörü var gücünüzle artırsanız da eski kazançlarınızı elde etmeniz artık imkansız. Size dönmeniz için çok uyarı yapıldı ve artık çok kısa süre verildi. İnsanları öldürenler ısrarcı olup dönmezlerse kendi canlarından olacaklar.
    • Türkiye de ve dünya da terörü bitirmek mümkün olmayacak. Çünkü zalimleri insanların 1/3 i desteklediğinden çözüm olamayacak. Devletler, yönetimler ve güç zalimlerin elindedir. Kötülükten beslenmeyi destekleyen insanların % 33 ü bozguncuların kulu olduklarından midelerini kötülükle dolduruyorlar. Çünkü onların işlerini, kazançlarını egemenler sağlamaktaydı. Tüm barış süreçleri tıkanacak. Böylece Rab kendini gösterecek.
    • Silaha ve güce sahip olduklarından yapılanmaları kırılamayacak. Rabbin kralı ve mazlum halk savaş istemediğinden güce sahip olan zalimler azgınlıklarını arttıracaklar. Ancak bu çözümsüzlükte Rab tarihe müdahale edecek ve kendini gösterecek.
    • Dünya da da Şeytanın taraftarları 1/3 dir. Kötülükten doymayı adet edinmişler. Güce sahip olan zalimler mazlumların yükselişine şiddet kullanmaktan geri durmuyorlar. Hak ile batıl ortaya serilecek ve insanlar gerçekleri görecekler.Değişim gerçekleşiyor ve bir anda sancılı gerçekleşecek.

  5. #5
    Status : nergisli isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Jan 2012
    Mesajlar: 16
    nergisli seçkin bir yolda olduğunu belli
    Tecrübe Puanı
    0

    RABBİN KRALI İLE BAŞLAYAN DEĞİŞİM
    • Rabbin kralı demek. Rabbin yönettiği kral. Rabbe teslim olan kral. Rabbin kendisinin yeryüzünde yansıması demektir. Rabbin(O nun) kralı demektir. George Bush Şeytanın kralı olurken. R.T.E Rabbin kralı oldu.
    • Rabbin kralına bilgelik verildi. Anlayış verildi. Olayları özü ile kavrama yeteneği verildi. Sorunların ana nedenini bulma ve çözümleme yeteneği verildi.
    • Kuran/4/159. Ehl-i kitaptan her biri, ölümünden önce ona muhakkak iman edecektir. Kiyamet gününde de o, onlara sahit olacaktir. ( Ehli kitaptan her biri derken Kurana, Tevrata ve incile inananlar Rabbin kralına iman edecekler. Gerçekleri gördükten sonra hepsi ona iman edip tek bir ümmet olacaklar.
    • İsa nın gökten gelmesi demek; İsa yı insanlığa Rabbin göndermesi demektir. Kralın yaptığı bütün işleri Rabbin yapması ve yönetmesi demektir. Tüm olaylar gökten Yani Rab tarafından şekillendirilir. Rabden gelen gökten gelendir. Rabden gelen Erdoğan, gökten gelen İsa dır.
    • Rabbin kralı, beklenen kurtarıcı, dünyaya meydan okuyan adam veya dünyayı kurtaran adam Recep Tayyip Erdoğandır.
    • Tevrat ta beklenen kurtarıcı Mesih, Hıristiyanlık ta gelecek olan İsa, İslam da beklenen mehdi aynı kişidir. Şu anda dünyaya barışı duyuran değişimi Rabbin etkisiyle gerçekleştiren Recep tayip Erdoğandır.
    • İncil ve Kuranda ki bahsedilen İsa, Zebur da Davut un soyundan çıkacak olan kral, İslam aleminde beklenen mehdi, Yahudilerce ve Tevrat ta kurtarıcı Mesih İşte bütün bunlar aynı kişiyi anlatmış, tarif etmiş açıkça özellikleri ve mehdi dönemi anlatılmıştır.
    • Kurtarıcı 12. imam Recep tayip Erdoğan sonuncuların ilk halifesi olacak.
    • Eski bir yazıtta ve Muhammed in bir hadisinde Mehdi ye korku ile yardım edilecek denilmişti. Aynen de öyle oldu.
    • Tevrat ta İsrail halkı ben-i İsrail diye hitap edilen halk mehdi cemaatidir. Yeryüzünü İsrail halkına miras vereceğini ve dünyada müthiş bir esenlik ve barış verileceği Rabbin vaatlerindendir.
    • Rab bizzat kralını yaratıp olgunlaştırdı. Her olayı gerçekleştirmekte ve ezelde taktir ettiği sona doğru götürmektedir.
    • Doğruya ve iyiye yönlendiriyor. İç ve dış siyasette olağanüstü gelişmeler oluyor. Tüm insanlar Rabbin kralını tanıyor oldu. Doğruluğunu ve adilliğini sever oldular.
    • Mehdi İncil de sessizce gelecek, Hadislerde gizli hayatı 30 yıldır. Toplam kırk yıl aranızda hüküm sürecek denilmiştir. Rabbin kralının yaşantısı aynen de böyle olmuştur. Yönetime gelişi, Adım adım ilerlerken kendini hiç hissettirmemesi ve olayların rab tarafından şekillendirilmesi tamamen tarif edildiği gibidir.
    • Göz aydınlığımız ve beklenen Faraklit geldi. Dünya da onunla Türkiye dostluğu ve Türkiye düşmanlığı başlayacak. Faraklit taraftarlığı ve faraklit düşmanlığı görülürken insanlar ikiye ayrılacaklar. Faraklit öncesinde insanlık milyonlarca parçalara ayrılış, bölünmüşler ve herkes birbirine düşman olmuş. Onun gelmesiyle doğruluk ve adalet taraftarlarıyla haksızlık ve zulüm taraftarları ayrışacaktır.
    • Mehdinin gelişi bir yüzyıl başındadır denilmiştir. Aynen hicri ve miladi takvime göre yüzyıl başında gelmiştir.
    • Deccal in ve mehdinin zamanında teknolojinin gelişeceği kısa sürede dünyayı dolaşacaklarını ve konuştukları zaman dünyanın her yerinden aynı anda medyayla duyulacağı haberlerini hadislerde vermiştir.
    • Yine bir hadiste Cebrail ve Mikail in Mehdi nin yanında olacağı bildirilmiştir. Münadiyle Cebrailin Rab bilgisini saçacağı ve Mikaille 400 bin kişilik bir melek ordusuyla destekleneceği bilinmektedir. Bu da doğa olaylarının afetlerin çok görüleceğine işarettir.
    • Rabbin kralı her şeye ve herkese faydalı olacak. Herkes ondan iyilik görecek. Rab kralını amellerle donattı ve her işinde başarılı kıldı. Gerçekte Rab kralını destekleyenleri amellerle donattı. Onu seçenler ve ardında olan herkesin defterine ameller yazılıyor da farkında değiller.
    • Rab görünmüştür. Tüm olaylar birbirleriyle bağlantılı olmadan kendiliğinden oluşuyor.
    • Kurtarıcı Siyon’dan (O dönemin büyük şehri)(İstanbuldan) çıkacak ve insanlardan tanrısızlığı uzaklaştıracak.
    • Kutsal kitaplar da gelecek mehdi hakkında işte açık sözler. Yine bu sözler Tayip Erdoğan a uymaktadır. (İşte, kendisine destek olduğum kulum. Ruhumu onun üzerine koydum; milletler için hakkı meydana çıkaracaktır. Ezilmiş kamışı kırmayacak, ve tüten fitili söndürmeyecek, hakkı hakikate erdirecek. Ve dünyada hakkı pekiştirinceye kadar zayıflamayacak ve cesareti kırılmayacak ve adalar onun şeriatini bekleyecekler.), (Ben, Rab, seni doğrulukla çağırdım, ve elini tutacağım, ve seni koruyacağım, ve kör gözleri açasın, mahpusları zindandan, ve karanlıkta oturanları hapishaneden çıkarasın diye seni kavme ahit, milletlere ışık olarak vereceğim.)
    • Tüm dinlerdeki bütün peygamberler kendilerine benzer, özellikçe kendisine uyan, soyundan olan bir kral peygamberin geleceğini söylemiştir. Hepsi de kendi adlarına uyan ve soyundan olduğunu söyleyerek geleceğin haberini bildirmişlerdir. Bozulmuş yeryüzünü düzeltmeye çalışacağını ve barışı ve adaleti hakim kılmak için mücadele edeceği söylenmiştir.
    • Hz Ali ‘Mehdi dünyanın her yerine gidecek. Her toprağa güvenle basacak.’ Demişti. Şimdi bu görüntüleri görüyoruz.Pek çok ulusta ve Ortadoğu da görmekteyiz.
    • Rabbin kralı zorbalığa boyun eğmeyecek ve haksızlığa haykıracak.
    • Rabbin kralının yapısını çarpıtıyorlar. Diktatörlük başka otoriterlik başkadır. Doğruluk, hak ve adaletten taviz vermemesi onu diktatör yapmaz. Zalimler önce kendilerinin geçmişte yaptıklarına baksınlar.
    • Rabbin kralı tüm ulus liderlerine doğruluğu, dürüstlüğü ve haklılığıyla baş eğdiriyor. Evrensel yasalara aykırı hareket edenlere hakkı ve adaleti gösteriyor. Çünkü o doğruluğu ve hakkı savunuyor.
    • Rabbin kralı bürokrasiden egemenlerin atamasıyla gelmedi. O halkın içinden zalimler istemese de Rabbin atamasıyla geldi.
    • Rabbin büyük bir güç ve görkemle geldiğini Kralıyla Türkiye nin ne kadar güçlü bir potansiyel olduğunun farkında olacaklar.
    • Rabbin kralı bozguncu egemenlere ve haksızlıklara karşı aslan gibi haykırırken rabbinin karşısında namaz kılarken iki büklüm olmuş sadakatle boyun eğiyor.
    • Rabbin kralı kibirli bozgunculara karşı ayak ayak üstüne atıp büyüklenirken, garibin evine gidiyor bağdaş kurup sofrasında yemek yerken derin saygı ve sevgi gösteriyor.
    • Rabbin kralı doğru bir yardım yolu belirleyerek üç kuruş kar elde etmek isteyen simitçinin tüm simitlerini sevinsin diye alıyor ve karşılığını fazlasıyla ödüyor.
    • Rabbin kralı aç olana, mazluma, yoksula, çaresize normal yaşayanlara ve tüm insanlara fayda sağlıyor. Zorda kalmışlara yardım eli uzatıyor.
    • Rabbin kralı deneyimli, donanımlı, karizmatik ve yardımsever insandır.
    • Rabbin kralı son yılların en popüler adamı. En çok konuşulan insan oldu. Yaptıkları ve her konuda çığır açması tüm faydalı işleri hep kendisinden söz ettiriyor.
    • Rabbin kralı için o en doğrusunu bilir diyorlar. O yapıyorsa vardır bir bildiği diyorlar. Bu tür söylemler eskiden peygamberlere söylenirdi. Gerçekten de onun tavırları peygamberlere has tavırlardı.
    • Rabbin kralı yaptığı iyi işlerle gerçeği ve dini insanlara duyuracak ancak kötüler de Onu karalamak için tüm uluslarda gezinecekler. Böylece Rabbin taraftarları yani inananlarla Rabbin karşıtları inanmayanlar ayrılacaktır.
    • Son Peygamber Muhammed in sahabelerine İstanbul’u hedef gösterdiğinden yaklaşık bin kadarının Anadolu ya mehdi için geldiğini biliyor muydunuz.
    • Cahiller Rabbin kralının yani İsa’nın gelişini gerçeklerin ve siyasetin dışında sadece mistik mucizeler yapan kafalarında kurdukları bir tür kutsallık sandılar. İsa yönetimleri devirecek insanlığı rabbin yoluna yöneltecektir. Rabbin yolu doğruluktur. Adaletten şaşmamaktır ve barışı öncelemektir.
    • Ne söylersek söyleyelim dönmüyorlar. Bunların yanlış bakış tarzı var. Bunlar sanki büyülenmişler.’ Diyecekler. Peygamberlere yaptıkları gibi Rabbin kralını büyücü olarak adlandıracaklar. Tam tersi zalimler sapıklıkta. Onlar gerçeği göremiyorlar. Onlar barışı ve sevgiyi göremiyorlar.
    • “Kendilerine kitap verilenler Rabbin kralını çocuklarını tanır gibi tanırlar. Buna rağmen içlerinden bir bölümü bildikleri halde gerçeği gizlerler.”
    • Rab Adem'i Nuh'u İbrahim ailesini ve İmran ailesini alemler üzerine seçti; Onlar birbirlerinden (türeme tek) bir zürriyettir.
    • Son peygamber Muhammed’ in rüyası aynen gerçekleşti. Yecüc ve mecüc sürekli toprağı kazmakta ve setti aşmaktaydı. Rüyasındaki bu durumun temsili bozguncuların dünya nimetleri için coğrafi keşifler dedikleri toprakları işgal edip halklarını katledip nimetlerini yediler. Peygamberimiz kendi zamanında bile dünyaya sahip olma mücadelesini simgeleyen rüyasında bugün rüyamda yecüc setten bir toprak parçası daha açtı diyerek ashabına anlatmıştı. Gerçekten de yecüc ve mecüc Osmanlının gerilemesiyle ortaya çıkan ve yeryüzüne hakim olup bugün ABD gibi dünya lideri ülkeyi yönetirken tüm ulusları ve dünyayı yönetir hale gelen bozguncu bir yapıdır. İnançsızların egemenliğindeki dünya insanlığın ahlakı ve değer yargıları iyice çöker. Günümüzde sürekli yaptığı bozgunculuğu ve savaş siyasetini görmekteyiz.
    • Mehdi, sessizce aniden ummadığınız bir saatte geldi. Tüm olaylar hızla gerçekleşti. Dünyanın en kaotik dönemi (11 eylül saldırısı, orta doğuya saldırılar, Afrika ve orta doğuda kaos yaşanması. Küresel güvenin kalkması. İstikrar sağlayacak bir lider ve ideolojinin ortaya çıkmaması.) Ve mehdi bu dönemde ortaya çıkar. Tüm sorunları ve kötü düzeni değiştirmek için çabalar. Rab bu arada tüm olayları gerçekleştirmektedir. Mehdi önce kendi ülkesinde güven sağlar. Sonra dünyaya yönelir ve dünyada güven sağlamaya başlar. Doğrucular, dürüstler, mazlumlar, yoksullar, ezilenler ve tüm inananlar onun ardında durmaya başlar. Mehdi böylece büyük olaylar gerçekleşince net olarak belirir. Tüm insanlık aşikar olarak onu görmeye başlar. Aslında yıllarca aralarındadır. Ancak insanlar hemen onu fark edemezler. Aslında mehdi bile kendinin mehdi olduğunu zaman içinde anlar.
    • ‘Mehdi yeryüzünü imar edecek denilmiştir.’ Gerçekten de hem kendi ülkesi Türkiye yi Hem de dünyayı imar etmeye başladı. (ülkesinde Tokiler, kentsel dönüşümler, yeni kamu binaları ve eski kamu binalarındaki restorasyonlar, pek çok camii okul ve toplum yararına olan her şey onarılmaya başlandı. Yollar, olimpiyat stadları gibi vs.) Bunların dışında dünyada köprüler, inşaat sektörleri, uzakdoğudaki bazı halklara yardım ve yollar. Köyler ve yeni yerleşim yerleri inşaları. Somali ye yaşamsal temel destekler görülmektedir. Hepsini burada tek tek yazamayacağım çünkü çok imar, çalışma ve restorasyon var. Gelecekte dünyanın yeniden imarının çok hız kazandığını göreceksiniz.
    • Terörü de Dünyayı da o düzeltir. Yaparsa o yapar Ondan başka kimse de yapamaz diyorlar. Onun dürüst adil gerçekleri haykıran çözümcü ve korkusuz olduğunu biliyorlar.
    • Onun gibisi bir daha gelmez diyorlar. Ondan sonra kim başa geçecek diyorlar. Gelecek için kaygılanıyorlar.
    • Kişilik yapısı, karakteri ve faziletleri yüksek olan Recep Tayip Erdoğan birleştirici, sevgi dolu yaklaşımıyla tam bir yönetici olarak yaratılmış.
    • Recep Tayip Erdoğan’ın bu güne gelişi inanılmazdır. İlk siyasete atılması, yöneticiliği İstanbul belediye başkanlığında tecrübelenmesi, hapse girmesi ve siyaseti engellenmesi ülkenin birinci partisi olarak yönetime gelmesi çok ilginçtir. Kısa sürede doğruları söyleyerek büyüyen ve tüm yalanları ve tabuları deviren Erdoğan Oluşan yeni olaylarla değişim küresel döngünün içinde baş rol oyuncuydu. Rab değişimi gerçekleştirirken İsa’nın gelişini gözlerinizle göreceksiniz dediğini hatırladım.
    • Gelecekte Tayip Erdoğanı Tarih kitapları yazacak, Atatürk’e saygı duruşu yaptığınız gibi onu anacaksınız. Dünya tarihi ondan övgüyle bahsedecek.
    • Yıllarca bozuk düzeni değiştirmek isteyenler zalime boyun eğip kötülüğü benimsemişler. Ancak bugün Rabbin kralı dünyayı düzeltmeye kalkınca neden karşı çıkıyorlar da ona destek vermiyorlar. Barışa ve adalete karşı olanlar karşısına Tanrıyı aldıklarını biliyorlar mı. Kıskançlıklarına uyanların durumu eski kavimlerin yaptıklarından başka değil. Sonra yok olup giderler.
    • Mehdinin; Afganistan ırak İran Filistin Ermenistan Gürcistan Kıbrıs Mısır Libya Suriye gibi ülkelerde barışa hizmet ettiğine herkes şahit oldu.
    • Rabbin Kralı Erdoğan Tüm Avrupa ve uzak kıta ülkelerine de barış ve sevgi elini uzattı ve onlara güzel tavsiyelerde bulundu. O tüm dünyaya barışı duyurdu.
    • Zalim egemenlerin zulmünden kaçanlar Rabbin kralına ve ülkesine sığınacaklar.
    • Rabbin kralının ve destekçilerinin verdiği mücadele pek kutsaldır. Çünkü onunla ölümler, kötülükler, günahlar ve bozuk düzen bitecek.
    • Rabbin kralına destek veren, rey kullanan, fikren destekleyen, yanında olan mücadelesine katılan herkes mehdi cemaatindendir.
    • Rabbin kralına sevgi seli gün geçtikçe dünyada artıyor. ABD li aktör Washinton’un ‘Recep Tayip Erdoğan’ın hayranıyım.’dediği gibi pek çok ünlü insanlar, siyasi çevreler ve tüm ulus halklarından sevgi seli görmekteyiz. Bazı ulusların meclislerinde ve sivil toplum kuruluşlarında Tayip Erdoğan sevgisi ve taraftarlığını görmekteyiz. Dünyanın ünlü dergileri, gazeteleri küresel medya sürekli ondan söz etmeye başladılar. Onun kraldan çok bir peygamber olduğunu yakında daha iyi anlayacaklar.
    • Dünyada Rabbin kralından daha hayırlı kimse yok. Müminlerin Annesi tenzile hanım böyle bir yiğit doğurduğun için Rabbimiz sana bitmez tükenmez nimetler ihsan etsin.
    • Hadislerde Mehdi her yeri imar edecek denilmişti. Tüm yıkıntıları ve her yeri imar ediyor. Aynen denildiği gibi bunları görmekteyiz.
    • Somali de ve Afrika da taraflara silah dağıttılar. Aralarına düşmanlık soktular. Yıllarca sömürüldüler. İnançlı olduklarından her şey engellendi. Açlık ve sefaletten hastalıktan öldüler.
    • Onlarda hiç düzen yoktu. Hukuksuzluk, güvensizlik, kaos ve umutsuzluk hakimdi. Kadınların ırzlarına geçiliyor, çocuklar satılıyor inanılmaz kötü bir sosyal yaşam vardı.
    • Afrika da siyasi çıkarları nedeniyle oyunlar oynayanlar yıllarca açlık ve sefalet yaşattılar. Onlar ölüme terk edildi. Çıkarı ve düşmanlığı olanlar Afrika da açlık ve sefalet çekenlere yardıma izin vermediler.
    • Dünyayı yöneten ve bozgunculuktan beslenen patronlar ülkelerin kaderlerini belirliyorlar. Dilediklerini çökertiyorlar. Dilediklerini yüceltiyorlar.
    • Zalimleri, bozguncuları destekleyenlerin mücadelelerinin amaçsızlığı, yersizliği ne tohaf. Onları destekleyenlerin çoğu kandırılmış. Neyi desteklediğini bilmiyorlar. Bilmeyerek de onların ardından hesap gününe gidecekler.
    • Egemenler kendi kazançları için her şeyi yapmışlar. Kota koymuşlar, bazı yer altı zenginliklerinin çıkartılmasını engellemişler. Gerek anlaşmayla gerek aldatmayla bunu yapmışlar. Fiatlarını diledikleri gibi belirlemişler. Bunlar nedeniyle yeryüzü kötü hale geldi.
    • Rab sürekli ‘yeryüzünde fesatçılar olarak bozgunculuk çıkartmayın.’ Demişti.
    • Rabbin Kralı Erdoğan ın Arap baharı turu İnsanlığı sevdiğinin bir göstergesidir. İnsanlara hizmete koşuyor, adaleti ve demokrasiyi harekete geçiriyor.
    • Mehdi, Doğruları söylemesiyle, haksızlıkları anlatmasıyla, barışı duyurmasıyla, iyi olan şeyleri istemesiyle insanları vicdanlarıyla baş başa bırakıyor. Kimileri doğruluğu adaleti ve barışı seçerken kimileri çıkarları için yalanı, haksızlığı ve savaşı tercih ediyor.
    • Rabbin Kralı dünyanın tüm sorunlarını gidermek için çalışacak. Dünya yı demokrasi, iyilik, doğruluk, adalet ve barış üzerine inşa edecek.
    • Rabbin kralına itaat eden, biat eden ona uyan ve barış çağrılarına uyanlar mutlaka kazanacaklardır.
    • Recep Tayyip Erdoğan ı gelecek nesiller anacaklar. İsmi çocukların adı olacak. Atatürk’ü andıkları gibi onu da anacaklar. Dua edecekler. Tüm uluslarda gelecek nesiller onu övecekler.
    • Dünya da bir değişim var. Eski ile yeni arasında bir çatışma var. Türkiye ile başlayan bu değişim tüm dünyada görülecek. Ortadoğu da eski ile yeni arasındaki çatışma, Amerika ve dünyanın tüm uluslarında görülecek. Yabancı ve din düşmanlığını bırakacaklar.11 Eylülü organize edenler ve El-kaideyi oluşturup tüm kötü işleri organize edenler kaybedecekler. Dünyanın yürüttüğü İslam düşmanlığı siyasetinin çıkarcıların oyunlarıyla oluşturulduğunu anlayacaklar. . Fikir çatışmaları ve gerçekler müthiş bir aydınlanmayı getirecek. İnsanların büyük kısmı vicdanlarının sesini dinleyecekler. Ancak bunlardan kazanç sağlayan çıkarcı inançsızlar ısrarcı olacaktır. Gerçekleri ve Rabbin gelişini kabul etmeyecekler. İşte tam bu sırada Rabbin keskin kılıcı görülecek ve Rab kendini göstererek tarihe mudahale edecek. Böylece kimse ailesini ve akrabasını Rabbi tanı diye eğitmeyecek. Herkes Rabbi açıkça görecek. Büyüklüğünü ve varlığını anlayacaklar.
    • İnsanlar gerçek öz vicdanlarıyla baş başa kalıyorlar. Tercihler yapılıyor, taraflar belirleniyor. İnsanlar çok sonra İsa nın geldiğini ve sınavın yaşandığını anlayacaklar ancak geriye dönüş olmayacak ve geç kalınmış olunacak çünkü iyiler ile kötüler ayrılmış her şey yaşanmış olacak.
    • Eskinin taraflı bakış açısını değiştiren yeni akım tarafsız, insan odaklı, doğruluğu barışı ve adaleti öngören sevgi yüklü yeni anlayış. Demokrasi, özgürlük, barış ve adalet Rabbin krallığı için şahlanacak.
    • Çıkarcılar diyorlar ki; Rabbin kralının önceki yaptıkları sonrakine uymuyor. Onlara de ki; ‘Rab değişimi birden gerçekleştirmiyor. Değişim kendi içinde evriliyor. Zaman yeni olaylarla farklı bakış açıları doğuruyor.’ Ancak bunu anlayamıyorlar.
    • Rabbin kralının amacı barış adalet ve esenliktir. Rab bu keskin değişimde herşeyi değiştiriyor. Onların eski takıntı ve korkularını gideriyor. Eskilerin kendilerine olan güvenini de kırıyor. Dilediği olaylarla aşama aşama değişimi gerçekleştiriyor.
    • Bazıları Tayip Erdoğan şu konuda yanlış yaptı diyorlar. Eğer Rab ona sizin yanlış gördüğünüz bir iş yaptırdıysa arkasından mutlaka doğru bir hedefe varacak bir olay meydana getirecektir. Rabbin işlerini pek hikmetlidir. Bazen biz insanların kötü olarak gördüğümüz olaylar iyi sonuçlar doğurur. Olayların neye hizmet ettiğini bazen biz insanlar o anda anlayamayız. Ancak asıl sonuçlar ortaya çıktığında kavrayabiliriz. Rabbin işleri çok değişkendir. Mükemmel bir irade, doğru yerde doğru kişilerle doğru olayı vareder. Bir olay başka bir olaya kapı açar. Bütün olaylar ardı ardına gerçekleşir. Bizler tüm olaylar gerçekleştikten görülen sonuçta Rabbin senaryosunu görürüz.
    • Başından beri Rabbin kralının yanında olup onunla mücadeleye sonuna kadar devam edenler kazanacak. Onan güvenenler ve onunla olanlar büyük mükafatlara erecek. Ancak bir kısmı da ondan ayrılacaklar. Başka yollara sapacaklar. Sona kadar sabreden kazanacaktır. Hadislerde böyle denilmiştir.
    • Bu yazılanlara kimileri inanmayacak. Hadislerde ‘ilerde olanlar gerileyecek, geride olanlar en ön saflara geçecek, bir kısım cahiller bir anda alim olacaklar. bir kısım çok bildiğini zannedenler geride kalacaklar.’ denilmiştir.
    • Dünyadaki değişim ilk Rabbin kralının gelişiyle başladı. Seçimle, demokrasiyle yumuşak ve düzenli bir değişim başladı. Gerçekler açığa çıktıkça doğrunun ardına düşenlerle iyiye dönüş gerçekleşti. Bu değişim Türkiye de yumuşak ve güzel olurken demokrasinin yerleşmediği ülkelerde (arap baharı gibi) sert olmaktadır.
    • Rabbin kralıyla müzakereleri reddedenler onunla mücadeleye kalkışıyorlar. O herkese sıcak, yapıcı, yumuşak, uzlaşmacı ve barışçı yaklaştı. Ancak cebini düşünenler kaşlarını çattılar.
    • Türkiye de ki bozgunculara, çıkarcılara, cuntacılara karşı Rab Erdoğanı destekleyip sürekli kuvvetini arttırdıysa dünya da da bunu yapacak.
    • Türkiye, barışın sevginin doğruluğun adaletin özgürlüğün ilmin dinin felsefenin ve teknolojinin merkezi olacak.
    • Türkiye çok karma bir toplum, daha da karma olacak. Nuh un tüm oğulları burada olacak ve dünyayı iyi yönetecekler. Rabbe bağlı kalacaklar. Yasalarını baş üstünde taşıyacaklar.Bütün dünya tek bir merkezden Rabbin krallığından yani Türkiye den yönetilecek.
    • Dünyanın nabzı Rabbin krallığında atacak. Dünyaya yön verecek insanlığı kardeşçe yönetecek merkez olacak. Rab tahtını kurmuş ve krallığını yönetecek.
    • Tevrat ve İncil'de gelecekte olacak olaylarla ilgili olarak çeşitli izahlar yapılmıştır. Bilindiği gibi günümüzdeki Tevrat'ta Hz. İsa'nın adı geçmemekte, ancak Hz. Davut soyundan kurtarıcı bir Mesih'in geleceği bildirilmektedir. Ayrıca Tevrat'ın bazı bölümlerinde az da olsa son zamanlarda olacak olan olaylardan bahsedilmektedir. İncil'de ise bu konularda özellikle de Hz. İsa'nın ikinci gelişi, bunun işaretleri ve son zamanlar hakkında çok sayıda açıklamaya rastlamak mümkündür.
    • Tevrat ve İncil'de yer alan açıklamaları Kuran ayetleriyle ve Peygamber Efendimiz (sav)'in hadisleriyle uyumlu oldukları ölçüde değerlendirmeye almak gerekmektedir. Ancak aşağıdaki örneklerde de görüleceği gibi ahir zaman ve Hz. İsa'nın yeryüzüne ikinci kez gelişiyle ilgili haberlerin büyük bir kısmı, İslami kaynaklarla büyük bir paralellik göstermektedir. Tevrat'ta Hz. İsa'nın insanlara peygamber olarak gönderilişine dair işaretler bulunduğu gibi, ahir zamandaki ikinci kez gelişine dair belirtiler de mevcuttur.
    • Deccal'in Hz. İsa tarafından öldürülmesinden sonra Allah'a şirk koşan fikir sistemleri de tamamen son bulacaktır. Tevrat izahlarında da bu açıkça görülmektedir. Tevhid inancı tüm dünyaya hakim olacaktır.
    • Hz. İsa'nın ikinci gelişindeki hakimiyeti sırasında nasıl hükmedeceğine ilişkin bu Tevrat izahları Kuran'da tarifi yapılan peygamber vasıflarıyla da büyük uyum göstermektedir: Hz. İsa adaletli, doğru karar veren, sözleri çok etkili ve hikmetli, Allah'a sadık bir yönetici olacaktır. Bu vasıflara sahip üstün bir hükümdarın eliyle Allah yeryüzünde huzur ve barışın yaşanmasını nasip edecektir.
    • Tevrat izahlarından, gelecek olan Mesih'in, kendisiyle mücadele edecek bütün yönetimlere karşı üstün geleceği anlaşılmaktadır. Bu mücadelesinin sonucunda ezilmiş, kör, karanlıklarda, zindanda olarak tasvir edilmiş insanlık alemine hakikatlari göstererek onları ışığa kavuşturacaktır.
    • Hz. İsa'nın ikinci gelişi ve bu dönemde meydana gelecek olan din ahlakının dünya hakimiyeti ile ilgili açıklamalarda İslam dini ile Hıristiyanlık ve Yahudilik arasında büyük bir uyum olduğu açıktır. Bu uyum, üç dinin mensuplarının da büyük bir bekleyiş içinde olmalarına vesile olmuştur. İşte içinde bulunduğumuz dönem, bu mucizenin gerçekleşmesinin en çok beklendiği ve belki de en yakın olduğu dönemdir. Bu ise bütün inananları şevklendirecek büyük bir müjdedir.
    • İŞARETLER
    • Eski tarihi kalıntılarda, yer altı şehirlerinde, gök izleme kulelerinde, yazıtlarda, kitabelerde, bazı kemerlerde, tabletlerde, resimli figürlerde hep son dönemde olacaklar anlatılmış. Hepsi incelendiğinde inanılmaz bir benzerlik görülmektedir. Tabletler deki figürlerde taçlar kralları simgelerken Rabbin tarafında olanlarla şeytanın tarafında olanlar son dönemin olayları açıkça anlatılmış. Aynı durum İncil Esinlenmede taçlar kralları, borozanlar münadiden gelen sesleri, ejderha şeytanı simgelemektedir. Danile-8 de boynuzlar krallığı, eğemenliği simgelerken koç doğruluğu, teke şeytanı simgelemiş. Daha sayamayacağımız çok bilgiler mevcut bunları sadece bir örnek olarak verdim. Bazı destanlarda, mitolojik ifadelerde, Babil de bu bilgiler mevcut. İran Zerdüştlerinde ve orta Amerika da Aztekler de, iknalarda, mayalar da aynı bilgileri son devir olarak vermiş. Bu son dönemi anlatan kıyametsel gerçekte inanılmaz detaylı bilgiler bulunmaktadır. Hepsi son dönemde Şeytanın taraftarlarıyla, Rabbin taraftarlarının arasındaki mücadele anlatılır. Son dönemde gelecek olan kurtarıcıyı Rab destekler. Şeytan ısrarcı olup Rabbin kralını ve taraftarlarını yok etmek isteyince Rab yeryüzüne müdahale eder. İnsanların bir kısmı ölür. Geçmiştekilerin günümüze gönderdiği bu bilgiler farklı detaylarla verilmiş. Her bölgenin peygamberi açık açık bilgiler ulaştırmış. Kitap ehline de detaylıca verilmiştir. Üç büyük dinde ayrıntılı anlatılmış. Eski bir peygamber evrenin döngülerini incelemiş ve Rabbin senaryosunu , varlığın kaderini büyük melekle öğrenmiş ve günümüze dağılan nesillerle farklı anlatım şekliyle ulaştırılmasını sağlamış. Çünkü son dönemi yaşayacak tüm insanlara bütün peygamberler deccal e uymamaları konusunda insanlığı uyarmış.
    • Çağlar bir günün içindeydi. Adem yeryüzüne ilk geldiğinde galaksi sabahını barış ve tövbe çağını yaşamıştı. Öğle, ikindi, akşam, gece oldu. Güneş doğmadan önceki en karanlık dönemi son yüz yılda gördük. Artık sabah oluyor. Rabbin kralıyla galaksi bir gününü tamamladı. Gün doğuyor ve insanlık gecenin karanlığından sıyrılıyorlar. Sabah da barış ve esenlik çağı görülecek. Ardından son geliyor.
    • Astroloji, yıldızlarla donatılmış birinci gök hareketleriyle dünya kaderini anlatır. Rabbin senaryosu, dünya siyasetinde ve gelecekte olacak olayları gök hareketleri bize anlatmaktadır. Gök olayları 1999 yılı, 2001 yılı, 2008 yılı, ve 2012 yılı gök olayları dünyada yaşananlarla gök hareketleri birbirini doğruladı. Bu zamanlar da kıyamet kopacak diye çok yorumcular TV lere çıktılar. Mayaların ve iknaların bilgileri çok isabetliydi. Rab hayatı yaratırken olacak tüm olayları belirlemiş. Galaksi takvimi, Astroloji, Levhi mahvuz un varlığını, yani yaşanacak her şeyin bir kitapta yazılı olduğu gerçeğini doğrulamaktadır. Belirli bir döngüler içerisinde Şeytanın ve Rabbin egemenliği görülmüş. Rab sürekli insanlığa kurtarıcı peygamberler göndererek şeytanı sopalamış. Son dönem konusunda da insanlığı uyarmış.
    • Doğruluğun ardında olan bir kulumuza ve ona inanan yöre halkına karşı kötü planlar kurduklarında Rabbin darbesizi gördüler. Ne zaman ki baskıyla ve bozgunculukla yeni kötü planlar hazırlasalar Oraya Rabbin kılıcı isabet etti Doğrucu sadık bir kulumuzu katletmek istediklerinde bozguncular ve destekçileri depremle tsunamiyle yakalandılar. Dünyanın her yerinde yardım dileyen doğrucu kullara karşı zalimlik edenleri rab yakaladı. Her yerde depremler ve çeşitli afetler gözlendi. Son 20 yılda afetlerin sayısı zirve yaptı.
    • Gündem ve buna bağlı olarak insanlık hızla değişiyor. Küresel bilincin evrimine yetişmek mümkün değil.
    • Barışa esenliğe ve iyi düzene neden destek vermiyorlar. İllaki bir peygamber kendi uluslarından mı çıkmalı. Elbette ki herhangi bir ulustan çıkacaktı. Kendilerinden olsun veya olmasın Doğruluk ve adaletle yürüyen barış ve esenlik için çalışan Rabbin kralına uymak ve onu desteklemek daha doğru değil mi. Herkes kendi ulusunda bozgunculardan çok acı çekti. Destek verenler destekleriyle geleceği inşa edecekler. Ve onlara mükafatlar verilecek.
    • Rabbin işaretlerini görmüyorlar mı, Dünyanın çeşitli yerlerinde göller, akarsular, su ırmakları ve çeşitli krater gölleri kan rengine dönüyor. Tuz gölü de kan rengine döndü. Ancak insanlar dünyanın her yerindeki bilgileri alamıyorlar. Aynı Musa nın döneminde ki gibi olaylar gerçekleşiyor.
    • Son peygamber Muhammet ‘Mehdi zamanında o kadar çok yağmurlar olacak ki ancak bu yağmurlarda bereketler olmayacak ve hiçbir faydası olmayacak.’ Demişti Görüldüğü gibi dünyanın her yerinde sürekli seller, doğa olayları haberlerini görüyoruz. Aynen söylenenlerle günümüz uyuşmaktadır.
    • Güney rüzgarlarıyla oluşan fırtına ve kasırgalar tam da zalimlerin desteklendiği bölgeleri vuruyor. Rab bilgili ve isabetlidir. Meksika ve Bahamalar üzerinden başlayan fırtınalar ABD nin doğu sahillerini sürekli güneyden kuzeye doğru vuruyor. Bu fırtınaların ardı arkası kesilmeyecek.
    • Hangi olayın nerede ne zaman hangi halka yönelik nasıl bir olay olduğuna bakıp yaratıcının aklını idrak edecekler. Ve olayların arkasındaki gerçek nedeni görecekler. Çünkü zalimlerin ilk yerleşimleri sonucunda gelen nesilleri de zalimlik etmekteydiler. O zalimleri destekleyen halkın oturduğu şehirler sürekli Doğal afetlerle meleklerin saldırısına uğrayacaklar. Her yeni kötü plan kurmalarında başlarında bir yeni bela meydana gelecek.
    • Aşırı sıcaklar, aşırı soğuklar, günlük ısı farklarındaki artışlar, küresel ısınma, şiddetli yağışlar, yüksek nem ve seller bize değişim sürecinde olduğumuzu göstermektedir.
    • Amerika daki İrena kasırgası, Neşat tayfunu, lee kasırgası, Bahamalardaki seller, Muson Asyasındaki ve Pakistandaki yeni seller bize Rabbin meleklerinin ordular halinde ilerlediğini gösteriyor.
    • Honduras, Nikaragua, ve orta Amerika da Guatamela da Şiddetli yağışlar ve toprak kaymaları hayatı felç etti.
    • Alp dağlarında en sıcak ve en kurak kasım ayı yaşandı.Avusturalya yı yine yoğun seller vurdu.
    • Bankoku vuran tayfunun ardından Tayland da ki aşırı fırtınalar ve seller de Bize Mikail in yeryüzünde gezindiğini Rabbin emrini yerine getirdiğini göstermektedir. Bölgesel ve yerel seller de çok görülmektedir. Antalya da ki seller de bunlardan biridir. Şu gerçek ki inanılmaz bir dönemden geçiyoruz. Ve yeryüzünde olan hiçbir olay nedensiz değildir. Rabbin varlığı gerçek olduğu gibi her olaydan haberdardır. Tüm emirler ondan çıkar.
    • Kendi ülkelerinden sadece bölgesel bakanlar başlarını kaldırsınlar da sellerle boğuşan küresel dünyaya baksınlar. Her yerde bir olay her yerde bir afet var. İnsanlar hala gerçekleri görmeyecekler mi.
    • Avrupa da ki seller, İtalya yı etkileyen aşırı yağışlar ve seller bize değişen dünyanın müjdesini veriyor. Rab yeryüzünde. Dünya kan ağlıyor. Müthiş sıkıntılı günler görüyorlar. Her yerde seller, afetler ve olaylar görülüyor. İnsanlar Rabbin uyarılarını hala anlayamayacaklar ve çok acıklı bir güne doğru gidiyorlar.
    • Ekvatordaki Tungurahua yanardağı faaliyete geçti. Endonezya yakınlarında ki Gamalama yanardağı gibi pek çok yanardağlar faaliyette. Son üç yılda faaliyete geçenlerin sayısı iyice arttı. mağma üzerindeki büyük plakaların ve buna bağlı olarak kıtaların hareketlenmesi neticesinde yanardağlar faaliyette. Şu anda dünya Evrende çok özel bir konumdan geçmekte ve mükemmel bir dönüm noktasındadır. Bu nedenler yeryüzü hareket halindedir.
    • Tropikal kasırgalar depremlere neden olabilir. Yine Flipinlilerde 6,3 lük deprem gözlendi.
    • Yeni Zelanda da ardı ardına depremler korku yaratıyor. Hindistan da kasırga tehditleri oluşuyor.
    • Yeryüzündeki büyük hareketler sonucunda büyük kıta hareketlerinin getirdiği yüzeye yakın lokal küçük depremler yoğunlaşmaya başladı. Doğu Anadolu da ve egede yoğun depremler dünyanın her yerinde görülmektedir. Ancak insanlar her şeyden haberdar olamıyorlar. 2012 yılında bu depremleri yoğun olarak göreceğiz.
    • Filipinlilerde Washi fırtınasında 500 ü aşkın insan ölmüştür.
    • Şili ve Haiti depremlerinde çok sayıda insan ölmüştür. Ülkelerinde bozgunculuk çıkartıp mazlum inançlı temiz halkı baskıyla yönetme kararları aldıklarından başlarına böyle azaplar gelmiştir. İnsanlar olayları sorgulamıyorlar mı. Bir afetin nerede, ne zaman, nasıl meydana geldiğine bakarak kimlerin zalim egemenler olarak ne gibi kararlar aldıklarına bakarak belaların ne amaçla meydana geldiğini açıkça görürsünüz. Evrensel akıl ve mutlak yaratıcı adil kral her konuda adil ve isabetli kararları verir.
    • Yeryüzünde ki bütün olaylar rabbin bilgisiyle gerçekleşir. Tüm afetler rabbin bozgunculara ve destekçilerine uyarısıdır. Ancak insanlar hala uyarılarımızı anlayamayacak inanca sahip olamadılar. Ve Rabbin uyarılarına sırtını döndüler.
    • Aşırı sıcaklar aşırı soğuklar arttı. Hindistan da yoğun seller yaşamı olumsuz etkiledi. ABD ye erken gelen kar yağışı ve kar fırtınaları hayatı felç ediyor. Kolombiya da ki aşırı yağışlar ve neden olduğu toprak kaymalarında ölenler olmuştur. Dünya can çekişmeye ve değişime ve uyarılmaya devam ediyor.
    • Dünyanın her yerinde sayısız depremler oluyor. Ancak insanlar sadece kendi uluslarından haberdar oluyorlar. Dünya sallanıyor. Rab her yerde ve tüm zulmedenleri uyarıyor.
    • Dünyanın her yerinde görülen tüm doğal afetler bir amaca yöneliktir. Ve hiçbir şey kendiliğinden ve nedensiz olmaz. İnsanlar nedenlerle amaçları birbirine karıştırdılar. Yeryüzündeki her olay bir amaç üzerinde doğar. Zulmedenler yine bir kötü planı yürürlüğe koyma peşindeler se bela onları yakalayıverir. Yana masum halka zulmedecekleri anda veya doğrucu bir lideri ezmek istediklerinde Rabbin darbelerini görmekteler. Bir yerde afet oluyorsa bilin ki orada kötü planlar ve inançsızların zulmü vardır.
    • Küresel ısınmanın da etkisiyle iyice şiddetlenen yağışlar hayatı çok zorlaştırdığı gibi bu gidişat hiç de iyiye işaret değildir.
    • Her yerde bir afet hepsini sayamıyoruz. Hızına da yetişemiyoruz. Dünya müthiş bir değişim geçiriyor. Çoğu farkında değil ancak her olay bir nedenle bir amaca hizmet ediyor. Rab yeryüzünün gizliliklerini ve inceliklerini biliyor. Zalimler de tüm bu uyarıları anlamıyorlar.
    • Değişim gerçekleşirken zalimler kendilerinin haksız olduğunu anlayınca bunu sindiremeyecekler ve değişime direnecekler.
    • Dünya eskiden suyla, tufanla mahvolmuştu. Ancak Tevrat ta Nuh dan sonra Rab bir söz vermişti. Tüm yeryüzünde yaşamı yok etmeyeceğim demişti. Bozguncuların ısrarından dolayı yeryüzünü komple kaplayan tufan olmayacak. Rab verdiği sözde durarak bu sefer çoğunluğunu bağışlayacak ve rabbin yargısını gördükten sonra iman ettirecek. En son görülecek bu kötü olay büyük bir vebayla insanların üçte biri ölecek. Bedenleri çürüyecek. Bozguncuları destekleyenler hepsi tespitli ve kayıtlı. O zamana sayılı günler kaldı.
    • Zalimler, ‘Yeryüzünün egemenleri biziz. Bizim dediğimiz olur.’ Düşüncesiyle Kibirliler çözümlere ve barışa engel oluyorlar.
    • İlk Türkiye de değişim gerçekleşti. Dünya da Davos da ve Mavi Marmarayla başlayan süreçte eski kabuller ve doğru bilinen şeyler yanlış olarak ortaya çıkmaya başladı. İnsanlar hem geçmişi sorguluyorlar hem de şu anki dünyanın ne kadar kötü olduğunu ve yönetenlerin siyasetini sorguluyorlar. Dünyada siyasi çalkantılar oluyor Arap baharıyla devam eden süreçte yeni gelişmeler olacak. Yeni ekonomik çöküntülerle beraber yeni gerginlikler olacak ve yerel savaşlar gözlenecek. Tüm bunlar olurken bir araya gelen eski aktörler (İngiltere, Fransa, ABD) gibi yeni planlarla saldırı hazırlıklarını yaparken Rab onların şehirlerini vuracak.
    • Uluslara egemen zalimler NATO gibi birtakım birlikler kurmuşlar. NATO yu yönlendirenler eski sömürgelerini ve çıkarlarını korumak için İnsanlık adına değil egemenlikleri için uluslara mudahale ediyorlar. NATO ya her yere mudahale yetkisini kim veriyor. Uluslararası toplumda neden bu makul görülüyor. NATO barış gücü mü dür, yoksa birilerinin gücü mü. NATO bir savaş gücüdür. Egemenlerin bir kurum ardına sığınarak belli bir dini çevreden desteklenen haçlı birliğidir. Bunların Hristiyanlıkla ilgisi yoktur. Gerçek Hristiyanlık başkadır. Bunlar ise Dünya için çabalayan inaçsız zalimlerdir. Şeytana tabi olanların klübüdür. Çünkü İnsanlığa savaş açmışlar. NATO gerçek amacından kopmuş ve yozlaşmıştır. NATO nun durumu her dinin belli bir zaman sonra yozlaştığı gibidir. Irak da, Afganistan da, Pakistan da pek çok yerdeler. Sınırdaki Pakistan askeri birliklerini uyarılmalarına rağmen saatlerce bombaladılar. Yanlışlıkla vuruldu diye de dalga geçiyorlar.
    • Zalimler bir süre mücadele edecekler. Savaşı isteyip ısrarcı olacaklar. Sonra birden ölümle karşı karşıya kalacaklar. Rab kesin yargısını vermiş olacak.
    • Rabbin kralı ve ülkesine saldırmak isteyince Kral ve onu seven herkes Rabbe dua edecekler. Her yerden içten dualar ve mazlumun duaları gökleri saracak. Onun haklılığını ve doğruluğunu bilenler içtenlikle dua edecekler. İşte Rabden o zaman korkun. Çünkü Rab mazlumun haklı duasını asla geri çevirmez.
    • İnsanların üç de biri ölecek ve yeryüzü kötülerden temizlenecek. Bunun nasıl olacağını bilemeyiz belki güneş patlamalarından belki de bir nükleer patlamadan da olabilir ancak insanların bedenlerinde yaralar çıkacağı ve bedenlerinin çürüyerek ölecekleri bilinmektedir.
    • Rabbin büyük meleklerine emir verilmiş. Rab cebraille sesini duyuruyor. İnsanlar işaretlenmiş. Azraile öleceklerin ve yaşayacakların listesi verilmiş. Mikail nerede ne yapacağı en ince teferruatına kadar yazılmış. Mikail bütün olayları gerçekleştirmek için yıldırım gibi ışık saçan yüzünde alev gibi gözleriyle başı bulutların üzerine kadar uzanmış emrinde binlerce meleklerden oluşan ordularla saflar halinde yeryüzünde geziniyor. İnsanlar gerçeklerden habersizce yaşıyor.
    • Dürüst zavallılar güçlendirilecek, Kötülerin Rab den hiçbir desteği yoktur. Onlara yardım da edilmeyecek. Arkalarından kimse üzülmeyecek.
    ESENLİK YAKINDIR.
    • Evrensel dini, Rabbin gerçek dinini yıktılar. Sonra ümmetçilik çıkarttılar. Sonra Irkçılık çıkarttılar. Kötülük ve düşmanlıkla insanlık sürekli parçalandı.
    • Rabbin İsrail halkı, Rabbe inanan millettir. Etnik bir kökene dayanmaz. Gerçek din etrafında toplanmış doğruluk, adalet ve barış için çabalayan Rabbe inanan ve Rabbin tuttuğu halktır. Her peygamber dönemin de Gerçek ve evrensel değerlere sahip çıkan Rabbin halkı daima olmuştur.
    • Ey insanlar esenlik size hızla geliyor. Yeter artık çektiğiz acılar. O lanet olası şeytan sürekli sizle uğraştı. Kötülükleri ona ne kazandırdı. Rabbe asi olup mücadele etmekle kendini ateşe attı. Kibri onu akılsızlaştırdı.
    • 2012 ye girerken derin bir kriz gerçekleşecek. Bu kriz tüm dünyayı sallayacak. Sarsılacak. Tüm borsalar dip yaparken Rabbin kralının ülkesinde imkb 35000 le en destekli ve en yukarda kalan borsa olacak.
    • Aniden keskin bir uyanış gerçekleşecek. İnsanlar gerçeğin farkına varıp Rabbi görecekler. Onun varlığından emin olacaklar. Rabbe yönelecekler.
    • Küresel ısınma ile iklimler değişirken, yer şekilleri ve haritalar da değişebilir. Çünkü iki büyük acı olay gerçekleşecek. Kıyı kentleri sular altında kalacak.
    • Küresel ısınma ile Yeryüzünde sadece iklimler değil her şey değişiyor. Küresel bilinç de değişiyor.
    • İnsanlar bir zamanlar savaşa hizmet ettiği gibi Bundan sonra barışa hizmet edecekler.
    • Rabbin kralı faydalı olacak. Her ulusa ve herkese fayda verecek. Güven ve istikrar verecek. Barış ve kardeşlik sağlayacak. Her ulusun ekonomisini canlandıracak ve Yeryüzü komple imar edilecek.
    • Kimse silah üretmeyecek. Onun yerine insanları rahatlatıcı ve faydasına olan şeyler üretilecek. Barışa ve sevgiye hizmet edilecek. İyilik için yaşayacaklar.
    • Dünya hayatını Rabbin kurup yönettiğini anlayacaklar ve sürekli birbirlerine iyilik yapacaklar.
    • Rabbin hoşnutluğunu almak için her bir yolu deneyecekler. Dünya malı ve türlü nimetlerin yüzüne bakan olmayacak, iyilik ve ibadetler gözde olacak.
    • Rable ilgili tüm bilgileri öğrenecekler, herkes ahlakını güzelleştirmeye çalışacak. Güzel davranışı öğrenecekler ve herkes birbirine sevgi ve saygıyla yaklaşacak.
    • İnsanlar kendi lisanlarında farkında olarak, bilerek ibadet edecekler. Tapınaklar genç yaşlı herkesle dolup taşacak. Yeryüzünde Rab kültürü olacak. Ve herkes Rabbi tanıyacak.
    • Rabbin varlığını gösteren nice bilimsel var olan delilleri fark edecekler.
    • Göğü inceleyecekler, Rabbin varlığını ve kudretini gösteren nice deliller bulacaklar. Her geçen gün imanları pekişecek.
    • Tüm uluslar kutsal kitapların hepsini okuyacaklar. Kendi lisanlarında okuyup kendi lisanlarında namaz kılacaklar. İnsanların kalplerinde bilgi ve iman olacak. Halis ibadet edecekler.
    • Rabbin Evrensel dini, tüm dinlerin ve tüm ırkların dini olacak. Tüm ulusların ülkesi olacak. Rabbin krallığından bütün insanlar memnun kalacak.
    • Rabbin krallığı insanlığa hizmet edecek. Oradan adalet dağıtılacak.Yapıcı olarak ulusların dargınlıklarını engelleyecek ve barışa hizmet edecek.
    • Tüm dinler Rabbin evrensel dini olan barışta birleşecekler. Hepsi Mesih e uyacak.
    • Dinin gizli kalmış gerçeklerini öğrenecekler, Dinin çağdaş, medeni, akılcı, ileri görüşlü, esenlik verici ve evrensel olduğunu anlayacaklar.
    • Uluslar, insanlar silahlarını cephaneliklerini yakacaklar. Her yerden dumanlar yükselecek. Aylarca yıllarca silahların yok edilmesi sürecek. Yok edilirken dumanlar yükselecek. Duman hangi ulusdaysa o ulus diğer uluslarca alkışlanacak. Yeryüzü kötülüğün doğurduğu düşmanlıktan temizlenecek ve güvenli bir yer olacak. Herkes rabbe bağlılığını gösterecek. Müthiş bir barış ve kardeşlik havası yayılacak.
    • İnsanlar iyilik yapmak için sürekli yöntemler geliştirecekler. Herkes birbirine iyiliğe koşacak.
    • Karıncaya bile kırıntı atacaklar. Organlar bağışlanacak. İnsanlar ve uluslar iyilikte yarışacaklar.
    • İnsanlar sevgi dolu olacaklar. Herkese saygı duyacaklar. Farklılıkları tehlike olarak algılamayacaklar.
    • Düşman olan uluslar birden dost oluverecek. Komşu ulus komşu ulusa hediyeler gönderecek. Herkes bir diğerinin hakkını ve hukukunu koruyacak. Uluslar sınırlarını kontrol etmeyecek. Kimse kimseye zarar vermeyecek. Müthiş bir esenlik, iyilik hali görülecek. Haset kibir ve dünya arzusu yeryüzünden kalkacak.
    • Sevgi ve barış yeryüzünü kaplayacak. İnsanlar iyiliklerde birbirleriyle yarışacaklar.
    • İnsana değer verilecek. Her canlı korunacak. Kimse hiçbir canlıya zarar vermeyecek. Herkes birbirinin rızasını gözetirken aslında Rabbin rızasını gözetmiş olacak.
    • İbadetler her şeyden değerli olacak. İnsanlar dünyaya sırtını dönerken, Rabbi ve ahreti isteyecekler.
    • Türlü iyilikler yapacaklar. Ahlak ve kişisel gelişim eğitimleri öncelik olacak.
    • İnsanlar silahlarını, gizli cephaneliklerini yıllarca yakacaklar. Her yerden dumanlar yükselecek ve medyadan mükemmel kareler göreceksiniz.
    • Tüm ulusların üretmeleri ve kendi ayakları üzerinde durmaları sağlanacak. Temel eşya ve gıdaları sağlayacakları ortamların hazırlanmasına öncülük edilecek.
    • Geri kalmış ülkelere mevcut ikinci el eşyalarını göndererek gelişmelerine aşamalar sağlanacak. Böylece her yere esenlik serpilsin ve gelişin. Sistem, adalet ve barış üzerine oturursa hiç çökmeyecektir.
    • Yeryüzünün tüm hazineleri çıkartılacak. Bilinen, çıkartılması engellenen ve tüm gizli saklı hazineler ortaya çıkartılacak. Tüm halklar, insanlar bu nimetlerden faydalanacaklar. Uluslara bolluk ve bereket böyle yayılacak.
    • Petroller, altınlar, yer altı ve yerüstü zenginlikler. Yeryüzünün tüm hazineleri insanların önlerine serilecek. Müthiş bir bolluk ve bereket dönemi görülecek. Afrika nın ilkel kabileleri bile bereketten nasibini alacak.
    • Küresel bilinç doğruluğun adaletin ve barışın takipçisi olacak.
    • Sadece Rab için çalışacaklar sadece ona ibadetler edecekler. Sadece Rabbe boyun eğecekler ve sadece ondan dileyecekler.
    • Rab, Şeytanın en etkili ve egemen döneminin hemen ardından kendi kudretini göstermiştir. Bu durum gerçekleri açıkça ortaya çıkarmıştır.
    • Rab varlık filminde insanlığı mutlu bir sonla, müthiş bir sonuçla bitirecek.
    • İnsanların halini düşünmediler. Kendini düşünenden daha zalim kim olabilir.
    • Güç sahipleri sadece kendi kazançlarını düşündüler. Tüm uluslar sadece kendi çıkarlarını düşüneceklerine, tüm insanların (insanlığın) çıkarını düşünselerdi dünya bu kötü hale gelmezdi.
    • Şeytan sosyal yaşamı, maneviyatı ve tüm insani değerleri yıktı. kurduğu kötü düzen insanlığı mahvetti.
    • Şeytanın egemenliğinde dünya yaşanmaz yer oldu. Şeytana yönetimlere, bürokrasiye kuvvetler ayrılığına, yeryüzündeki tüm siyasal sistemlere hakim oldu. Silaha, askeri güce, derin devlet yapılanmalarına, çetelere egemen oldu. Böylece dünya hayatını felç etti.
    • Rab bir taraftan Mehdi (isa) ile olayları gerçekleştiriyor. Bir taraftan münadi ile sesini duyuruyor. Bir taraftan mücadele eden ve değişimin içine girmiş tüm insanları yönetiyor.
    • Dünya var oldu olalı küresel bir barışa özlem duymuştur. Ancak bu hiçbir zaman tam gerçekleşememiştir. Peygamberlerin çoğu bölgesel barış ve huzuru sağlamıştır.
    • Herkes doğruluğa hizmet ederse esenlik o zaman egemen olacak.
    • Yeryüzü küresel olarak şeytanın egemenliğini gördükten sonra küresel olarak Rabbin egemenliğine girecektir.
    • Rab, Yeryüzünde doğruluk barış ve sevgi ve iyilik için mücadele edenleri yeryüzünün her yerinde toplayacak ve vaat edilen esenlik krallığını verecek. Rab sözünde durur.
    • Rab zafer getirecek ve tüm kullarına kendi ruhundan dökecek. İnsanlar peygamberler gibi Salih iman eder olacaklar. İbadetleri de pek değerli olacak ve cennet onlarla inşaa edilecek.
    • İncil esinlenmede Yuhanna nın resmettiği ejderhanın halka saldırması aynen gerçekleşmiştir. Şeytan insanlığı terör yoluyla yok etmek derdindeydi. Şeytan yalanla kötülüğü ekmiş düşmanlıkla insanlığı bitiriyordu.
    • Şeytan Rabbin varlık alemindeki gücüne direnemeyerek çaresizliğiyle terörü arttırıp insanlığa savaş açmıştı. Rabbin gücüne direnemeyen şeytan eridi ve değişim gerçekleşti. Rabbin varlığa egemenliğini ve müthiş kudretini gördük.
    • Rab on yılda keskin bir değişim gerçekleştirdi. Rab büyük kral ve müthiş kudretiyle her şeye gücü yeter.
    • Her neden bir sonucu her sonuç da Rabbin senaryosunu tamamlar. Her olay yazılmış kaderi şekillendirdi.
    • Paranın değer bulmadığı dönemlerde yeryüzüne iyilikler hakimdir. Rabbin egemenliğinde paraya, mala, zevklere itibar edilmez.
    • Rabbin kralı ölmeden önce yerine bir halifeyi tayin eder ve ona biat edilir. Kurulmuş olan iyi düzen uzun bir süre devam eder.
    • Ey inanalar. Rabbi ve Kralını gördükten sonra sakın geriye dönüp sapmayın. Dünya için mücadele etmeyin sadece Rab için çalısın.
    • İnsanlara bin esenlik yılı verildi. Şeytan(Ejderha) bin yıllığına bağlandı. Rabbin egemenliğindeki bin yıl ne güzeldir.
    • ‘Ibrahim`den Davut`a kadar toplam on dört kusak, Davut`tan Babil sürgününe kadar on dört kusak ve Babil sürgününden isa ya kadar da on dört kuşak geçti. Muhammetden beklenen kurtarıcı Mesih e kadar on dört kuşak geçti”
    • Bundan sonra peygamber gelmeyecek. Güneş batıdan doğana kadar sadece Adil yöneticiler olacak.
    • Gökten bir bulutsu dünyayı içine alacak İnsanları farkında olmaya itecek. Sıkıntı çekecekler. İnsanlar Rabbe dua ederler bela onlardan kaldırılır. Bir süre inaçlı yaşanılır.
    • Sonrasında kıyametin ne zaman kopacağı kimse tarafından bilinmez ancak ansızın gelip çatar, yavaş yavaş işaretleri görülmeye başlar. Dengeler değişir ve iklimler bozulur. İnsanlar yaşanabilir yerlere göç etmeye başlarlar. Tüm bunlar yaşanırken yılları bulacak bir süre zarfında denge değişir ve güneş batıdan doğar. Son gelmiştir. Ufuğa bakın o kadar çok yakındır. Çünkü geçmişin yüz yılı geleceğin bin yılıdır. Sizin yaşamakta olduğunuz bin yıl rabbin katında bir gün gibidir. Evren hareket halindedir. Samanyolu’nda hareket çok hızlıyken en dış göklerde neredeyse hareket durmuş haldedir.


  6. #6
    Status : nergisli isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Jan 2012
    Mesajlar: 16
    nergisli seçkin bir yolda olduğunu belli
    Tecrübe Puanı
    0

    TEK DİN VE İNSANLIK TARİHİ
    • Gerçek dine ve ahlaki değerler üzerine kurulmayan ülkeler ve krallıkları uzun yıllar ayakta kalamaz.
    • Şeytanın egemenliğinde çıkar ideolojisi yeryüzüne hakim olduğundan yeryüzünde acılar ve ölümler oldu. Şeytanın saptırmasıyla barışa savaş açtılar.
    • Yalanlarla insanları Barış, demokrasi adalet diyerek aldattılar. Onlar sadece kazançlarını düşündü. Rabbe bağlılığı ve insanlığa hizmeti düşünmediler. Verdikleri sözlerde durmadılar.
    • Yalana başvuranlar dünyayı amaçlarken saygınlık peşindeydiler. İnsanları ve insanlığı aldattınız.
    • Ey insanlığa zulmetmiş egemenler bugün haksızlığınız ortaya çıkartılınca neden öfkeleniyorsunuz.
    • Adil düzen geliyor. Taşlar yerine oturuyor. Değişimi hazmedemiyorlar.
    • Rabbin yasaları ve öğütleri kenara atıldı. Doğru yoldan ayrıldılar.
    • Birtakım önderlerin sağlam bir temele dayanmayan öğretilerini ve yasalarını ve düzenlerini benimsediler. Anıtlarını diktiler, bağlılık yemini edip yeni rejimler kurdular.
    • Türlü ekoller, kuramlar geliştirdiler. İnançsızlığı pekiştirmek için uzaylılar var dediler, kafaları türlü dayanaksız fikirlerle karıştırdılar. Yeter ki insan ‘Rabbin yasalarına uymasın ona bağlılık göstermesin, serbest olsun her şeyi yapsın.’ Dediler. Özgürlük içinde yaşasın derken İnsanlığın özgürlüğünü kısıtladılar ve tüm düzeni bozdular.
    • İnsanlar dünyaya sahip olma yarışına öyle bir girdiler ki gözleri başka hiçbir şey görmüyordu. hiç kimseye acımıyorlardı ve önlerine ne gelirse eziyorlardı.
    • İnsanlar yeryüzünde barış içinde yaşamayı öğrenmeliler. Yoksa yok olup giderler. Geçmişte yok olup gidenleri çok gördük. Dünya tarihi boyunca birbirlerini bir hiç uğruna savaşla yok eden milletler oldu. Savaşla ölenlerin sayısı çok fazla.
    • Tüm dini ayrımcılık türlerine son verilirken yeryüzündeki tüm ibadethanelerde bütün tapınaklarda Rabbin gerçek dini olacak. Tüm tabular yıkılacak, Bütün uydurma ibadetler ve inanış şekilleri bitecek.
    • Dünya ile ahiret birbirinin zıttıdır. Bu dünyada sefa sürersen ahrette süremezsin. Dünyada aç kalan ahrette doyar. Dünyada doyan ahrette aç kalır. Gerçek Rab dostları malları ve canları karşılığında cenneti satın almışlardır.
    • Dünya, çıkarcıların egemenliğinde bozuk sistemlere bağlı olarak insanlar birbirlerine zulmeder oldular. Toplumun her unsurunda dünya için yaşayanların bozgunculuğu vardı. İnançsızlık temelinde düzenleri işliyordu. Böylece dünyada büyük bir değişim büyük bir kafirleşme görüldü.
    • Allah yoktur deyip de dinden bahseden münafıklar doğruluk ve barış olan Rabbin dini için Kralıyla mücadele ediyorlar.
    • Dini yanlış bilenler, kendi uydurdukları şeyleri din zannedip Rabbe ve kralına karşı mücadele ediyorlar.
    • Aldatılanlar belki de bu zamana kadar kötü bildikleri etnik ve dini guruplar belki de iyilerden di. Belki de kendileri kötülerdendi. Beklide sürekli onları kötülediklerinden suçladıklarından kendileri kötüydüler.
    • Dini bir takım mesnetsiz törenler zannedenler. Rabbin karşısında konuşmayı eğilmeyi ve secdeyi çağ dışı bulanlar. Rab ve dini için hiçbir şey yapmadıkları gibi Rabbe dinine karşı mücadele ettiler.
    • Dini bir takım temsilciler üzerinden niteleyenler, uydurma ibadetlerin yozlaşmışlığını göstererek dini kötüleyenler Rabbin gerçek dininin ne olduğunu bilmiyorlar. Dinde doğruluk, adalet, barış, özgürlük, iyi sistem, sosyal devlet, demokrasi, esenlik, Rabbin hukukunun üstünlüğü vardır.
    • Son elli yılda insanlığı yozlaştırdılar, gerçeklerden uzaklaştırdılar ve maneviyatı yıktılar. Tüm günahlar işlenir oldu. Bugünkü boşanmalar, zinalar, hırsızlıklar, kapkaçlar ve tüm kötü işler geçmiş elli yılın oluşturduğu sonuçlardır.
    • İnsan dünyayı isteyince Ahrete ve Rabbe inanmamış oldu. İnsan Rab’den şüphe edince Rab’be ortak koştu. Kazançlarının ve her şeyin Rab’den değil de kendilerinden ve güç sahibi egemenlerden geldiklerini zannettiler. Rabbe eş koşunca öldürmek onlara makul göründü. İnsan öldürmekten kazanç sağladılar. Böylece haksız yere başka insanlarının malını yediler. Bu inançsızlık yaygınlaşınca insanlar rabden istemek ve ona güvenmek yerine her türlü pis ve kötü işi yapmaya başladılar. (Cinayet, Boşanmalar, Hırsızlık, zina vb.) Günah ve kötülük her yerde idi. Böylece On emrin onunu da çiğnediler. Rabbin yasalarını kimse duymadı. Tüm kutsal kitapları çiğnediler.
    • ‘Rab bana gelsinler, benden istesinler (namaz kılsınlar), midelerini doldurmasınlar (oruç tutsunlar) yoksa arzularını tatmin etmek için her türlü azgınlığı yaparlar. Dünyanın ardına düşmesinler, fazla kazanma arzusunda olmasınlar( zekat versinler) böylece beni bilsinler diye daha önce tüm peygamberlerle tüm yasalarımı öğretmiştim.’ Dedi.
    • Daha fazla kazanma ve mal sahibi olma arzusuyla şeytana teslim oldular. İnsanların kalbi katılaştı ve güzel ahlak çürüdü. Kötülük ve düşmanlık üzerinden kazanç sağlamak yaygınlaştı. Dünyayı isteme arzusu Rabbe ve insanlığa yönelik iyi duyguları eritti.
    • Rab kime fazla verdiyse Rabden geldiğini unuttu ve daha fazlasını istedi. Kendinden zannetti, kendini güçlü hissetti ve Rabbe asi oldu. Nankör insan daha fazla kazanmak için zalimlik etti. Her türlü kötü yolu denedi ve kötü kazanç yollarını benimsedi. Yalan söyledi, hırsızlık etti, başkasının malını ğasbetti, aldattı ve insan öldürdü.
    • Nerede yeryüzü hazineleri varsa orada şeytan oldu. İnsanlar ve cinler dosdoğru yolda gidip barış içinde yaşasalardı elbette ki onlara bol bol verilirdi. Rabbe ibadet etmekten yüz çevirenler sıkıntılı bir yaşam sürdüler.
    • Savaş tartışmaları çıkartan, bahane arayan, savaşı isteyen, ilk saldırıyı başlatan suçludur. Rabbin yanında öldüren değil öldürülen olun. Suçsuz kanı dökenler memleketleri kanla kirlettiler.
    • Çağlar boyunca savaşlarla birbirini katleden insanlık geçmişinden utanç duymalıdır.
    • Yeryüzünde insanlık tarihinin belirli dönmelerinde şeytan egemenliğini kurmuş. Gerek put, gerek şahıs, gerek yöntem ve birtakım etkili şeylerle insanları kendine kulluk ettirmiş. Böylece azgınlıkta ileri gitmiş.
    • Rabden medet ummayıp insanlardan ve kendinden medet umanlar kula kulluk ettiler. Rabbe eş koştular. Kötülük, düşmanlık, kin, gıybet insanlarla beraber oldu. Bozuk düzende mahvoldular.
    • İnsanları saptırmak için medyalarında Rabbin yasalarını çiğnemeyi güzel gösterdiler. Dizilerde ve birtakım proğramlarda ihtişamın ve zevklerin çekiciliği anlatıldı. İmanı ve gerçek manevi değerleri yıktılar.
    • İnsanlığa sürekli peygamberler gönderildi. Farklı zamanlarda farklı yerlerde azgınlıkta ileri giden her kavime mutlaka peygamber geldi. Gelen peygamberlere uyanlar oldu ancak yeryüzünde Rabbin tam egemenliği sağlanmamıştı.
    • Her peygamber gelişinde inandığını zanneden çıkarcı egemenler peygamberleri reddederek farklı kıtalarda yaşamlarını sürdürüyorlardı. Yeryüzünde çok sayıda çeşitli ümmetler günümüze kadar gelmiştir. Yecüc ve Mecüc ün egemenliği ele geçirmesiyle Şeytanın yeryüzüne tam hakimiyeti gerçekleşti.
    • Zalimlerin kimileri taşkınlıkta ileri gidip kötülükte ısrarcı oldu. Pek çoğu Rabbin mudahalesiyle azap gördü.
    • Sistemin yapıcıları şeytanın taraftarlarıysa yeryüzünde kötülükler ve savaşlar olur. İnsanlık acı çeker ve yok olur. Sistemin yapıcıları Rabbin elçileriyse iyilikler ve barış olur. İnsanlığa esenlik gelir. Sistemi yasalar oluşturur. Kişileri ve insanlığı güdecek çoban sopası yasalardır.
    • Şeytan sürekli insanlarla uğraştı. İnsanları doğru yoldan saptırmak ve Rabbe asi olması için çabaladı. Her peygamberin gelişinde olduğu gibi Musa, İsa ve Muhammed in gelişlerinde Şeytan sopalandı. Ama tam olarak hapsedilmemişti.
    • Dünyayı arzulayanları almış bir telaş dünyada bocalıyorlar. Kazançları kendi esenliğine yettikten sonra daha niye kötülükle fazlasını arzuluyorlar. Her gün yeni kazanç derdindeler. Nereye gittiklerinin farkında değiller. Gerçeğin farkında olmayan şaşkınlar acaba neyin mücadelesini veriyorlar.
    • Dünya kaynakları insanlığın ortak malıdır. Rab dilediğine dilediği kadar verir. Fazla verilenler açlarla paylaşmalıdır. Böylece sevgi ve merhamet kalbinize yerleşir. İyi düzen en güzel böyle işler.
    • İnsanlar el ele verdiğinde mal ve bereket artar. Düşmanlık ve savaş esenliği engeller. İnsanlığın tek çaresi Rabbin ana yasası barış kardeşlik dir. Haset ortadan kalktığında herkes birbirini dost gördüğünde ve kimse kimseyi tehdit görmediğinde esenlik gelecektir. Birlik ve barış insanlığı mala ve berekete doyuracaktır. Dünya malına hırslananlar dünyaya sahip olma yarışı yerine kısa bir süre dünyadan faydalanıp göç edeceğini bilerek yardımlaşırlarsa işte o zaman mideleri de gönülleri de doyacaktır.
    • Veren özgür olur, Vermekle Rabbe yaklaşırken ihtiyaçlıyı sevindirir kardeşliği ve düzeni korur. İnsanlar paylaştıkça ve zayıfları gözettikçe bereket artar
    • İnsanlar cimrilik ettiğinde çevresi onlardan soğur. Dostluklar ve kardeşlikler bozulur. Cimrilik küslük ve düşmanlık da doğurur. Kendisinden para çıkmasını istemeyen başkalarından çıksın diye kötü davranır. Cimri kazancını büyük sanır. Hiçbir fırsat önüne gelmez ve tüm fırsatları kendi tavırlarıyla tıkamış olur. Birlikten kuvvet doğar ve büyük işleri ve kazançları yapamazlar. Çünkü büyük kazanca birlik gerekir. Mal sahibi olmakta bile çok zorlanırlar.
    • Şeytana tabi olan zalimler önce kazancını planlıyor. Hedefine ulaşmak için kötü planlar hazırlıyor. Hedefine ulaşmak için zaman koyuyor. Sonra bir ara etkisiz küçük bir iyi niyetle kötü hedefini makul hale getirecek iyilik yapıyor. Bu iyilik de mazlumlara değil, kendilerine tabi olmuşlara faydaları dokunuyor. Sonra kendi kendine biz şu olayı şu iyi niyetimizle yaptık diye kendilerini kandırıyor. Kendilerini iyilerden zannediyor ve doğru yolda olduklarını ve dürüstlerden olduklarına inandırıyorlar. İnsanda da böyledir. İnsan bütündeki kötülüğün içine sıkıştırdığı küçük iyiliğe aldanıp kendini iyilerden sanıyor. Şeytan sinsice insanı aldatıyor. Böylece başkalarına verdiği zarardan ve haksız kazançtan dolayı rabbe hesap verme konumuna geliyor.
    • Dünyanın her ulusunda ve her dinde inançlı insanlar var. Yeryüzünün her yerinde görülen afetler o yöre inananlarına doğruculara ve adaleti isteyenlere karşı baskıcı bir tutum izleyen zalimlere karşı gelmiştir. İnanan mazlumlar ve inançsız zalimler her yerde. Sadece kendi dinleriyle cennete gidileceğini zannedenler sapıtmışlar. Gerçek din; Barış, doğruluk, adalet, insan hakları vs.
    • Şeytan insanın ayıp yerlerini açtırıyor. İnsanları cinselliğe iştahlandırıyorlar. Karşı cinse baktırıp iştahla kötü hayaller kurduruyor. Kendi eşinden başkası utanç, saygısızlık ve değersizlik getirir. İtibarsızlık getirdiği gibi aileyi, toplumu, düzeni, insanlığı yıkmak ve bozmak istiyor. Böylece insanlar arasından sevgiyi saygıyı kaldırmak istiyor. İnsanları değersizleştirip kullanılıp atılacak bir eşya gibi görmeyi sağlatmak istiyor. Nesilleri bozuyor. Türlü kötülükler planlıyor. İnsanlığı bunlarla oyalayıp Rabbe yönelmeyi engellemek istiyor.
    • Ademin yaratıldığından beri insanlık sürekli gelişerek ilerliyor. Yeni bilgiler, buluşlar keşifler. Ne zaman ki insan her şeyi kendinden zannetti ve büyüklendi o zaman şeytanlaştı.
    • Haram kazancı benimseyip midelerini bozgunculukla dolduranlar büyük ceza yüklendiler.
    • Kadının vücudunu açtırdılar. Soyunmaya çağdaşlık dediler. Arzulayan gözler ve ortalıkta kötü niyetler dolaştı. Ailenin kutsallığını bozdular. Boşanmalar ve zina arttı. Sosyal düzenin işleyişini bozdular. Soyunan kadın aşağılandı, Saygısını yitirdi, cinsel bir obje olarak görüldü. Şiddet gördü ve taciz edildi. Kadının bir kalbi olduğu unutuldu ve değer verilmedi. Kadını değersizleştirdiler ve aksesuar olarak kullandılar. Yalanla arzuları için güzelsin diye tatlı söz söyleyerek aldattılar.
    • Sağ Rabbi sol şeytanı simgeler. Yeryüzünde bu iki cephe sürekli savaş halindeydi.
    • Dünyada sağcılar ve solcular olarak ikiye ayrılma başladı. Sağ taraftakiler inançlı yapı, sol taraftakiler inançsız yapıyı oluşturuyordu. Sağda inananlar solda inanmayanlar vardı. Sağcılar kaderin rabden geldiğine soldakiler de kaderin kendilerinin elinde olduğuna inanıyorlardı. Sağdakiler rızkın ve tüm olayların Rabden geldiğine soldakilerde rızkı ve tüm olayları kendilerinin gerçekleştirdiğine inanıyorlardı. Sağcılar maneviyata solcular maddiyata önem veriyorlardı. Sağcılar Rabbin yasalarına ve ibadetlere bağlı kalmaya solcular ise maddiyata ve kendileri ve dünya için çalışmayı istiyorlardı.
    • İnsanlar aynı barış dinine sahipken hep parçalandılar. Herkes aynı amaç için yaşarken aynı sosyal yasaları benimsemişken aynı yaşam ideolojisine sahipken birbirlerini zıt, ters ve düşman olarak görmüşler. Sonra gelen peygamberler önündekini desteklemiş ve tabi olmuştur. Onu yanlış ve düşman gibi göstererek her dönemin çıkarcıları kendi makamlarını ve egemenliklerini korumuşlar. Böylece yeryüzünde dinler dahil her şey paramparça olmuş.
    • Din tek olmasına rağmen İnsanlar ümmetlere, mezheplere, cemaatlere, guruplara bölünmüşler. İnsanlar bölük pörçük olmuşlar. Ayrılıklar çıkarmışlar. Birlik beraberlik ve barış insanlardan uzak olmuş. Yeryüzünde fesatçıların etkisiyle barış kaldırılmış. Ayrılık çıkartanlara ve barışı tanımak istemeyenlere lanet olsun.
    • İsyan edenle, Razı olanın hali bir olmaz. Dünyaya aldanmışa ne kadar mal versen ‘yetmez.’ der ve isyan ederek daha fazlasını arzular. Ahireti isteyene az da versen razı olur ve ‘Bu benim yaşamama yeter.’ der.
    • Şeytan ‘Paran varsa adamsın, saygı görürsün, sevilirsin, rahat olursun, her istediğini yaparsın, türlü nimetlere ulaşırsın.’ dedi. Paran yoksa acizsin, itibarsızsın, hiçbir şey değilsin diye küçümseyerek insanı aldattı. Para tercih edilince insanda iyi niyet, hoşgörü, iyilik, merhamet duyguları kalmadı.
    • Aza kanaat eden doğruluğu, çoğu isteyen yalanı benimsedi. Dünyayı isteyenler çıkarları için egemenlerin kölesi oldular. Dünyayı isteyenler kötülüğü, ahreti isteyenler iyiliği tercih ettiler.
    • Rabbin engin ve sınırsız nimetleri varken, Başkalarının malına göz dikip kendisine verilene razı olmadılar. Dünyayı isteme hırsı, kavga ve savaş doğurdu. Rab İnsanların dünya için birbirleriyle kavga etmelerine, boğazlamalarına ve çıkar savaşlarına çok öfkelenir.
    • Dünya da biz fikri olmalıdır. Biz, yani insanlar, yani aynı canlı türü, yani kardeşler fikri. Din, ırk gibi her türlü ayrımcılık yapanlar Rabbe hesap verecekler.
    • İman edenler ve imanlarını zulümle karıştırmayanlar hidayettelerdir. Ve güvenlik içinde olacaklar.
    • Haram şeytana, Helal rabbe aittir. Egemenler temiz kazancı isteyip üretimi dünyaya yaysalardı uzun sürede çok kazanırlardı. Hem yeryüzünde güzel bir yaşam, esenlik ve adil düzen olurdu. Kısa sürede çok kazanma arzusuyla silah üretip, bozgunculuk yaparak kazandılar. Bozguncuların düzeni kısa sürede yıkılır. Sadece kendilerini düşünen zalimlerin sefaları kısa sürer.
    • Dinciliği, Irkçılığı, mezhepçiliği, cemaatçılığı, gurupçuluğu, ötekiciliği sırf kıskançlıklarından ve çıkarcılıklarından ilk benimseyenler günahta ileri gidenler oldular. Bunların hali çok kötü olacak. Bunlarla kötülük ve düşmanlık ekildi. Bunlar insanlığı parçaladı.
    • Din ümmetçiliği yapanlara lanet olsun. Her peygamber aynı şeyi söyledi. Ancak dönemlerinin egemenleri çıkarlarını gözetti ve Rabbin gönderdiği elçilere tepki gösterdiler ve katlettiler. Makamlarını kaybetmek istemeyenler egemenliklerini koruyarak kazançlarını arzuladıklar. Önceden peygamber gelmiş olanlar sonradan saparak sonraki peygamberi yalanladılar. Böylece farklı ümmetler oluştu. Halbuki Rab insanoğluna sevgiyi iyiliği ve barışı öğretti. Hep aynı şeyler öğütlendi. Yeryüzündeki gerçek ve tek din bölündü. Kişilerin ihtirasları korkuları ve sırf kıskançlıklarından dolayı parça parça oldu. Sonrada birbirlerine haçlı birliği, cihat gibi dini bahane ederek sırf dünya ve çıkarları için savaşlar açtılar. İnsanlığa nice oyunlar oynandı nice egemenler çıkarları için dini kullandı. Kendini inançlı zannedip dünyaya tapmışlar şeytanın egemenliğindeyken kendi sapkınlıklarının farkında değillerdi.
    • Barışa ve kardeşliğe en büyük darbe Irkçılıkla vuruldu. Adem ve Nuh’un çocukları aynı soydan türerken neden kibirlerinden ve kıskançlıklarından dolayı ayrılıp diğer aileleri kötülediler. Rabbin isabetli kararlarına saygı duymadılar. Bozgunculuk yaparak ırkçılığı doğuranlara ve bunlara uyarak ırkçılık yapanlara da lanet olsun. Hiçbir ırk bir diğerine üstün olamaz. Bir ırkı yüceltemez diğerlerini alçaltamazsınız. Şeytan ırkçılıkla büyük bozgunculuk yaptı. Hiçbir şeyle ırkçılık yapılamaz. Hiçbir neden ırkçılığı haklı kılmaz. Tam tersi Ayrılık çıkartan zalim şeytandır. Şeytan sa dünyayı ister ve zevklerini düşünür. Aileleri ırkları kötüleyerek ayrılıp düşmanlık sokmak ve kardeşlik fikrinden ayrılmak saçmalıktı. Kendi ırkları öncülüğünde dünyayı yönetmek isteyenler Şeytana uyup kibirlilik etmiş ve ırkı bahane ederek sapmıştır. Dünyayı yönetmek adaletle, barışla, kardeşlikle ve insana sevgiyle yani Rabbin gerçek diniyle mümkün olurken ırkçılığı buna katıp da ayrılık çıkarmak da anlaşılmazdır. Rabbe hizmet etmek isteyen insanlığa hizmet etsin. Anlaşılır ki ırkçılık büyük bir fitnedir.
    • Neden soylar param parça oldu ve insanlar bölük bölük mantıksız ve aptalca bir ideolojinin ardına düştüler. Önceden bir tek soy vardı. İnsanlar bir şehirde huzurla ve kardeşçe yaşardı. Sonra şehire dev kuleler inşa ettiler. İyice zenginleyince büyüklendiler. Egemenler dünya için şeytana uyup bozgunculuğu benimseyince insanlık zarar gördü. Bozguncular, dünyayı istediler ve kazançlarını arttırmak için şehirde bozgunculuk çıkartıp kardeş aileler arasına düşmanlık ektiler. Sonra aileler birbirine düşman oldular. Şehri terk ederek farklı yerlere yerleştiler. Farklı lisanlar, farklı inanışlar farklı iklimlerin etkisiyle farklı kültürler oluşturdular. İnsanlar aynı soydan türeyen gerçek kardeşlerdi. Şeytan aralarına fitne sokarak düşmanlık oluşturdu. İlk ayrılığı çıkartan zalimler en büyük cezayı çekecek olanlardır.
    • İdeoloji ve lider iki büyük güçtür. İnsanlığa fayda sağlamak ideolojisiyle anlayışlı, kucaklayıcı gerçek bir lider olmalıdır. Lider insanlığa barışa, sevgiye hizmet etmelidir. Bir lider bölücü değil birleştirici olmalıdır. Düşmanlıkla değil sevgiyle yaklaşmalıdır. Doğruluk sancağını tutup adaletin takipçisi olmalıdır. Mazlumun hakkını gözetip yoksula sahip çıkmalıdır. Liderin yaptıkları ve hedefi çok önemlidir. Çünkü insanlar dünyayı şekillendiren liderlerini desteklerken sonuçlarından dolayı rabden hesaba çekilecekler.
    • Bir lider mücadele edip çalışıyor mu. İnsanlığa fayda sağlıyor mu. Esenliği arttırıyor mu. Yoksula düşküne yardım ediyor mu. Çok dua alıyor mu Çünkü herkes desteklediği liderinden hesaba çekilecek.
    • Bir zamanlar ümmetçilik vardı, yetmedi ırkçılık çıktı, değişik ideolojiler türedi. Ancak bundan sonra insancılık hüküm sürecek. Ademin evlatları aynı türde kardeşliği bilerek yaşayacaklar. İnsanlar birbirlerini severken tüm canlı türlerine de şefkat gösterecekler.
    • Her gelen peygamberi kıskançlıklarından reddettiler.Her peygamber Rabbi tanıttı, yasalarını öğretti ve onlara doğru yolu gösterdi. Ancak arkadan gelen nesil zamanla doğru yoldan ayrıldılar. Şeytan egemen oldu ve hükmetti.
    • Dünya tarihi boyunca bazen Rabbin egemenliğini bazen şeytanın egemenliğini gördük. Rabbin egemenliğinde insanlık barış ve esenlikteyken Şeytanın egemenliğinde savaş ve bozuk düzen insanlığı mahvetti.
    • İnsanların ruhlarını esir alan şeytan Rabbin gelişiyle kaçışıyor Rab affettiklerinin sayısını arttırıyor Rab insanlara ruhunu dökecek. Gerçek dini Evrensel barışı sağlayacak.
    İnsanlığın değişimi
    • İnsanlığın gelişiminde çağlar, bilginin kuşaklar arası aktarımı, günümüze kadar ulaşan teknik gelişmişlik. İnsanların kazanç yolları, Yönetimleri, çok kültürlülüğü kaderin mutlak var olduğunu ve Rabbin her şeye hükmetmiş olduğunu gösteriyor. Zaman içinde savaşlar, değişimler sosyal evrimler Rabbin her şeyi isabetle yaptığını gösteriyor. Engin bilgi ve sonsuz şefkatiyle insanlara sahip çıkmış. Her seferinden insanların yok oluşunu engellemiş. Rab insanlığı sürekli kollamış, yasalarını koyarak iyi bir düzeni arzulamış. İyi düzeni şiddetle yıkmaya çalışan şeytanı engellemiş. Çok sefer tarihe müdahale etmiş. İnsanlar gerçekte Rabbin ne kadar mükemmel ve sevgi dolu olduğunu bilselerdi sürekli onun için çabalarlardı.
    • Yeryüzünde kötülüğün ve iyiliğin egemenliği de görülmüş. Rabbin peygamberleriyle de, şeytanın krallarıyla da insanlar çeşitli dönemler yaşadı. İyilikle kötülüğün savaşı yeryüzünde sürekli olmuş. Zulmedenler ve mazlumlar; cehennem ehli ve cennet ehli türemiş.
    • Kim ayrışmak istiyorsa, kim farklı bir yol arıyorsa kim düşmanlık besliyorsa bilsin ki o şeytanın elinden tutmuş onun ardından gidiyor.
    • Ayrışanlar, bozgunculukla dağıtılanlar diğerlerinden kopmak için yeni lisanlar geliştirmişler. Ademin çocukları kardeşçe yaşamayı başaramamışlar. Yeryüzünde bir tek lisan olsaydı. İnsanlık parçalanamaz ve birbirinden kopmazdı. Gerçeklerden ayrılmaz, Rab bilincini yakalarlardı. İnsanlıkta doğru bir inanç kültürü olurdu. Hepsine bir konuşma dili verilseydi tüm uluslar bir dille Rabbe yönelirdi. Hiçbir lisanın bir diğer lisana üstünlüğü yoktur. Önemli olan anlam ve manadır. Lisan sadece araçtır.
    • İnsanlar hasede bozgunculuğa sarf ettikleri planları ve harcadıkları zamanı barışa ve bilime harcasalardı Şimdi insanlık daha ileri seviyede olacaktı. Türlü nimetlere ve bilgiye sahip olacaklardı.
    • İnsanlar hep birbirlerini öldürdüler. Kendi türüne bu kadar zulmeden bir tür olmadı. İnsanlar çağlar boyunca birbirleriyle savaşmışlar. Dünya metaı ve dünya yaşamı onlara ne tatlı gelmiş. Sarhoşça kapılmışlar dünyanın rengine. Halbuki dünyanın rengi cennetin yanında pek soluk ve değersiz kalır.
    • Değersiz dünya için ellerindekileri kaybetmemek için türlü bozgunculuk yapıyorlar. Dünya egemenliğini kaybetmekten korkuyorlar. Mazlumların da kendileri gibi zulmedeceklerini zannediyorlar. Zulmetmek dünyayı isteyen inançsızlara has dır. Maddeci cahiller aç kalacaklarını sanırlar. Sürekli şikayet ederler ve daha fazlasını arzularlar. Çevrelerinde büyüyecek herkesi tehdit olarak görürler ve dünyayı versen doymaz.
    • İnançsızların tam egemenliği 1900 lü yıllara girerken gerçekleşmeye başladı. Her yerde yürüyüşler, iç savaşlar mücadeleler görüldü.
    • Onların kurdukları bozuk düzenden halk yıldı. Çünkü inançsızların egemenliğinde çeteleşmeler, mafyalar, yolsuzluklar, banka hortumlamaları, sosyal çöküntü ve suçların çoğalması zalimlerin sisteminin ne denli insan düşmanı olduğunu gösterdi.
    • Kötülüğü benimseyip kendi kötü karalarını uygulayanlar egemenliği baskıyla ele geçirdiler.
    • Mülk Allah ındır. Kazançlarının ilk nereden geldiğine ve Rabbin kime hangi yolla ne verdiğine baksınlar.
    • İnsan hasedi terk etmeyip dünyadan vazgeçmedi. Çünkü Rabbe inanmadı ve ahreti istemedi. Böylece kötülükler yeryüzüne büyük bir hızla yayıldı.
    • Rab gönderdiği her peygamber döneminde dünya büyük bir değişime uğradı. Bu değişim dönemlerinde şeytanın egemenliği kırılırken Rabbin egemenliği geldi. Peygamberler döneminde olaylar, yaşanalar, siyasi çalkantılar ve savaşlar gözlendi. Gerçekler anlaşılırken Rab değişimi gerçekleştirdi.
    • Yeryüzündeki işleri Rab insanlarla yapar. Böylece Şehirler, konutlar, eşyalar var eder. Rızıkları tayin eder. Düzeni ve döngüyü sağlar. Rab her an yeni bir işdedir.
    • Nice peygamberlere yardım eden Allah erleri vardır ki başlarına gelen musibetlerden ve sıkıntılardan gevşeklik göstermediler. Zalimlere boyun eğmediler. Sabrettiler.Eğer Rabbe inandıysanız onlardan değil Rabden korkun.
    • Allah doğru yolu ve eğri yolu da insanlara vicdanlarında göstermiş. Temiz kazancı ve kötü kazancı da göstermiş. Ancak zalimler hem şükretmemişler hem de sabretmemişler. Kolayına gelen haksız kazancı yani haramı tercih etmişler.
    • Dünyanın rengine vurulanlar dünyayı aldatmak için türlü oyunlar kurguladılar. Artık terör çağının sonu geldi. Kimse fitne çıkarmaya cesaret edemeyecek.
    • At, mazluma bir tokat da sen at. Mazluma tokat atanlar birbirlerini sevdiler. Kahkahayla gülüştüler. Tokatın tekniğini geliştirdiler. Onlar tokat atma yetkisini kimden aldılar yoksa kendileri mi belirlediler. O ellerindeki kemiklere damarlara ve sinirlere hakimler mi acaba. Zalimler iyi bilsinler ki şiddete başvuran herkes Rabden şiddet görecek. O zaman mazlumu ezmenin yersizliğini anlayacaklar.
    • Dünya için türlü kötü oyunlar planlayanlar yeni kazançlar derdindeler. Uydurma korkularından dolayı zulmediyorlar. Korkuları yersiz olmasına rağmen kendileri de bu saçmalıklara inanmışlar. Kötü niyetlilerin kalpleri mühürlenmiş.
    • Zalim kazancından biraz azalmasını asla kabullenmez. Daha fazlasını ister. Hırsla dünyaya sarılmış. Mülk ve içindekiler Allahındır. Ölümlü insanın hırsı anlamsız. Kötü bir dünya düzeni bıraktılar. Süreklileşen hırsları nesillerini de mahvetti Zulüm üzerinden kazananlar şeytana tabir olup insanlığa saldırmanın cezasını ödeyecek.
    • Ey halklar bırakın bu menfaat çatışmasını. Boş düzenler, kötü planlar kurmayın. Dostça yaklaşın herkes kendi payına düşeni yesin. Nimetler saçılsın önünüze, Birbirinize hasedi bırakın. Korkularınız, panikleriniz yersiz. ‘Başkaları benim için tehdit’ deme. ‘Toprağımda malım da gözü var.’ diye bakma. Bu vesvese seni saldırganlaştırdı ve masuma saldırttı. Başkaları hakkımı yer diye hasetle düşmanlık ediyorlar.
    • İnsanlar az bir kazanca ebediyeti sattılar. Dünyaya aldandılar. Halbuki dünya hayatı ve süs cennet nimetlerinin ve süsünün binde biri bile değil. Çok değersiz ve soluk. İnançsızlar kazançlarını çok zannediyorlar. Kazançlarına sıkı sıkıya sarılıp insanlığa zulmedip katlettiler. Az bir faydalanma karşılığında ilk kısa yaşamlarını şeytana sattılar. Az bir şey karşılığında aldandılar. Kazandıkları zalimlere çok gösterildi. Dünyanın süsü ve şaşası onları aldattı.
    • Devletler ve onlara sahip olan egemenler ne zaman hasetten vazgeçerlerse o zaman yeryüzünün hazinelerine sahip olurlar.
    • Düşmanlığı körükleyip bozgunculuk için uğraşanların dönemi bitecek. Yeni dönemde Barışı sağlayanlar arabuluculuk yapanlar olacaktır. Herkes hiç kimseyi tehlike olarak görmeyecek kardeşler olarak uzlaşmacı yapıcı tavır takınacaklar. Herkes diğerlerinin menfaatini düşünecek.
    • Şeytanın egemenliği ile Rabbin egemenliği arasındaki fark çok açık anlaşılacak. İnsanlar dünyanın bu kadar kötüleşmesindeki temel nedenleri anlayacaklar. Rab demişti ki ‘Ben insanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.’ Tüm sorular varlığın temel nedenine çıkar.
    • Türkiye de ki yakın tarihi değiştirdikleri gibi aynı durum dünya da da gerçekleşti. İnançsızlar dünya ya egemen olunca dünyanın yakın tarihini değiştirdiler. Uydurma bir tarihle inananları ve mazlumları barbar ve yobazmış gibi gösterdiler. Kurtuluş savaşıyla soykırım yapanlar mazlumları soykırımla suçladılar. Gerçekleri sakladılar. Uydurma tarih oluşturdular. Yeni nesilleri uyuttular. Gerçeklerden koparttılar.
    • Dünya halklarında, insanlarda, devlet politikalarında çatışmacı, kavgacı ve eleştirici bir psikoloji var. Uzlaşmacı, anlayışlı barışçı bir dünya psikolojisi olmalıydı.
    • Kamu düzeninin sağlanması, sosyal yaşamın kalitesi, güvenliği ve güzelliği, esenliğin artması ancak Rabbin yasalarıyla mümkün olabilir.
    • Her ulusun devletlerinde bozguncular yapılanmışlar. Devletin organlarında ve kritik yerlerde bulunmuşlar. Sürekli halkı uyutup sömürmüşler. Gündemi belirlemişler.ülkeyi diledikleri gibi yönlendirip çıkarları yönünde hareket etmişler.
    • Dünyanın her ülkesindeki yönetimlere inançsızlar egemen olmuşlar. Devletlerin organlarında, kurumlarında, önemli konumlarında derin devlet yapılanması oluşturmuşlar. Böylece devlet yönetimlerine inançsızlar hakimdi.
    • Şeytana tabi olmuş inançsız bozguncular dini kullanarak ümmetleri birbirine düşürmüşler.
    • Her peygamberin ümmeti kendilerini doğru yolda zannederken diğerlerini sapmış ve çarpık inanışlı olarak nitelemişler.
    • Tarih de ki din savaşları da tamamen o dönemin menfaatçi egemenlerinin savaş istemeleriydi. Kendini güçlü hisseden zayıfı ezerek kariyeri ve menfaatini amaçlamıştı.
    • Bozguncular hiçbir inanışa sahip değillerdir. Rabbi reddeden inançsızlar dinleri birbirlerine kışkırtmışlar. Bozguncular Muhammetçileri terörmüş gibi göstererek İslam ı kullanıyorlar.Dinleri ve mezhepleri kullanarak din düşmanlıklarını ve savaşları arttırıyorlar. Bunların asıl nedeni de bozgunculuk dan çıkar sağlamalarıdır. İslam adına terör faaliyetleri yapmasınlar. Kimse bu terör faaliyetlerini de fikren desteklemesin. Müslümanlar kendi içinde bu mücadeleyi verirken diğer dine mensuplar da din düşmanlığı yapmasınlar. Asıl düşmanları yani çıkarları için bozgunculuk yapanları görsünler. Bunlara fırsat vermeyin çünkü bozguncular masum inançlıları birbirine düşürüyor. İnsanları ve insanlığı öldürüyor. Öfkeyi ve düşmanlığı kışkırtıyor. Silah üretiyorlar ve insanlara silah dağıtıyorlar. Kargaşada dünyayı oyalayıp dünyayı sömürmek kolay oluyor. İnsanlar uyutuluyor. Bir düşmanlık rüzgarına kaptırıyorlar. Ümmetleri oyuna getiriyorlar. Bozguncular sizin adınıza ortalığı karıştırıyorlar. Birbirinize düşman ediyorlar. Halbuki bütün peygamberler birbirlerinden haberdar ve birbirlerini çok sevenlerdi. Ancak zalim bozguncular kardeş peygamberlere tabi olan ümmetleri birbirlerine düşürdüler.
    • Dünya halkları birbirlerine anlayış gösterselerdi, hoşgörülü olsalardı dünya da müthiş bir sevgi ve bereket olurdu.
    • Demokrasi, yoksulları çaresizleri kurtarır. İnsanlığa sevgi ve istikrar getirir. Adaleti ve barışı sağlar.
    • Kırsal da pusu kurar, Masumların çocuklarını gizli yerlerde öldürür, Türkiye de ki zalimler pkk ile dünyadaki zalimler de el-kaide ile bunları yapıyorlardı. Gerçek suçlular Fitne çıkarıp terörü yaratanlardı.
    • Rab insana eşyayı faydasını ve onu nasıl yapacağını ilham etti. Bununla rızıkları tayin etti. İnsanlığa sosyal bir düzen işleyen bir sistem koydu. Sonra kuru topraktan ibaret dünyada türlü nimetlere kavuştunuz. Evlerinize bakınız her tarafta bir gerekli eşya faydalı aletler. Hayatı kolaylaştırdı, eğlenceli ve zevkli kıldı. Bunlar çevrenizi süsledi ve dünyayı cazipleştirdi.
    • Doğruluk barış ve esenlik mücadelesi yapanlarla eğleniyorlar. Kaş göz işareti yapıp dalga geçiyorlar. Zulümde ve kötülükte iyice pişmişler. İyilik onlara iğrenç geliyor. Kötülük üzerinden kazananlar cehennemden başka kazanmadılar.
    • Mazlumlar sayesinde nimetlerini kazanıyorlardı. Mazlumlar egemenlerin zenginliği altında çalıştılar. Ancak kazanca gelince paylaşmadılar. Sonra zulüm ve savaş üzerinden kazanmayı tercih ettiler. Zorla inançlı halkın topraklarına girip zenginliklerini zorla ğasbettiler. Yaşam haklarını alıp düzeni bozarak ülkeyi kaosta bıraktılar. Rab de onların kazancına darbe vurdu. Krizle onları eritti.
    • İnançsız egemenlerin kulları sıkı sıkıya işlerine ve kazanç kapılarına tutunmuşlar kendi kazançları için kötü ve yanlış olanı destekliyorlar.
    • Zalimler kendilerinin zalim olduğunun farkında değil. Kötüler kendilerini iyilerden zannediyorlar.
    • Bu kötü yönetimi elinde tutan yöneticilerle bir yere varılmaz. Sorunlar düzelmez. Böyle gelmiş ancak böyle gitmemeli. Vesayetçi yapı değişirken yeni bir vesayetçi yapı gelmemeli. Doğruluk ve adalet için yönetilmelidir.
    • Yalanları doğru olarak görenler gerçeklerden uzaklaşmış. İnançsızlıkları nedeniyle vicdanları dağlanmış. Rabbi bilmiyorlar. Gerçekleri çarpıttıklarının bile farkında değiller. Şeytan onları kör etmiş. İnandığını zanneden zavallılar. Menfaatlerine uyan her şeyi gerçek olarak algılıyorlar. Geçmişte yaptıkları bazı doğru şeyler ile biz hep doğru yoldayız ve her şeyi biliriz düşüncesi yerleşmiş.
    • Çıkarcılar dünya da yeni bir yaşam ve yeni bir düzen kurdular. Rabbe asi olmayla başlayan bu kötü düzen insanlığı yok ederken sadece yıkımlar getirdi. Bunlardan kimse mutlu olamadı. Zalimler dünya da egemenlik telaşı yaşarken mazlumlar can telaşı yaşıyordu. Zalimler mallarını artırmak için kazandıklarını sayıp dururken ve daha fazlasını arzularken mazlumlar Rab korkusuyla kimsenin hakkını yemeden yiyecek bir şeyler arıyorlardı.
    • Her yerde kötüler var. Başımı nereye çevirsek onları görüyoruz. Sokaklar da işyerlerinde ve toplumun her yerinde. Sürekli yeni planlar kuruyorlar. İyileri ve mazlumları ezerek kazanıyorlar. Kötülük üzerinden başkalarını karalayarak, yalanla, aldatmacayla, hileyle bunları yapıyorlar. Bu nasıl bir kazanç şekli. Bunlar ne yiyor. Dünya nasıl bu hale geldi. İnanılmaz bir kötü sistem var. Sistemin işleyişi dünyayı yöneten önderlerin şeytana hizmet etmesinden kaynaklanıyor. Dünya malı ve egemenliği için ruhlarını şeytana satanlar ahireti reddettiklerinden ve bozgunculukla kazandıklarından toplumun en dibi ve her yerde bu düşünceyle yaşayanları görmekteyiz. İşte kötüler her yerde.
    • Kötülüğü yayıp kötü psikolojiyi oluşturanlar toplumda yaygın bir kötülük ekolü kurdular.Herkes birbirine küçümseyerek, kibirle baktı. Ve herkes birbirlerini düşman olarak gördü.
    • Dünya da eski inançsız kötü düzen can çekişiyor. Bu aşırı bozuk düzen yeni bir sistemin habercisidir.
    • Yeryüzünde hiç bu kadar kargaşa görülmedi. Yeryüzünün bütün kentlerinde yürüyüşler, kötü olaylar, isyanlar, kargaşa ve kaos, savaşlar, çıkar çatışmaları, silahlı bombalı eylemler, ölümler görülmedi. Her yerde kaos kargaşa oluyor. Tüm bunlar inançsızların kurduğu dünya düzeninin getirdikleridir. Bu bozuk düzendeki yaşanan müthiş çalkantılı dönem bize yeni bir düzeni müjdelemektedir. Şeytanın egemenliğinden çıkıp Rabbin egemenliğine girmenin sevincini tüm inananlar yaşayacaktır.
    • Rabbimiz sen düzeni kralınla değiştiriyorsun ancak zalimler değişime direniyorlar. Hatta inananları ve mazlumları öldürmek istiyorlar. Biz bunlardan çok çektik. Artık şu kötüleri yeryüzünden temizle. Biz iyilerden olarak esenlik içinde yaşayalım. Sana halis ibadet edenlerden olalım. Uluslar-insanlar birbirlerini sevip iyilikler etsinler. Hediyeleşelim ve sürekli başkalarının çıkarlarını gözetir olalım. İnsanların mutlu olması bizi sevindirsin.

  7. #7
    Status : tevhit06 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Jul 2008
    Mesajlar: 31
    tevhit06 seçkin bir yolda olduğunu belli
    Tecrübe Puanı
    0



    Tayyip Erdoğanın mehdi olup olmadığını bilmem ama; bildiklerimi sizlerle paylaşmak istiyorum

    "İNNEDDİNE INDALLAHİL İSLAM"
    Peygamber Efendimiz zamanından beri hutbelerde okunan "İNNEDDİNE INDALLAHİL İSLAM" ayetinin okunmasına Yahudilere ve Hıristiyanlara "Dinler Arası Diyalog" çalışmaları kapsamında şirin görünmek amacıyla son verildi.(2005 yılından bu yana) hutbelerde okunmuyor.

    ABD ve AB nin hatırı için "İNNEDDÎNE INDALLÂHİL İSLAM" ayetini Hutbeden çıkardılar, Allahın hatırını saymadılar, ABD ve AB nin hatırını saydılar.

    Ama yinede şirin görünemediler

    Papalar ne diyor okuyun da bir görün ''Yeryüzünde geçerli tek din hiç tartışmasız Hıristiyanlıktır.''

    “Katolik değilsen cenneti unut”

    İnternet haber sitesinde; “Katolik değilsen cenneti unut” (!) başlığı altında yayınlanan bir habere dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu haberde; “7 yıl önce henüz Kardinal Ratzinger’kin hazırladığı çok tartışmalı bir doktirini Papa sıfatıyla onaylayıp Vatikan’ın resmi görüşü olarak yayınladı. Hıristiyanlığın diğer kollarına çok ağır eleştiriler getiren karar şok etkisi yarattı. Karar metnine göre, yeryüzünde geçerli tek din hiç tartışmasız Hıristiyanlıktır. Ortodoks, Anglikan, Protestan Kiliseleri ve diğer görüşleri savunan kiliseler, gerçek Hıristiyan kiliseleri değildir. Bunlara kilise adı verilemez. Bu inanışları savunanlar, büyük kurtuluşa erişip cennete gidemeyeceklerdir”

    Vatikan, Papa 16’ncı Benedict’le birlikte asıl niyetlerini açıklamaktan çekinmemeye başlamıştır. Papanın görüşleri kendine münhasır görüşler değildir. Bu görüşler Katolik Hıristiyanların temel din anlayışlarıdır. Zaten onların din anlayışlarını bildiğimiz için bizim açımızdan bir sorun yok. Sorun Vatikan’a taşeronluk edip, onların dini ile benim dinimi aynı kefeye koymaya, hak dini üçe çıkarmaya çalışan, “papalık misyonunun bir parçası olmak” isteyen zavallı diyalogculardadır. Ilımlı İslam fikri bu anlayışın ürünü olup, o da Vatikan’a aittir.

    Diyalog sürecinin zarar görmemesi için; İslam inancının temelini teşkil eden Kur’an ayetlerini hutbelerden kaldırıp, “Allah katında tek din İslam’dır, dememeliyiz. Eğer biz kalkıp bu ayeti sürekli gündem edersek başka dinlerle asla diyalog imkanı bulamayız” diyen Din İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı diyalogcu Mehmet Aydın’ın sözleri hala hafızalarımızda durmaktadır.
    BAKARA 159. ‘’İndirdiğimiz açık delilleri ve hidâyeti biz Kitapta insanlara açıkça belirttikten sonra gizleyenler (var ya), işte onlara hem Allâh la'net eder, hem bütün la'net edebilenler la'net eder.’’

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok



SEO by vBSEO 3.6.0 ©2011, Crawlability, Inc.